![]() |
Secdeden Gayrı
Secdeden Gayrı İlim kapısında verdim yılları, Dinledim, ''Hâkk'' diyen âlim kulları, Sordum, Dost'a giden bütün yolları; Yakın yok dediler.. Secdeden gayrı... Ne bağış yaptığın, vakıf listesi, Ne de alkışların esrarlı sesi. Günde seksen kere, berât müjdesi; Veren yok dediler.. Secdeden gayrı... Huşû tüllerinden, kanat açmaya, Bir lâhzada, yedi semâ geçmeye, Kevser şerbetini, elden içmeye, Ruhsat yok dediler.. Secdeden gayrı... Dedim: yıllar yılı gönlüm harapta, Devâ bulamadım, sazda şarapta, Bir yudum su verin, kaldım serapta; Pınar yok dediler.. Secdeden gayrı... Gördüm ki, insanın iki düşmanı, Biri kendi nefsi, biri şeytanı, Dedim: kuşansam mı kılıç kalkanı? Silah yok dediler.. Secdeden gayrı... Yaklaştım.. Süslü bir, mermer kabire, Belli ki zenginmiş.. Dönmüş fakire. Fidye var mı? dedim Münker Nekir'e; Meded yok dediler.. Secdeden gayrı.... Baktım.. Ay yıldızlar kalmaz zikirden, Var mı dedim sizde, şirk denen kirden? Dile geldi bütün, Kâinat birden; Biz de yok dediler.. Secdeden gayrı... Rahmet çöllerinde, rahlemi kurdum, Gözlerimde seller, vakfeye durdum, Safâ'ya, Merve'ye, Kâbe'ye sordum; Mîrâc yok dediler.. Secdeden gayrı... |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:27 . |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.
Dizayn ve Kurulum : Makinist