![]() |
crazyossie Derinlikleri
Hayatıma kattığın anlamı biliyor musun?
Her an içimde yaşattığın mutluluğu.. Gülüşünde benliğim, göz yaşında hüznüm saklıdır.. Canımsın sen benim tek gercegim, sewgilim.. Bir tek senle war gözlerimdeki ışıltı.. Bir tek sende war kalbimin anahtarı.. Gel diyemem sana bilirim uzundur mesafeler aramizda.. Ama ruhum hep senle, ellerinde.. Sewgin benliğimdeki umut.. Gülümsemelerim aşkına.. SerseriM dayanmaz gözlerine yüreğim.. Gülümse hadi bak sendeyim.. |
Taze Bir Bahar
Taze bir bahar yeli gibi esip girdin gönlümüze Nice güzellikler kattın dünümüze bugünümüze Hep neşe ve mutluluk getirdin sazımıza sözümüze Yeni bir gelin misali süzülüp girdin yüreğimize Sana hep gıpta ile bakar sevgi dolu gözler Yüreğinden akıpta gider duygu dolu sözler Sevginle dolup dolup taşar nice yüce özler Şiir dolu bu yürek her zaman seni özler Sedefinde saklı duran bir incidir Emel Sayın Gönlümüzde hep birincidir o zarif ve tatlı kadın Nurlu güzelliğine sahiptir gece doğan dolunayın Dilindeki en güzel şiirdir daima Timur İlikan'ın. |
Haber Bırak Rüzgarlara
gül açarsa bahçende erken bir sonbahar gecesi ve apansız Haber bırak rüzgârlara.... O an, Yalnızlığımın ayak izleri düşer tenha akşamların kuytu ve kara karanlıklarına.... Mutlaka bir şiir gelmiş olur yıldızlardan Ve mutlaka oralarda bir yerlerde olurum.... Sessizliğimin tayları toynak vurur içimin ormanlarına Konuşmak istersen, konuş; seni duyarım Gülmek istersen, gül; tebessümün dokunur gözlerime Ağlamak istersen, ağla; göz yaşların avuçlarıma dökülür bir ırmak olur akar göz yaşlarımız.... Görmek istersen bak, bir kere daha bak; göreceksin, Hüznümü şarkılarda, Yüreğimi, sevgimi, Kayan bir yıldızın şavkında ara.... Bir gül açarsa bahçende erken bir sonbahar gecesi ve apansız Haber bırak rüzgârlara..... |
Haberin Olsun
Günüm karanlıktı seni görmeden Boşa avunurdum aşkı bilmeden Gizli sevdim seni sırrım vermeden Seviyorum seni, haberin olsun. Bir güneş gibiydin, doğdun ufkuma Her gece sessizce girdin rüyama Şiirler yazdım hep, sevdadan yana Seviyorum seni, haberin olsun. Sevdan türküm oldu, düşmez dilimden Pınar oldun aktın, taştın gönlümden Aşkın damga oldu, çıkmaz kalbimden Seviyorum seni, haberin olsun. |
Haberin Yoktu Be Güzelim
Yine kahroldum bu akşam senin için İsmini haykırarak ağladım saatlerce Elimden başka bir şey gelmiyordu Çünkü seni sevdiğimden haberin yoktu Öyle büyük bir sevdam var ki benim Onu dağlara yazarım Söyleyeceğim sadece 2 kelime var Seni seviyorum. |
Habersiz
Öylesine önemli bir sırsın ki, yalnızca gölgemin bildiği. Öylesine derinlerdesin ki, Yalnızca gönlümün yetişebildiği. Öylesine önemli bir bilmecesin ki, adını bile anmadığım. Öylesine özelsin ki, Yalnızca rüyalarımda sakladığım. Öylesine masumsun ki, dokunmaya kıyamadığım. Öylesine bir yarsın ki, Sarılırken bile hasretimdin. Tüm bu düşündüklerim için hasret kaldığım gözlerinden öperek Senden özür diliyorum, beni affet. |
Habersiz Gidişin
Umutlarım vardı Katar katar Hayallerim vardı yarınlarda Dağlar kadar Her umut yokluğunda kayboldu. Her hayal sen yokken hayalet Güneşle beraber gelen günler Kapattı kapısını yüzüme Bu günde zindan oldu yarınım Ekvator'da verimli toprak Bir o kadar imkansız kar oldu sanki Umutlarım, Çöllerde kaynak su Yemyeşil yaprak üstünde gül gibi Olanaksız kıldı yarını habersiz gidişin. |
Habersiz Sevgili
Çıkacak yazı mıdır, ne ile sileceksin? Benim alın yazımda, adın kazılı senin. Sana kendim demeden, nereden bileceksin? Kalbimin en içinde; ismin yazılı senin! İlk karşılaşma anı: ''-Yazgının ağı'' dedim. Yüzüne baktığım an: ''-Venüs Şafağı''dedim. Sevdanın kollarına öylesine düştüm ki; Asla kopamam senden: ''-Kaderin Bağı'' dedim Sevgi sınırı aştı...Sanki sana tapıldı. Arz' da Yedi Harika, kimin için yapıldı? Kimseyi beğenmeyen, isyankar ruhlu gönlüm Nasıl oldu da birden aşk seline kapıldı? Hürrem Sultan yaşasa; ''-Ben güzelim.'' der miydi? Koca sultan Süleyman; O'na baş eğer miydi? Ey! ..Gönlümün meleği, hiç sordun mu kendine? Ferhat seni görseydi; Şirin'i sever miydi? Selvi boyuna senin kim dönüpte bakmadı? Hangi gönül tahtına senin sevgin akmadı? Kerem Bin dua etsin! Aslı'ın sevdasına; O'nun sevdası bile senin gibi yakmadı. Nedensiz bir ayrılık... Beni böyle kahreden Sevgimiz yaşanmadan, sensizlik geldi neden? Ölene dek beklesem: Gelir misin Birtanem? Hasretin pençesinde sana adanmış beden... O kadar uzak düştük... İki yıldız arası, Böyle yazgı olur mu? Sanki bahtın karası. Kimde bunun ilacı, neden bir türlü geçmez? Kalbimin tam içinde; sanki kılıç yarası... |
Habisin Olayım
( Gülören ' e; Ankara ‘da ciğer kanseri olan vede ölmek üzere olan eski bir dostuma ? ) İnsan fanidir, bir gün dünyadan gider Sen hiç gitmeyeceksin payidar olacaksın Dünya hercümerç olsa anılar devam eder Sen içim de hep ölsen de yaşayacaksın Neden seni hem de beni seçti bu kader Beni yine yalnızlıklara düşürdün Şiirler yazardım sana azrailim gelene kadar Dualar dikiyorum, leylasızım çöle düşürdün Şiirlerim göklere çıksın yerde kalsın figanım Beni mahşer de bekle sultanım Ciğer ne ki feda olsun bende ki bu canım Ben seni ancak unuturum ta ki durursa dolaşan kanım |
Hacer
Bir yanımda ağrı gibisin Bir yanımda keder Ötelerden yankısı gelir sesimin Ha-cer Ha-cer Yosun gözlü gecelerin ardından Çağrı yaptım sana Duyuramadım Ses duvarını aşar oldu zaman Ellerim şakaklarımda Ağlayamadım Cebeci durağına kar yağar şimdi Yüreğime sen Radyoda bir türkü Karacaoğlan’dan “Elâ gözlerini sevdiğim dilber” Bitirdim kahırdan kendi kendimi Bitirdim Hacer Hasret yükünü taşıyamaz oldum Ankara’nın soğuk bulvarlarında Bir sızı başlar parmak uçlarımda Başımı bulvar taşlarına vurasım gelir İnceden inceye bir ırmak gibi Sana doğru akasım gelir Bir yanımda ağrı gibisin Bir yanımda keder Ötelerden yankısı gelir sesimin Ha-cer Ha-cer. eski aşkıma |
Ilık Bir Rüzgâr Geçer
Yüreğim acıyor. Gözlerim her şeye, İsyan edercesine kan akıtıyor. Akan kanlar kuruduğunda, Yanan bir koca çınar gibi, Bu bedende yanıyor. Geride bir kül kalıyor. Ilık bir rüzgâr eser, Külleri savurup ta geçer. Avuç içine bir damla gözyaşı düşer. Düşer ama bu beden bir kez daha küle döner. |
Ilık Bir Yaz Meltemi
Bir bulutun akıp giden gölgesi gibi gezer ellerimin sessiz koyu gölgesi ılık teninde Göz kırpar sevdâm üşüyen titrek bir yıldız misâli gecenin ıssız karanlığındaki nurlu varlığına En derin duygularım dalga dalga vurur sahillerine aşkım binlerce köpük olur çarpar gönül kıyılarına Bir avuç kum olur dökülür zaman usul usul parmaklarımın arasından yavaşça akar mâziye doğru Ilık bir yaz meltemi gibi tel tel okşar nefesim o sırma saçlarının kadifemsi yumuşaklığını Sevdâ yüklü sözcüklerim uçuşur kanat kanat konar gönlünün çiçekler açan nârin dallarına Şafağın ilk ışıkları, sonsuzu saran ufuklar boyunca aydınlık yüzünü gösterdiğinde âheste âheste Doğan yeni bir günü kucaklarız sevgiyle ve ümitle aşkı ruhumuza çekeriz aldığımız her bir nefeste. |
Isınır Bu Yürek
Lalesi yanağının geçmişe götürür beni Gülden tatlı kokan dudağın Ellerine yağmur değse Şiir olur her damlası Bana beni anlatmalı gözlerin Gözlerinin mehtabında kaybolmalıyım Yıldız kayar gibi bakışlarındaki ışıktan Yüreğinden yüreğime inmeli Kalbim kalbine yürümeli Enkaz yığını gelgitlerin aklımda Gül dalı omzuna konmalı kuşlar Gelincik kadar narinken tenin Bu masal seni anlatırken Uykuya dalmalı hayalin Düş ayazlarında Yorgan olurken gecelere Endamını düşleyerek Isınır bu yürek Aşka kanat çırpan kirpiklerin Cennetin adı olur kaşlarına dokunurken Güller bu kadar mı sana benzer sen gülerken Buz tutan zaman dile gelir Saçlarının perçeminde melek yüzün Güz yaprağını andırır Saçlarından düşen bir tel Bir ömre bedel Resmini çizerken rengi değişir denizin Güzelliğine dayanamaz Ne İstanbul ne başka şehir Sevdan bir deniz Ben ona dökülen bir nehir Ayrılık kanlı bir mızrak Sensizlik en acı zehir |
Issızlığın Çığlığı
Cam ipliğinden sıkı dokunmuştur kristal vitrindeki bu loş kadın soğuk tenhalığında kaşları alnının ince bir hayretle sanki donmuştur yansımaları sokağa vurmuştur kafasındaki müstehcen dazlaklığın sedef boşluğunda aralık ağzının sevişmelere çağrısı korkunçtur. Taşralı bir 'köpek' buna tutulmuştur simsiyah bir ünlem önünde camların her gece jiletle kazıyamadığın kaç kere kaçırmayı filan kurmuştur çünkü kadınlar gözünü korkutmuştur kraliçesi budur yalnızlığın ürettiği nilüfer iç bataklığının cansız olmasından neler ummuştur. Issızlık çığlığını şehirde unutmuştur. |
Islanıyorum
Yağmur ol, derinden ve sessiz yağ üstüme Serinliğin, bırak işlesin iliklerime Şarkılar biriksin ayaklarımın gölgesine Damla damla aksın coşkun denize Yüreğim yorgun umutlar biriktiriyor Bir gölge izliyor derinden ve sessiz Bulutlar ihanet safları kurmuş Ağıyor yeryüzüne, ıslanıyorum Aralıksız damlalar vuruyor yüzüme Kan revan gözlerim suda boğuluyor Sözler diziliyor boğazıma Susuyorum derinden ve sessiz Islıklar karşılıyor dönüşümü Rüzgarın savurduğu bulutlar gibi Savruluyorum şehirden şehire Şehirler, ıslak bir akşamda Yavru ceylanı bekleyen avcılar gibi Eller tetikte izleniyorum Yağmur yağıyor, ıslanıyorum dolu dolu Bir gölge izliyor derinden ve sessiz Ağlıyorum, ellerim başımda Ah deniz, bütün suç senin Unuttun beni bir sahilde Bir gölge izliyor derinden ve sessiz Islak bir yağmur zamanı Islanıyorum, damlalar vuruyor yüzüme Kan revan gözlerim suda boğuluyor. |
Kabahat Kimde
Çaresizlik adına yaşanmış tüm gerçeksizliklerden Yoluma çıkmış her türlü berbat çirkinliklerden Adını bile söylemeye cesaret edemediğim düşlerimden Hatırı sayılır üzüntülerimden geriye ne kaldı Yalnızlığımın kanatları altında ebedi yolculuğuma Bir yol arkadaşı bile edinemedim neyleyim Üstü kapalı yalan sevdaların derdinden Yalıçapkını bakışlarından kaçmaya meyilliyim Ağlamaklı geçen her gecenin mahsun nefesinde Gizlenmeye çalışır ama saklanamam her seferinde Artık yıldızları saymayı bırakmak istiyorum Bir martı özgürlüğüyle kendimi bu hayattan Sevgisizliğin tüketilmişliğinden ruhumu silmek istiyorum Sanmayın sakın bunu da kaderdendir Canına yandığımın ilâcı yok üzüntüm kederdendir Hapsolur giderim ben de yokluğunun sonbaharında Anlatamam kimseye çünkü bütün kabahat bendedir. |
Kabul Ederim
Toprağın sinesinden almışım huyumu, Seni her halinle kabul ederim. Ne olur artık çizme sonumu Seni her halinle kabul ederim. Geçmişte mazin hatayla dolu olsada, Kapkaranlık sayfayı ömrün doldursada, Benden önce yaşamından pişman olsanda, Seni her halinle kabul ederim. RAFET günahınla alıyor seni, Dediğim şey belli aynı toprak gibi, Seviyorum seni artık anla beni, Seni her halinle kabul ederim. |
Kabul Ediyor musun?
Gecenin bu saatin de bile seni düşünüyorum Dışarısı zifir karanlık ve karanlığın soğuk sesi, Kulaklarımda çınlıyor... Bütün gün sesinin kulaklarımda çınlaması yetmiyormuş gibi Yıldızlarla birlikte, koyu karanlığın ortasında O masum o sevimli yüzün, her saniye her dakika Karşımda... Seni hala çözemedim biliyor musun Bir an canımı bile verecek kadar çok seviyorum Gerçekten eğer canımı istesen tereddüt bile etmeden Veririm Ama an geliyor ki senden tam anlamıyla nefret ediyorum Ne yüzünü Hatırlamak ne, nefesinin sıcaklığını hissetmek... Aslında her zaman istediğim ve hiçbir zaman bıkmayacağım bir tek sen varsın İnansan da inanmasan da sadece sensin istediğim Ama paylaşmadan sadece benim olmanı Beynimdeki kelimeleri yerine oturtamıyorum Sanırım aşk bu Yanımda olsan, bütün hepsi bir nefeste çıkar Ama uzaktasın kalbimin en derinlerindesin Oraya sesim yetişmez ne kadar çabalasam da Yani her şey benle bitmez Sen ve ben olmalı Biraz da sen çaba sarfetmelisin Bu aşk sadece benim sevgimle yürümez Aşk paylaşımdır, yardımlaşmadır Sen ne kadar uzakta olursan benden kaçarsan, Benim sana ulaşmam zorlaşır İnan ki senin için herşeyi yapmaya razıyım Eğer seni üzecekse aşkım Sen kaçmak istiyorsan kaç Ben seni kovalarım Ama herşeyin bir sonu var Platonikte olsa benim sana olan aşkım Benim için yeryüzünün en büyük ve en temiz aşkı Eğer bir gün gücüm bittiğinde, Yani seni kovalamaktan yorulduğumda Bana gelirsen benim için dünyanın sonu gelmiş olur Zaten sen kaçmak istiyorsan bu aşkın sorumluluğu benimdir Geri dönmene gerek yok sorumluluk bana ait Ben istersem paylaşırız Sana söz eğer benim sorumluluğu şimdi paylaşmak istemiyorsan Ömür boyu o hayatımın borcu olacak O borcu ödeyene kadar yaşayabilirim Ödedikten sonra ölümle kucaklaşırım Hayat bir borç değil mi zaten Varsın benim borcum da ALLAH’TAN sonra sana olsun Seve seve öder sessizce göçerim aşkım KABUL EDİYOR MUSUN? |
Kaç Kaçabilirsen
Çilingirler peşinde yüreğimin Ne dursun sen, aç açabilirsen Bilesin artık senin peşimdeyim Saklan, yâda kaç, kaça bilirsen. En umulmadık yerde bulurum Sensiz yaşanmıyor bunu bilirim Kuş olur da kanatlanır gelirim Kanadın varsa uç, uçabilirsen. Nere gitsen bulmalıyım ben seni Boşa harcasam da onca senemi İçirme, mutluluk diye zehrini Sen benden önce iç, içebilirsen. Sanma ben deli yâda budalayım Derindeysen Ummanlara dalayım Bir bilende adresini alayım Peşindeyim ben, göç göçebilirsen. Bulamazsam ne ye yarar yaşantım Bulamazsam çekilmez ki hayatım Dün, seni tanıyanlara rastladım Saklan, yâda kaç, kaça bilirsen. |
Kaçın
Ağalar, beyler, paşalar, Kaçalar, benden kaçalar. Ağalar, beyler, paşalar, Beni görüp şaşıp kalalar. Nere kaçalar? Nerede duralar? Nemden kaçalar? Dil bilmem, yol bilirim, Söz bilmem, saz bilirim, Bazı az, bazı çok bilirim, Kan bilmem, can bilirim, Çat bilirim, pat bilirim, Yazı bilirim, güzü bilirim, Okur bilirim, yazar bilirim, Konuşmaz, yazabilirim. Ağalar, beyler, paşalar, Kaçalar, benden kaçalar. Ağalar, beyler, paşalar, Kaçın benden, kaçın. Durmayın buralarda, gidin. Korkun benden, korkun. Okur bilirim, yazar bilirim, Kalemim var benim… |
Kaçmasam
Ne zaman seni düşünsem Önünde dururum Tetiği çekilen tabancanın Ah.. gözlerin Kurşunu hiç sektirmeyen Gözlerini ben seçmedim Ki..vuracaktı kaçmasam |
Kadın Şehir
yalancı doğum sancıların da eli, kolu eksik spastik bir güne gebesin dökülsün saçların başsız omuzların üstüne bir yel alsın seni savursun suyuna bandırılmış deniz yüzüne kırklanmış bedenin tövbeler olsun kirletemez bir daha kimse seni kısma gözlerini uyutma beni ... ben uyudum sen dokundun acımadı ki yüreğimde ki platonik kadın _____gibi... |
Kahretsin
Bir türlü teselli edemiyorum kendimi Kendi içimde sevginle bogulup kaliyorum Içimden hiçkiriklarla dolu dolu aglamak Seni hiç birakmamacasina sarilip Sana olan sevgimi haykirmak istiyorum Kahretsin yapamiyorum Öylece daliyorum Sana sana bakip kaliyorum Senin resmini yüregime kaziyorum Seni taa derinlerimde hissediyorum Kahretsin ki seni seninleyken bile özlüyorum Çaresizim Çaresiz bir sevdaya kapildim biliyorum Ama su deli yüregime söz geçiremiyorum Suçluyum ama ne diyeyim öyle iste Kahretsin ki seni seviyorum Düsünüyorum Beni sevebilmen imkansizdanda ötelerde Ve bunu bile bile günden güne seni sevmeye Devam ediyorum Ne dersin bilmiyorum Seni yanimda görmek bile bir baska huzur Bir baska sevinç katiyor yüregime Biliyorum benim olamasan da Bana zir deli desende Kahretsin seviyorum iste Sensizligi düsünmek istemiyorum Isyan ediyorum kaderime kendime Neden Allah'im neden ben diye Istemiyorum sensizligi Ille de benim olmasan bile yüregin bana ait; Degil de baskasinin olsa bile Diyorum ya kahretsin seni seviyorum Kahretsin ki seni seviyorum Dayanamiyorum Tahammülüm kalmadi artik Yine sevilmeden seviyor eriyor bitiyorum Kendimi benligimi taniyamiyorum Söyle söyle de susma Sana söylüyorum Kahretsin iste seni DELICESINE UMUTSUZCA Seviyor seviyor SEVIYORUMMMMMMMMMM |
Kalbini Dinle
Hiç kimseyi aldırma Başkasının sözüne kanma Hiç kimseye boyun eğme Yalnız kalbini dinle. Hayatta çok aşık olacaksın Çok kişiye sevdalanacaksın Belki evlenip yuva kuracaksın Ama yalnız kalbini dinle. Kuşlar konacak pencerene Aşk türküleri söylecekler Yeni sevdalar getirecekler Ama sen kalbini dinle. |
Lanet Olsun
Seni seviyorum deyişine, Sözlerin gibi yalan gözlerine, Yastığım olan dizlerine, Lanet olsun şerefsiz… Seninle geçen her güne, Han misali gönlüne, Hayatına, ölümüne, Lanet olsun şerefsiz… Sözde masum bakışına, Saçına çiçekler takışına, Dürüstlükten kaçışına, Lanet olsun şerefsiz… Saltık aşkına, sevgine, Gözlerinin rengine, Seni gördüğüm o güne, Lanet olsun şerefsiz… Senin için ağladığım gecelere, Seni seviyorum diyen dillere, Senin için kopan güllere, Lanet olsun şerefsiz… Seninle gezdiğim kırlara, Senin için aştığım dağlara, Seni düşündüren yağmurlara, Lanet olsun şerefsiz… Seni gördüğüm rüyalara, Sana beslediğim duygulara, Sana bağlı olan umutlara, Lanet olsun şerefsiz… Sana harcadığım yıllara, O adını yazdığım yollara, Senin gibi olan tüm kullara, Lanet olsun şerefsiz… Seninle kurduğum hayallere, Seninle tuttuğum dileklere, Sana benzettiğim çiçeklere, Lanet olsun şerefsiz… Seni hatırlatan her şeye, Senden gelen neşeye, Gezdiğimiz her köşeye, Lanet olsun şerefsiz… |
Lanet Olsun Sensiz Batan Güneşe
Bir bataklığın içindeydim, beni sen kurtardın inan buna etrafım karanlık kimseyi görmüyordum bir güneş gibi onumu aydınlatan sen yolumu değiştirdin su an gecenin 4:00 ü ve ben hala seni düşünüyorum su an sen yanımda olsan ne kadar mutlu olurum bir bilsen sanki dışarıda bir sur sesi var ve bunu kimse duymuyor kalbimden çıkan (aşkım)sesini kimse duymuyor lanet olsun sensiz batan güneşe lanet olsun sensiz geçen güne bana ne kadar uzak olursan ol mutlaka ama mutlaka bulacağım seni |
Lokmanı Hekime Seni Öğretiyorum!
Lokmanı Hekime seni soruyorum! Gözlerini gönlümüm mavisine dayadın Yeni doğan bir çocuk bereketiyle girdin gönlüme, Seni sevebilecek kadar tanıyorum! Yüreğime seni hapsedecek kadar deliyim Seni zindanıma atıyorum Mahkumu değil sultanı oluyorsun gönlümün.. Umutlarımı denize bırakıyorum, Dalgasız bir liman şehrinde Şimdi sadece sana tutunuyorum, Kokunu rüzgarlarla sal bu diyara Sesini telefondan işitirim bir gece vakti Pembe yaşmaklı resmin ellerimde şimdi, Sensizliği yakıyorum bu limanda Tüm haber güvercinlerini sana yolluyorum.. Sensizliğin ilacını Lokmanı Hekimden soruyorum Nerden bilebilirdim ki Dünyanın cevapsız tek sorusunun olduğunu Önceleri çok korkmuştum Ama biliyorum ki Devasız dert vermemiş Yaradan yaralı kullarına Sonra, seni sende bulduktan sonra Lokmanı Hekime seni öğretiyorum! |
Liseli Bir Sevgilim’in Olduğu Yıllardı
Liseli bir sevgilimin olduğu yıllardı Hava kıştı Soğuktu Haftanın 3 akşamı Havanın soğuğuna Karın yağışına aldırmadan Yürürdük saatler boyu Bursa sokaklarında Önce... El ele gezerdik Sonra sarılırdık bir birimize Pınarbaşındaki evlerine Üç saatte giderdik Dünya umurumuzda değildi Biz sadece Bir birimizi sevmenin Tadını çıkarırdık Kış akşamlarında. Millet Hastanesinin Hemen önündeki Parkta Karların üstünde Sevişirdik saatler boyu Havanın soğuğuna Karın yağışına aldırmadan. Liseli bir sevgilimin olduğu yıllardı Bursa Ticaret Lisesinin önünün Kaç adım olduğunu ezberlediğim Okul parmaklıklarının Kaç tane olduğunu bildiğim yıllardı Biz disiplin korkusunu hiç tınmazdık Yine okul önünde El ele tutuşur Öylece kaybolurduk gözden Ayaklarımıza karasular ininceye kadar Yürür yürürdük. Üzerimize yağan kar İliklerimize kadar üşütürdü bizi Yinede pes etmezdik. Yinede mutluyduk. Yinede sevgi doluyduk. Bursa'nın Kirli havası Sinerdi üzerimize Bazen okulu asar Tam gün inadımıza gezerdik Çok inattık Yağan yağmura inat Yine yürürdük sokaklarda Bursa'nın Hiç keşfedilmemiş sokaklarını Arşınlardık gün boyu Bazen Mağfel'e giderdik İçimiz ısınırdı Bazen Bulvara takılırdık Bütün korkulara inat Yürürde yürürdük Bursa'nın Keşfedilmemiş sokaklarında. Liseli bir sevgilimin olduğu yıllardı Bursa'daydım Sevgilim okulu Ben işi asardım bazen Bazen küsüşürdük On dakika konuşmazdık Sonra yine Ya o bana Yada ben ona sarılır Sım sıkı sarılır Ve... Barışırdık. Sonra söz verirdik bir birimize Bir daha hiç küsmemek için Ama yine küser Yine barışırdık. Böyle çıkardı Bursa Kış gecelerinin tadı. Sonra bir gün Bir küstük Bir daha hiç barışmadık. Lanet olsun... |
Liselim
Aklıma sen geldin liselim, Bırakıp gittiğimden beri, Neler yaptın liselim? Hala bana lanet yağdırıyor musun? Yoksa özlemim yakıyor mu içini? Sana artık yürümeyecek dediğim günü, Kabuslarında görüp sıçrıyor musun? Sırana ismimi kazıdın mı liselim? Attığın her adımda ismimi heceliyor musun? Arkadaş grubunda her konuşulduğumda, Yüzün kıpkırmızı olup,gözlerin doluyor mu liselim? Beni sorarsan eğer liselim, Her zamanki gibiyim. Senden sonra birçok kızla çıktım, Hepside çok güzeldi,elbette zevkliyimdir bilirsin, Sahi senin ilk aşkın bendim galiba, Ne kadar tecrübesizdin, Çok çabuk bağlanmıştın bana,hala bağlısındır eminim, Mektubumu alınca umutlanmazsın umarım, Benim defterimde geriye dönüş yoktur bilirsin, Seninle güzel günler geçirdik, Hala hoşuma gidiyorsun,tatlı kızdın liselim, Benden umudunu kes olur mu? Dönerim geriye diye bakma sakın, Çık, gez, toz liselim... Ha!...Derslerine iyi çalış, Elveda liselim, elveda... |
Maaşım Bu Ay Yetecek Sandım
Memur saray yapmış ceviz dalına Amman amman Çatısını yel uçurmuş gördünmü? Amanın yandım Amanın amanın amanın yandım Peynirini yedim reçeline bandım Maaşım bu ay yetecek sandım. Sabah evden iş yerime giderken Amman amman Boş cüzdamın cepten düşmüş gördünmü? Amanın yandım Amanın amanın amanın yandım Peynirini yedim reçeline bandım Maaşım bu ay yetecek sandım. Akşam üstü işten eve dönerken Amman amman Yanlışlıkla taksiye bindim gördünmü? Amanın yandım Amanın amanın amanın yandım Peynirini yedim reçeline bandım Maaşım bu ay yetecek sandım. Hafta sonu uğramıştım markete Amman amman Doldurduğum poşetleri gördünmü? Amanın yandım Amanın amanın amanın yandım Tezgahtarın güzeline kandım Maaşım bu ay yetecek sandım. Ev sahibin seni sordu dediler Amman amman Gözlüklerim yere düştü gördünmü? Amanın yandım Amanın amanın amanın yandım Ayvayı yedim reçeline bandım Maaşım bu ay yetecek sandım Maaşım bu ay yetecek sandım. |
hepside harika serdar emegine yüregine saglik |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:08 . |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.
Dizayn ve Kurulum : Makinist