..:: BİLGİ VADİSİ ::..

..:: BİLGİ VADİSİ ::.. (http://www.bilgivadisi.biz/index.php)
-   Doğu Anadolu Bölgesi (http://www.bilgivadisi.biz/forumdisplay.php?f=318)
-   -   MALATYA tanıtım videosu ve tarihi (http://www.bilgivadisi.biz/showthread.php?t=6415)

draculu45 14.04.09 01:01

MALATYA tanıtım videosu ve tarihi
 
MALATYA tanıtım videosu


draculu45 14.04.09 01:02

MALATYA

44 MALATYA ( Kod : 422 )
Vali H.İbrahim DAŞÖZ
Valilik 324 15 19
İl Emn. Md. 212 55 18
İl Jn. Kom. 323 67 30
Bld. Bşk. 326 55 55
İlçe Sayısı 13
Belediye Sayısı 54
Köy Sayısı 493
Yüzölçümü 12.313
Nüfusu 853.658

draculu45 14.04.09 01:02

GENEL BİLGİLER

Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat Havzasında yer alan Malatya ili, coğrafi konumu, tarihi kervan yollarının - ünlü Kral Yolu ve İpek Yolu - üzerinde bulunması ve sahip olduğu zengin su kaynakları nedeniyle, Neolitik Çağdan bu yana yerleşimlere sahne olmuştur

draculu45 14.04.09 01:02

İLÇELER

Malatya ilinin ilçeleri; Akçadağ, Arapkir, Arguvan, Battalgazi, Darende, Doğanşehir, Doğanyol, Hekimhan, Kale, Kuluncak, Pötürge,Yazıhan ve Yeşilyut'tur.

Akçadağ : İlçe sınırları içerisinde bulunan TİGEM'e bağlı Sultan Suyu Üretme Çiftliğinde ülkemizin ünlü yarış atları yetiştirilmektedir. Tarihi ve doğal eserler açısından zengindir.Levent Vadisi ilçenin en önemli turizm değerini oluşturmaktadır. Çeşitlibüyüklükte mağaraları olduğu vadide,Geç Hitit Dönemine ait olduğu düşünülen kaya kabartmaları bulunmuştur.

Arapgir : Tarihi eser açısından oldukça zengindir; Ulu Cami, Cafer Paşa Cami, Mirliva Ahmet Paşa Cami, Mola Eyüp Cami, Gümrükçü Osman Paşa Cami Hamamı ve Çobanoğlu Konağı sayılabilecek tarihi eserlerden bazılarıdır.

Arguvan : Karahöyük Köyü, İsa Köyü ve Tarlacık Köyüne bağlı Horumhan Mezrasındaki Morhamam Höyükler'in yanı sıra Kızık Köyünde de Kutsal Balıklı Park bulunmaktadır.

Battalgazi : İlçede birçok cami,türbe bulunmaktadır.Karakaya Baraj Gölünün ilçenin çok yakınında olması turizm açısından önemli getiriler sağlamıştır. Barajda su sporları ve balık avı yapılabildiği gibi gemiyle baraj gezisine katılmak da mümkündür

draculu45 14.04.09 01:06

Darende : Tarihi ve turistik bakımdan oldukça zengin bir yapıya sahip olan ilçede cami ve külliye gibi eserlerle Günpınar Şelalesi görülmeye değer yerlerdir. Mehmet Paşa Halk Kütüphanesi, Somuncubaba Kütüphanesi, Es Seyyid Osman Hulusi Efendi Özel Kütüphanesi ve Balaban Şeyh Abdurrahman Erzincani Kütüphanesinde nadide el yazması eserler vardır. Ayrıca Tohma Çayı boyunca doğal güzellikler ve mesire yerleri yer alır.

Doğanşehir : Tarihi ve mesire yerleri açısından zengindir. Merkezde tarihi sur kalıntıları mevcuttur. Sürgü Höyük yüzey kalıntılarının tarihi M.Ö. 2-4 bine kadar inmektedir. Erkenek vadisinde bulunan Şelale ile mesire yerleri ve Sürgü kasabasında yer alan Pınarbaşı çok sayıda ziyaretçi çekmektedir.

Pütürge : Malatya'ya 74 km uzaklıktadır. Uzuntaş Köyünde bulunan ve M.S. 450'de yapıldığı belirtilen Peri-Eş (Dilbersen) Kalesi, doğu yakası ilçe hudutları içinde yer alan Nemrut Dağı, Gerar Kalesi ve Battalgazi Ziyareti gibi görülmeye değer tarihi yerler vardır.

Yazıhan : Malatya'ya 40 km uzaklıktadır. Tarihi eser olarak Fethiye Köyündeki Hasan Basri Cami, Fethiye Höyük, Ansur (Buzluk) Mağaraları,Hacı Höyük, İriağaç Köyü Ünür Mezrası Kalesi sayılabilir

draculu45 14.04.09 01:07

NASIL GİDİLİR?

Malatya hem kara hem de demir yolu ulaşımında güneyden kuzeye ve doğuya giden yolların kavşak noktasında yer almaktadır.

Karayolu : Otobüs Terminali: İl merkezine 5 km. uzaklıktadır. Terminale minibüs, belediye otobüsü ve taksiyle ulaşılabilir.

Otogar Tel : ( +90-422) 238 47 68

Demiryolu : Tren İstasyonu: Kent merkezine 3 km uzaklıktadır. Taksi, minibüs ve belediye otobüsüyle ulaşılabilir. Malatya-Ankara (Mavi Tren ve Express tren seferi her gün) ve Malatya-Elazığ-Van demiryolu bağlantıları mevcuttur.

İstasyon Tel : (+90-422) 212 40 40

Havayolu : Sivil havaalanı olmadığı için kent merkezine 30 km. mesafedeki Erhaç askeri havaalanı kullanılmaktadır. Havaalanına taksi ve THY servisi ile ulaşılabilir.

Hava Limanı Tel : (+90-422) 322 34 34

draculu45 14.04.09 01:07








draculu45 14.04.09 01:07


draculu45 14.04.09 01:08


draculu45 14.04.09 01:08


draculu45 14.04.09 01:09


draculu45 14.04.09 01:10


draculu45 14.04.09 01:10


draculu45 14.04.09 01:10


draculu45 14.04.09 01:11


draculu45 14.04.09 01:11


draculu45 14.04.09 01:12


draculu45 14.04.09 01:12

Malatya Arapgir İlçesi
ARAPGİR

Malatya Arapgir İlçesi

Arapgir'in eski adı Daskuza'dır. Daskuza (Arapgir) civarındaki yerleşim birimlerinin en eskilerinden olup, Malatya ili ile yaşıt sayılabilir. Arapgir'in ilk yerlileri Muşkilerdir. Şehrin M.Ö. 1200 yıllarında kurulduğu sanılmaktadır. Sırasıyla M.Ö. 850 yılında Asur, M.Ö. 612 yılında îran (Met), M.S. 717 yılında Danişmentliler, 1178 yılında Anadolu Selçuklu Devleti, Selçukluların Moğollar'a Köse Dağı Savaşı'nda yenilmesinden sonra Moğolların, Anadolu Beylikleri'nin kurulmaya başladığı dönemde Karakoyunlar'm eline geçer. 1515 Çaldıran Savası'ndan sonra Osmanlı Devleti'nin egemenliği altına girer.

1518 yılında tutulan ilk Osmanlı Tesnit Tahrir defterinde Diyarbakır eyaletinin 12 sancağı bulunmaktaydı. Bu defterde Arapgir de yer almakta ve 10. sırada bulunmaktaydı. Kanuni Sultan Süleyman zamanında Sivas valiliğine bağlı bir sancak merkezi olan ilçe, 1834'de Diyarbakır ve 1847fde Mamuret-ül Aziz (Elazığ) sancaklarına bağlandı. 1927-1928 tarihli Türkiye'de devlet salnamesinde ise Arapgir Malatya'ya bağlı bir kaza olmuştur. İlçenin yüzölçümü 956 km2'dir.

İlçe, engebeli ve dağlık bir bölgeye sahiptir. İlçenin kuzeyinde Erzincan iline bağlı Kemaliye ilçesi, Sivas iline bağlı Divriği ilçesi, güneyinde Elazığ iline bağlı Ağın ve Keban ilçeleri, batısında Arguvan ilçesi bulunmaktadır. İlçe merkezinde rakım 1250 metredir. 2000 genel nüfus sayımına göre ilçe merkezi 10.180, köylerin nüfusu 6.445 olup, toplam nüfus 17.070'tir. İlçenin Taçdelen olmak üzere 1 bucağı, merkez olmak üzere 1 belediyesiyle 42 köyü ve 49 mezrası vardır.

İlçe, coğrafi yapısı nedeniyle yazın hareketli; kışın, tabiat şartlarının çetin geçmesi sebebiyle hareketsizidir. Halk, gelenek ve göreneklerine bağlıdır. İlçede okuma yazma oranı 2000 yılında %99 'a ulaşmıştır.

İlçenin tarihi eser olarak Ulu Camii bulunmaktadır. Bu eserin 14. yy. yapısı olduğu sanılmaktadır. Yine Yeni Camii'nin Akkoyunlular döneminde (1389-1551) yapıldığı söylenmektedir. Cafer Paşa Camii, 1694 tarihinde Cafer Paşa tarafından yaptırılmıştır. Mirliva Ahmet Paşa Camii, Mirliva Ahmet Paşa'nm yaşadığı 17. yüzyıla aittir. Gümrükçü Osman Paşa Camii 1823 tarihinde yapılmıştır. Çobanlı Camii'nin yapım tarihi 1893 olarak belirtilmektedir. Ayrıca Molla Eyüp Camii, Osman Paşa Camii ve çarşı hamamını sayabiliriz.

Gezilebilecek Yerler : 19. yüzyıl ortalarında eski Arapgir terk edilerek bugünkü yerine taşındığından sanat değeri yüksek birçok tarihi yapı eski Arapgir'de kalmıştır. Bu tarihi eserlerin birçoğu harap haldedir. Eski Arapgir'de Hanikah, Cafer Paşa Camii, Osman Paşa Hamamı, Çarşı Hamamı, Miran Çayı kıyısındaki Harap Pazar harabeleri, Brenge Deresi boyunca uzanan vadi ile Kaynarca, gezilecek ve görülecek yerler olarak sayılabilir.

Bağlı Bucaklar ve Köyler : Arapgir ilçesine bağlı bucak ve köylerin nüfusu 6.445'tir. Aktaş, Boğazlı, Budak, Çaybaşı, Çiğnir, Çimen, Düzce, Eynir, Gözeli, Gün* yi.izü, Kayakesen, Koru, Onar, Ormansırtı, Selamlı, Suceyin, Sugeçti, Sağıluşağı, Tarhan, Taşdibek, Yaylacık, Yeşilyayla (Kızılca), Yukarıyabanlı, Taşdelen, Alıçlı, Bacalı, Bostancık, Çakırsu, Deregezen, Karaca (Eskiarapgir), Eşikli, Gebeli, Kaynak, Kazanç, Kılıçlı, Konducak, Pirali, Sinikli, Sipahiuşağı, Ulaçlı, Yazılı.

draculu45 14.04.09 01:13

Malatya Doğanyol İlçesi


1990 yılında ilçe statüsüne kavuşan Doğanyol ilçesinin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. 500 yıl kadar önce köy olarak kurulduğu, 80 yıllık belediyelik ve nahiye olduğu söylenmektedir. Doğanyol'un eski ismi Keferdiz olarak geçmesine rağmen, kaynaklarda Kefersut ve Kefersük olarak geçmektedir.

Osmanlı İmparatorluğu zamanında şimdiki Adıyaman ilinin Kâhta ilçesine bağlı olan Doğanyol, daha sonra Elazığ iline, Cumhuriyetten sonra da Malatya iline bağlanmıştır. İlçe Malatya'ya 120 km. mesafede olup, ilçenin doğusunda Diyarbakır ilinin Çüngüş ve Çermik ilçeleri, batıda Pütürge ilçesi, güneyde Adıyaman ilinin Gerger ilçesi, kuzeyde Elazığ ilinin Sivrice ilçesi ile komşudur.

İlçenin yüzölçümü 233 km2 dir. 2000genel nüfus sayımına göre toplam nüfusu 10.778 kişidir. (Toplam Nüfusu 1562 olan 3 köy Yamaç, Örencik ve Köklükaya 1992 yılında ilçeden ayrılarak Pütürge ilçesine bağlanmıştır.) Şehir nüfusu 5.360, köylerin nüfusu 5.418'dür. İlçenin merkez dahil olmak üzere 2 belediyesiyle 14 köyü, 26 mezrası bulunmaktadır. İlçede çalışma hayatı genellikle tarıma dayanmaktadır. Okuma yazma oranı her sene itibariyle yükselmektedir.

Tarih : İlçenin tarihi çok eskiye dayanmasına rağmen kayda değer tarihi eser bulunmamaktadır.

Bağlı Bucak ve Köyler : Akbent, Behramlı, Burçköy, Damlı, Gevheruşağı, Gökcek, Gümüşsu, Koldere, Konutay, Mezra, Poyraz, Ulutaş, Yalınca, Yeşilköy.

draculu45 14.04.09 01:13


draculu45 14.04.09 01:15


draculu45 14.04.09 01:16


İlçenin yüzölçümü 1.350 km2 dir. Darende'nin kuzeyinde Kuluncak, kuzey batısında Gürün, batısında Elbistan, güneyinde Akçadağ ve doğusunda Hekimhan ilçeleri bulunmaktadır. İlçenin rakımı 950-2150 arasında değişmektedir. 2000 genel nüfus sayımına göre şehir merkezi 13.908, köy nüfusu 40.530 olup, toplam nüfusu 54.438'dir. ilçede Ayvalı, Ağılbaşı, Aşağı Ulupmar, Balaban, Ilıca, Yenice ve ilçe merkezi olmak üzere 7 belediye, 43 köy ve 15 mezra vardır.

Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer, ilçede sulanabilir arazi olarak Tohma Çayı boyundaki araziler sayılabilir. Genelde Yeniköy, Balaban, Ağılyazı ovalarında tarım yapılmaktadır, ilçenin tahıl ambarı olarak Yeniköy ve Başdirek ovası bulunmaktadır, ilçenin en büyük gelir kaynağı kayısıcılıktır. Halkın büyük bölümü gurbetçilik ve ticaretle uğraşmaktadır, ilçe sürekli büyük şehirlere göç vermektedir.

İlçede sosyal hayat hızla gelişme ve değişme göstermektedir. Eğitim ve kültür yönünden de zengin bir yapıya sahiptir, ilçede 83 ilkokul, 3 ortaokul, 6 lise mevcuttur. İnönü Üniversitesine bağlı Darende ilahiyat Fakültesi 2001-2002 Akademik Yılı'nda İnönü Üniversitesi kampüsüne taşınmıştır. Okuma yazma oranı % 92-95 arasındadır, ilçe, Mehmet Paşa Halk Kütüphanesi, Somuncubaba Kütüphanesi, Es Seyyid Osman Hulusi Efendi Özel Kütüphanesi, Balaban Şeyh Abdurrahman Erzincani Kütüphanesi, ilahiyat Fakültesi Kütüphanesi bu kütüphanelerdeki birçok el yazması kitapları ile kültür alanında zengin bir yapıya sahiptir.

Darende, tarihi ve turistik yönünden de oldukça zengin bir yapıya sahiptir. Bunlardan Ulu Camii ve minaresi, Dânâbey Minaresi, Hacı Müsrif Camii, Taceddin Mescidi, Somuncubaba Camii ve Külliyesi, Çilehanesi, Ozan Mescidi, Senkbar (Zengibar) Kalesi, Bedesten, Hantarıs Boğazı ve Kalesi, Günpmar Şelalesi, Arslan Taşlar ve Dum Dum, Mehmet Paşa Külliyesi, Balaban Içmeceleri, Uzunok Köprüsü, Hacılar ve Nadir Köprüsü sayılabilir.

Tarih : 7000 yıllık bir tarihe dayanan Darende, Etilerden (Hititlerden) kalma bir yerleşim merkezidir. Mezopotamya'da büyük bir imparatorluk kuran Asurlular Anadoluda'ki ticaret merkezini ellerinde tutmak için Tohma boyunda koloniler kurmuşlardır. Daha sonra Darende, Persler tarafından işgal edilmiş Sengbar Kalesi bu dönemde bir askeri üst haline gelmiştir. Bu dönemden sonra Roma Imparatorluğu'na katılan Darende 8. yy'dan itibaren Müslümanlar tarafından fethedilmiş, bu dönemde Zaviye ve Sengbar Kalesi, etekleri bir kültür ve ticaret merkezi haline gelmiştir. Darende, 1517'de Osmanlı yönetimine girerek Darende 1867'den başlayarak, Sivas vilayeti Merkez sancağına bağlı bir kaza merkezi durumuna getirildi; 1934'te ise Malatya'ya bağlanmıştır.

Gezilebilecek Yerler : Eski yerleşim yerlerimizden biri olan Darende ilçesinde birçok turistik değeri olan yer mevcuttur. Bunları kısaca belirtmekle yetineceğiz: Zengibar Kalesi (Taşkale), Karahisar, Kızılhisar, Kötü Kale, Balaban Çayı etrafında rastlanan sütunlar, Kaletepeler, Aslantaşlar, Ulu Cami Minaresi, Bedesten Hacı Müşrif Camii, Taceddin Mescidi, Balaban kasabasında Abdurrahmani Erzincani Camii, Köprügözü, Somuncu Baba Camii, Balıklı Kuyular, Gürpınar Şelalesi, Mehmet Paşa Külliyesi, Balaban İçmeleri, Uzunok Köprüsü.

Bağlı Bucak ve Köyler : İlçede Ayvalı, Ağılbaşı, Aşağı Ulupınar, Balaban, Ilıca, Yenice ve Merkez ilçe olmak üzere 7 belediye, 43 köy ve 15 mezra vardır. Bucak ve köylerin toplam nüfusu 40.530 dur. Ağılyazı, Akbaba, Başdirek, Çukurkaya, Gaziköy, Gedikağzı, Güllüce, Güdül, Günerli, Günpınar, Irmaklı, Karabacak, Karadiğin, Kavakköy, Kölükler, Kurudere, Kuzpınar, Sakızlı, Şuğul, Yarımca, Yazıköy, Yeniköy, Akçatoprak, Barındır, Başkaya, Çaybaşı, Çınarköy, Gökçeören, Hisarcık, Karabayır, Karşı*kaya, Kerimli, Mollauşağı, Sendere, Ozan, Uzunhasan, Yeşiltas, Yukarı Ulupınar

draculu45 14.04.09 01:16


draculu45 14.04.09 01:17





İlçe, Malatya'ya 58 km uzaklıkta, deniz seviyesinden yüksekliği 1290 metre olup, ova ve dağlık bir kısımda kurulmuştur, İlçenin doğusunda Adıyaman ilinin Çelikhan ilçesi, güneyinde Adıyaman ili Besni ve Gölbaşı ilçeleri, batısında Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesi, kuzey doğusunda Akçadağ ve Yeşilyurt ilçeleri bulunur.

İlçenin yüzölçümü 1.290 km2'dir. 2000 genel nüfus sayımına göre toplam nüfus 60.708 olup, merkez nüfusu 13.517 , köy ve bucak nüfusu 47.191'dür, İlçenin 5 bucağı, 6 belediyesiyle 31 köyü vardır.

İlçenin en önemli gelir kaynağı tarımdır. Son yıllarda önemli gelişme gösteren meyvecilik bir geçim kaynağını oluşturmaktadır. Hayvancılık genel olarak köylerde yapılmaktadır. İlçe merkezi ve köylerinde geleneksel değerlere, mahalli örf ve âdetlere önem verilmektedir.

İlçe tarihi ve mesire yerleri açısından zengindir. İlçe merkezinde tarihi sur kalıntıları M.Ö. 66 yılında Bizans döneminde yapılmıştır. Mesire yeri olarak Erkenek vadisinde bulunan şelale ile tabii yerleri, Sürgü kasabası içinde yer alan Pınarbaşı sayılabilir.

Tarih : İlçenin ilk yerleşimininb M.Ö. 66 yılında Romalılar tarafından Hıristiyanlığı Asya'ya yaymak amacıyla oluşturulduğu sanılmaktadır. Kısa el değiştirmelerle 758 yılma kadar Bizanslılar'm elinde kalan Zipetra adlı ilçe, bu tarihte Abbasi halifesi Harun Reşit tarafından ele geçirilmiş ve imar edilmiştir, 857 yılına kadar Arapların elinde kalan ilçe, daha sonra Bizanslılar'm eline geçmiş, 1399 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı topraklarına katılmış, 1401 yılında ise Timur tarafından yağmalanmıştır. 1515 yılında tekrar Osmanlı topraklarına katılan ilçe 1877'den önceki adı Viranşehir veya Harapşehir olan ilçe, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında doğudan getirilerek yöreye yerleştirilen halkından dolayı Muhacir Köyü diye adlandırıldı. Besni'ye bağlı bir köy iken aynı yılda nahiye merkzi olmuştur. 1929'da bucak merkezi oldu. 1933'te Doğanşehir adını alan şehir, 1 Nisan 1946'da Akçadağ ilçesinden ayrılarak bağımsız bir ilçe durumuna getirilerek Malatya'ya bağlanmıştır.

Gezilebilecek Yerler : Sürgü Barajı, Polat Balık Yaylası, Sulu Mağara, Şakşak, Sürgü, Takas, Harapşehir İçmeceleri, Beypınarı, Acıpınar Yaylası, Sıtmapınarı, Yıldızsubaşı, Çığlık Ağaçlıkları, Kayapınarı, Sürmeli I'ınarı, Erkenek, Sakaltutan Suyu, Değir* men Deresi, Reşadiye Pınarı, Topraktepe'de Kayapınar.

Bağlı Bucak ve Köyler : Bucak ve köylerin toplam nüfusu 47.191 dir. İlçeye bağlı bucak ve köylerin isimleri şöyledir: Altıntop, Beğre, Bıçakçı, Çavuşlu, Çığlık, Çömlekoba, Dedeyazı, Elmalı, Eskiköy, Fındıkköy, Gövdeli, Günedoğru, Gürobası, Hudutköy, Kadılı, Kapıdere, Karaterzi, Kelhalil, Koçdere, Küçüklü, Örencik, Polat, Polatderesi, Söğüt, Suçah, Şatırobası, Topraktepe, Yolkoru, Yuvalı, Sürgü, Erkenek, Karanlıkdere, Kurucaova, Reşadiye, Savaklı.

draculu45 14.04.09 01:17

Malatya İnönü Üniversitesi


İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ
TARİHÇESİ


Üniversitemiz, 28 Ocak 1975 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclis’inde, 25 Mart 1975 tarihinde de Cumhuriyet Senatosu'nda kabul edilen ve 3 Nisan 1975 tarihli Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren yasa ile kurulmuştur. İnönü Üniversitesi, 1976-1977 Eğitim Öğretim Yılı'nda eğitime başlamıştır. 1984 yılına kadar şimdiki Malatya Fen Lisesi’ nde eğitimini sürdüren Üniversitemiz, 1984-1985 Eğitim Öğretim Dönemi'nde, bugün kü kampus alanına geçmiş ve hızla gelişme imkanına kavuşmuştur.
Üniversitemiz bünyesinde ilk olarak Temel Bilimler Fakültesi ile Eğitim Fakültesi kurulmuştur. 28 Şubat 1977 tarihinde Temel Bilimler Fakültesi'nin Fizik, Kimya ve Matematik bölümlerine öğrenci alınmasıyla da fiilen eğitim öğretime başlamıştır. Bununla birlikte, daha önce kurulmuş olan Çukurova Üniversitesi'ne bağlı Malatya İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi de müstakil olarak eğitim öğretime devam etmiştir.

1981 yılında Yükseköğretim Kurulu'nun oluşturulması ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun kabul edilmesinden sonra yayınlanan "Yüksek Öğretim Kurumları Teşkilatı Hakkında 41 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname" ile İnönü Üniversitesi yeni bir yapıya kavuşmuştur. Buna göre; Temel Bilimler Fakültesi Fen Edebiyat Fakültesi olarak, Çukurova Üniversitesi İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'ne bağlı Malatya İktisadi ve Ticari İlimler Yüksekokulu' da İktisadi ve İdari İlimler Fakültesi olarak değiştirilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Malatya Meslek Yüksekokulu’da Üniversiteye bağlanmıştır.

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Mühendislik Fakültesi 1988-1989 Eğitim Öğretim Yılı'nda eğitim faaliyetine başlamıştır.Darende İlahiyat Fakültesi, 1992-1993 Eğitim Öğretim Yılı'nda Darende'de eğitime başlamış, 2001-2002 Eğitim Öğretim Yılı'nda İnönü Üniversitesi kampüsüne taşınmıştır. Adıyaman Fen-Edebiyat Fakültesi, Matematik ve Türk Dili ve Edebiyatı bölümleri ise 1999-2000 Öğretim Yılı'nda eğitime başlamıştır. Bakanlar Kurulu'nun 2001/3249 sayı ve 24 Ekim 2001 tarih kararı ile kurulması onaylanan Eczacılık Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi ve Güzel Sanatlar Fakültesi’nden, Eczacılık Fakültesi 2002-2003 Eğitim Öğretim yılında, Güzel Sanatlar Fakültesi 2004-2005 Eğitim Öğretim yılında eğitime başlamıştır.

İnönü Üniversitesi, üniversal anlayışla ülke kalkınmasına hizmet edecek, kalifiye teknik eleman ihtiyacının giderilmesine büyük katkı olacak Meslek Yüksekokullarının açılmasına büyük önem vermiştir. Bu kapsamda, bugüne kadar 12 Meslek Yüksekokulu kurulmuş olup, bunlardan 10 tanesi hizmet vermektedir. Ülkemizin ihtiyacı bulunan kalifiye sağlık elemanlarının yetiştirilmesi, verimliliğin artırılması ve Ebe, Hemşire ile Sağlık Memurluğu eğitiminin, Avrupa Birliği normlarına uygun olarak lisans düzeyinde gerçekleştirilmesi amacıyla Malatya ve Adıyaman illerinde olmak üzere iki Sağlık Yüksekokulu’ da 1997 yılında açılmıştır.
Eğitim ve öğretim birimlerinin yanı sıra yüksek lisans ve doktora öğretimini yürütmek amacıyla 1983 yılında Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1984 yılında Fen Bilimleri Enstitüsü ve1993 yılında Sağlık Bilimleri Enstitüsü kurulmuştur.

İnönü Üniversitesi’nin Adıyaman ilindeki birimleri olan Adıyaman Fen Edebiyat Fakültesi, Adıyaman Sağlık Yüksekokulu, Adıyaman Meslek Yüksekokulu 17.03.2006 tarih 26111 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5467 sayılı Kanunla kurulan Adıyaman Üniversitesi’ne devredilmiştir.

Adıyaman Üniversitesi’ne devir yapılmasından sonra İnönü Üniversitesi 29.05.2007 tarihi itibariyle; 9 Fakülte, 11 Meslek Yüksekokulu (Bunlardan Darende Mustafa İclal Başer Meslek Yüksekokulu ve Doğanşehir Meslek Yüksekokulu öğrenci almamaktadır.) 1 Sağlık Yüksekokulu, 3 Enstitü ve 1003 akademik, 1031 idari personel ile 17181 öğrenciye eğitim öğretim hizmeti vermeyi sürdürmektedir.

draculu45 14.04.09 01:17

Malatya Yeşilyut İlçesi





İlçenin kesin tarihi bilinmemekle beraber Şabandede mevkiinde yer alan Kaletepe'de yapılan yüzey araştırmaları yöredeki ilk yerleşimin 8-9. yüzyılda Bizanslılar döneminde başladığını göstermektedir. Bu yerleşimin daha sondaki dönemlerde de gelişerek devam ettiği görülmüştür.

Osmanlı döneminde Çırmıktı, Cumhuriyetten sonra İsmetpaşa adıyla anılan ilçenin 1957 yılında statüsü, ilçe düzeyine getirilmiş ve Yeşilyurt olarak değiştirilmiştir. İlçe yerleşim alanı bakımından dağlık olup, yüzölçümü 568 km2'dir. İlçe doğuda Malatya, batıda Akçadağ ve Doğanşehir, güneyde Adıyaman ve Çelikhan ilçesi, kuzeyde ise Malatya ile çevrilidir.

2000 genel nüfus sayımına göre Toplam nüfusu 45.551 ilçe nüfusu 11.998'dür. Köy nüfusu 33.553'dir. İlçenin bucağı olmayıp Bostanbaşı, Gündüzbey, Yakınca merkez olmak üzere 4 belediyesi, 16 köyü, 23 mezrası vardır. İlçede kara iklimi hakim olup, halkının büyük bir bölümü tarım ve hayvancılıkla uğraşır. Özellikle dağlık bölgelerde ekilebilir arazinin yetersizliği buralarda hayvancılığı ön plana getirmiştir.

İlçenin gelişmesinde sanayinin büyük bir etkisi vardır. İrili ufaklı dokuma ve tekstil, özel sektöre ait fabrikalar mevcuttur. İlçenin ova köylerinde kaysı, tütün ve hububat hasadı yapılmaktadır. Kırsal kesimlerde ise gözle görülebilir bir göç yaşanmaktadır.

İlçe, tarihi ve turizm yönünden oldukça fakirdir. Eski eser olarak Osmanlı Tarzı ev ve yapılar olup, turistlik amaçlı hiç bir kalıntı yok denecek kadar azdır. Ancak ilçemizin mesire yeri özelliği taşımasından yaz aylarında büyük bir canlılık göze çarpar.

Tarihi : Yeşilyurt ilçesinin tarihi tam olarak incelenmemiştir. İlk yerleşmenin ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı da bilinmiyor. Buraya XII. ve XIII. yüzyıllarda yapıldığı sanılan ilk yerleşme, İnekçayı ve Şabandede Pınarı ile Gendere arasında kalan Atmalı, daha sonra Taftacık, Düğünyurdu ve Teviccik'te meydana gelmiştir.

Şimdiki Yeşilyurt'ta yapılan ilk yerleşme ise, Camii Kebir bölgesinde olmuş ve Hamit, Kasım ve İdris (Hacı İdris) adlı üç kardeş tarafından yapılmıştır diyenlerin sayısı çoktur. Yeşilyurt'taki gerçek anlamda ilk yerleşmeyi gerçekleştirenlerin Taftacık bölgesinden, kendi adlarını taşıyan Kölükkuşağı adlı iskan mahallinden gelen Kölükoğulları ailesi olduğu kesindir.

Gezilebilecek Yerler : Derme Suyu'nun geçtiği yerlerdeki bahçeler, Gündüzbey kasabası, Kıpılık, Derme Suyu'nun kaynağı olan Pınarbaşı, Kozluk köyü, Şabandede, Davulpınar İnekpınarı, İnek Çayı'nın geçtiği benzersiz vadi, Koru Deresi, Güvercin Pınarı gezilebilecek yerler arasında sayılabilir.

Bağlı Bucak ve Köyler : Yeşilyurt ilçesine bağlı belde ve köylerin nüfusu 33 553’tür. İlçenin bucağı olmayıp Bostanbaşı, Gündüzbey, Yakınca ve Merkez olmak üzere 4 belediyesi ile 16 köyü ve 23 mezrası vardır. Atalar, Cumhuriyet, Çayırköy, Görgü, Göze* ne, Işıklı, İkizce, Kadiruşağı, Kırlangıç, Kozluk, Kuşdoğan, Kuyulu, Oluklu, Seyituşa*ğı, Üçgöze, Yalınkaya.

draculu45 14.04.09 01:18

Malatya Kuluncak İlçesi

İlçenin yerleşim tarihi 100 veya 120 yıl öncesine dayan matladır. Yıllar önce yayla hayatı sürdüren Başören, Konaktepe ve Karıncalık köyü sakinleri, kışın sığınak olarak kullanılan Kuluncak'ta sürüleriyle birlikte bir barınmak amacıyla ilçeye kışı geçirmek üzere yerleşmişlerdir. Özellikle Konaktepe ve Başören köyleri yaylalarında oturanlar zamanla su kıyısı olan kuytu yerde yerleşik düzene geçerek Kuluncak'ın oluşmasına zemin hazırlamışlardır.

İlçenin adı, kuytu bir alanda olduğu için kuytucak kelimesinden geldiği sanılmaktadır. Daha sonra Kuluncak olarak değişmiştir. Önceleri Darende ilçesine bağlı bir kasaba olan Kuluncak, 20 Mayıs 1990 tarihinde ilçe statüsünü almıştır.

İlçenin yüzölçümü 681 km2'dir. İlçe Malatya'ya 110 km. uzaklıkta olup, 1270 metre rakımındadır. 2000 Genel nüfus sayımına göre ilçe köyleriyle birlikte toplam nüfusu 20.882 olup, merkez ilçe nüfusu 6.101, köy ve bucak nüfusu 14.781'dir.

İlçede temel ekonomik gelir, tarıma dayalı bahçecilik, az da olsa hayvancılıktır. Coğrafi bakımdan dağlık ve engebeli olması sebebiyle arazi azdır. Bu sebeple son yıllarda büyük şehirlere göç akımı hızlanmıştır, geçim kaynaklarının en önemlileri tarımdan elde edildiği için ekonomik yapısı toprağa dayalıdır. Çevrede Kuluncak'a yakın yerlerde Krom, Demir, Çinko, Bakır elde edilir. İlçede el sanatlarından biri olan halıcılık gelişmiştir.

İlçede tarihi yer olarak Mehmet Halife türbesi, halk arasında Siyahi baba olarak bilinen türbe, Çiritbelen köyünde Leylek denilen kaybolmaya yüz tutmuş tepe üzerinde bulunan türbe ile Alvar köyü ilçe merkezi arasında romatizma hastalıklarına şifalı olduğu söylenen hamamı sayabiliriz.

Tarih : Kuluncak'ın tarihi eskilere dayanmaktadır. İlçeye 5 km uzaklıktaki Tersakan ve Başören belli başlı tarihi kalıntıların bulunduğu yerlerdir. Kuluncak ilçesi daha önce Sivas iline bağlıydı. 1934 tarihinde, Darende ilçesine bağlı olarak Malatya iline verilen ilçe, en son olarak 9 Mayıs 1990 tarih ve 3644 sayılı kanunla da ilçe haline getirilmiştir. Kuluncak ilçesi gelişmeye müsait ilçelerimizden birisidir.

Bağlı Bucak ve Köyler : Bağlı bucak ve köylerin nüfusu 14 781’dir. Başören, Bıcır, Bıyıkboğazı, Ciritbelen, Çayköy, Darıllı, Göğebakan, Ilısuluk, Karincalık, Karlık, Kaynarca, Kızılhisar, Kızılmağara, Konaktepe; Kömüklü, Sofular, Sultanlı, Temeklü, Yuka* rıselimli, Yünlüce ve Aşağıselimli olmak üzere 21 köyü vardır

draculu45 14.04.09 01:19

Malatya Hekimhan İlçesi


İlçenin yüzölçümü 1.844 km2 olup, 2000 genel nüfus sayımına göre toplam nüfusu 42.515'dir. Şehir nüfusu 13.206, köy nüfusu 29.309'dur.

İLÇENİN TARİHİ :

Hekimhan ilçesinin bir yerleşim yeri olarak “1656- 1661” yılları arasında Köprülü Mehmet Paşa tarafından kurulduğu bilinmektedir. Kuruluşu tamamen askeri amaçlıdır. İlçe merkezindeki kitabeden Selçuklular devrinde yapıldığı anlaşılan eski bir hamam mevcuttur.

Halen halk dilinde “ TAŞHAN” olarak bilinen bu handa Mısırdan Malatya ‘ya sürgün edilip Malatya da cezasını çektikten sonra İstanbul ‘a dönmekte olan Emrullah isimli hekim bir süre konaklamış, konakladığı bu süre zarfında hanın yıkılan yerlerini tamir ettirerek üzerine ismini yazdırmıştır. Daha sonraları konaklamaya gelen gelenler, üzerindeki yazıyı okuyarak tamir ettiren kişiye izafeten Hekimin Hanı demeye başlamışlar, bu isim zamanla değişikliğe uğrayarak “HEKİMHAN” şekline dönüşmüştür.

İlçe çevresindeki köylerde bulunan eski eser kalıntılarından genelde ilçe tarihinin eskilere dayandığı, eski “İPEKYOLU “ ve LİKYA KRALI GİGES tarafından yaptırılan “KRAL YOLU “ nun ilçeden geçtiği bilinmekte olup, hatta Etiler ve Persler arasında yapılan KADEŞ SAVAŞI “nın İlçeye bağlı “BOĞAZGÖREN” köyünde yapıldığı yörede halen mevcut kitabelerden anlaşılmaktadır. İlçe merkezi 16. Yüzyıldan beri köy olarak Keban’a daha sonra bucak olarak Akçadağ’a 1915 yılında ise ilçe olarak Malatya ‘ya bağlanmıştır.

EKONOMİK DURUM VE GEÇİM KAYNAKLARI:

1953 yılında Bilfer madencilik Şirketi ilçede mevcut demir madenlerini işletmeye başlayınca İlçede önemli ölçüde istihdam alanı açılmıştır.1978 Yılında Demir Çelik İşletmeleri Genel Müdürlüğüne devredilmesi sonucu bu sahadaki çalışmanın daha genişletilmesi iş kapasitesini arttırmıştır. Son yıllarda kayısı üretimine önem verilerek fazla miktarda kayısı üretimi ve bu ürünün de iç ve dış piyasada iyi para etmesi nedeniyle ilçede ekonomik durum nispeten düzelmiş halkın geçim standarttı normal seviyeye ulaşmıştır.

İlçede sanayi yok denecek kadar azdır. Şimdilik faaliyet gösteren birkaç tamir atölyesi ve marangoz atölyesi, tuğla fabrikası Kayısı işletme tesisi bulunmaktadır.

Nüfusun büyük bir bölümü tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır, geri kalan kısmı ise sanat ve ticaret ve taşımacılıkla uğraşmakta yada memur ve işçi olarak yaşamını sürdürmektedir.

YERALTI VE YERÜSTÜ ZENGİNLİKLERİ :

İlçemize bağlı Deveci köyünde yer altı zenginleri bakımından Demir ve Krom madeni bulunmaktadır.

NÜFUS , YÜZÖLÇÜMÜ VE SAYISAL BİLGİLER:

İlçenin toplam nüfusu 2000 sayımına göre 42.515.’dir bu nüfusun 13.206’ sı ilçe merkezinde geri kalan kısmı ise köylerde yaşamaktadır. Hasançelebi Kasabasının 3.002, Güzelyurt Kasabasının 5.810, Kocaözü Kasabasının 2.854 , İpekyolu Kasabasının 2.774, Kurşunlu Kasabasının 4.101, nüfusu bulunmaktadır. İlçe genelinde nüfus yoğunluğu % 23.08’dir İlçenin yüzölçümü 1869 Km2, yükseklik ise merkezde 1040 metre olup, köylerde daha fazladır.

COĞRAFİ KONUMU, İKLİM , BİTKİ ÖRTÜSÜ:

Hekimhan ilçesi Doğuda Arguvan,Batıda Kuluncak ve Darende, Kuzeyde Sivas ilene bağlı Kangal ilçesi, Güneyde Yazıhan, Akçadağ ve Malatya ile çevrili olup, çoğrafi yapısı dağlık ve engebelidir. Dağlarda genellikle orman yok denecek kadar azdır. Dağların çok dik ve ormansız olması sağanak yağışlarda taşkınlara ve hızlı erozyona sebep olmaktadır.

Tarım genellikle yüksek dağlar arasındaki dere yataklarında bulunan sınırlı arazilerde yapılmaktadır. İlçeye bağlı Kurşunlu kasabası ve çevre köyleri çok yüksek plato görünümünde olup, buralarda hububat ekimi yapılmaktadır.

Zurbahan, Ayranca, Leylek, Kırankaya ilçenin belli başlı tepelerindir. Merkezden geçen Kuruçay ve Yağca çayı ilçenin akarsuları olup İlkbahar aylarında suları kuruyacak kadar azalır İlçedeki tipik kara iklimi hüküm sürmektedir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise kar yağışlı ve çok soğuk geçer; düşen kar yaklaşık üç ay kalmaz, Nisan ayı sonuna kadar don olayı görülmektedir.

SAĞLIK İLE İLGİLİ BİLGİLER:

İlçe merkezinde 50 yataklı bir devlet hastanesi olup, bu kuruluşta çalışan 2 Diş doktoru ve 9 pratisyen doktor, 1 Uzman Doktor olmak üzere toplam 119 personel görev yapmaktadır.İlçemizde acil kazalara müdahale etmek için 112 Acil nokta istasyonu bulunmaktadır.

İlçede SSK Dispanseri ve Verem Savaş Dispanseri de bulunmaktadır. Ayrıca İlçemize bağlı Güzelyurt, Hasaçelebi, İpekyolu, Kocaözü , Kurşunlu kasabalarında ve Ballıkaya köylerinde olmak üzere 7 adet sağlık ocağı bulunmaktadır. İlçe genelinde 18 adet sağlık evi bulunmakta olup hepsi boştur. İlçedeki doğurganlık oranı % 4.8 ‘dir

draculu45 14.04.09 01:19

ULAŞIM:

İlçenin Malatya ile bağlantısını sağlayan ve aynı zamanda Sivas Malatya karayolu olarak kullanılan yolun şehirler arası yol transit olarak kullanıldığından bu yolun şehirler arası standartlara uygun hale getirilmesi gerekmektedir.

İlçede Malatya-Sivas demiryolunun geçmesi nedeniyle şehirlerarası ulaşımın bir kısmı da demiryolu ile sağlanmaktadır.

Yörenin en önemli gelir kaynakları tarım ve hayvancılıktır. Halk, örf ve adetlerine bağlı olarak yaşamaktadır. Ancak dil, kıyafet, adet ve gelenek bakımından köyler arasında bazı farklılıklar bulunmaktadır. Çok sayıda kişi yabancı ülkelere ve yurdun çeşitli şehirlerine çalışmak için giderler. İlçede iki önemli kuruluş bulunmaktadır. Onlardan biri krom üretimi yapan Bilfer Madencilik Şirketi ki; şirket, krom cevheri üretmektedir, İlçenin demir cevheri üretim kapasitesi bir milyon tondur. Yine ilçede özel idareye ait tuğla fabrikası bulunmaktadır. Bu fabrika; 120 kişiye iş imkânı sağlamaktadır. İlçede okuma yazma oram % 90 'dır.

Tarihi eser bakımından ilçeye adını veren Taşhan 1218 yılında Selçuklular döneminde Ebül Hasan El-Malatı tarafından yaptırılmıştır. Ayrıca Köprülü Mehmet Paşa Camii 1656-1661 yılları arasında adı anılan kişi tarafından yaptırılmıştır.

Tarih : Hekimhan ilçesi'nde, yörede bulunan mağaralar ve ören yerlerinde yapılan yüzey araştırmaları, ilk yerleşimin M.O, 5000-3500 yılları arasında Geç Kalkolitik devrinde başladığını göstermektedir. Eski tunç devrinde de devam eden yer*leşimin daha sonraki devirler*de sürdüğü sanılmaktadır. Yöredeki tarihi kalıntılara göre Roma ve Bizans dönemlerinde de yerleşimin olduğu bilinmektedir.Selçuklular zamanında Türklerin eline geçen ilçe, Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı hakimiyetine girmiştir. 16. yüzyılda bir köy olarak Keban'a, daha sonra nahiye olarak Akçadağ'a bağlanan Hekimhan, 1992 yılında ilçe olarak Malatya'ya bağlanmıştır. İle uzaklığı 80 km, olup, 1040 rakımdadır. Yöre ova ve dağlık bir özellik gösterir. İlçenin doğusunda Arguvan, güney doğusunda Yazıhan, Malatya, güneyinde Akçadağ, batısında Kuluncak, kuzeyinde Sivas'ın Kangal ilçesi bulunur.

Gezilebilecek Yerler : Güzelyurt, Ilıcak, Şıpşıpı, Yücekaya, Sürbelıan mesire yerle* ri, Han Camii ve Kaletepeler gezilip görülecek yerlerin başında yer alır.

Bağlı Bucak ve Köyler : Hekimhan ilçesine bağlı bucak ve köylerin nüfusu 29 309’dur. Akpınar, Aksütlü, Aşağıkirmanlı, Aşağısazlıca, Ballıkaya, Başkavak, Beykent, Boğazgören, Çanakpınar, Gülhali, Dereköy, Deveci, Dumlu, Dursunlu, Güvenç, Güzelyurt, Hacılar, Haydaroğlu, Iğdır, Işıklı, Karaçayır, Karaköşek, Kavacık, Kocaözü, Koşar Kozdere, Mollaibrahim, Salıcık, Sarıkız, Uğurlu, Yağca, Yayladan, Yeşilpınar, Yukarıkirmanlı, Hasançelebi, Akmağara, Bahçedamı, Başak, Başkınlık, Çimenlik, Davulgu, Dereyurt, Dikili, Karapınar, Karslılar, KaraIılar, Köylüköyü, Sazlıca, Taşoluk, Yeşilkale, Kurşunlu, Cecimli, Çelikli, Delihasanyurdu, Dikenli, Ebeçek, Gelengeç, Güçlü, Kızılyatak, Söğüt, Yeşilköy, Yukarıselimli, Saraylı, Güzelyayla

draculu45 14.04.09 01:20

Malatya Arguvan İlçesi

İlçede en eski yerleşimin kalkolitik çağda başladığı, eski Tunç, Hitit, Roma ve Bizans devirlerinde devam ettiği yüzey araştırması sonucu anlaşılmıştır. Bu araştırmalar Morhamam, Karahöyük ve îsaköy'de yapılmıştır.

Osmanlı imparatorluğu zamanında Tahir Bucağı adı ile Arapgir'e bağlı olan Arguvan, sonradan ilçe olarak Diyarbakır'a bağlanmış 1873 yılında Tahir adıyla Keban'a bağlı bir nahiye haline getirilmiştir. Cumhuriyetin ilanıyla merkez ilçesi olarak Malatya'ya bağlanmış, 1954 yılında Tahir nahiyesi merkez olmak üzere Arguvan adıyla Malatya iline bağlı bir ilçe haline getirilmiştir.

îl Merkezine 64 km. uzaklıktadır. Doğuda Arapgir, batıda Hekimhan, kuzeyde Sivas ile Divriğ ilçesi, güneyde Malatya merkez ilçe ile Elazığ topraklarıyla çevrilmiştir. İlçenin yüzölçümü 1.037 km2'dir. 1990 Genel nüfus sayımına göre ilçe, köyleri ile birlikte toplam 10.594 nüfusa sahiptir. Merkez ilçe nüfusu 2.730, köy ve bucak nüfusu 7.864'dir. Malatya'nın en az nüfus yoğunluğu olan ilçesi Arguvan'dır.ilçenin Yoncalı olmak üzere bir bucağı, merkez olmak üzere, bir belediyesi, 46 köyü, 4 mahallesi ve 73 mezrası vardır.

Arguvan ilçe merkezi devamlı yer kayması sebebiyle iki defa değişmiştir. Yeni yerleşim yeri, eskisinin 2 km. kuzeyinde yer almaktadır. Yüzey şekilleri açısından genellikle engebeli olup, kuzeyi dağlık güneyi ise plato özelliği taşımaktadır. Doğu Anadolu Bölgesi'nin iklim özelliklerini gösterir. Yazları çok sıcak ve kurak, kışları çok soğuk ve yağışlı geçmektedir. Yöre halkı tarım üretimi olarak meyvecilik, hububat ve baklagiller ile meşgul olmaktadır. Okuma yazma oranı % 95-98 arası seyretmektedir, ilçenin kırsal kesimlerinde arazinin azlığı ve genelde susuz oluşu sebebiyle geçimini sağlayamayan halk, istikbâli okumada aramıştır. Bu sebeple okuma - yazma oranı yüksektir.

ilçede tarihi eser bulunmamakla beraber arkolojik alan bulunmakta bunlar ise İsa köy, Karahöyük ve Tarlacık Höyüğüdür.

Tarih : İlçenin ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu bilinmemekle birlikte, Anadolu'ya ilk Türk göçlerinin başladığı zamanlarda buraya da insanların yerleştiği söylenebilir.

Gezilebilecek Yerler : İlçe merkezine 10 km uzaklıktaki Kızık köyünde bulunan Balıklı Çeşme, yine ilçeye 10 km mesafedeki Bemara Çayı'nın geçtiği yeşilliklerle dolu vadi, ilçenin 3 km uzağında Dolaylı Mahallesinde Büyük bağ adındaki kaynak ile Görge köyündeki Deliklitaş belli başlı gezinti yerleridir.

Bağlı Bucak ve Köyler : Arguvan'a bağlı bucak ve köylerin nüfusu 7 864 tür. Akören, Armutlu, Asar, Asmaca, Aşağısülmenli, Bahçeli, Bozan, Bozburun, Çavuşköy, Çayırlı, Çevreli, Doydum, Ermişli, Eymir, Gümüşlü, Güngören, Güveçli, İçmece, İsaköy, Karababa, Karahöyük, Kışla, Kızık, Koçak, Konakbaşı, Koyuncu, Kuyudere, Morhamam, Tarlacık, Tatkınık, Yamaç, Yayıklı, Yazıbaşı, Yeniköy, Yenisu, Yukarısülmenli, Yürektaşı, Çobandere, Yoncalı, Alhasuşağı, Göçeruşağı, Gökağaç, Kömürlük, Kurutaş, Sığırcıuşağı, Görge.

draculu45 14.04.09 01:20

Malatya Yazıhan İlçesi




Resim boyutu küçültülmüştür. Orjinalini görmek için tıklayınız!!

İlçenin yüzölçümü 618 km2/dir. İlçe, yeryüzü şekli itibariyle güneyden kuzeye bir eğim göstermektedir. Kuzey tarafından dağlık ve vadilik alanlar, arazinin % 50'sini oluşturmaktadır. İlçenin % 50'si yarı sulu düz arazi olmakla beraber tarıma ve yerleşime müsaittir. İlçe arazisinin % 6O'ı dağlık, % 40'ı ise tarıma elverişlidir. Yörenin geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Tarımda makineleşme, gübreleme ve ilaçlama gelişmiş, halk boş zamanlarda genellikle halıcılıkla uğraşmaktadır.

2000 Genel nüfus sayımına göre ilçe köyleriyle birlikte toplam nüfusu 19.295 olup, merkez ilçe nüfusu 4.285, köy ve bucak nüfusu 15.010'dur.

İlçede tarihi eser olarak Fethiye köyü Hasan Patrik Camii, 1556 yılında Beylerbeyi Abdullah Selamoğlu Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır. M.Ö'sine ait olduğu kabul edilen İriağaç köyü Ünür mezrası kalesini sayabiliriz.

Tarih : Yazıhan ilçesinin tarihi tam olarak incelenememiştir. Yazıhan ilçesi M.Ö. 111. ve 11. yüzyılda Çin'in başkenti Pektn'cten başlayıp M.S. 14. yüzyıla kadar uzanan İpek Yolu - Bakır Yolu kervanlarının konakladığı Suriye-Malatya, Gürün-Kayseri, Hekimhan-Sivas, tali yolu üzerinde yer almış, tarihi M.Ö'ye kadar dayanmaktadır.

Yerleşim yeri olarak 16. Yüzyıla dayanan Fakat Buzluk köyündeki yapay mağaralardan anlaşıldığına göre, ilk yerleşmenin milattan önceki yıllara kadar uzandığı bilinmektedir. Günümüze kadar çeşitli toplulukların yönetiminde kalan ilçe toprakları Osmanlı Devleti'nin eline geçtikten sonra imar görmeye başlamıştır. Yazıhan'da yerleşim, mezra olarak başlamış 1936 yılında demiryolunun, 1937 yılında karayolunun gelmesiyle önce köy; daha sonra 1947 yılında nahiye statüsünü kazanmıştır. Yazıhan Malatya'ya 40 km. uzaklıkta 900 rakımında, doğusunda Fırat Nehri'nin kolu (Kuruçay) ve Elazığ il sınırı, batısında Hekimhan, kuzeyinde Arguvan-Hekimhan, güneyinde Malatya il merkezi ile Akçadağ bulunmaktadır.

İlçeye isim olan han da, bu dönemden kalan en önemli tarihi yapılardan biri sayılır. Merkez ilçeye bağlı bir köy iken, 9 Mayıs 1990 tarih ve 3644 sayılı kanunla ilçe haline getirilen Yazıhan'da belediye teşkilatı 20 Ağustos 1990 tarihinde kurulmuştur.

Bağlı Köyler : Yazıhan ilçesine bağlı köylerin nüfusu 15 010’dur. İlçenin bucağı olmayıp Merkez olmak üzere bir belediyesi, 27 köyü ve 64 mezrası vardır. Akyazı, Alican, Ambarcı, Balaban, Bereketli, Boyaca, Boztepe, Böğürtlen, Buzluk, Çivril, Dedekargın, Durucasu, Eğribük, Epreme, Fetlıiye, Gövük, Hamidiye, İriağaç, Karaca, Kö*müşhan, Mısırdere, Piriçli, Sandıklı, Sinanlı, Sürür, Tahtalı ve Tecirli ilçenin köylerini oluşturmaktadır.

draculu45 14.04.09 01:21

Malatya Battalgazi İlçesi


Malatya’nın ikinci yerleşim yeri olan ve 1988 yılına kadar Eskimalatya ismi ile anılan İlçemizin tarihi çok eskidir. Malatya şehrinin ilk kuruluş yeri bugünkü Bahçebaşı Kasabası içinde yer alan Aslantepe Höyüğüdür. Bu alan özellikle M.Ö.XX ve XIX. yüzyıllarda işlek kervan yollarının kesiştiği bir bölümdür. O zaman ki Asur ve Urartu kaynaklarında bu yöre MALDİA, MELİT, MELİDE ve MELİTEA olarak değişik biçimlerde isimlendirilmiştir. M.S. I. y. y.da Aslantepe Höyüğündeki bu yerleşim birimi bugünkü Eskimalatya üzerine kaymıştır. Dolayısıyla bu tarihten itibaren 1836 yılına kadar geçen ve Malatya tarihi olarak anlatılan bölüm aslında Battalgazi İlçesinin tarihidir.

Romalılar ve Bizanslılar döneminde büyük bir şehir haline gelen Eskimalatya etrafı surlarla çevrilmiş, doğuda askeri bir üs olarak önem kazanmıştır. Bizans egemenliğinde olduğu halde yıllarca Sasanilerin akınına uğramış, VII. y.y.dan X.y.y.a kadar Araplarla Bizanslılar arasında el değiştirmiştir. Araplar tarafından MALATİYA adıyla anılan kent 1101 yılında Danişmentlilerin, 1105 yılında Anadolu Selçuklularının, 1399 yılında ise Osmanlıların eline geçmiştir. 1401 yılında Timur’un ordusu tarafından yağmalanmıştır. Daha sonra Osmanlılarla Memluklular arasında çekişmeye konu olmuş ve Dulkadiroğullarının yönetimine girmiştir. 1515’de I. Selim’in Osmanlı topraklarına kattığı kent daha sonra Dulkadiriye Eyaletine bağlı Malatya Sancağının Merkezi yapılmıştır.

XIX.y.y.ın başında sürekli ayaklanma ve eşkiya saldırıları yüzünden şehir harap duruma düşmüş ve halk kent çevresindeki bağlarda yaşayınca kentin gelişmesi durmuştur. Doğu Anadolu’daki Osmanlı orduları komutanı Hafız Mehmet Paşa karargahını Harput’tan Malatya’ya taşıyınca halk kenti terketmiş ve boş kalan evlere askerler yerleştirilince bağların yoğun olduğu Aspusu yöresine giden halk geri dönmemiş ve bu mahalde yeni Malatya gelişmeye başladı. Ordu Nizip savaşı için Eskimalatya’dan ayrılınca kent boş kaldı. Halk harabeye dönmüş evlere dönmedi. 1839 Mayıs’ından sonra Eskimalatya eski bir yerleşim birimi olarak varlığını sürdürdü.

Cumhuriyet Döneminde Malatya’nın il olmasından sonra Eskimalatya’da 1928 yılında belediye, 1932 yılında nahiye oldu. 1987 yılında Eskimalatya Belediyesi Encümeninin ittifakla aldığı kararla “ESKİMALATYA” ismi ünlü Türk İslam Komutanı ve Kahramanı Battalgazi’nin burada yaşamasından dolayı değiştirilerek “BATTALGAZİ” adını aldı. Eskimalatya Kasabası 19.06.1987 tarih ve 3392 sayılı kanunla (04.07.1987 tarih ve 19507 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.) ilçe oldu. 01.05.1988 tarihinden itibaren İlçede kuruluşlar faaliyetlerini sürdürmeye başladılar.

ESKİMALATYA KALESİ:

Bugünkü Battalgazi-Malatya karayolunun Doğu kenarı ile Derme Çayı arasında kalan ovanın geniş düzlüğünde yer alır. M.S.79-81 yıllarında Roma İmparatoru Titus zamanında bir garnizon olarak yaptırılmıştır.

Roma İmparatoru Trajan (M.S.98-117) tarafından büyütülmüş ve daha sonra inşaat geliştirilerek MELİTENE’nin şehir suru şekline dönüştürülmüştür.

Abbasiler, Selçuklular, Anadolu Beylikleri, Memluklular ve Osmanlılar zamanında çeşitli onarımlar ve eklemeler yapılmıştır. Bugün harap vaziyette olmakla birlikte tek tük kalıntılarına rastlanmaktadır.

ESKİMALATYA:

1838 yılına kadar şehir Merkezi olup, yarım metreden çıkabilecek uygarlık izlerini yansıtan seramik parçaları ile ilgi çekmekte, çevrede bulunan han, camiler, türbeler, Namazgah ve hamam kalıntıları ile yıkılmış anıtlar mevcut olup, bunların çoğunun İslam Uygarlığı yapıtları olduğu yapılan araştırmalardan anlaşılmıştır.

U L U C A M İ:
Türkler, Selçuklu İmparatorluğu döneminde İran’daki dikdörtgen bir avlunun dört yanına birer eyvan olan Medrese şemasını camilere uygulamışlardır. Bu nedenle böyle camilere Eyvanlı veya Medrese planlı camiiler denmiştir. İran’da bu plan camilerin ana planı olmuş, malzeme olarak tuğla tercih edilmiştir. Anadolu’nun fethinden sonra Anadolu Selçukluları teni yurtlarında daha bol olan taşı kullanmışlar, yeni planlar uygulamışlardır.

Ulu Camii Selçuklu geleneğini ilimizde temsil eden tek eser olarak önem taşımaktadır. 1224 yılında Anadolu Selçuklu hükümdarı 1.Alaeddin Keykubat tarafından Mimar Yakup Bin Ebubekir El Benna El Malati’ye yaptırılmıştır. Bu camiinin kitabesini hala Malatya Saray Mahallesi Camiinde olduğu bilinmektedir. Ulu Camiinin 1247 yılında tadilatı ve tamiratı yapılmıştır. 1515 yılında Memluklular, 1649 yılında Osmanlılar, 1903 ve 1966 yıllarında ise Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce onarımı yapılmıştır. Avlulu, Eyvanlı, Mihrapönü, Tuğla Kubbeli, Çini İşlemeli, Taş Duvarları ince işçiliği bakımından zengin, Kubbesi 16 köşeli, tavanı Nesih yazılı bir Ayet, koyu kahverengi parlak çini Mozaiklerle süslüdür. Yazı Ustası Ahmet Bin Yakup’tur. Minberi hala Ankara Etnografya Müzesindedir. Büyük ölçüde restorasyona ihtiyaç vardır

draculu45 14.04.09 01:22

MELİK SUNULLAH CAMİİ / Vaiz Baba / Vaiz Ocağı:

Bazı kaynaklarda Karacaköy Camii ismi İle anılmakta olan bu esere halk arasında, Vaiz Baba veya Vaiz Ocağı ismi de verilmektedir. (A.Gabriel'in Adile Camii ismi ile andığı bu eseri "Koca Vaiz Türbesi" şeklinde adlandıranlar da vardır.) Korkusu olanları buraya ***ürürler. Önemli bir ziyaretgahtır. Son zamanlarda yeniden inşa ile küçük bir mescit haline getirilmiştir. Minare kaidesi üzerindeki Memluk kitabesi 796 h.(1394 m.) tarihlidir. Bu kitabe, minarenin Memluk Sultanı Melikül-Zahir Berkuk zamanında Abdullah Hüsnü oğlu Çerkeş tarafından yaptırıldığı bildirilmektedir

AKMİNARE CAMİİ:

Surun dışında Derme Deresi kenarında tek minaresi ve tek kubbesi vardır.1573 yılında Zaim Yusuf oğlu Hikmet Bey tarafından yaptırılmış bir Osmanlı eseridir. Meydanbaşı Mahallesindedir. Gelecek kuşaklara kalabilmesi için restore edilmesinde yarar vardır.

KARAHAN CAMİİ :
1589 yılında Abdullah oğlu Hüsrev Bey tarafından yaptırılmış olup, İlçemiz Karahan Mahallesinde bulunmaktadır.

TOPTAŞ CAMİİ :

Surlar dışındadır. Toptaş mahallesinde olup kimin veya kimler tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. 1581 yılında Miralay Hüsrev Bey tarafından 1827 yılında Musullu İsmail ve Mustafa Efendiler tarafından onarılmıştır. Klasik bir Osmanlı Camisidir.

ALACAKAPI CAMİİ :
Alacakapı Mahallesindedir. 1585 yılında mescit olarak yaptırılan bir Osmanlı eseridir.

SÜTLÜ MİNARE CAMİİ :

Meydanbaşı mahallesinde surların dışında tek kubbeli ve minareli camiidir. Yapılış tarihi bilinmemektedir. 16.y.y Osmanlı dönemi eseridir.

HALFETİH MİNARESİ :

Selçuklular zamanından kalmıştır. Tamamen tuğladan yapılmıştır. Ulu camiinin benzeridir. 13.y.y’da yapıldığı sanılmaktadır. Sekizgen tuğla kaide üzerine silindirik olarak yükselir. Firuze renkli çiniler ve Şerefe altındaki Kufi Kitabe dikkati çekmektedir. Restore edilmesinde yarar vardır.

EMİR ÖMER CAMİİ VE TÜRBESİ :

1556 yılında yapılmış bir Osmanlı eseridir.

ALİ BABA NAMAZGAHI :
1243 tarihinde Sacettin İshakoğlu Kemalettin Kamyol tarafından yaptırılan bir Selçuklu eseridir. Şehir surları dışında Meydanbaşı mahallesindedir.
SAHABİYYE KÜBRA MEDRESESİ :
13.y.y’da Alaeddin Keykubat dönemi Selçuklu eseri karakterinde olmakla birlikte 14.y.y’da Emir Cemalettin Hızır tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır. Ulu Camiinin güneyindedir.

AHMET DURAN TÜRBESİ :
18.y.y’da yapıldığı sanılan bir Osmanlı eseridir. Seyit Battalgazi’nin arkadaşı Ahmet Duran’a ait olduğu bilinir.

ALİ BABA TÜRBESİ :
İlçemizde aynı adı taşıyan mezarlığın içinde bulunmaktadır.
KARABABA TÜRBESİ :
Battalgazi Türbesi girişinde aynı adı taşıyan mezarlığın içindeki türbedir. Karababa’nın asıl adının Şeyh Hasan olduğu son zamanlarda ele geçen bir şiirden anlaşılmıştır.

EDİR İLE BEDİR TÜRBESİ :
Battalgazi İlçesinde Yatılı İlköğretim Bölge Okulu’nun kuzey batısında bulunmaktadır. Dairesel bir duvarın önünde bulunan tek mezardır.
BEŞ KARDEŞLER :
Battalgazi İlçesinde Ulu Camii karşısındadır. Harap bir vaziyette bulunmaktadır. Seyit Battalgazi’nin çocuklarının bu yerde yattığı söylentisi yaygındır.

ÜÇ KARDEŞLER :
Battalgazi İlçesi Ulu Camii ile Hötüm Dede Türbesinin arasında bulunmaktadır.

SEYİT GAZİ :
Seyit Battalgazi’nin namaz kıldığı yer olarak bilinmektedir. Kırklar Tepesi altında Orduzu yolu üzerinde olup İlçe Merkezine uzaklığı 2 Km’dir.

HASAN-İ BASRİ TÜRBESİ :
M.S.7.y.y’da Basra’dan geldiği, Malatya çevresinde yaşadığı rivayet olunur. Ermiş bir kişi olarak bilinmektedir. Türbesi Korucuk üzerindeyken Karakaya Baraj Gölünün oluşmasıyla Battalgazi İlçesi Kırkkardeşler mevkiindeki yere taşınmıştır. Türbeye çok sayıda ziyaretçi, gelmektedir.

SIDDI ZEYNEP KÜMBETİ :
12.y.y Selçuklu eseri olduğu sanılmaktadır. Battalgazi’nin hanımı olan Zeynep adlı bir kadına ait olduğu söylenir.

KANLI KÜMBET :
13. ve 14.y.y ‘a ait mimarisinden Selçuklu eseri olduğu anlaşılmaktadır.

SİLAHTAR MUSTAFA PAŞA KERVANSARAYI :
637 yılında IV.Murat’ın Vezirlerinden Silahtar Bosnalı Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır. 68x76 metrelik bir alanda yer alır. Avluya giriş doğusundadır. Kervansaray kesme taştan yapılmış üzeri Tonoz sistemi ile örtülmüştür. Yazlık (açık) ,kışlık (kapalı) mekanları vardır. Her ikisi de dikdörtgen planlıdır. Doğudaki giriş üzerinde yer alan ve bir yandaki basamaklarla çıkılan mescidin konumu özgündür. Revaklı cephenin ortası havuzludur. Ana kapının iki yanında iki hancı odası bulunur. Doğuya bakan Revaklı cephede altısı bir yanda , altısıda diğer yanda olmak üzere 12 ocaklı dükkan veya oda vardır.

TURİZM :
Battalgazi turizm bakımından zengin bir ilçedir. Özellikle tarihi eserlerin her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turist tarafından gezilir.

COĞRAFİ DURUMU :
Battalgazi İlçesi; Malatya İlinin Kuzey Doğusunda, Kuzey Yarımkürede 38-39 Derecelik Doğu Meridyenleri ile 38-39 Derecelik Kuzey Paralelleri arasında yer almaktadır. Doğusu: Elazığ İli (Bugünkü Karakaya Baraj Gölü) Batısı : Akçadağ Ovası (Dilek Kasabası)Kuzeyi : Arguvan İlçesi, Tohma Çayı (Bugünkü Karakaya Baraj Gölü) Güneyi : Malatya İli Hanımın Çiftliği Kasabası, Bahçebaşı Kasabası

DAĞLAR-OVALAR-AKARSULAR :
Yer şekilleri bakımından Güneydoğu Torosların devamı olan Beydağlarının çevrelediği Malatya Ovasının kuzeyinde yer almakta ve önemli bir dağı olmayıp tamamen düzlüktür. Önemli akarsuyu yoktur.

İKLİMİ :
Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlı geçer. Yağışları Akdeniz üzerinden gelen alçak basınç sağlar. Doğu Anadolu üzerinde bulunan basınç etkisiyle alçak basıncın hareketini ağırlaştırarak devamlı yağış alır. Bununla beraber hangi mevsim olursa olsun her türlü iklim hareketine elverişlidir. Yıllık sıcaklık ortalaması 13.5 derece civarında olup en sıcak günler Haziran-Temmuz aylarında 27-30 derece olduğu görülür. En çok yağış İlkbahar ve Sonbahar aylarında yağar. Yıllık ortalama yağış miktarı 400-500 mm’yi bulmaktadır. Deniz seviyesinden yüksekliği 900 metredir.

draculu45 14.04.09 01:22

NÜFUS :
Battalgazi İlçesinin 2000 yılı Nüfus Sayımına göre İlçe Merkezinin köylerle birlikte toplam nüfusu 28.085’ dır. Nüfusun 15.154’ ü İlçe Merkezinde 12.931'i ise köylerde yaşamaktadır. Nüfusun %85’i tarım, %10’u ticaret, %5’i çeşitli işlerle uğraşmaktadır.

SOSYAL DURUM :
Eskimalatya Türkler tarafından alındıktan sonra bölgeye Türk boyları yerleştirilmeye başlanmıştır. Bundan sonra hızla gelişen şehirde nüfusun büyük bir bölümü Türk ve Müslüman halktan meydana gelmiştir. 17 ve 18.y.y’larda oldukça hareketli bir şehir görünümü alan Eskimalatya 19.y.y’ın yarısına kadar bu hareketliliğini sürdürmüştür. 1838 yılında şehrin bugünkü Malatya’ya nakledilmesiyle sosyal yönden büyük bir gerileme başlamıştır. Bu durum yakın zamana kadar devam etmiştir.

İlçe kurulduktan sonra sosyal yaşantı hızla gelişmeye ve değişmeye başlamıştır. İlçemize son yıllarda diğer şehirlerden, özellikle Adıyaman ve Şanlıurfa’dan büyük ölçüde göç olmakta ve çevre illerden gelen vatandaşlar “yarıcılık usulü” ile yerleşmektedirler.

İlçe tarımsal sahaların çok olduğu geniş bir ova üzerine kurulmuştur. İlk yerleşim yeri surlar içerisinde olup, çoğunluğunu eski yapılar oluşturmaktadır. Dağınık bir yerleşmeye sahip olan İlçemiz evleri tipik köy evi niteliğindedir. Evlerin çoğunluğunun bahçe içerisinde yapılmış olması dışarıdan gelen yabancıların kiralık konut bulmasında zorluk çekmesine yol açmaktadır.

İlçemiz evlerinin yapı ortalamalarını şöyle sıralayabiliriz. Kerpiç yapılar %60’ ını, karkas yapılar %25’ini, yığma binalar %15’ini kapsamaktadır. İlçemizin tümünde elektrik sorunu tamamiyle çözümlenmiştir. İlçemiz İmar Planı 30.05.1980 tarihinden itibaren uygulanmaya konmuş olup imarlı yapılaşmaya geçilmiştir. İlçemizde içme suyu sorunu tamamen çözümlenmiştir. İlçemiz kanalizasyonu 1970 yılında yapılmış olup, günün şartlarına göre yeterli değildir. İlçemiz kanalizasyonuna ait plan, proje ve etüdleri İller Bankası Genel Müdürlüğünce Belediyemiz adına yaptırılmıştır. Bu güne kadar belediye imkanlarıyla 270 km. kanalizasyon şebekesi yapılarak hizmete sunulmuştur.

EĞİTİM VE KÜLTÜR DURUMU :
İlçemizde Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı 1 adet ziraat meslek lisesi, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı 2 adet lise, 1 adet imam-hatip lisesi, 1 adet yatılı ilköğretim bölge okulu, 12 adet birleştirilmiş sınıflı ilköğretim okulu ve 10 adet de ilköğretim okulu vardır. Bu okullardan 1 lise, 1 imam-hatip lisesi, 1 ziraat meslek lisesi, 1 yatılı ilköğretim bölge okulu, 10 ilköğretim okulu ilçe merkezinde, 1 lise, 5 ilköğretim okulu, Hatunsuyu Kasabası’nda, 1 ilköğretim okulu Hasırcılar Kasabasında, 12 ilköğretim okulu da köylerimizde bulunmaktadır.

İSTATİSTİKSİ BİLGİLERİ :
İlçemizde okuma çağında 5378 öğrenci bulunmaktadır. Bunun İlköğretim okullarının (1-8) toplam 5251 öğrenci okula devam etmektedir. Okula devam etmeyen 78 öğrenci bulunmaktadır. Okula devamlarıyla ilgili olarak:

a- Okul Müdürlerince öğrenci velileriyle görüşülüp, rehberlik yapılarak devamları sağlanılmaya çalışılmış. İlgili çalışmalar yıl boyunca devam etmektedir.

b- Okul yönetimi ve Muhtarlıklarca yapılan resmi tebligatlar sonucunda ise 2 öğrencinin devamı sağlanmıştır.

c- 222 sayılı Kanuna göre “Okula velisi bulunduğu öğrencilerin devamını sağlamayanlara” uygulanan cezai müeyyide uygulanması hususunda 78 kişiye tebligat yapılmıştır.

d- Okuma çağında olup ilçemizden ayrılarak başka yerde ikamet eden öğrenci sayısı 14’ tür.


İlçemizde sinema veya tiyatro salonu yoktur. Spor faaliyetleri açısından tatmin edici bir düzeyde olduğumuz söylenemez. Okullarımızın kendi aralarında yaptıkları faaliyetlerin dışında saha ve malzeme yokluğu nedeniyle kayda değer bir çalışmadan söz edilemez. Tüm bu olumsuzluklara rağmen İlçemizi Malatya 1.Amatör Kümede temsil eden bir futbol takımımız vardır.

draculu45 14.04.09 01:22

Malatya Kale İlçesi

ilçe 09.05.1990 tarih ve 3644 sayılı kanunla 20 Mayıs 1990 tarihinde kurulmuş olup, eski ismi yörede İzollu olarak bilinmektedir. 1560 yılma ait tahrir defterine göre îzoli Komri, yani bugünkü Kömürhan yöresi anlaşılmaktadır. Tahrir defterinde ayrıca îzoli Köyü olarak zikretilmektedir. îzoli Köyünün yaklaşık 430 yıllık bir tarihçesi bulunmaktadır.

18. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu' nda İskan Siyaseti adlı esere göre 1760 yılında 1000 çadıra sahip olan, Malatya kazasının Çoban nahiyesinde yaşayan halk Erzurumda yaylayan, Diyarbakır'da kışlayan ikili bir hayat tarzına sahipti. Bunlar, 16. yüzyıl belgelerine göre Türkmenler grubundandır. İlçenin yüzölçümü 192 km2 dir.

İlçe Malatya'ya 33 km. uzaklıktadır. 2000 genel nüfusuna göre toplam nüfusu 9.569, şehir nüfusu 3.966, köy nüfusu 5.603'tür. İlçenin bucağı yoktur. Merkez olmak üzere 1 belediyesi, 19 köyü ile 43 mezrası vardır. Doğusunda Elazığ, batısında Malatya il merkezi, kuzeyinde Karakaya Barai Gölü sahası ile Elazığ ilinin Baskil ilçesi, güneyinde Pütürge ilçesi bulunmaktadır.

ilçe; iklim bakımından kışları soğuk ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak bir özellik göster*mektedir. Malatya merkezine göre kışları daha ılıman geçmektedir. Nüfusunun tamamı tarımla uğraşır. Özellike de kayısıcılıkla uğraşan halk az da olsa hayvancılık ile uğraşmaktadır, ilçede okuma yazma oranı 1980'de %79, 1985'te %83, 1994'de %86 olarak tesbit edilmiştir.

Arkeolojik çalışmalarla Kale köyünde 1 adet Kale kalıntısı ve eski Pilot köyünde (Karakaya Baraj Gölü'ne su tutulmadan önce) yapılan kazılar sonucu çıkarılan eserler mevcut

Tarih : İzollu’nun yaklaşık olarak 430 yıllık bir tarihçesi bulunmaktadır. Ama, ilçe toprakları üzerinde milattan önceki zamanlarda yerleşimin meydana geldiği bilinmektedir. Karakay Baraj Gölü suları altında kalan Pirot Höyüğü, Bizans İmparatoru Pirot'tan kalmaydı. Ayrıca "İzollu olarak da buranın önemli bir yerleşim birimi oldu*ğu bilinmektedir. İzollu adının çok eski tarihlerde buraya yerleşmiş bulunan bir aşiretten geldiği söylenmektedir. Önceleri Malatya merkez ilçeye bağlı bir nahiye iken, 9 Mayıs 1990 tarihinde 3644 sayılı kanunla ilçe haline getirilmiştir.

Bağlı Bucak ve Köyler : Bağlı bucak ve köylerin nüfusu 5 603 olan ilçenin köyleri şunlardır: Bağlıca, Akuşağı, Bentköy, Çanakçı, Dedeköy Duruldu, Erdemli, Cülenköy İkizpınar, Kaleköy Karaağaç, Kıyıcak, Kozluk, Kumluyazı, Mahmutdursun, Salkımlı, Sarıot, Tepebaşı, Değirmen, Yenidaml

draculu45 14.04.09 01:23

Malatya Pütürge İlçesi




İlk adı güzel yer, istenen yer anlamına gelen (Imrun) Pütürge, bundan 300 yıl önce köy olarak kurulmuş, 1877 yılında bucak haline getirilerek Adıyaman'ın Kâhta ilçesine bağlanmıştır. 1892 yılında ilçe olarak mülki taksimatta Elazığ iline bağlanan Pütürge Cumhuriyetin ilanıyla "Malatya'ya bağlanmıştır.

Malatya'ya 74 km. mesafede olup, yüzölçümü 1.181 km2'dir. Denizden yüksekliği 1.250 metredir. 2000 genel nüfus sayımına göre ilçenin toplam nüfusu 28.382'dir. Bu nüfusun 4.795'i şehirde, 23.587'i köylerde yaşamaktadır. İlçenin 1 bucağı, 1 beldesi, 2 belediyesi ve 62 köyü ile 325 mezrası vardır.

İlçe, arazi olarak engebeli ve sarptır. Düz arazi yok denecek kadar azdır. İlçe toprakları Fırat Nehri'ne dökülen Şiro çayı’nın geniş vadisinin tabanı ile bu vadi etrafında bulunan dağlık kesimlerden oluşur. Yerleşim yerleri dağlık ve tepelik alanlarda yoğunlaşmıştır. Bunun için tarıma elverişli arazileri dağ ve tepelerin yamaçlarında bulunmaktadır.

İlçeye bağlı köylerin tamamında tarım ve hayvancılık yapılmaktadır. Bölge halkı gelenek ve göreneklerine bağlıdır. İlçede okuma yazma oranı 1985-1994 dönemlerinde % 95'e ulaşmıştır. İlçeye bağlı Uzuntaş Köyünde Perieş (Dilbersen) kalesi bulunmakta M.S. 450 yılında yapıldığı ve yapımında 10.000 askerin çalıştığı söylenmektedir. Yine dünyanın 7. harikası olarak bilinen Nemrut Dağı'nın doğu yakası ilçe hudutları içerisinde bulunmaktadır. Ayrıca Gerar Kalesi Nan-ı Guni ve Battalgazi ziyareti gibi tarihi yerler vardır.

Tarih : Önceleri Şiro ve İmran adlarıyla anıldı. Kahta'ya bağlı bir nahiye iken 1870 senesinde Elazığ’a bağlanarak bir kaza merkezi oldu. Bir süre sonra da Malatya'ya bağlandı. Buraya ilk yerleşmenin ne zaman yapıldığı bilinmiyor. İlçe halkının büyük bir bölümünün Kütahya'dan gelen Samanoğulları tarafından meydana geldiği söylenmektedir. Bunlardan başka, nereden geldiği bilinmeyen Kopuzoğulları da daha sonra buraya gelerek yerleşen bir topluluktur.

Gezilebilecek Yerler : Şiro Çayına bakan Gerar Kalesi harabeleri, Tepehan'daki han, Ormaniçi köyündeki aslan kabartması, Nan-ı Guni, Battalgazi ziyareti, Kubbe Dağı ile oradaki kaynak, yemyeşil sırtlardaki ve düzlüklerdeki yaylalar, gezilebilecek yerlere örnek verilebilir.

Bağlı Bucak ve Köyler : Pütürge ilçesine bağlı bucak ve köylerin nüfusu 23 587’dir. İlçenin 1 bucağı, 1 beldesi, 2 belediyesi ve 62 köyü ile 325 mezrası vardır. Akça, Aktarlı, Arınlı, Aslankent, Bakımlı, Bayırköy, Belenköy, Bölükkaya, Bölünmez, Çayköy, Çengelli, Çığırlı, Çukuroymağı, Düvenlik, Erdemler, Esencik, Gökçeli, Gözlüce, Gündeğer, Gündüz, Karahüseyin, Karakaya, Karşıyaka, Koçköy, Pazarcık, Taşmış, Tatlıcak, Teluşağı, Tosunlu, Uyanık, Uzunhüseyin, Uzunkoru, Yediyol, Sinan, Aliçeri, Alihan, Arıtoprak, Başmezra, Büyüköz, Çaygören, Dikilitaş, Esenlik, Gökçeli, Kayadere, Korucak, Kozluk, Körme, Sahilköy, Sorguçlu, Söğütlü, Taştepe, Tekederesi, Ulutaş, Uzuntaş, Üçyaka, Yandere, Yazıca, Köklükkaya, Örencik, Deredüzü, Meşedibi, Bayırlı, Örnekköy, Nohutlu, Uzuntaş, Tepehan, Kozluk, Kökpınar, Ormaniçi.

draculu45 14.04.09 01:23

Malatya Akçadağ İlçesi


Akçadağ yöresinde ilk yerleşim M.Ö. 111'de eski Tunç devrinde başlamış, Geç Hitit, Roma ve Bizans devirlerinde devam etmiştir. Bu devirlerin yörede yaşandığı Akçadağ ilçe merkezinde yer alan Akçadağ Höyük ve Akçadağ kasabasında yer alan Ören Höyük ve Akçadağ Ören kasabası yolu üzerinde bulunan ikinciler Höyükte yapılan yüzey çalışmalarıyla belirlenmiştir. İlçemiz Osmanlı döneminde de yerini koruyarak Sultan Hamid'in Doğu Anadolu'da meydana getirdiği Hamidiye Alayları çerçevesinde Osmanlı ordusuna at ve zahire yetiştirmiştir.

Akçadağ, Osmanlı devrinde tahminen 1850 yıllarında bugünkü Levent bucağında teşkilatlandırılmış, 1858 yılında ilçe merkezi şimdiki yerine Arga'ya nakil edilmiştir.

Cumhuriyet döneminde de Malatya'ya bağlı ilçe merkezi olan Akçadağ'ın Malatya'ya 37 km. batı ve kuzey batısında 850 ile 1660 rakımları arasında, ilçenin doğusunda Malatya merkez ilçesi, güneyinde Yeşilyurt ve Doğanşehir ilçesi, batısında Kahramanmaraş iline bağlı Elbistan ilçesi, kuzeyinde Darende ve Hekimhan ilçeleri bulunmaktadır.

İlçenin yüzölçümü 1.193 km2 olup denizden yükseldiği 925 metredir. 2000 Genel nüfus sayımına göre ilçe köyleriyle birlikte toplam nüfusu 48.670 olup, merkez ilçe nüfusu 13.432, köy ve bucak nüfusu 35.238'dir. ilçenin Kürecik ve Levent olmak üzere 2 bucağı, merkez Ören ve Yukarı Kozluca olmak üzere 3 belediyesiyle 72 köyü, 9 mahallesi ve 169 mezrası vardır, ilçe, ova ve dağlık bir konumda kurulmuştur, ilçeye karasal iklim hakimdir. Çiftçiliğin her türlüsüyle uğraşılmakta, genellikle aile ekonomisi tarıma dayanmaktadır. Eğitim ve kültürel faaliyetler ile halkın büyük şehirlerle fazla ilişki kurması, çok sayıda halkın Avrupa ülkelerine işçi olarak gitmesi, ilçenin kısıtlı olan sosyal hayatını modern hale getirmiştir. Okuma yazma oranı %98 gibi yüksek bir rakama ulaşmıştır.

ilçe sınırları içerisinde Tigem'e bağlı Sultan Suyu üretme Çiftliği mevcut olup, bu çiftlikte tarım ve meyvecilikle birlikte hayvancılık yapılmaktadır. Ülkemizin ünlü yarış atları burada yetiştirilmektedir.

ilçe, tarihi eser bakımdan eski konaklama merkezi olan han kalıntıları açısından zengindir. Bunlardan Sarıhacı, Bekiruşağı ve Esenbey köylerinde, yine Kürecik bucağına bağlı Düvencik köyü civarında Hititler devrinden kalma Ferik Kalesi ile kaya manzaralarını sayabiliriz.

Gezilebilecek Yerleri : Başpınar, Akpınar, Karadağ eteklerinde Yaylak köyünün üzerinde yaklaşık iki metre çapındaki yapay mağara ile Sultansuyu sayılabilir.

Bağlı Bucaklar ve Köyler : Akçadağ ilçesine bağlı bucak ve köylerin toplam nüfusu 32 238'tir. Köy ve bucaklar şunlardır: Aliçeri, Altınlı, Aksaray, Aşağıörükçü, Bayramuşağı, Bölüklü, Büyükçimis, Bahri (eski ismi Çatyol), Dedeköy, Derinboğaz, Develi, Doğanlar, Dümüklü, Esenli, Gülpınar, Güzyurdu, Fatih, Hançerli, Ilıcak, İkinciler, Kadı İbrahim, Karamağara, Karanlıkdere, Karapınar, Keklikpınar, Keller, Kömekavak, Mihmanlı, Muratlı, Ören, Pınarlıgeçit, Resuluşağı, Sarıhacı, Şıhlar, Yağmurlu, Yalınbudak, Yalınkaya, Yalımlı, Yukarıörükçü, Kürecik, Kepez, Aksüt, Bekiruşağı, Çakılpınar, Çevirme, Darıca, Demirciler, Duruluova, Dutlu, Düvencik, Gürkaynak, Harapuşağı, Kalıyalı, Kasımuşağı, Ortaköy, Taşveler, Tataruşağı, Yenipınar, Yukarı Kozluca, Levent, Bağköy, Büyükköy, Çatalbahçe, Çobanuşağı, Doğantepe, Esenbey, Kayadibi, Kolköy, Kozalak, Kurtuşağı, Küçükkürne, Mezraköy, Sakalı Uzun, Taşolar.

draculu45 14.04.09 01:24

GEZİLECEK YERLER

Nemrut Dağı

Doğu ve Batı Medeniyetlerinin, 2150 m. yükseklikte muhteşem bir piramitteki kesişme noktası, Dünyanın sekizinci harikası Nemrut, Yüksekliği on metreyi bulan büyüleyici heykelleri, metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle, UNESCO Dünya Kültür Mirasında yer almaktadır.

Nemrut Dağı, üzerinde barındırdığı dev heykellerin ve anıt mezarın yanı sıra, dünyanın en muhteşem gündoğumu ve gün batışının seyredilebildiği yer olmasıyla da ilgi çekmektedir. Her yıl binlerce insan gündoğumu ve gün batışını seyretmek için Nemrut Dağına gelmektedir.

UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak ilan edilen Nemrut Dağı, çevresindeki Kommagene Uygarlığı eserleri ile birlikte ülkenin önemli Milli Parklarından biridir. Nemrut Dağındaki dev heykeller ve tümülüs, Arsameia (Eski Kale), Yeni Kale, Karakuş Tepesi ve Cendere Köprüsü Milli Park sınırları içerisinde yer alıyor.

Tarihçe

İki bin yıldır güneşin doğuşunu ve batışını 2150 m. yükseklikte izleyen dev heykellerin sırrının çözülmesi için Kommagene Uygarlığı'nın keşfine gitmek gerekir.

Nemrut Dağı'nın Kraliyet Akademisi tarafından araştırma yapmak üzere bölgeye gönderilen genç bilim adamı Otto Punchtein başkanlığındaki ekip, Nemrut Dağı'nın tepesindeki tümülüs ve tümülüsün doğu ve batı yanlarında oluşturulmuş teraslar üzerindeki devasa heykeller ve çeşitli kabartmalardan oluşan eserler üzerinde çalışır. Uzun çalışmalar sonunda Grekçe yazılı kitabeyi çözen Punchstein, bu eserlerin Kommagene Uygarlığı'na ait olduğunu ve Kommagene Kralı I. Antiochos tarafından yaptırıldığını keşfeder. Antiochos'un ağzından yazılan kitabe, Nemrut Dağı'nın sırrını ve Antiochos'un yasalarını içermektedir.

Kommagene Uygarlığının ortaya çıkmasını sağlayan kazılar, Nemrut Dağı'ndan başka Arsameia, Samsat ve Fırat Havzasında gerçekleştirilmiştir. Bölgede yapılan kazılarda ortaya çıkartılan taşınabilir eserler müzelerde, geri kalanları da Milli Park Alanı içerisinde korumaya alınmıştır.

Kommagene Krallığı

Yunanca "Genler Topluluğu" anlamına gelen Kommagene, ismiyle bağdaşırcasına, Grek ve Pers uygarlıklarının inanç, kültür ve geleneklerinin bütünleştiği güçlü bir krallıktır. Toros Dağlarındaki çeşitli yolların birleştiği noktada bulunan antik Kommagene Krallığı, Suriye'nin Kuzeyi, Hatay, Pınarbaşı, Kuzey Toroslar ve doğuda Fırat Nehri'nin çevrelediği verimli topraklarda yer almıştır. Tarıma ve hayvancılığa elverişli ve ekonomik önemi yüksek sedir ağacı ormanlarını barındıran Kommagene topraklarının, ilk çağlardan beri yerleşim alanı olarak kullanıldığı civardaki mağara ve arkeolojik buluntulardan anlaşılmaktadır.

Antik dünyanın küçük ancak güçlü ülkesi Kommagene, baba tarafı Pers Krallarından "Krallar Kralı olarak anılan Darius'a ile, anne tarafı Makedonya Hükümdarı Büyük İskender ile akraba olan bir prensin oğlu Mithradates Kallinikos tarafından, İ.Ö. 109 yılında bağımsız bir krallık olarak kurulmuştur. Farklı topluluklardan meydana gelen ve ayrı inanç ve kültürlere sahip Kommageneliler arasındaki birliği sağlamak konusunda büyük başarı sağlayan Mithradates Kallinikos, tanrılarla olan bağını kuvvetlendireceği ve böylece ulusunu barış içerisinde yaşatacağı inancıyla ülkesinin çeşitli yerlerinde tapınaklar yaptırmıştır.

İklim

Kahta ilçe sınırlarındaki Nemrut Dağında karasal iklim özellikleri görülmektedir. İlçe sınırlarındaki Atatürk Baraj gölü nedeniyle, iklim yapısı önemli bir ölçüde değişikliğe uğrayarak Akdeniz iklimi ile benzerlik göstermeye başlamıştır. Ancak yaz ortasında bile, Nemrut Dağında gün doğumu oldukça soğuk olur.

Müzeler

Malatya Müzesi
Adres: Dernek Mah. Kanal Boyu - Malatya
Tel: (422) 321 30 06

draculu45 14.04.09 01:24

Kaleler

Eski Malatya Kalesi: Eski Malatya'da olup geniş bir alanı kaplar. Yapımına Roma İmparatoru I. Titus zamanında başlanmıştır. Daha sonra Bizans İmparatoru Justinianus (522-565) zamanında son halini almıştır.

Eski Arapgir Kalesi: Sert kayalar üzerine inşa edilmiş kalenin temel kısımları blok taştan diğer kısımları ise kesme taştan yapılmıştır. Anadolu Selçuklular Dönemi eseridir.

Doğanşehir Kalesi: Doğanşehir ilçesinde yeralan kale beşgen bir yapıya sahiptir. Romalılar Devri'nde yapılmıştır.

Camiler ve Türbeler

Malatya'nın önemli camileri Ulu Cami, Arapkir Ulu Cami, Yeni Camii,Yusuf Ziya Camii, Çarşı Camii, Melik Sunullah Camii(Battalgazi), Somuncu Baba Camii(Darande), Molla Eyüp Mescidi(Arapkir)'dir.

Önemli kümbetler Emir Ömer Türbesi, Sıddı Zeynep Kümbeti(Battalgazi) ve Kanlı Kümbeti(Battalgazi)'dir.

Hanlar

Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı: Eski Malatya'da dikdörtgen alan üzerine inşa edilmiştir. 1632 tarihinde IV. Murat'ın silahtarı Bosnalı Mustafa Paşa yaptırmıştır.

Taşhan: Hekimhan ilçesinde Malatya Sivas karayolu üzerinde, Eski Darende'dedir. Selçuklu Sultan Hanlarının geleneklerini devam ettiren bir yapıdır.

Bedesten: Eski Darende ilçesinde yer alan dikdörtgen bir yapıdır.

Mesire Yerleri

Malatya'yı çevreleyen bölge ziyaret edilebilecek bir çok yer sunar. Sultansuyu'nda, sadece safkan Arap atları yetiştirilmez, ayrıca bu büyüleyici yer yakınında Sultansuyu Barajı'nın oluşturduğu göl kenarında insanların piknik yapmasına fırsat tanır. Karakaya Barajı'nın oluşturduğu göl şehirden 15 km. uzaktadır ve yaz ayları yerel halkın gözde piknik mekanıdır. Bu gölde balık avına izin verilmektedir. Darende'nin 10 kilometre batısındaki Günpınar Şelalesi insanların doğal güzelliğin zevkini çıkarıp, piknik yapacağı ve dinleneceği bir yerdir.

Şehre yakın diğer dinlenme alanları Gündüzbey Pınarbaşı, Orduzu Pınarbaşı, Yeşilyurt ve Konak kasabasındaki Horata Suyu'dur. Bunlar arasında Yeşilyurt ve Gündüzbey kirazıyla ünlüdür. Kiraz hasat mevsiminde (Haziran ayı), Yeşilyurt'ta Kiraz Festivali düzenlenir.

Arguvan ilçesinin Kızık köyü tabiat güzelliği ile huzur vermekte, köyün koruma havuzunda bulunan balıklar ise ziyaretçileri hayrete düşürmektedir. Burada bulunan bir su kaynağı ve kaynaktaki balıklar kutsal kabul edilir. Bu nedenle balıkların yenmesine izin verilmez. Yerel halk bu balıkları 'bulaşıkçı' olarak nitelendirmektedir. Çünkü balıklar köylülerin suya bıraktığı kirli kapları temizlemektedirler.

Sportif Etkinlikler

Doğa Yürüyüşü: Nemrut Dağı, Sultan Suyu Vadisi, Levent Vadisi ve Pötürge ilçesi yaylaları doğa yürüyüşü sevenler için ideal yerlerdir.

Cirit: Ata sporu cirit, Malatya festivallerinin vazgeçilmez faaliyetlerindendir. Malatya'da özel olarak yetişen atlar eşliğinde yapılan bu spor, yerli ve yabancı turistlerde büyük ilgi uyandırmaktadır.

Olta Balıkçılığı: Balık avlamayı zevk haline getiren balık severler için Karakaya Baraj Gölü, Sultansuyu Baraj Gölü ve Sürgü Baraj Göllerinde olta balıkçılığı oldukça yaygındır. Çevrede bulunan dinlenme mekanları da ziyaretçilere uygun ortamlar sunmaktadır.

Yamaç Paraşütü: İnönü Üniversitesi Havacılık kolu Yamaç Paraşütü eğitim ve atlama kursu düzenlenmektedir.

draculu45 14.04.09 01:24

COĞRAFYA

Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat Havzasında yer alan Malatya İç Anadolu, Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine doğal geçişi sağlayan yol güzergahındadır. Malatya genel olarak yüksek plato ve dağlardan oluşan bir arazi yapısına sahiptir.

İlin güney bölümü meşe ağaçlarından oluşan korular ve baltalıklarla, kuzeyi ise bozuk nitelikli yapraklı ormanlarla kaplıdır. Nehir ve çay kenarlarında kavaklık ve söğütlükler bulunur. İl merkezi ve ilçelere bağlı köylerde, kayısı başta olmak üzere geniş meyvelikler yer alır.

İklimi karasaldır; yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve çoğu kez kar yağışlıdır. Ancak son yıllarda yapılan Karakaya ve diğer baraj göllerinin etkisiyle, iklim yumuşayarak zaman zaman Akdeniz iklimi özelliklerini göstermektedir. En çok yağış, ilkbahar ve sonbahar aylarında görülmektedir.

TARİHÇE

Yapılan araştırmalar ve arkeolojik kazılar sonucunda, tarihi geçmişi Paleolitik Çağa kadar uzanan Malatya ilinde, M.Ö. 7000 yıllarında iskanın başladığı anlaşılmıştır. Yöre, daha sonra Hitit, Asur, Urartu, Pers, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu ve Osmanlı egemenliklerini yaşamıştır.

NE YENİR

Lezzetli bir mutfağa sahip olan Malatya mutfağında etin ve bulgurun önemli bir yeri vardır.Çoğunlukla bulgur ve diğer malzemelerin karışımıyla yapılan 70 tür 'köfte' bulunmaktadır. Bulgur, fasulye yaprağı, kiraz, ayva, üzüm ve dut yaprağı ile yapılan sarmalarda da kullanılır.

Ayrıca kebaplardan, tatlılara kadar birçok yerde kullanılan kayısı ve ürünlerinin, damak lezzetinde önemli bir yeri vardır. Yerel mutfağın gözde yemeklerinden kağıt kebabı ve içli köftenin ise tadına doyum olmaz. Tanımlamanın yetersiz kalacağına inandığımız birbirinden lezzetli ve çeşitli kayısı tatlılarını ise Malatya'yı ziyaretinizde mutlaka tatmalısınız.

NE ALINIR?

Sofra bezi, perde, yazma gibi ahşap kalıplarla ve baskı tekniği ile süslenmiş dokumalar; halılar, canlı ve renkli olan kilimler, cicim; dövme, çekme germe gibi yöntemlerle yapılan bakır mutfak eşyaları; ahşaptan yapılan ve "güm güm" denen yayıklar çıkrıklar, kaşıklar Malatya'dan alınabilecek özgün hediyelik eşyalardır.

Kuru kayısının yanında, kayısının çeşitli türlerinden yapılmış dondurulmuş kayısı, kayısı konservesi, jöle, reçel, marmelat ve kreması, yeşil kayısı turşusu ve pestilinin de yapılacak alışverişlerde alınması tavsiye edilir.

Malatya kent merkezindeki Kapalı Çarşı, Bakırcılar Çarşısı, Kuru Kayısı Pazarı, Atatürk ve İnönü Caddeleri ile Milli Egemenlik Caddesi alışveriş merkezleridir.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:08 .

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.
Dizayn ve Kurulum : Makinist