![]() |
ERZİNCAN tanıtım videosu ve tarihi
ERZİNCAN tanıtım videosu
|
ERZİNCAN
24 ERZİNCAN ( Kod : 446 ) Vali Ali GÜNGÖR Valilik 214 10 01 İl Emn. Md. 214 77 50 İl Jn. Kom. 226 09 35 Bld. Bşk. 223 99 30 İlçe Sayısı 8 Belediye Sayısı 29 Köy Sayısı 531 Yüzölçümü 11.903 Nüfusu 316.841 |
GENEL BİLGİLER
Doğu Anadolu Bölgesi'nde Fırat'ın yukarı kısmında yer alan Erzincan, Anadolu'nun en eski kültür merkezlerinden birisidir. Tarihi ipek yolu güzergahında yer alan kent Hitit, Urartu, Med, Pers, Hellen, Roma egemenliğinde kalmış, Malazgirt Zaferinden sonra Türk ve Osmanlı hakimiyetine geçmiştir. Erzincan kültürel zenginliği kadar doğal güzellikleri, coğrafyası, mutfağı ve alışveriş olanakları ile tam bir turizm cennetidir |
İLÇELER:
Erzincan ilinin ilçeleri; Çayırlı, İliç, Kemah, Kemaliye, Otlukbeli, Refatiye, Trecan ve Üzümlü'dür. Çayırlı : Erzincan'a 114 km mesafede olan ilçenin hangi tarihte kurulduğu bilinmemektedir. İlçedeki gezip görülecek yerler 1219 tarihinde Karslı Tahir Usta tarafından yapılmış, duvarları yontma taşlarla örülü, tavanı ahşap oymalarla süslenmiş bir konak, keşiş dağı üzerinde bulunan ve bir doğa harikası olan Aygır krater gölü, Büyük Yayla gölü, Yedi Göller ve Kartallı köyü gölüdür. İliç : Erzincan'a 153 km uzaklıkta bulunan İlçenin ilk yerleşim tarihi kesin olarak bilinmemektedir. İliç'in köylerinde çok sayıda höyük ve tarihi yapı kalıntıları bulunmaktadır. Bunların çoğunda bilimsel kazı ve araştırmalar yapılmıştır. Altıntaş köyünde, Romalılara ve daha sonraki dönemlere ait olan çok sayıda kalıntılar bulunmaktadır. Kemah : Erzincan'a 52 km uzaklıktaki ilçede gezip görülecek yerler arasında Kemah Kalesi, Gülabibey Çeşme ve Hamamı, Melik Gazi Türbe ve Zaviyesi, Tugay Hatun Kümbeti, Ali Baba Türbesi, Gözcü Baba Türbesi, Hacı Mahmut Bey Çeşmesi, Alaattin Bey Çeşmesi gibi tarihi eserler ile Buz Mağarası ve Soğuksular mesire yeri bulunmaktadır |
Kemaliye: Erzincan'a 194 km uzaklıktaki, Keban Baraj Gölü kıyısında güzel bir vadi içinde kurulmuştur. İlçede gezilip görülecek yerler arasında Endiçi Kalesi, Roma Mezarlığı gibi tarihi kalıntılar ile Topkapı Camii, Orta Cami bulunmaktadır. Ayrıca İlçenin Ocak köyünde, Selçuklu Osmanlı mimarisinin özelliklerini gösteren Hıdır Abdal Sultan Türbesini sayabiliriz.
Otlukbeli: 1473'te Fatih Sultan Mehmet ile Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan arasındaki Otlukbeli Savaşı Erzincan'a 142 km uzaklıkta bulunan bu ilçede yapılmıştır. İlçe merkezinin 6 km kuzeybatısında olan traverten şeddi (Maden sularının oluşturduğu traverten şeddi) gölünün oluşumu günümüzde halen devam etmektedir. Otlukbeli Gölü'nün en önemli özelliği, çanağının ve oluşumunun göl türleri içerisinde günümüze kadar bilinenlerin içerisinde dünyada tek tip oluşudur. Göl, bu özelliğinden dolayı, doğal anıt olarak da nitelendirilmektedir. Refahiye: Erzincan'a 71 km uzaklıktadır. İlçedeki gezip görülecek yerler arasında Kutlutepe, Kutsal Kaya, Kadıköy Kilisesi, Merkez Cami, Köroğlu Mağarası, Bal kaya, Refahiye Ormanları ve Dumanlı Yaylasını sayabiliriz. Ayrıcı İl merkezine 42. Km. uzaklıkta, Yıldırım Akbulut Kayak Tesisleri hizmet vermektedir. Üzümlü: Erzincan'a 23 km. uzaklıktadır. İlçede gezip görülecek yerler arasında Akkoyunlu Cami, Hacı Nutullah Cami gibi tarihi kalıntılar ile Şeyh Karpuz Mağarası, Aygır Gölü, Hıdırellez Gölü, Bayırbağ Değirmenönü Mesire alanı ve karakaya Çermik Mesire alanını sayabiliriz Tercan : Erzincan'a 88 km uzaklıktadır. İlçede gezip görülecek yerler arasında Kefrenci Tapınağı, Pekeriç (Çadırkaya kalesi), Kötür Köprüsü ile Orta Çağ Türk mimarisinin en ilginç ve önemli eseri kervansaray, hamam, mescit ve türbeden oluşan Mama Hatun külliyeyi sayabiliriz |
NASIL GİDİLİR?
Karayolu : Terminale şehir içi olmuş ve otobüs hattıyla ulaşmak mümkündür. Otogar Tel : (+90-446) 214 16 03 Demiryolu : Tren garına şehir içi dolmuş ve otobüs hattıyla ulaşmak mümkündür. Erzincan Divriği arasında günlük tren seferleri bulunmaktadır. Ayrıca Doğu Ekspresi her gün çalışmaktadır. İstasyon Tel : (+90-446) 214 44 25 - 214 44 26 - 214 18 56 Havayolu : Erzincan Havaalanın il Merkezine Uzaklığı 7 km.dir. Havalimanına ulaşım şehir içi taksileriyle yapılmaktadır. Hava Limanı Tel : (+90-446) 214 44 25 - 214 18 56 |
|
ÜZÜMLÜ İLÇESİ a) TARİHİ: Tzumina-Cimin ve Üzümlü… Asırları bu isim altında yaşamış bir ilçemiz. Erzincan’ın kuzeyindeki dağ zinciri eteğinde, tarihi Altıntepe’nin yakınında oluşu, onun bir çok kültür ve medeniyeti yaşadığına delildir. Din açısından, paganist devreyi Urartu’dan İran dönemine kadar yaşadı. Takiben ateşgede rahiplerinin kontrolüne girdi. Persler Anahid gibi kültür bölgesindeki gibi Üzümlü’de de tapınma aracı yaptılar. Roma’nın gelişi ile bu defa Latin panteonu hakim olmuştur. Hırıstiyanlık, çok sonraları, Aziz Grigor (Aydınlatıcı) vasıtası ile yayıldı. Kısa zamanda bir çok vank denilen tapınaklar, hem Üzümlü’de hemde Erzincan’da göz çarpmıştır. Doğuda Theodisiopolis (Erzurum), Tzumina da Aedifis’de görüldüğü gibi, Doğu Roma’nın büyük imparatoru Justinianus adıyla göze çarpmıştır. Sasani istilalarının yerini VII. yy ortalarında İslam gazaları aldı. Peygamber Hz. Muhammed’in sahabesi veya halifelerin emirleri, Kemah, Erzincan ve Erzurum gazalarında Üzümlü’yü de İslam Devleti topraklarına kattılar. Böylece ilk defa Allah, Hz. Muhammed ve dolayısıyla ezan sesleri Üzümlü sosyal hayatında gördü. Malazgirt Zaferi ile Üzümlü’nün de kaderi değişti. Alp Arslan ve Melikşah’ın emirlerinden olan Mengücük Gazi, İlk Türk hakimi olarak Üzümlü’de saygı ve itibar görmüştür. Selçuklular, Moğollar, İlhanlılar, Türkmen asıllı beylikler ve nihayet Koyunlular’dan sonra Kara ve Ak Koyunlular da Üzümlü’ye Türkleşme sürecini kazandırdılar. Yıldırım ve Tümerlenk gibi Fatihler ve Üzümlülüler’in yabancısı değildiler. Şah İsmail fırtınasına, Yavuz Sultan Selim 1514’te son verdi. Kanuni Sultan Süleyman gibi Cihan Padişahı İran seferi için Üzümlü’nün Cibice geçidinden geçti. Üzümlü, Erzincan gibi sürekli depremlerin tehdidinde kaldı. Eski kalıntılarını toprağa gömdü. Bir çok insanı da zarara uğradı. Osmanlı-Rus harplerinin sonuncusu sayılan I. Dünya harbinde yenik düşülmesi üzerine Ruslar, 1916’da ilk işgal acısını yaşattılar. I. Kafkas Kolordusu’nun fedakar askerlerince 1918’de kara günlere son verildi. Mütareke… kongreler… Büyük kurtarıcı M.Kemal ile, hem Hey’et-i Temsiliye Reisi, hem de 1924’te Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa olarak tanıştı. Onu topraklarında gördü. 1923’te Cumhuriyet İdaresi. Vilayet Merkezi Erzincan idi. 1924 yılına kadar köy statüsünde yerleşim birimi olarak süregelen Üzümlü bu yıl Nahiye statüsünü kazanmıştır. Ve yine Üzümlü Belediyesi 14 Nisan 1930 tarih ve 1580 sayılı Belediyeler Kanununun 2. maddesi gereği “Nüfusu 2000 den fazla mahallerde belediye teşkilatı mecburidir.” Hükmüne göre 1930 yılında kurulmuştur. M.Kemal Atatürk sürekli olarak, demiryolu politikası üzerinde durdu. Nihayet 1938’de modern ulaşım aracı tren-demiryolu Üzümlü güneyinden geçirildi. Aşılmaz Karasu, betonarme ve demir köprülerle aşıldı. 19.06.1987 gün ve 3392 Sayılı Kanunla İlçe yapılan Üzümlü’de 16.09.1988 tarihinde fiilen Kaymakamlık kurularak faaliyete geçmiştir. Üzümlü, Tzumina ve Cimin isimlerini taşımıştı. İlçe oluşu ile, Kara Üzümü ile sıfatlandırıldı ve “Üzümlü” adını aldı. Ve böylece 2000’li yıllara doğru adım atılmak üzeredir. Tarımın, ticaretin, kültürün ve eğitimin gelişme göstermekte olduğu Üzümlü’yü artık parlak bir gelecek beklemektedir. |
b) COGRAFİ YAPISI :
Üzümlü İlçesi, Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat Bölümünde, Erzincan İli sınırları içerisinde yer alır, İlçe arazisinin büyük bölümü (%80) Erzincan havzasının kuzeyinde uzanan Esence dağları (3549 m.) sahasinde, küçük bir bölümü (% 20) ise Erzincan ovasında (1200 m.) bulunmaktadır. Üzümlü, kapladığı alan itibariyle Otlukbeli’den (254 km2.) sonra Erzincan’ın ikinci küçük ilçesi olup, yüzölçümü 410 km2. dir. İlçenin Kuzey sınırı Erzincan Ovası ile Çayırlı ovası arasında su bölümü çizgisi oluşturan dağların zirvelerinden geçirilmiştir. Doğuda Sansa boğazının büyük bir bölümünü sınırları içerisine alan Üzümlü’nün güney sınırı genel olarak Karasu ırmağını takip eder. İlçeyi Erzincan Merkez İlçeden ayıran sınır güneyde Denizdamı köyü ile kuzeyde Esence dağlarının zirvelerinden biri durumundaki Dağınık dağı (3463 m.) arasında çekilen bir hatla belirlenmiş olup, her hangi bir doğal çevre unsuruna dayanmamaktadır. Üzümlü İlçesi idari bakımdan Kuzeyde Çayırlı, doğuda Tercan, güneydoğuda Pülümür (Tunceli) güneyde ve batıda Erzincan Merkez ilçe ile komşudur. Erzincan Ovasını batı-doğu doğrultusunda kat eden Uluslar arası E-80 Karayolu Üzümlü İlçesi topraklarından geçtikten sonra Sansa boğazına girer. İlçenin en büyük yerleşim ünitesi durumundaki Üzümlü şehri, E-80 Karayolunun yaklaşık 5 km. kuzeyinde kurulmuş olup, Erzincan İl merkezine uzaklığı 22 km. dir. Üzümlü İlçesinin suları Karasu (Fırat) nehrinin kolları tarafından (Cimin deresi, Pağnik Çayı, Su deresi ve Değirmen deresi gibi) drene edilmektedir. Aygır gölü dışında doğal oluşumlu gölün bulunmadığı ilçe, kaynaklar ve yer altı suyu potansiyeli bakımından ise nispeten zengin sayılır. Üzümlü ve çevresinde Karasal iklim özellikleri görülmektedir. Ova tabanında stepler, dağlık kesimde ise meşe ağaçlarının ağırlıklı olduğu ormanlar hakim bitki örtüsünü oluşturur. Üzümlü İlçesi, Ülkemizin depremsellik riski en yüksek yörelerinden biridir. Türkiye’nin Kuzeyini batı-doğu yönünde kat eden Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) Suşehri havzasından sonra Erzincan Ovasına girmekte ve ovanın kuzey kenarı boyunca ilerlemek suretiyle Üzümlü’nün güneyindeki tepelik sahaya ulaşmaktadır. Muhtemelen birden fazla kırıktan meydana gelen bu fay, daha sonra güneydoğu istikametinde devam ederek Karlıova’ya (Bingöl) doğru uzanmaktadır. Birinci derece deprem bölgesi içerisinde yer alan Üzümlü İlçesi tarih boyunca Erzincan ile birlikte pek çok deprem yaşamıştır. Son 1000 yıllık yörenin yerleşme tarihi içerisinde 19’u yıkıcı olmak üzere 57 kadar büyük deprem meydana gelmiştir. Özellikle 1939 ve 1992 yıllarında meydana gelen depremler Üzümlü ve çevresindeki beşeri hayatı derinden etkilemiştir. c) NÜFUSU : İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımı sonuçlarına göre 49.928 kişidir. Bunun 30.298’i (%61) İlçe merkezinde, geriye kalan 19.630’u (%39) ise kırsal kesimde yaşamaktadırlar. İlçenin aritmetik nüfus yoğunluğu 121.8 kişi/km2.dir. Bu değer hem Erzincan ilinin (26.6 kişi km2.), hem de Türkiye ortalamasının (88 kişi/km2) oldukça üzerindedir. Bu durum İlçenin yüzölçümü (410 km2) ile nüfus miktarı arasındaki dengesizlikten kaynaklanmıştır. Nitekim Üzümlü, alan bakımından Erzincan’ın ikinci küçük ilçesi olmasına karşın, nüfus bakımından Merkez ilçeden sonra en kalabalık ilçesidir. Üzümlü İlçesinin nüfusu 1935-2000 yılları arasında sürekli olarak artış göstermiştir. Nitekim ilçede 1935 yılı itibariyle 11.930 kişi yaşadığı halde, aradan geçen 65 yıllık sürede bu nüfus miktarı %318,5 oranında artarak 49.928 kişiye çıkmıştır. Buna göre yıllık nüfus artış hızı % 049 civarında olup Türkiye ortalamasının üzerindedir. d) İDARİ DURUMU: 3392 Sayılı Kanunla İlçe olan Üzümlü’de merkez teşkilatının tüm birimleri oluşturulmuştur. İlçe merkezi ile Bayırbağ, Karakaya ve Altınbaşak Beldeleri olmak üzere 4 Belediye teşkilatı vardır. Günümüz itibariyle ilçenin 23 köyü ve bu köylere bağlı 29 mezra olmak üzere merkez dışında 55 yerleşim birimi mevcuttur. İlçede bucak teşkilatı yoktur. Yerleşim yerleri olan köylerin çoğu dağlık bölgededir. Az bir kısmı ovada toplanmıştır. İlçeye en yakın köy 7 km. mesafede bulunan Çadırtepe ve en uzak köy 56 km mesafede bulunan Esenyurt köyümüzdür. Ekonomik yönden yeterli düzeyde bulunmayan İlçe halkı kamu yatırımlarına gerekli işgücü ve maddi yardımda bulunamamaktadır. Halkın gelir seviyesinin düşüklüğü yanında sosyal ve eğitim seviyesinin de genel olarak düşüş oluşu nedeniyle halk katkısı umulan seviyede değildir. Ancak vatandaşların Devlete bağlılıkları en üst seviyede olduğu görülmektedir. e) SOSYAL DURUMU: Arkeolojik bulgular Üzümlü ve çevresinde yerleşme tarihinin M.Ö. 3000 yılına kadar uzandığını göstermektedir. Yöre Huriler ile başlayıp Türkiye Cumhuriyetine kadar devam eden tarihi süreçte 19 ayrı devlet ve medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Üzümlü’de şehirsel fonksiyonlar henüz yeterince gelişmemiştir. Bunda Erzincan şehrine yakın olmanın payı büyüktür. Nitekim ilçeye bağlı köyler yanında Üzümlü’lülerin kendisi dahi şehirsel hizmetlerin önemli bir bölümünü Erzincan’dan karşılamaktadırlar. Yerleşmenin konum ve yol bağlantıları bakımından kendine bağlı köylere sapa düşmesi, gelişmeyi ve şehirleşmeyi güçleştiren önemli faktörlerdendir. Esasen Cimin deresi etrafında kümelenmiş olan yerleşmenin asıl merkezi (Çay, Babacan ve Oruçlu Mahallelerinin kesişim bölgesi) bitişik düzen konutlardan oluşmuş büyük bir kasaba görünümündedir. Ticari işyerleri ve kamu hizmet binaları bu kesimin ortasında yer almaktadır. Son yıllarda açılan yollar ve inşa edilen yeni konutlarla geleneksel mimarinin izlerini taşıyan bu eski doku formu nisbeten değişmeye başlamıştır. Üzümlü’yü E-80 karayoluna bağlayan yaklaşık 5 km. uzunluğundaki ana aksın her iki yanında gelişen yeni ikametgah alanları tam bir şehir görümünündedir. Birinci derece deprem bölgesi olması nedeniyle İlçe merkezinde son zamanlarda yapılan konutlar teknik şartlara uygun olarak yapılmaya başlanmıştır. Bunun yanında ilçede konut sıkıntısı da yaşanmaktadır. Köylerde köy odası, kahve ve bakkal gibi toplumun sosyal yaşantısını etkileyen faktörler ovada bulunan 5-6 köyün dışındaki köylerde bulunmamaktadır. Sosyal yaşantıyı ekonomik uğraşılarımız olan tarım ve hayvancılık yönlendirmektedir. İlçede elektrik ve telefonsuz olan köyümüz yoktur. İlçe merkezinde su problemi yaşanmamaktadır. Köylerde yeterli içme suyu mevcut ise de çetin kış şartları nedeniyle sürekli tahribat olmaktadır |
Erzıncan Ulasım
Karayolu : Terminale şehir içi olmuş ve otobüs hattıyla ulaşmak mümkündür. Demiryolu : Tren garına şehir içi dolmuş ve otobüs hattıyla ulaşmak mümkündür. Erzincan Divriği arasında günlük tren seferleri bulunmaktadır. Ayrıca Doğu Ekspresi her gün çalışmaktadır. Havayolu : Erzincan Havaalanın il Merkezine Uzaklığı 7 km.dir. Havalimanına ulaşım şehir içi taksileriyle yapılmaktadır. |
Yerel Giysiler
Toplumsal değişmeye koşut olarak, yerel giysilerin yerini çağdaş giysiler almaktadır. Yerel giysiler, kırsal kesimde günümüzde de az da olsa rastlanmaktadır. Köylerde kadınlar astarlı iki entariyi üst üste giyerler. Bu entariler topuğa dek uzanır. Yörede üçeteğe üç peşli entari de denir. Üçetekle birlikte geniş bir şalvar, uzun keten ve bürümcük gömlekler giyilir. Belde şal kuşak, gümüş kemer kadın giyimini tamamlar. Başa peştamal, yazma sarılır, yerli tezgahlarda, ince yünden dokunan ihram (Yörede ehram denilmektedir.) önceleri yaygın bir sokak giysi iken artık Üzümlü yöresindeki birkaç köyde giyilmektedir, ihramı özelliği dikişsiz olmasıdır. Tüm bedeni sarar, yalnızca gözleri açıkta bırakır. Kullanılan kadın kumaşları kadife, kutnu, çitari, alaca, manisa, atlas, pullu sehavidir. Siyah ya da koyu kahverengi, paçaları bol pantolon, yakasız, kenarları işli avcı yeleği yaygın erkek giysileridir. Yünden dokunmuş bel kuşağı geniş, düz biçimde sarılır. Ayaklara geniş ya da sivri uçlu yemeni, türlü renklerde yün çorap vardır. Kullanılan kumaşlar, kadife, çuha kumaş ve tamamen yün olan mahalli kumaşlardır. Ancak, Erzincan'da modern çağın giyim tarzına ayak uydurduğundan geleneksel giysiler yavaş yavaş kaybolmaktadır. |
Bakırcılık
Bakırcılığın tarihi Erzincan ilinde çok eskidir. Urartu medeniyetleri eserlerini Altıntepe kazılarından anlaşıldığına göre, Urartu döneminde Erzincan bakır işletmeciliği üretimleri Atina pazarlarında aranan mal olarak değer kazanmıştır. Bakır levha işlemesinin yanısıra Erzincan ve yöresinde çok çeşitli türde araç-gereç, mutfak eşyası yada hamam takımları yapımında kullanılmaktaydı. Erzincan'dan ülke dışına satılan bakır eşya büyük miktarlara ulaşmaktaydı. Paris, Viyana ve Philadephia uluslararası fuarlarında sergilenen Erzincan yöresi bakır eşyaları büyük ün kazanmıştır. Günümüzde ise, küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından üretilen mamuller genellikle iç piyasada pazarlanmaktadır. Sektör talep azalması nedeniyle önemli ölçüde zarara uğramış, bir çok işyeri kapanmıştır. Bakırcılığın, Erzincan'da eski bir geçmişi vardır. Dövme bakırcılık çok yaygındı. Tepsiler, kazanlar, kaplar, ibrikler, leğenler yapılırdı. Alüminyum ve plastik eşyanın yaygınlaşmasıyla dövme bakırcılık önemini yitirmiş, yerini bakır el işlemeciliğine bırakmıştır. Günümüzde yapılan semaver, tepsi, biblo, tabak, kaşık, şekerlik, sigaralık, kupa, vazo gibi ürünler daha çok süs eşyası niteliğindedir. Bakırcı ustalarına gelen bakır levhalar türlü gereçlerin yardımıyla tepsi, tabak, vazo vb. biçime sokulur. Dövme, çekme, dökme yöntemleriyle biçimlendirilen bakır eşya yine türlü yöntemlerle işlenir. Bezemede çoğunlukla stilize lale, yaprak, narçiçeği, selvi motifleri; hayvan figürleri, geometrik biçimler kullanılır. Bakır süs eşyaları, nikel kaplanmakta veya boyanarak süslenmekte, el işçiliği ile işlenerek yurt içi ve yurt dışına pazarlanmaktadır |
Erzıncanda Ne Meshurdur?
El bakırcılığı (semaver, tepsi, biblo, duvar tabağı, şekerlik, vazo gibi anı ve süs eşyası), halı dokumacılığı Erzincan'dan alınabilecek özgün hediyelik eşyalardır. Erzincan tava leblebisi ile Erzincan Tulum Peynirinin Erzincan'da yapılacak alışverişlerde alınması tavsiye edilir. Girlevik Şelalesi, Ekşisu Kaplıcası, Aygır Gölü, Buz Mağaraları, gibi yerleri gezmeyi tavsiye edilir |
Terzı Baba
Erzincan’da yetişen, bir büyük evliyâdır, Ledünnî ilimlerde, o, geniş bir deryâdır. Anne ve babasının, isteği üzerine, Küçükten başlamıştı, terzilik mesleğine. Dünyâya zerre kadar, hiç etmezdi muhabbet, Âhiret ahvâline, ediyordu hep rağbet. Her iğne batırışta, zikrederdi Rabbini, Zîrâ Allah sevgisi, doldurmuştu kalbini. İğneyi çekerken de, Allah derdi o yine, Zîrâ O’ndan gayrisi, hiç gelmezdi kalbine. Halîm ve selîm olup, mütevâzi idi pek, Hâlini, insanlardan, gizler idi Mübârek. Fakîrleri çok sever, bunu belli ederdi, Onlar ile oturmak, çok hoşuna giderdi. Bir fakîr seyyah geldi, Erzincan’a bir zaman, Üstündeki paltosu, görünmezdi yamadan. Kirli ve yırtık idi, sökülmüştü her yeri, Onu diktirmek için, gezdi hep terzileri. Ve lâkin hiç birisi, dikmedi paltosunu, Hattâ eline bile, almadı kimse onu. O zavallı fakîre, hiç kıymet vermiyerek, Savdılar başlarından, istihzâ eyleyerek. Dediler ki: “Şurada, git bul Terzi Baba’yı, O diker üstündeki, bu pejmürde abayı, Böyle âdi işleri, vaktimiz yok yapmaya, ***ür bunu, o yapsın, gelme artık buraya.” Zavallı fakîr yolcu, buldu Terzi Baba’yı, Dedi: “Diker misiniz, üstümdeki abayı?” Buyurdu ki: “Tabiî, bırak onu sen bana, İnşallah hemen başlar, bitiririm yarına.” Aldı onu, yıkadı, temizledi ilk önce, Söküklerini dikip, tâmir etti güzelce. Ertesi gün o fakîr, geldiğinde dükkâna, “Paltonuz hazır” deyip, kalktı ve verdi ona. Lâkin öyle bir hâle, getirmişti ki onu, Fakîr tanıyamadı, kendinin paltosunu. Zîrâ baktı, yıkanmış, temizlenmiş, dikilmiş, Yepyeni gördü onu, sanki hiç giyilmemiş. Çok sevinip şükretti, Allahü teâlâya, “Borcum ne kadar?” diye, sordu Terzi Baba’ya. Buyurdu ki: “Borcun yok, âfiyetle giy onu, Zîrâ ben, Allah için, diktim senin paltonu.” Fakîr açtı elini, dedi ki: “Yâ İlâhî! Evliyâ kullarından, eyle sen, bunu dahî.” O günlerde Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî de, Talebesinden olan, Abdullah-ı Mekkî’ye, Bir icâzet vererek, demişti ki kendine: “Sen de bu emâneti, verirsin bir ehline.” Gönderdi sonra onu, hemen Anadolu’ya, Ki aldığı feyzleri, saçıversin oraya. Buyurdu: “Oralarda, bulunca bir ehlini, O nasipli kimseye, ver bu emânetini.” “Peki efendim!” deyip, bir grup insanlarla Anadolu’ya doğru, Bağdat’tan çıktı yola. Mesâfeler katedip, Erzurum’a geldiler, Oradan da Erzincan, şehrine yöneldiler. Erzincan sınırına, yaklaşınca mübârek, Bir an yoldaşlarına, yüzünü döndürerek, Dedi ki: “Hocamızdan, aldığım emâneti, Vereceğim o şahsın, yakındır vilâyeti. Zîrâ bana bir koku, geliyor ki bu yerde, O zât, bu yakınlarda, bir yerdedir belki de.” Erzincan sınırına, doğru ilerledikçe, O kokunun şiddeti, artıyordu gittikçe. Ne zaman ki az sonra, Erzincan’a geldiler, Gökyüzünden o yere, nûr yağıyor gördüler. Hem Abdullah-ı Mekki, hem dahî diğerleri, Gördüler gökten inen, o nûr-u illâhîyi. “Aradığım şehir, burasıdır” diyerek, Kenar bir mahâllede, ikâmet eylediler. Onlar teşrîf edince, bu beldeye nihâyet, İnsanlar akın akın, eylediler ziyâret. Her gelen hayran kaldı, onun sohbetlerine, Ziyâretçi sayısı, çoğaldı günden güne. Lâkin o, gelenlere, tek tek dikkat ederek, Birini arıyordu, emâneti verecek. Nihâyet Terzi Baba, teşrîf etti oraya. O içeri girince, hemen kalktı ayağa. Çağırıp, tam yanında, oturttu kendisini. Şaşırttı bu iltifat, cemâatin hepsini. Ona olan ilgiden, hayrete düştüler hep, Dediler: “Bir terziye, bu iltifat ne acep?” Lâkin o, görüyordu, onun temiz kalbini, Zîrâ erbâbı anlar, mücevherin kadrini. Sonra Terzi Baba’ya, buyurdu ki: “Kardeşim! Bende bir emânet var, hocamdan almış idim. Seni lâyık görürüm, emâneti vermeye, Sen buna müstehaksın, vermem onu gayriye, Bu, sana çok menfaat, çok nîmet sağlayacak, İnsanlar akın akın, sana doğru koşacak. Bunun için sâdece, sen Allah diyeceksin, Onun karşılığında, çok şeye ereceksin.” Dedi ki: “Ey efendim, nedir aslı bu işin? Ben aslâ Allah demem, dünyalık bir şey için.” Buyurdu ki: “Kardeşim, bu sözün ne güzeldir, Benim dahî murâdım, bunu temin etmektir. Benim bu teklîfime, evet dersen sen hemen, Dünyâ muhabbetinden, kurtulursun tamâmen. Bu, öyle bir nîmet ki, benzeri yoktur daha, Dünyâdan uzaklaşıp, yaklaşırsın Allah’a. Sen bu güzel sözünle, isbat ettin kendini. Mübârek olsun sana, uzat şimdi elini.” Sonra bir himmet ile, baktı Terzi Baba’ya, Yükseltti tasavvufta, çok yüksek bir noktaya. Değişti, olgunlaştı, o anda birden bire, Kavuştu çok kıymetli, mânevî nîmetlere. Abdullah-ı Mekkî’nin, bir himmetli nazarı, Bir anda yükseklere, çekti o bahtiyârı. Birkaç gün daha kalıp, yanında, en nihâyet, Verdi Terzi Baba’ya, o gün mutlak icâzet. O günden îtibâren, girdi başka bir hâle, Zîrâ o, tasavvufta, ermişti tam kemâle. Mânevî ilimlerin, deryâsına dalmıştı, Artık o, büyük âlim, yüksek velî olmuştu. Her konuştuğu hikmet, ibretti her bakışı, Değişmişti bir anda, onun hayat akışı. İnsanlar da bu hâli, başladı fark etmeye, Gelmeye başladılar, ondan istifadeye. Sohbetini dinleyen, kendinden geçiyordu, Bu dünyâdan soğuyup, Hakk’a yaklaşıyordu. Gelen hayran olurdu, onun yüksek hâline, Zîrâ nûr saçıyordu, o herkesin kalbine. Ziyâretçi sayısı, gün be gün artıyordu, Bâzıları bu işe, mânâ veremiyordu, Hakkında dedi-kodu, başladı en nihâyet, Zîrâ kötü insanlar, eksik değildi elbet. Derlerdi: “Bildiğimiz, şu câhil Terzi Baba, Halk niçin akın akın, ona gider acabâ?” Önce, yalnız câhiller, söylerdi böyle, ancak, Sonra okumuşlar da, etti buna iştirak. Bâzı ilim ehli de, katılınca onlara, Erzincan’ın müftisi, şöyle dedi o ara: “İmtihana çekelim, çağırarak kendini, Cevap veremeyince, o da bilsin haddini. Deriz ki: “Terzi Baba, habersizdir ilimden, Gitmesin kimse ona, bu günden îtibâren” Dâvetiye gönderdi, sonra Terzi Baba’ya; “Filan gün, filan sâat, lütfen gelin buraya!” O imtihan günü de, gelmiş idi nihâyet, Terzi Baba dâvete, etti o gün icâbet. Gördü ki Erzincan’da, ne kadar hoca, hâfız, Kim varsa din adamı, müezzin, imâm, vâiz. Toplanmışlar bir yere, bu zevâtın cümlesi, Teşekkül ettirmişler, bir imtihan meclisi. İçeri girer girmez, sual etti müftîye: “Beni, ne maksat ile, dâvet ettiniz?” diye. Dedi: “Seni buraya, çağırdık imtihana, Bâzı dînî suâller, soracağız biz sana.” Sordu Terzi Baba’ya, fıkıhtan birkaç suâl, Lâkin o, doyurucu, cevaplar verdi derhâl. Gâyeleri zor sorup, susturmaktı kendini. O ise cevap verip, mahcup etti hepsini. Son olarak sordu ki: “Peki ey Terzi Baba! Sıfât-ı sübûtiyye, kaç tanedir acaba?” Buyurdu ki: “Sekizdir, sıfât-ı sübûtiyye, Ve lâkin size göre, sanki inmiş yediye. Hayat, ilim, irâdet, kelâm, tekvîn, sem’, basar Sıfat-ı sübûtiyye, size göre bu kadar.” Şaşırdı müfti birden, dedi: “Ey Terzi Baba! Ne demek istiyorsun, bu sözünle acaba?” Buyurdu ki: “Ey müftî, sözüm açıktır gâyet, Sıfât-ı sübûtiyye, sekizdir hepsi elbet, Lâkin bu, Erzincan’da, sanki inmiş yediye Yok mudur size göre, kudret-i ilâhiyye? Mâlesef Erzincan’da, yaşayan bu ahâli, İnkâr mı ederler ki, kudret-i ilâhîyi. Allah’ın kudretine, inansalardı eğer, Bu dedi-kodulara, vermezlerdi bir değer. Derlerdi ki, “Bu terzi, ümmîdir gerçi, fakat, Onu âlim yapmaya, kâdirdir cenâb-ı Hak. Zîrâ her an, her şeye, kâdirdir Hak teâlâ, Bir ümmîyi, bir anda, yapabilir evliyâ.” Böyle bilseler idi, Allahü teâlâyı, İmtihan etmezlerdi, şimdi Terzi Baba’yı.” Mahcup oldu bu sefer, müftî ile o hey’et, Dediler ki: “Siz büyük, bir velîsiniz elbet.” Ellerine kapanıp, özürler dilediler, “Bilmeden sizi üzdük, bizi affet” dediler. O, Erzincan halkını, yıllarca etti tenvîr, Kararmış gönüllere, verdi çok feyiz ve nûr Bin sekiz yüz kırk yedi, yılında bu velî zât, Yine bu memlekette, eyledi Hakk’a vuslat. Hayattayken feyz ve nûr, saçıyorken kalbinden, Şimdi aynı feyzleri, saçmaktadır kabrinden. Erzincan halkı onun, kıymetini bilirler, Onu her vesîleyle, ziyârete giderler. Zîrâ o, o beldenin, feyz ve bereketidir, Onun vesîlesiyle, çok murâda erilir. Erzincan, onun ile, olmaktadır Erzincan, Zîrâ onunla gelir, bu beldeye rûh ve can. Yâ Rab, Terzi Baba’nın, hatır ve hürmetine, Rahmet eyle bizlere ve hemşehrilerine |
Erzıncan Halk Ozanları
Erzincan Halk ozanlarından yapıtları günümüze ulaşanlar, Şemsi Hayal Salih Baba Aşık Davut Sulari Kemahlı Tahir Aşık Beyhani Aşık Müslüm Akbaba İsmail Daimi'dir. Maniler: Yöremiz manileri, sevgi, gurbet-sıla özlemi, elem ve ızdırap duygularını dile getirir. Genellikle kadınlar tarafından söylenen maniler ve mani söyleme geleneği bugün ilimizde tamamen unutulmuş durumdadır. Yüce dağ başında seni beklerim Yüküm yıkılınca gene yüklerim Kömür gözlerini sevdiğim yarim Senden ayrılalı arttı dertlerim Seher yeli her yerlerden serindir Yardan ayrılanın derdi derindir Ağlama güzelim dökme yaşını Gider de gelirim Mevla kerimdir Çıktım eşik arası Buldum atlas parası Tez buldum tez yitirdim Nedir bunun çares |
Merkez Ilçe
Fıratın kollarından Karasu, doğu-batı doğrultusunda uzanan demiryolu ile Sivas-Erzurum ve Trabzon-Sivas, Trabzon-Tunceli karayollarının kesiştiği kavşak noktasında kurulmuştur. Yukarı Fırat havzasının içerisinde 1185 metre yükseklikte 500Km² olan Erzincan ovasının ortasında bulunmaktadır. İl merkezinin İstanbul'a uzaklığı 1100 Km Ankara'ya uzaklığı ise 690 Km dir. Merkez İlçenin Nüfusu 170.858 kişi olup bunun 107. 175'i merkezde, 63.683'ü belde ve köylerde yaşamaktadır. Merkez ilçeye bağlı 14 belde, 65 köy ve 33 mezra bağlıdır. İl nüfusu merkez ilçede yoğunlaşmıştır. Merkez ilçe yüz ölçümü 1756Km ² olup, Nüfus yoğunluğu 105 kişidir. Ekonomik faaliyetlerden; tarım, sanayi, ticaret ve turizm ilçe merkezinde yoğunlaşmıştır |
Erzincan çayırlı Ilçesi
1. İLÇENİN GENEL OLARAK TANITILMASI : a) Tarihi ve Coğrafi yapısı : İlçenin ilk yerleşime ne zaman açıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Erzincan ile birlikte zaman zaman çeşitli devletlerin egemenliğine girmiştir. Bir süre Timur’ un yönetiminde kalan bölge Timur’un çekilmesi ile Akkoyunlulara ve 1473’te Otlukbeli Savaşından sonra Osmanlı Devletine geçmiştir. 1916 yılında Rusların, onların çekilmesiyle Ermenilerin elinde kalan ilçe, 20 Şubat 1918 de yeniden Anavatan’ a katılmıştır. 1954 yılının Haziran Ayına kadar Mans adı ile Tercan İlçesine bağlı Bucak iken bu tarihte ilçe olmuştur. Mans adı Ermeni kökenli olduğundan değiştirilerek Çayırlı adı verilmiştir. İlçe Erzincan ilinin Kuzeydoğusunda yer alır. Yüzölçümü 1480 Km2, Yüksekliği 1520 metredir. Doğusunda Tercan ve Aşkale ilçeleri, batısında Erzincan Merkez İlçesi, Kuzeyinde Bayburt İli ve Otlukbeli İlçesi, Güneyinden Erzincan Merkez ve Tercan İlçesi ile komşudur. Parçalı, engebeli, çıplak bir arazi yapısına sahiptir. Çevresinde Keşiş, (Esence), Sipikor ve Coşan dağları vardır. Balıklı Dorum ve Mans çayları ilçe hududunu çizen Karasu ırmağına dökülür. Çok geniş olamamakla birlikte sulu tarım yapılır. Ovalar ve geniş mer’a ve yaylaları vardır. Kışları çok soğuk ve uzun geçer, Yaz mevsimi kısadır. b) Nüfus Durumu : İlçenin genel nüfusunun 1997 yılı genel nüfus sayımına göre arttığı görülmektedir. 1990 yılında ilçeden batı il ve ilçelere büyük çapta göç olmuştur. 2000’li yıllarda ise az da olsa aşağıdaki grafikten de anlaşılacağı gibi ilçeye geri dönüş vardır. 1990 yılı genel nüfus sayımına göre, ilçe merkezinin nüfusu 7.076, köylerinin ise 14.670 ve köyleri ile birlikte toplam nüfusu 21.746 iken, 1997 yılı genel nüfus sayımında ilçe merkezinin nüfusu 3.940, köylerinin ise 8.499 ve köyleri ile birlikte toplam nüfusu 12.439 olmuş; 2000 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre ise merkez ilçe nüfusu 6.547 köylerinin nüfusu 11.854 ve köyleri ile birlikte toplam nüfusu 18.401 olarak tespit edilmiştir. Nüfusunun tamamı genelde çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. İlçe merkezinde küçük çapta marangozculuk, demircilik ve oto tamirciliği ile uğraşan sanat erbabı bulunmaktadır. İlçe nüfusunun 6 yaştan yukarı olanının % 90’ı okur-yazar durumdadır. 2000 yılı sayımına göre, 18.401 kişiden oluşan nüfusun 8.648’i erkek, 9753’u kadındır. Nüfusun çoğunluğunun ana dili Türkçe’dir. Bir kısım köylerde Türkçe, Farsça ve Kürtçe dillerinin karması olan Zaza’ ca konuşulur. |
c) İdari Durum:
İlçe merkezi Atatürk, Barbaros ve Fatih Mahallesi olmak üzere üç mahalleden oluşmaktadır. 37 köyün bağlı olduğu Merkez bucağı ve ayrıca 17 köyü bulunan Yaylakent Bucağı olmak üzere 54 idari birimden oluşur. İlçemiz Eskiden Mans Mahallesi adı ile tek mahalleye sahipken1987 yılında ilçe merkezi üç mahalle bölünerek bunlardan, Atatürk Mahallesi, İlçenin içerisinden geçen Mans Çayının kuzeyi ile Cumhuriyet caddesi diye adlandırılan caddenin doğu kısmında kalan bölümdür. İlçe merkezinin 3/2 sini teşkil eder. Mahallede 1 adet banka, Pancar Bölge Şefliği, İlçe Devlet Hastanesi, İlçe Tarım Müdürlüğü, Emniyet Amirliği, İlçe Jandarma Komutanlığı ve Tarım Kredi Kooperatifi, Çayırlı Lisesi, Ziya Gökalp İlköğretim okulu, Tedaş İşletme Başmühendisliği ve bir adet de cami vardır. İlçemizde meydana gelen 1992 depremi sonrasında mahalleye 94 adet deprem konutu yapılmıştır. Barbaros Mahallesi, İlçenin içerisinden geçen Mans Çayının güneyinde kalan bölümü teşkil eder. Bu mahalle eski yerleşim yeridir. Mahallede Müftülük binası ile bir adet camii vardır. Fatih Mahallesi, İlçenin içerisinden geçen Mans çayının kuzeyi ile Cumhuriyet Caddesi diye adlandırılan caddenin batı kısmında kalan bölümdür. Mahallede Hükümet Konağı, Ziraat Bankası, Belediye Hizmet Binası, 29 Ekim İlköğretim Okulu ve Sağlık Meslek Lisesi ve bir adet de cami vardır. Köylerimiz: İlçeye bağlı 54 adet köy bulunmaktadır. Bu köylerimizden; bir tanesi terör ve bir tanesi de ekonomik nedenlerden olmak üzere iki tanesi boşalmış durumdadır. 12 köyümüze bağlı toplam 19 adet mezramız vardır. İlçeye bağlı köylerin çoğu belli güzergahlar üzerinde derli toplu oluşu, hizmetlerin yürütülmesinde ve ulaşımında kolaylıklar sağlanmaktadır. Elektriksiz, susuz ya da telefonsuz köy yoktur. Köylerimizin % 40’nın yolu asfalttır. Geriye kalan yollar ise stabilizedir. Toprak köy yolumuz yoktur. Köylerimizde içme suyu sıkıntısı yoktur. Köylerimizden Yaylakent Köyünde 1 Jandarma Karakolu mevcuttur. Kamu Kurum ve Kuruluşlar : i-Kaymakamlık: İlçe Kaymakamlığı 1954 yılının Haziran ayından itibaren Kaymakamın fiilen görevine başlamasından itibaren faaliyete geçmiştir. 1992 yılı depreminde orta hasar gören ilçe Hükümet Konağının yıkılıp yeniden yapılmasına karar verilmesiyle Hükümet Konağı boşaltılmış ve 4 yıl süre ile İlçe Devlet Hastanesinin üst katında hizmet vermiş, daha sonra mülkiyeti Sağlık Bakanlığına ait olan binada, Kaymakamlık, Nüfus Müdürlüğü, Özel İdare Müdürlüğü, Malmüdürlüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ,Tapu Sicil Müdürlüğü, Sivil Savunma Memurluğu, Sosyal Yardımlaşma Vakfı ve İlçe Halk Kütüphanesi olarak hizmet vermeye başlamıştır. Halen Kaymakamlık bünyesinde 1 adet Yazı İşleri Müdürü, koruma olarak 1 adet Polis Memuru, Tarım İlçe Müdürlüğünden geçici olarak görevlendirilen 1 adet makam şoförü görev yapmaktadır. Köylere Hizmet ***ürme Birliğine ait 2000 Model Opel marka otomobil makam otosu olarak kullanılmaktadır. 1985 model binek tipi Renault–12 marka eski makam otosu ise, SYDV ve Kaymakamlığın diğer işlerinde kullanılmaktadır. Birliğe ait 1 Adet JCP marka Kepçe, 1 Adet Fatih Marka Kamyon ve 1 Adet de TATA marka Pikap bulunmaktadır. Kaymakamlığın 1 VHKİ, 1 Makam Şoförü ve 1 Hizmetli kadrosu boştur. ii- İlçe Jandarma Komutanlığı: İlçe Jandarma Komutanlığı 1 Merkez, 1 Bucak Karakol olarak 2 Karakolda 1 Subay 6 Astsubay, 5 Uzman Çavuş 1 Çavuş, 10 Onbaşı ve 60 er mevcudu ile görev yapmaktadır. 4 Pikap ve 1 minibüs ile hizmet vermektedir. İlçe Jandarma Komutanlığında 83 adet G3 Piyade Tüfeği, 57 adet İngiliz Bekçi Tüfeği, 10 adet tabanca ve köylerdeki köy korucularında 193 adet Kaleşnikov mevcuttur. Jandarma hizmet binası ve 2 Adet Lojman 1983 yılında hizmete girmiş durumdadır ii- İlçe Emniyet Amirliği : İlçede 1975 yılında kurulan Polis Teşkilatı Hükümet Binasında görev yapmakta iken 1988 yılında Emniyet Amirliğine ait 16 lojmanlı hizmet binasının yapılmasıyla bu binaya taşınmıştır. Hizmetler; 1 Komiser, 19 Polis memuru ve 4 Çarşı ve Mahalle Bekçisi ile yürütülmektedir. İlçe Emniyet Amirliğinde 24 Adet Tabanca, 1 Adet MP-5 Otomatik Silah mevcut olup ihtiyaca yetmektedir. İlçe Emniyet Amirliğine Tahsis edilmiş 2 Adet Renault Marka araç vardır. |
iv- Belediye Başkanlığı: İlçe Belediyesi 1954 yılı Haziran ayından beri fiilen hizmet vermeye başlamıştır. Belediyede 1 hesap işleri müdürü, 1 yazı işleri müdürü, 2 memur, 3 zabıta memuru, 3 tahsildar, 1 şoför, 2 su hizmetlisi, 2 temizlik işçisi ve 10 geçici işçi olmak üzere toplam 25 personel görev yapmaktadır. Belediye kendisine ait 3 katlı binada hizmet vermektedir.
v- Adli Teşkilat : İlçemiz Adliyesinde; 2 Cumhuriyet Savcısı, 3 Hakim, 1 1Yazı İşleri Müdürü, 1 Seçim Müdürü, 3 Zabit Katibi, 1 Mübaşir ve 2 hizmetli toplam 13 personel görev yapmaktadır. Adli teşkilat belediye binasının 2. katında hizmet vermektedir. Adli teşkilata ait 6 dairelik lojman bulunup hizmet aracı yoktur. vi- İlçe Nüfus Müdürlüğü : İlçemiz İlçe Nüfus Müdürlüğünde 1 Müdür 4 Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni görev yapmaktadır. 1 Hizmetli kadrosu boştur. Türkiye genelinde olduğu gibi bilgisayarla çalışma sistemine 1998 yılı içerisinde başlamıştır. Hata düzeltme işlemleri devam etmektedir. vii- Özel İdare Müdürlüğü:İlçemiz Özel İdare Müdürlüğü Hükümet Konağının 3. katında Milli Eğitim Müdürlüğüne tahsis edilmiş olan bölüme ait bir adet odada 1 Müdür ve 1 işçi ile hizmet vermektedir. vii- İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü: Milli Eğitim Müdürlüğü 1 Müdür, 1 Şube Müdürü, 1 Memur, 1 geçici memur ve 1 hizmetli ile, Hükümet Konağının üst katında bulunan 6 adet odada hizmet vermektedir. İlçedeki eğitim öğretim hizmetleri,1 Lise ve 15 İlköğretim okulunda hizmet vermektedir. viii- Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü : İlçemiz Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü, Sağlık Meslek Lisesine tahsis edilen bir binada hizmet vermektedir. Hizmet binası içerisinde 1 Müdür ve bir de idare odası mevcuttur. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü,açtığı okuma-yazma,biçki,dikiş ve trikotaj gibi kurslarla vatandaşlarımıza hizmet vermektedir. ix- Malmüdürlüğü :İlçemiz Malmüdürlüğü Hükümet konağının üst katında 6 adet odada, 1 Malmüdürü vekili, 1 Gelir Şefi, 1 Veznedar, 2 Muhasebe Memuru, 1 Milli Emlak Memuru ve 3 adet Gelir memuru olmak üzere toplam 9 personel ile hizmet vermektedir. Personel mevcudu yetersizdir.Malmüdürlüğünün Bilgisayar ve makine teçhizatı iyidir. Malmüdürlüğünün mevcut olan hizmet otosu çalışmaz durumdadır. x- Tapu Sicil Müdürlüğü : Müdürlük Hükümet konağının alt katında, 1 Tapu Sicil Müdürü hizmet vermektedir. Müdürlüğün Bilgisayar ve makine teçhizatı ile mobilyası yeterlidir. xi- Sağlık Grup Başkanlığı : Sağlık hizmetlerinin sosyalleştirildiği ilçemizde; bir Devlet Hastanesi, 1 tanesi ilçe merkezinde, 1 tanesi Yaylakent Köyünde ve 1 tanesi de Çaykent Köyünde olmak üzere 3 Sağlık Ocağı ve 7 Sağlık evi vardır. Mevcut 3 Sağlık ocağında da Doktor mevcut değildir. İlçe halkı modern olmayan tedavi yöntemlerine itibar etmemektedir. İlçe Sağlık Grup Başkanlığı bünyesi personel yeterlidir. xii- İlçe Tarım Müdürlüğü : İlçe Tarım Müdürlüğü mülkiyeti kendisine ait olan hizmet binasında; 1 Müdür , 1 Veteriner, 3 Ziraat Teknisyeni, 2 Veteriner Sağlık Teknisyeni ve 5 adet işçi ile görev yapmaktadır. İlçe Tarım Müdürlüğünde 1 adet Toyota marka binek oto ile 1 adet de Toyota pikap bulunmaktadır. Müdürlüğe ait bir adet lojman vardır. Hizmet binası ve lojman sobalıdır. Kalorifer yaptırılması gereklidir |
xiii- İlçe Müftülüğü : Müftülük, kendisine ait üç katlı hizmet binasının 2.katında, 1 Müftü ve 1 adet de memur ile görev yapmaktadır. Merkezde 3 adet ve köylerimizde toplam 14 adet camii vardır. Merkez ve köylerimizde toplam .12..adet İmam-hatip ve 2 müezzin görev yapmaktadır Müftülüğe ait hizmet otosu yoktur. İmamı bulunmayan camilere atama yapılması gerekmektedir.
xiv- Posta İşletme Müdürlüğü : Erzincan Posta İşletme Başmüdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren müdürlüğün, kendisine ait binası ve 2 adet lojmanı mevcuttur. Kurumda 1 Müdür, 1 Veznedar, 2 memur ve 2 Dağıtıcı olmak üzere toplam 6 personel görev yapmaktadır. xv- Türk Telekom Bakım Şefliği : İlçe Türk Telekom Şefliği, Hizmet Binası olarak Posta İşletme Müdürlüğünün binasındaki bir bölümde ; 1 Teknik Uzman, 2 Teknisyen ve 3 işçi olmak üzere 6 personel ile görev yapmaktadır. İlçe Telekom Bakım Şefliğine bağlı olarak 1 Şube ile 2 Acente ilçenin ve köylerin telefon ihtiyacını karşılamaktadır. Telefon santralı şehirler ve milletler arası görüşmelere açıktır. Tam otomatik ve 3000 abonelik santrali mevcuttur. xvi- Pancar Bölge Şefliği : Bölge Şefliği, ilçede bulunan kendi binası ve 2 adet lojmanı ile hizmet vermektedir.Şefliğe ait ambar, hangar, oto garajı gibi tesisler mevcuttur. Kampanya dönemlerinde pancarın tesellüm edildiği, 1’i ilçe merkezinde, 1’i Balıklı Köyünde ve 1 tanesi de Yeşilyaka Köyü Hudutları içerisindeki Zige mevkiinde olmak üzere 3 adet alım merkezi mevcuttur. Alım merkezlerinin 3’ünde de kantar mevcut olup ilçe merkezindeki alım merkezinde ise 1 adet pancar boşaltma makinesi mevcuttur. Kampanya dönemlerinde bu 3 alım merkezinde toplam 80.000 bin ton ile 100.000 ton alasında pancar alımı yapılmaktadır. Alımı yapılan pancarlar Erzurum Şeker Fabrikasına sevk edilmektedir. xvii- Sosyal Yardımlaşma Vakfı : İlçe Sosyal Yardımlaşma Vakfı, ilçe genelinde yardıma muhtaç vatandaşların yardımına koşmakta ve geliri nispetinde yaraları sarmaya çalışmaktadır. Vakfın kendisine ait binası bulunmamaktadır. Hükümet Konağı içerisinde Kaymakamlık birimlerine ait bir odada hizmet vermektedir. Vakıfta 1 Sekreter ve 1 adet de işçi olmak üzere toplam 2 personel görev yapmaktadır. |
xviii- Tarım Kredi Kooperatifi : Kooperatifte 1 Müdür ve 1 Hizmetli olmak üzere toplam 2 personel görev yapmaktadır. Kooperatifin kendisine ait 4 katlı hizmet binası mevcut olup binanın alt katı hizmet binası ve diğer üç katı ise lojman olarak kullanılmaktadır. Bir de kooperatife ait bir adet 1000 ton kapasiteli deposu mevcuttur. Kooperatifçe çiftçilerin çeşitli ihtiyaçlarını orta ve uzun vadeli şekilde karşılanmaktadır.
xix- Sivil Savunma Memurluğu : İlçe Sivil Savunma Memurluğu Hükümet konağında Kaymakamlığa ait ayrılan 1 odada hizmet vermektedir. Boş bulunan Sivil Savunma Memurluğuna atama yapılması gerekmektedir. f) Ekonomik Durum : Tarım sektörü, Çayırlı ilçesinin en önemli sektörüdür. İlçe merkezi ve köylerinde hemen hemen her ailenin az-çok tarım toprağı ve geliri bulunmaktadır. Toprak büyüklükleri ortalama 400 dönüm kadardır. Tarımsal üretimde genel olarak aile emeği bulunmaktadır. İlçede en fazla Şeker pancarı,buğday,arpa ve fasulye ekimi yapılmaktadır.Çiftçilerin buğday ve arpasını,ilçede Toprak Mahsulleri Ofisi bulunmadığından Tercan ilçesine bağlı Mercan TMO almaktadır. İlçede önemli potansiyele sahip olan şeker pancarı ise pancar Bölge şefliği faaliyet göstermektedir.2004 yılında 18.801 dekar pancar ekimi yapılmıştır. İlçemizde başka önemli bir potansiyeli olan fasulye ise serbest piyasada faaliyet göstermektedir.Fasulye ile ilgili bir Kooperatif kurulması gereklidir.2004 yılında 16.000 dekar fasulye ekimi yapılmıştır. Çiftçilerin desteklemek amacıyla biri merkezde diğerleri ise Yaylakent ve Çaykent köylerinde olmak üzere 3 adet Tarım Kredi Kooperatifi mevcuttur.İlçe merkezinde Esnaf Kefalet Kooperatifi,Esnaf ve Sanatkarlar Odası bulunmaktadır. İlçemizde 2004 yılında tarım arazilerinin kullanılış şekli aşağıda gösterildiği şekilde olmuştur. CİNSİ EKİLİŞ(Ha) Buğday 75,000 Arpa 30,000 Fiğ 1.001 Yonca 4.150 Korunga 1.014 Şeker Pancarı 18,056 Fasulye 22,500 İlçede en fazla Şeker pancarı, buğday, arpa ve fasulye ekimi yapılmaktadır. Çiftçilerin buğday ve arpasını, ilçede Toprak Mahsulleri Ofisi bulunmadığından, Tercan ilçesine bağlı Mercan TMO almaktadır. İlçede önemli potansiyele sahip olan şeker pancarı ise Pancar Bölge Şefliği faaliyet göstermektedir. 2004 yılında .18.056.hektar pancar ekimi yapılmıştır. İlçemizde başka önemli bir potansiyeli olan fasulye ise Serbest piyasada faaliyet göstermektedir. Fasulye ile ilgili bir Kooperatif kurulması gereklidir. Çiftçileri desteklemek amacıyla biri merkezde diğerleri ise Yaylakent ve Çaykent köylerinde olmak üzere 3 adet Tarım Kredi Kooperatifi mevcuttur. İlçe merkezinde Esnaf Kefalet Kooperatifi, Esnaf ve Sanatkarlar Odası bulunmaktadır. Yaklaşık olarak 37.761 hektar merası bulunan ilçemizde, büyük ve küçük baş hayvancılık önemli düzeyde yapılmaktadır. İlçemizde gelir vergisi mükellefi sayısı.328 kurumlar vergisi mükellef sayısı 16,B.U.T.K. mükellef sayısı 150,KDV mükellefi sayısı 344. ve stopaj mükellefi sayısı 210dır |
g) Ulaştırma ve Altyapı durumu :
Çayırlı ilçesinin 54 köyü mevcut olup bu köylerden 2 tanesi tamamen boşalmıştır. Mevcut olan köylerimizin tamamında elektrik ve otomatik telefon mevcuttur. İlçeye bağlı bütün köylerin içme suları mevcut olup bazı köylerimizde şebeke mevcuttur. Bazı köylerimizde ise Kanalizasyon mevcut olup 2001 yılında ise 6 köyümüzde kanalizasyon yapımı çalışmalarına başlanılmıştır. İlçe merkezine içme suyu 15 Kilometre uzaklıktaki Morbet dağı eteklerinden gelmektedir. İçme suyu yeterli olup ufak çapta arızalar haricinde kesinti olmamaktadır. İlçemize bağlı köylerin dağınık oluşuna rağmen ulaşımda bir sıkıntı yaşanmamaktadır. Kış mevsiminin ağır geçtiği ilçemizde köy yollarımız yılın 12 ayı ulaşıma açıktır. Köylerimizin aynı güzergahlar üzerinde olması nedeniyle yollarının yaklaşık %40’ı asfalt yoldur. 31 Kilometresi Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce ve 45 Kilometresi ise Karayolları Bölge Müdürlüğünce yapılmış olan toplam 76 km. asfalt yolumuz vardır. Asfalt olan köy yollarımızda ufak tefek yamalar mevcut olmasına rağmen ulaşım rahatlıkla sağlanmaktadır. II- MAHALLİ İDARELERİN DURUMU : a) Belediyenin Durumu : İlçe Belediyesi 1954 yılı Haziran ayından beri fiilen hizmet vermeye başlamıştır. Belediyede 1 hesap işleri müdürü, 1 yazı işleri müdürü, 2 memur, 3 zabıta memuru, 3 tahsildar, 1 şoför, 2 su hizmetlisi, 2 temizlik işçisi ve 10 geçici işçi olmak üzere toplam 25 personel görev yapmaktadır. Belediye kendisine ait 3 katlı binada hizmet vermektedir. b) Köyler İlçemize bağlı 54 köy mevcut olup elektriği, telefonu, yolu ve içme suyu olmayan köyü mevcut değildir. Kış mevsiminin ağır geçtiği ilçemizde köy yollarımız yılın 12 ayı ulaşıma açıktır. Köy yollarımızın aynı güzergah üzerinde olması nedeniyle % 40 ı asfalt yoldur. 31 Kilometresi Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce ve 45 Kilometresi ise Karayolları Bölge Müdürlüğünce yapılmış olup toplam 76 Kilometre Asfalt yolumuz vardır. Köylere ulaşımda herhangi bir zorluk bulunmamaktadır. III- ASAYIŞ VE GÜVENLİK DURMU : a) Genel Durum : İlçe halkı devlet yönetimine karşı saygılıdır. Bölücü ve ayırıcı fikirler tek tük son yıllarda yörede görülmüş olmakla beraber halk genelde Devlete ve yönetime karşı saygılı ve bağlı bulunmaktadır. b) İlçe Jandarma Komutanlığı : İlçe Jandarma Komutanlığı 1 Merkez, 1 Bucak Karakol olarak 2 Karakolda görev yapmaktadır. Jandarma hizmet binası ve 2 Adet Lojman 1983 yılında hizmete girmiş durumdadır. c- İlçe Emniyet Amirliği : İlçede 1975 yılında kurulan Polis Teşkilatı Hükümet Binasında görev yapmakta iken 1988 yılında Emniyet Amirliğine ait 16 lojmanlı hizmet binasının yapılmasıyla bu binaya taşınmıştır. |
4. İLÇENİN ÖNEMLİ İHTİYAÇ VE SORUNLARI:
1) İlçe merkezi ve Köylerinden dışarıya büyük oranda göç mevcuttur. Bunu önlemek için istihdam sağlayıcı yatırımlar desteklenmelidir. 2) Göç olayı sebebiyle köylerdeki ilkokullar kapanmaktadır. Bu durum bu köylerdeki öğrencilerin eğitim ve öğretimlerini aksatmaktadır. Bu durumun ortadan kaldırılması için ilçe merkezine yatılı bölge okulu veya Pansiyonlu İlköğretim Okulu yapılmalıdır. 3) Lise çağındaki fakir köy öğrencileri ilçe merkezine gelemedikleri için büyük oranda okuyamamaktadırlar. Orta Öğretimin gelişmesi için nitelik ve nicelik bakımından geliştirilmesi için Lise Pansiyon binası yapılmalıdır. 4) Çayırlı Barajının etüt çalışmaları tamamlanarak İhalesi yapılmıştır. İlçedeki göç olayını önemli ölçüde durduracak bu barajın inşasına bir an önce başlanılmalıdır. 5) İlçemizi Başköy üzerinden Erzincan İl Merkezine bağlayan yolun Yaylakent Bucağından itibaren olan kısmının asfaltlanarak hizmete sokulmalı, ayrıca ilçemizde çetin geçen kış şartları sebebiyle Karayolu ağının açık tutulması için ilçemize bir Karayolu Bakımevinin kurulmalıdır. 6. İlçemiz Balıklı ve Cennet pınar köyleri arasındaki Neftlik mevkiinde bulunan ve geçmiş yıllarda sondaj çalışmaları yapılan petrol aramalarına yeniden başlanılmalıdır. 7- İçme suyu ve kanalizasyon şebekesi mevcut olmayan köylerin bu sorunları giderilmelidir. 8. Vatandaşların Göçer sürü sahiplerinden yoğun şikayetleri bulunmaktadır. Mer’a tahdit ve tespit çalışmalarına bir an önce başlanılmalı ve en kısa zamanda bitirilmelidir. Ayrıca, ihtiyaç fazlası olan mer’aların sınırları belirlenmeli, mümkünse etraf ı çevrilmelidir. 10. İlçemizde Potansiyeli bulunan; krom, linyit, mangenez,manyezit gibi doğal kaynakları ülke ekonomisine kazandıracak araştırmalar ve projeler yapılmalıdır. 12. İlçemiz Tarımını ağırlıklı olarak ayakta tutan fasulyenin daha da teşvik edindirilmesi amacıyla ilçemize bir adet fasulye eleme ve paketleme ünitesinin kurulmasının teşvik edilmesi sağlanmalıdır. |
Iliç Ilçesi
İl merkezine 116 km. uzaklıkta, 1397 km2 yüzölçümü olan ilçenin 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre nüfusu 7.691'dir. Nüfusun 2361'i İlçe merkezinde 5330'u köylerde yaşamaktadır.İlçeye 58 köy ve 23 mezra bağlıdır. Kuruçay adıyla Kemaliye ilçesine bağlı bucak merkezi iken, 1938 yılında demiryolunun İliç'ten geçmesi üzerine Kuruçay kaza merkezi İliç'e taşınarak ilçe yapılmıştır. İliç'in köylerinde çok sayıda tarihi yapı kalıntıları bulunmaktadır. Refahiye-İliç-Kemaliye hattı ilk çağ ulaşım sisteminin bir parçasıdır. Altıntaş köyünde Romalılara ve daha sonraki dönemlere ait çok sayıda kalıntılar bulunmaktadır. Demir, barit, krom ve asbest bilenen maden rezervleridir. İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. İlçede 75.000 adet koyun ve 10.000 adet kıl keçisi olmak üzere toplam 85.000 adet küçükbaş hayvan bulunmaktadır. Koyun sayısı açısından ülkenin önde gelen ilçelerindendir İlçedeki hayvan mevcuduna bağlı olarak süt potansiyeli yüksektir. Sütün Erzincan tulum peyniri olarak ünlenen peynir iç piyasada pazarlanmaktadır. Laktasyon döneminde bir kıl keçisinden 90 kg., bir yerli koyundan 80 kg. süt elde edilmektedir. Küçükbaş hayvancılık yerli ırklara dayandığından et verimi, süt verimine oranla biraz daha düşüktür. Et verimi koyunlarda karkas ağırlığı 26 kg., kuzuda 12 kg. ve kıl keçisinde 25 kg.dır. Yılda ortalama 1.260.000 kg. tulum peyniri ve 100.750 kg. salamura peyniri üretilmektedir. İlçenin ilk yerleşim tarihi bilinmemektedir. Ancak, Erzincan'ın diğer ilçeleriyle aynı tarihi evreleri yaşamış olduğu sanılmaktadır. Kuruçay adıyla, Kemaliye ilçesine bağlı bir bucak merkezi iken, 1938 yılında demiryolunun İliç'ten geçmesi üzerine, Kuruçay kaza merkezi İliç'e taşınarak İİiç ilçe yapılmıştır. Ali Cevad, 19. yüzyıl İliç şehrine ilişkin şu bilgileri vermektedir:"Erzurum Vilayeti'nin Erzincan Sancağı'na bağlı ilçe merkezi bir kasabadır. Toprağı çok verimli olduğu için, her çeşit tarım ürünü yetişir. Küçük sanayi alanında, kaba dokumalar, bürümcük benzeri yünden ince şayaklar dokunur. Ayrıca, kapı perdesi ve döşemesi olarak kullanılan bir tür keçe de dokunur." İliç'in köylerinde çok sayıda höyük ve tarihi yapı kalıntıları bulunmaktadır. Bunların çoğunda bilimsel kazı ve araştırmalar yapılmamıştır. Refahiye-İliç-Kemaliye hattı ilk çağ ulaşım sisteminin bir parçasıdır. Altıntaş köyünde, Romalılara ve daha sonraki dönemlere ait olan çok sayıda kalıntılar bulunmaktadır |
Erzincan Kemah Ilçesi
- İLÇENİN GENEL OLARAK TANITILMASI: a) Tarihi ve Coğrafi Yapısı : Eski adı Gamakha olan Kemah; Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat Bölümünde kendi adını taşıyan bir boğazın güneybatısında yer alan engebeli bir arazide denizden 1053 metre yükseklikte kurulmuş olup, 2354 Km2. dir. Doğal yapısı gereği savunmaya çok elverişli olduğundan, eski insanlar tarafından ünlü Kemah Kalesi yapılmıştır. Kimler tarafından ve hangi tarihte yapıldığı kesin olarak bilinmemekle beraber, Milattan Önce 205 yıllarında Arzak Kralları tarafından yapıldığı tahmin edilmektedir. Kemah Kalesi Ortaçağda Sasanilerle Doğu Roma İmparatorluğu arasında çekime konusu olmuştur Milattan sonra 638 yıllarında Halife Ömer’in Kumandanlarından İlyas Bin Camn’ın kuvvetleri daha sonra da Halife Ömer’in orduları Bizanslıları buradan çıkararak geçici olarak kaleye sahip olmuşlardır. Müslümanlarda bu bölgeden Hazar Türkleri ve Gürcüler tarafından çıkarılmıştır. Kemah Kalesi 678-679 yıllarında Abbasilerin eline geçmiştir. Bundan sonra Kemah Abbasilerle Bizanslılar arasında elden ele geçmiş, 750-751 yıllarında Bizanslıların hakimiyetine girmiştir. 1071 Malazgirt Savaşından sonra Anadolu kapıları Türklere açılınca Alparslan’ın Kumandanlarından Mengücek tarafından Kemah Türklerin eline geçmiştir. Burada Mengücek Beyliği kalmıştır. İkiyüz yıl ömürlü olan Mengücek Beyliği 1228 yılında Kemah’ı Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’a bırakmak zorunda kalmıştır. 1230 yılında İlhanlılar Kemah’ı Selçuklulardan alarak 14. yüzyıla kadar Kemah’a hakim olmuşlardır. 14. yüzyılın ilk yarısında İlhanlılar’ın zayıf düşmesinden Osmanlı egemenliğinin 16. yüzyılın başlarında kesin olarak yerleşmesine kadar Kemah sık sık el değiştirmiştir. 14. yüzyıl sonlarında Osmanlı Devleti doğuya doğru genişlemeye başlayınca Kemah Burak Oğullarından Mutahharten’in elinde bulunuyordu. 1401 yılında sınırlarını genişleten Yıldırım Beyazit Mutahharten’in Timurdan ayrılarak kendisine bağlanmasını istemiş, fakat bu teklif kabul edilmemiştir.Daha sonra Yıldırım Beyazit Erzincan Beyliğini almış, Mutahharten de teslim olmuştur. Fakat Beylik doğrudan doğruya Osmanlı ülkesine katılmayarak Osmanlı egemenliğini kabul eden Mutahharten Bey yerinde bırakılmış, fakat askeri önemi büyük olan Kemah Kalesi Yıldırım Beyazıt tarafından alınmıştır. Timur Yıldırım Beyazıt üzerine sefere giderken Kemah Kalesini alarak Erzincan Beyine vermiştir. Timur’un Orta Asya Seferinden sonra Kemah Akkoyunluların eline geçmiştir. 1473 yılında Otlukbeli Savaşında Uzun Hasan’ın Yavuz Sultan Selim’e yenilmesi üzerine Kemah Kalesi bir müddet yerli elebaşların elinde kalmıştır. 16. Yüzyılın ilk yarısında Safavilerin eline geçmiştir.19 Mayıs 1515 Cumartesi günü Yavuz Sultan Selim’in Kemah Kalesini fethetmesiyle Kemah Osmanlı Topraklarına katılmıştır. bundan sonra bir daha Türk hakimiyetinden çıkmamıştır. |
Ünlü Türk Gezgini Evliya Çelebi 17. yüzyılda yazdığı Seyahatnamesinde Kemah Kalesine önemli bir yer vermiş ve kalenin sağlamlığını dile getirmiştir.
Birinci Dünya Savaşında Ruslar Kemah Boğazına kadar gelmişlerse de bu boğazı geçemeyerek Erzincan’a çekilmek zorunda kalmışlardır. Böylece Kemah Birinci Dünya Savaşında Ruslara karşı savunma hattı olmuştur. Kemah’ın Kuzeyinde Refahiye, Güneyinde Ovacık, Batısında İliç İlçeleri, Doğusunda ise Erzincan İli ile çevrilidir. İlçenin güneyinde çok sarp ve yalçın kayalardan meydana gelen Munzur Dağları uzanır. Kuzeybatısında Karadağ, Çölen Dağı ve Vank Dağları vardır. Kemah’da coğrafi yapının en belirgin özelliği arazinin engebeli olmasıdır. Geniş ve düz arazi yok denecek kadar azdır. İlçenin en önemli akarsuyu Fırat nehrinin bir kolu olan ve İlçe Merkezinden geçen Karasudur. Bundan başka Karasu’ya karışan bir çok çay varsa da bunların büyük bir kısmının Eylül ayından sonra suları kesilmektedir. Kemah İlçesinde Kara iklimi hakim sürmektedir. Yazları kurak ve sıcak, kışları ise soğuk ve yağışlıdır. Yıllık ortalama yağış miktarı 11,6 cm. , yıllık ortalama sıcaklık ise 12,3 derecedir. İlçenin tabii bitki örtüsü steptir. İlkbaharda yeşerip yazın sıcakların etkisiyle kuruyan otsu bitkilerdir. Çevredeki dağlar genellikle çıplak ve ağaçsızdır, yer yer meşelikler mevcut olup, İlçenin Refahiye sınırı yakınında bir miktar orman vardır. Çay kenarlarında yer yer kavak ve söğüt ağaçları vardır. b) Nüfus Durumu: İlçe nüfusunda geçen yıllara göre düşüş olduğu görülmüştür. Bu düşüş ekonomik sıkıntıların yarattığı göç yüzünden halen devam etmektedir. 1990 yılı Nüfus Sayımına göre 3535 olan Şehir nüfusu 2000 yılında 2862’e düşmüştür, köyler ise 1990 yılında 10047 iken, 2000 yılında 6442’e düşmüştür. 2000 yılı nüfus sayımına göre ilçe toplam nüfusu 9304 olup, kayıtlı nüfusun % 85’i İlçe dışında, % 15’ı ise İlçe ve köylerde bulunmaktadır. Merkez nüfusunun büyük bir çoğunluğu ticaretle uğraşmakta, köylerimiz nüfusunun tamamı tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. |
c) İdari Durumu:
İlçe Merkezi Karasu ırmağı kenarında kurulmuş olup, etrafı dağlarla çevrilidir. Merkeze bağlı 10 mahalle vardır. Mahalleler dağınık bir alana yerleşmişlerdir. İlçe Köyleri ise İlçeden geçen Karasu ırmağı etrafında ve Munzur dağları eteğinde dağınık bir şekilde bulunmaktadır. İlçenin Merkez Bucağı dahil 5 Bucağı vardır. Merkeze bağlı 18 köy, Alpköy Bucağına bağlı 21 köy, Doğanbeyli Bucağına bağlı 16 köy, Bozoğlak Bucağına bağlı 9 köy ve Oğuz Bucağına bağlı 8 köy olup, toplam 73 köyü vardır. İlçeye en uzak köy 58 Km. mesafededir. Köyler ortalama 25 haneli ve 88 nüfusludur. Nüfusu 500’ ün üzerinde sadece Mermerli Köyü bulunmaktadır. İlçenin Merkeze bağlı 2, Doğanbeyli Bucağına bağlı 4, Bozoğlak Bucağına bağlı 8, Alp Bucağına bağlı 7, Oğuz Bucağına bağlı 3 mezra olmak üzere toplam 24 mezrası olup, İlçemiz içerisinde oba yoktur. Mezraların genelinde ikamet eden yoktur. d) Sosyal Durumu: İlçenin evleri genel olarak ahşap olup, halen üzeri toprak olan binalar mevcuttur. Son 15-20 yıldan beri betonarme evlerin yapılmasına başlanılmıştır. Aydınlık odaları ve geniş holleri bulunan evlerin çoğu bahçeli olup, soba ile ısıtılmaktadır. Kamu lojmanları dışında kaloriferli bina yoktur. İlçede Sosyal yaşantı kısıtlı olup, halkın ihtiyacını karşılayacak Sinema, Tiyatro, ve benzeri yerler yoktur. 1997 yılında çok amaçlı bir Spor Salonu Cevdet Kolak Vakfı tarafından yaptırılmıştır. Halk yazın soğuk sular gibi İlçe Merkezine yakın piknik yerlerinde eğlenmekte, kışın ise keklik, tavşan ve balık avcılığı yaparak boş zamanlarını değerlendirmektedir. İlçede açık ve gizli işsizlik hissedilir derecede görülmektedir. Köylerde halk tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Tarım arazisinin kıtlığı ve iş sahasının olmayışı İlçe halkını göçe zorlayan en önemli etkendir. İlçemizde bir Et Kombinası ve bir Süt Fabrikasının yapılmasına Devletçe karar verilmiş, her iki inşaatında bir kısmı tamamlanmış, sonradan inşaatlar durdurulmuştur. Yarım kalan bu binalardan Et Kombinası Kemah Gıda Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş. ne devredilmiştir. Şirket tarafından binaların birisinde Yem Fabrikası faaliyete geçirilmiş ise de şu anda faaliyetine ara vermiştir. Yem fabrikası günlük 480 ton kapasiteli olmasına rağmen, pazarlama ve sermaye yetersizliği nedeni ile 1992 yılında yıllık 1600 ton civarında üretim yapabilmiş, daha sonraki yıllarda üretim kademeli olarak azalmış ve şu anda üretim tamamen durmuştur. Diğer soğuk hava deposu ve buna benzer binalar henüz tamamlanarak faaliyete geçirilmemiş ve boş durmaktadır. Soğuk hava deposunun faaliyete geçirilmesiyle İlçedeki gerek hayvancılıktan elde edilen ürünler ( Peynir, Yağ vs.) gerekse mevcut meyvecilikten elde edilen ürünler depolanarak daha iyi fiyatlarla değerlendirilmesi mümkün olacaktır. Bununda İlçe ekonomisine katkıda bulunacağı, dolayısıyla mevcut nüfusun korunmasında faydalı olacaktır. Süt Fabrikası ise Milli Eğitim Bakanlığına devredilmiş, Bakanlıkça Yatılı İmam Hatip Lisesi olarak yapımına başlanmış ve inşaat tamamlanarak eğitim öğretime başlamış, ancak 2000-2001 eğitim öğretim yılında fiilen kapanmıştır. Fakülte veya Meslek Yüksek Okuluna dönüştürülmesi halinde, mevcut binaların değerlendirilmiş olacağı gibi İlçeye sosyal, kültürel ve ekonomik yönden katkıda da bulunacağı düşünülen okul 2003-2004 Eğitim Öğretim yılında depreme dayanıklı olmadığı tespit edilen Yatılı İlköğretim Bölge Okuluna geçici olarak tahsis edilmiştir. |
|
e) Eğitim ve Kültür Durumu:
Çok eski bir ilçe olan Kemah’ta okuma yazma oranı erkeklerde % 98 kadınlarda ise % 94 dür. İlçe Merkezinde İlkokul ilk defa 1923 -1924 öğretim yılında, köylerde ise 1924 - 1925 Eğitim Öğretim yılında başlanılmıştır. Bugün merkezde 1, Köylerde ise 10 olmak üzere toplam 11 İlköğretim okulu olup, Köylerde 268, Merkezde 341 öğrencinin eğitim ve öğretim yaptığı bu okullarda toplam 41 öğretmen görev yapmaktadır. İlçe merkezinde 1985 yılı içerisinde Halk Kütüphanesi açılmıştır. Okulu olmayan ve öğrenci azlığı nedeniyle okulu kapanan köy ve mezraların öğrencileri eğitim ve öğretimden yoksun bırakılmamış, İlçe merkezinde bulunan Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda okumaları temin edilmiştir. Bu okula devam eden yatılı öğrencilerin tüm giderleri devlet tarafından karşılanmaktadır. 520 Öğrenci kapasitesi olan Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda 182 öğrenci eğitim ve öğretim yapmaktadır. Okulda 3 idareci, 17 öğretmen, 10 hizmetli görev yapmaktadır. Kemah İlçesi Merkezinde 1 orta dereceli okul vardır. İlçede ilk defa 1949 - 1950 öğretim yılında ortaokul açılmış, 1976 - 1977 öğretim yılında lisenin de eklenmesiyle bu iki okul Kemah Lisesi adı altında tek bir okul haline getirilmiştir. 2 İdareci ve 8 Öğretmenin görev yaptığı bu okulda, 125 lise öğrencisi eğitim ve öğretime devam etmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından devredilen 50 öğrenci kapasiteli yurtta 48 öğrenci parasız yatılı olarak eğitim öğretim görmektedir. İmam Hatip Lisesi 1977 - 1978 öğretim yılında açılmıştır. 250 yatılı kapasitesi bulunan okula 1995-1996 öğretim yılı için yatılı öğrenci alımına başlanılmış ise de, öğrenci azlığı nedeniyle 2000-2001 eğitim öğretim yılı başlangıcında Valilikçe kapatılmış, ancak Bakanlıkça resmen kapatılmamıştır. Boş bulunan bu okul Yatılı İlköğretim Bölge Okulunun lojman ve yatakhanelerinin depreme dayanıklı olmadığının tespit edilmesi üzerine geçici olarak Yatılı İlköğretim Bölge Okuluna tahsis edilmiştir. İlk defa 1974 yılında Halk Eğitim Merkez Müdürlüğünün açılması ile halk eğitim çalışmalarına başlanmıştır. 2004-2005 öğretim yılında İlçe Merkezinde 1 Arıcılık, 2 Silaj yapımı ve gübreleme, 1 Sağlık Bilgisi,1 Kurban Kesimi ElemanıYetiştirme, köylerde ise 2 Arıcılık, 2 Okuma Yazma, kursları açılmış ve 214 kişiye belge verilmiştir. Halen Temel Giyim, Bilgisayar, Makine Nakışı ve Yöresel Halk Oyunları kursları devam etmekte olup, Halk Eğitim Merkez Müdürlüğünde 1 Müdür, 1 Müdür Yardımcısı, 1 Memur ve 1 Hizmetli görev yapmaktadır. İlçede basımevi, sinema ve tiyatro olmayıp, 2 kitap, gazete ve mecmua satıcısı vardır. Gazete ve mecmualar Pazar günleri dışında İlçeye günlük gelmektedir. Cevdet Kolak Vakfı tarafından 1997 yılında yaptırılan çok amaçlı Kapalı Spor Salonu hizmete girmiştir. Nizami ölçülerde futbol sahası yapılmış ise de standartlara uygun hale getirilememiştir. Lise ve Bölge Okuluna ait voleybol sahaları bulunmaktadır Kemah’ta belli başlı olarak Erzincan’dan - Kemah’tan, Sivingin Ucu, Büyük Cevizin Dibi adlı oyunlar Davul-Zurna eşliğinde 5-6 kişiyle halay şeklinde oynanır. Folkloru geliştirmek amacıyla Halk Eğitim Merkez Müdürlüğünce çalışmalar yapılmıştır. |
f) Ekonomik Durum:
İlçemiz ekonomisi genelde tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Eski zamanlardan yakın zamana kadar yörenin koşullarına uygun olarak Demircilik, Marangozculuk, Yemenicilik, (Küçük Ayakkabıcılık) , Dokuma Tezgahçılığı, Terzilik, Bakırcılık, Kalaycılık, İnşaatçılık, Sobacılık, Değirmencilik (Su Değirmenciliği), El Dokumacılığı, Fırıncılık, Semercilik, Tenekecilik gibi küçük el sanatları İlçe ekonomisine hakim olmuş ise de bu el sanatları tamamen kaybolmuştur. İlçemizde marangoz ve demirci atölyesi gibi küçük çaplı bir kaç işletme bulunmakta ise de belli başlı sanayi olarak Kemah Gıda Tarım ve Sanayi A.Ş. ne ait yem fabrikası dışında sanayi kolları bulunmamaktadır. İlçenin doğal yapısı gereği tarıma elverişli arazi miktarı çok azdır. İlçenin 78841 hektarı çayır ve mera, 5110 hektarı ormanlık ve koruluk, 126925 hektarı dağlık ve taşlık olup, 24524 hektarı ise tarım arazisini, teşkil etmektedir. Tarım arazinin İlçenin yüzölçümüne oranı % 10.4 dür. İlçede ekilebilir arazinin 13807 hektarı ekilmemektedir. Tarla ziraatının temelini hububat ziraatı teşkil etmektedir. Ekilebilir alanların % 23 ü buğday, % 9.94 ü arpa, % 10.94’ü yem bitkileri, % 2’si sebze, % 8.12’si bağ bahçe ve % 46’sı nadasa bırakılmaktadır. Tarıma elverişli arazinin 14500 hektarı Sulanabilir arazi olup,5717 hektarı sulanmaktadır. Geriye kalan 10024 hektarı ise kuru tarım arazisidir. Kullanılan arazilerin miras yoluyla bölünerek küçük parçalar haline gelmesi, Tarım girdilerinin yüksek oluşu, modern tarım alet ve makinelerinin çiftçinin elinde olmaması, yeterince sertifikalı tohum kullanılmaması nedeniyle tarımda istenilen verim alınamamaktadır. Bu sebeple Kaymakamlığımızca biri hububat, diğeri mısır ekiminde kullanılmak üzere iki adet mibzer, biri ot diğeri mısır olmak üzere iki adet silaj makinesi, 400 litrelik pülverizatör ve silaj yapımında kullanılmak üzere bir adet römork alınarak, çiftçilerimizin kullanımına sunulmuştur. İlçede 1984 yılından bu yana Boğaziçi Köyünde, 1993 yılından bu yana da Koçkar Köyünde örtü altı sebzeciliği çalışmalarına başlanılmış olup, 1997 yılında Koçkar ve Boğaziçi Köylerine teşvik amacıyla seracılık malzemeleri verilmiş, 1999 Yılında 18, 2000 yılında ise 15 damla sulamalı seracılık projesi hazırlanmış ve çiftçi ailelerine borçlandırma usulü ile verilmiştir. İlçede seracılığın başarılı olması üzerine yeni proje hazırlanarak teklifte bulunulmuş ve 2003 yılında 10 adet sera daha çiftçilerimize kazandırılmıştır. İlçede; 470 kültür, 2050 melez, ve 580 yerli olmak üzere 3100 Büyükbaş, 36110 koyun ve 4280 keçi olmak üzere toplam 40390 Küçükbaş hayvan mevcuttur. İnsan gücüne dayalı bir iş kolu olduğundan, genç nüfusun göç etmesinden dolayı bu sektör yeterince gelişememektedir. Şu anda 3 köyümüze 3 adet boğa verilerek sığır ıslah çalışması yapılmasına devam edilmekte olup, ayrıca 1998 yılında suni tohumlama çalışmaları da başlamıştır. Köy hayvancılığını geliştirme projesi sayesinde hayvancılık gelişme gösterecektir. Ayrıca 1999 ve 2000 yıllarında hayvancılığı teşvik amacıyla hazırlanan süt inekçiliği projesi kapsamında 67 aileye damızlık düve verilmiştir. Son yıllarda Terör nedeniyle yaylalara çıkılamadığından hayvancılığın azalmasıyla köylerde arıcılık da bir artış olmuştur. 1997 ve 1999 yılında yapılan teşviklerle bugün 13710 adet arılı kovana ulaşılmıştır. Teknik açıdan verilen kurslarla arıcılar bilinçlendirilmekte olup, 72 çiftçimize bal üretim ruhsatı verilmiştir. Ana arı desteğiyle çiftçilerimizin ana arı ihtiyaç giderlerinin %80’lik kısmı telafi edilmiştir. |
İlçemizde Esnaf Kefalet Kooperatifi, Esnaf Sitesi Yapı Kooperatifi ve Tarım Kredi Kooperatifleri mevcut olup, Hakbilir, Doğanbeyli ve Çalgı köyü kooperatiflerine ilaveten Alp-Doğan-Maksutuşağı, Koçkar, Muratboynu Merkez ve Tan köyü kooperatifleri faaliyete başlamıştır. 2004 yılında Alp-Doğan-Maksutuşağı S.S Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin 50x200 damızlık inek projesi onaylanmış ve inekler alınmıştır.
İlçemizde 1 T.C. Ziraat Bankası bulunmaktadır. Türkiye Halk Bankası ise 2002 yılı içerisinde kapanmıştır. İlçede fuar,sergi ve panayır açılmamaktadır. Ancak Haziran ayı içerisinde Kemah Sultan Melik Tarih,Kültür ve Spor Şenlikleri düzenlenmektedir. g) Ulaşım ve Alt Yapı Durumu: İlçemiz ulusal elektrik sistemine bağlı olup, İlçe merkezi ve köylerimizin 73’ünde elektrik vardır. Haydarpaşa-Kars demiryolu İlçe merkezinden geçmektedir. İlçemiz Erzincan’a 50 Km.lik bir karayolu ile bağlanmaktadır. Bu yol tamamen asfaltlanmış ise de yoldaki asfaltın bozulan kısımları zaman zaman yenilenmelidir. Kemah Refahiye’ye 60 Km.lik stabilize yol ile bağlıdır. Bu yol yaz aylarında normal trafiğe açık olup, kış ayalarında ise kar yağışı nedeniyle ulaşıma zaman zaman kapanmaktadır. Bu yolun standart hale getirilmesi için etüt çalışmaları tamamlanmış ve yaklaşık 5 Km. kısmının yapımı tamamlanarak, asfaltlanmıştır. Kemah İliç’e 60 Km.lik asfalt bir yol ile bağlanmıştır. Arazinin aşırı derecede engebeli ve dağlık olmasına rağmen yaz aylarında tüm köylerle ulaşım sağlanmaktadır. Kışın kar yağışı nedeniyle bazı köylere ulaşım güçlükle sağlanabilmektedir. PTT Hizmetleri merkezde saat 08.30-17.30 arasında verilmektedir. Telefon tahsilatı, havale kabul ve ödeme, posta çeki kabul ve ödemeleri ile döviz alım işlemleri otomasyon sitemi üzerinden yapılmaya başlanmıştır. Yurt içi ve Yurt dışı APS kabul edilmektedir. Koli kabulünde boyut ve ağırlık limiti kaldırılmış, gönderme ücretlerinde %50 ye varan indirimler başlatılmıştır. Telekom hizmetleri PTT Merkez Müdürlüğünden ayrılmıştır. İlçemizde Merkez, Alp, Kerer, Doğanbeyli, Gediktepe, Mermerli, Cebesoy, Koçkar, Yücebelen, Gülbahçe ve Güllübağ köylerinde toplam 11 adet telefon santrali bulunmakta, 7 köyümüzde haberleşme hizmetleri kablosuz iletişimle sağlanmaktadır. İlçe merkezinde ve köylerde televizyon yayınları; Yoğurtlu Tepede bulunan R/L istasyonu, Karşıbağ, Kerer , Uluçınar, Cebesoy ve Koçkar köylerindeki aktarıcılar ile normal olarak izlenmektedir. 2- MAHALLİ İDARELERİN DURUMU: |
2- MAHALLİ İDARELERİN DURUMU:
a) Belediyeler: İlçemiz Belediyesinin 2004 Mali Yılı Bütçesi 600.000.000.000.-TL, 2005 Mali Yılı Bütçesi ise 950.000.-YTL olarak tanzim edilmiştir. Belediyenin Bakanlar Kurulundan tasdikli 15 Memur kadrosu bulunmaktadır. Belediye Hizmetleri; 1 Hesap İşleri Müdürü,1 Başkatip, 1 Teknisyen,1 Tahsildar, 2 Şoför, 2 Zabıta Memuru, 1 Memur, 1 Ambar Memuru, 3 İtfaiye Eri, 3 Kadrolu işçi ve 7 geçici işçi ile ifa edilmekte olup, halen 1 Veteriner, 1 Odacı kadrosu ile 2 işçi kadrosu boştur. Belediyenin imar planı 01.09.1985 tarihinde yeniden çizilerek yürürlüğe girmiştir. Belediyenin 1997 yılında yapımına 9 dairelik kaloriferli sosyal konut inşaatının % 80’i tamamlanmış olup, kalan kısmının yapımı devam etmektedir. Beton parke ve bordür ile kum eleme tesisleri kurulmuş ve halen faal bir şekilde çalışmaktadır. Köyler dahil vatandaşların kum ihtiyacı karşılanmaktadır. Belediyenin 1 Kamyon, 1 Kamyonet, 1 kepçe ve 1 otobüs, 1 İtfaiye aracı (Arazöz), 2 Çöp toplama aracı, 1 traktör ve 2 taksi bulunmakta olup, araç ihtiyacı karşılamış durumdadır. İlçe merkezindeki tüm evlerde içme suyu mevcut olup, yalnız Çarşı, Karşıbağ, Pörhenkbaşı, Beklimçay, Göğüsbağı, Cirgişin ve Mektepönü mahallelerinde kısmi kanalizasyon şebekesi mevcut olup, diğer mahallelerde ise fosseptik kuyuları vardır. Mahalle yolları kısmen asfalt ve beton parke yapılmış olup, yarısı stabilizedir. 2002 yılı içerisinde yol yapım çalışmalarına başlanmış ise de mahalle yollarının bir kısmı halen standartlara uygun değildir. b) Köyler: İlçenin toplam 73 köyü vardır. Köylerimizin tamamına elektrik ***ürülmüş, 55 köyümüzde içme suyu şebekesi mevcut olup, 18 köyümüzde şebeke yoktur. Şebeke bulunmayan 7 köyün ise içme suyu yoktur veya yetersizdir. Köylerimizin tamamının yolu bağlanmıştır.11 köyümüzün yolu tamamen asfalt olup, 3 köyümüzün yolu ise kısmen asfaltlanmıştır. Kemah - Eriç grup yolunun Muratboynu yol ayrımına kadar olan kısmı ile Cebesoy, Olukpınar, Çakırlar grup yolunun ise Olukpınar yol ayrımına kadar olan kısmı asfaltlanmıştır. Diğer köylerimizin yolları stabilizedir. |
3- ASAYİŞ VE GÜVENLİK DURUMU:
a) Genel Durum: İlçemizde 23.09.1988 tarihinde Emniyet Komiserliği hizmete başlamış olup, daha sonra 01.12.1988 tarihinde Emniyet Amirliğine dönüştürülmüştür. Emniyet Amirliği T.M.K. esaslarına göre B tipi C standardı sınıfına girmektedir. Ancak 13 mart 1992 günü meydana gelen depremde Emniyet Amirliği binasının bir katının çökmesi üzerine Emniyet Teşkilatı ilçeden geçici olarak kaldırılmış ve 01.07.1993 tarihinde Hükümet Konağında geçici olarak yeniden faaliyete başlamış ve 15.08.1994 tarihinde de hizmet binasının tamamlanması ile kendi binasına taşınmıştır. İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı olarak Merkez,Alp, Doğanbeyli ve Eriç olmak üzere 4 Karakol Komutanlığı mevcuttur. İlçe Jandarma Komutanlık karargahı ile Merkez Jandarma Karakol Komutanlığı Jandarmaya ait binada hizmet vermekte olup, 10 dairelik lojman mevcuttur. Doğanbeyli, Alp ve Eriç Karakol komutanlıkları jandarmaya ait binalarda hizmet vermekte olup, karakolların lojman ihtiyaçları karşılanmıştır. İlçe Merkezi ve Bucak Jandarma Karakol Komutanlıkları bölgesinde; adi olaylar yönünden asayiş çok iyidir. Ancak ilçenin Tunceli ili ile komşu olması ve Munzur dağları eteklerinde olması nedeniyle, Bölücü Terör olayları zaman zaman sorumluluk sahası kırsal kesimine girmektedirler. İlk olarak 06.09.1988 tarihinde Dereköy Köyüne bağlı Şoran mezrasında güvenlik kuvvetlerinin pusuya düşürülmesi ve şehit edilmesi ile başlayan terör olayları 26.08.1991 tarihinde Hükümet Konağının taranması olayına kadar ara vermiş , bu olaydan sonra terör olaylarında tırmanma başlamış ve 1994 yılında doruk noktasına ulaşmıştır. Alınan ilave tedbirler ve yeni güvenlik kuvvetlerinin ilçede konuşlandırılmaya başlanması ile 1995 yılı içerisinde büyük ölçüde azalma olmuştur. 1991 yılı içerisinde 5, 1992 yılı içerisinde 5, 1993 yılı içerisinde 6, 1994 yılı içerisinde 15 ve 1995 yılı içerisinde 1, 1996 yılında 3, 1997 yılında 2, 1998 yılında ise 4, 1999 yılı içerisinde 2, 2001 yılında ise 1 terörist eylem yapılmıştır. İlçeden genel olarak terörist gruplara katılım olmamakla beraber; 22.08.1992 tarihinde Maksutuşağı Köyünden Gülperi VARLI’nın 08.11.1992 tarihinde Dereköy köyüne bağlı Şoran Mezrasından Perihan CONE’nin ve 21.04.1993 tarihinde Maksutuşağı Köyünden Fazilet ve Türkan BİNAY’ın katılımları gerçekleşmiş ve bu tarihten sonrada katılım olmamıştır. İlçemiz coğrafi alan olarak 2354 Km. olup, gerek dağlık ve gerekse engebeli bir araziye sahiptir. Mevcut Jandarma Komutanlığının çok çeşitli görevleri olması dolayısıyla, arazi taramalarında yeteri kadar etkili olamadığından, Jandarma Komando Bölüğü’nün de bu operasyonlara katılmasının ve Eriç Alp Karakol Komutanlıklarına mera, yayla ve asayiş olaylarının takip ve kontrolü amacıyla birer adet Komando timi takviyesinin faydalı olacağı. |
4-SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI TARAFINDAN YAPILAN ÇALIŞMALAR
İlçemiz Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından 2004 yılı sonu itibariyle, 612 kişiye 33.530.000.000.-TL. gıda yardımı, 111 kişiye yakacak yardımı, 349 kişiye 11.651.100.000.-TL. Sağlık yardımı, 324 kişiye 20.142.750.000.-TL.Eğitim-Öğretim (Burs dahil) yardımı, 63 kişiye 11.375.000.000.- TL. Para Yardımı, ve 41 kişiye 39.102.200.000.-TL. Proje-iş kurma, 11 Kişiye 4.441.085.000.-TL.Barınma yardımı yapılmıştır. 5- BÖLGEDE YÜRÜTÜLMEKTE OLAN BELLİ BAŞLI ÇALIŞMALAR, YATIRIM FAALİYETLERİ: İlçemiz eski Jandarma binası Sağlık Bakanlığına tahsis edilmiş olup, Devlet Hastanesi yapılması amacıyla İstanbul’da bulunan iş adamları tarafından binanın gerekli tamir ve tadilatları ile , arsa üzerine yapımına başlanan ek binanın inşaatı bitirilerek, iç donanım çalışmaları tamamlanmış ve 31 Ocak 2005 tarihinde hizmet vermeye başlanmıştır. Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca Köy Kalkınma Paylarından Kemeryaka ve Hakbilir köylerinin kanalizasyon şebekesi için gönderilen ödeneklerden, Kemeryaka köyü fosseptik çukuru dahil kanalizasyon çalışmaları tamamlanmış, Hakbilir köyü ise boruları temin etmiş ise de yapım çalışmalarını henüz tamamlayamamıştır. 6 -ÖNEMLİ DİĞER SORUNLAR: Yukarıda da yer yer değinilen sorunların dışında belli başlı sorunlar şöyle özetlenebilir. 1-Göçün önlenmesi için istihdama yönelik ve sosyal amaçlı yatırımlara ihtiyaç vardır. Söz konusu göçün belli ölçüde önlenmesi için, İlçemizin genel anlamda dokusuna uygun olarak, arıcılık, koyunculuk, süt sığırcılığı, dönemsel istihdama yönelik ağaçlandırma adı altında Kaymakamlık S.Y.D.Vakfı bünyesinde 2004 yılı içinde 10 ayrı proje hazırlanıp 3 tanesi uygulamaya konulmuş ve diğerleri de 2005 uygulama planı kapsamına alınmıştır. 4 Girişimciye iş kurma amaçlı sıfır faizle kredi verilmiştir. İlçemizde Tarım ve hayvancılık (süt sığırcılığı,besicilik,süt entegre tesisi) amaçlı 2 şirket kurulmuştur. 50 Ortaklı Alp-Doğan-Maksutuşağı Tarımsal kalkınma Kooperatifine kişi başı 4, toplamda 200 adet süt sığırı verilmiştir. 2- Köy Hizmetleri İle ilgili İhtiyaç ve Sorunlar: a) İçmesuyu: Atma, Boğaziçi, Dikyamaç, Kırıkdere, Mezra, Parmakkaya, Tandırbaşı,ve köylerinin içme suyu yetersizdir. Aktaş, Akyünlü, Çalıklar, Dereköy, Doruca, Gölkaynak, Ilgarlı, Karacalar, Kayabaşı, Kazankaya,ve Yahşiler Köyü içme suyu şebekesi yapılması, b) Kanalizasyon: Halen 49 köyümüzde kanalizasyon şebekesi yapılmış ancak Kerer (kanalizasyon şebekesi yarım olup, tamamlanarak fosseptik yapılması), Cevizlik, Mermerli, Esimli, Maksutuşağı, Elmalı, Kömür ve Konuksever köylerinde kanalizasyon yapılması, |
c) Yol Yapımı:
Kemah-Eriç Grup yolunun gerekli güzergah değişikliklerinin ve onarımının tamamlanarak asfaltlanması. Bozoğlak, Kardere, Gediktepe, Dikyamaç ve Seringöze köylerinin ortak kullandıkları, 2003 yılında karayolları yol ağından çıkarılan Şikar mevkiinin genişletilerek veya yeni bir güzergah tespiti yapılarak yeni yol yapılması ve asfaltlanması, Bozoğlak-Seringöze yolunun stabilize yapılması d)Asfalt yapımı Muratboynu ve Kemeryaka köy yollarının yarım kalan asfalt yapımının tamamlanması, Eskibağlar Köyü yolunun asfalt yapılması, Dedek Köyü yolunun asfalt yapılması, Esimli Köyü yolunun asfalt yapımı, Maksutuşağı Köyü yolunun asfalt yapılması, Tuzla ve Çalgı Köylerinin yolunun asfaltlanması, e) Sulama Kanalı: Koçkar Köyü Sohmarik ve Ahurik yaylasından gelen sulama suyu kanallarının beton yapılması veya boruya alınması. Yücebelen, Muratboynu ve Bozoğlak Köylerinin Sulama kanallarının beton yapılması f) Gölet Yapımı: Muratboynu, Bozoğlak, Hakbilir, Doğan , Dedeoğlu, Aktaş, köylerine gölet yapılması, gerekmektedir. 5- Özel İdare İle İlgili Sorunlar: a) Köy alt yapı çalışmalarının Özel İdarenin öncülüğünde Devlet-Vatandaş işbirliği ile yapılması desteklenmesine ağırlık veilmelidir. 6) Milli Eğitim ile İlgili Sorunlar: a) Depreme dayanıklı olmadığı ve onarımının yapılamayacağı tespit edilen, Yatılı İlköğretim Bölge Okulu lojman ve öğrenci yatakhanelerinin yeniden yapılarak, geçici olarak eğitim öğretime devam edilen İmam-Hatip lisesinden kendi binalarına taşınmasının sağlanması. b)Necatibey İlköğretim Okuluna ek derslik ve çok amaçlı salon yapılması. c)Kerer Köyü İlköğretim Okulunun çatısının onarımı ile ek şebeke suyu getirilmesi, d) Maksutuşağı Köyü okulunun kapı ve pencerelerinin değiştirilmesi, e) Kemeryaka Köyü Okulunda kayma söz konusu olup, onarım yapılması gereklidir. 7- ÖNERİLER: a) Genel: Vatandaşın ekonomik durumunun düzeltilmesi, işsizliği önleyici ve göçü önleyecek yatırımlar yapılmalıdır. 1- Üretime ara verilen Kemah Gıda Tarım ve Sanayi A.Ş. ne ait Yem Fabrikasında üretime yeniden başlanması ve bu şirkete ait binaların içinde bulunan ve halen faaliyete geçirilemeyen soğuk hava deposunun faaliyete geçirilmesiyle mevcut hayvancılık ürünleri ile yetiştirilen meyvelerin muhafazası sağlanarak daha iyi fiyatlarla değerlendirilmesi imkanı doğacaktır. Mevcut diğer bina ve araziler, ytong, tuğla ve çimento hammaddesinin bolluğu göz önünde bulundurularak tuğla veya çimento fabrikası kurularak yada tavukçuluk vb. faaliyetler için kullanılarak İlçedeki içişi istihdamının artırılması sağlanabilecektir. 2- 2003 Yılında meydana gelen Bingöl depremi sonrasında kullanılamaz raporu verilen YİBO yatakhane ve 24 daireli lojmanların yeniden yapılması. 3- İlçe Merkezinde bulunan ve çeşitli uygarlıkların yaşadığı tarihi öneme haiz Kemah Kalesinin restore edilmesine 2000 yılında başlanmış olup, restore işleminin devam ettirilmesinin yanında arkeolojik kazı işlemlerinin de başlatılarak Turizme kazandırılması. 4-İlçemizdeki konut sıkıntısının giderilmesi için Toplu Konut İdaresince konut yapılması. 5-Kemah’a girişteki köprü alt geçidi yetersiz olduğundan İlçeye girişte araç ve insan trafiğinde önemli sorunlara yol açmakta, bu sıkıntıların giderilmesi için tren yolunun üzerinden cezaevine çıkan dört yola üst geçidi yapılması gerekmektedir. 6- İlçemizin merkez içme suyu şebekesinin yenilenmesi. 7- İlçemizde Yüksek Okul açılması için daha önce bazı girişimlerde bulunulmuş ise de bugüne kadar henüz bir sonuç alınamamıştır. Öğrenci azlığı nedeniyle Valilik onayı ile Eğitim-Öğretime son verilen ve geçici olarak YİBO’na tahsis edilen İmam-Hatip Lisesinde Fakülte veya Yüksekokul açılmasıyla gerek kültürel ve sosyal yönden, gerekse ekonomik yönden canlılık kazanacaktır. 8- İlçemizde terör olayları nedeniyle hayvancılıkta önemli bir gerileme olmuştur. Yörede hayvancılığın tekrar eski hale dönüştürülmesi ve böylece göçün önlenebilmesi için gerekli teşviklerin sağlanması. 9- İlçemiz su (rafting) ve doğal güzellikler açısından önemli bir kaynak verimliliğine sahiptir. Aynı zamanda kalesi, türbesi ve kanyonları ile görülmeye değer bir yerleşim merkezi olması, ayrıca gerek dağcılık ve gerekse yaylacılık turizmine çok elverişli bulunması nedeniyle, Turizm amaçlı tesislerin yapılması ve bu konuda gerekli tanıtım çalışmalarının yapılarak özel sektörün teşvik edilmesi. 10- İlçemizde 11 köy hariç, köy yolları asfaltlanmamış olup, köy yolarının asfaltlanma çalışmalarının hızlandırılması. 11-2003 yılında yapımına başlanmış olan ve İlçemize bağlı 19 köyün faydalanacağı 57 Km. uzunluğundaki Kemah-Refahiye karayolunun bir an önce tamamlanarak ulaşıma açılması. |
Kemalıye Ilçesi
İl merkezine 194 km. 1168 km2 yüzölçümü olan ilçenin 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre nüfusu 7.736'dır. Nüfusun 2243'ü İlçe merkezinde 5493'ü köylerde yaşamaktadır. İlçeye 62 köy ve 25 mezra bağlıdır. Keban baraj gölü kıyısında güzel bir vadi içerisinde kurulmuş ilçenin geçmişte Eğin olarak bilinen adı Atatürk'ün adından esinlenerek Kemaliye olarak değiştirilmiştir. İlçe merkezi ve bağlı yerleşim yerleri geleneksel yöre mimarisini ve dokusunu büyük ölçüde korumaktadır. Doğal güzellikleri ve zengin folklor ve el dokuma halıcılığı ile ünlü olan ilçede halı festivali düzenlenmektedir. Özgün mimari özellikteki Kemaliye evleri, karanlık kanyonları, taşyolu projesi, akarsuları, Keban barajı gölü ve doğal güzellikleriyle Kemaliye turizm alanında önemli potansiyele sahiptir. Taşyolu projesi fikri Osmanlı dönemine kadar uzanmaktadır. Yolun ilk açılma çalışmaları 1949 yılında kazma ve kürek gibi ilkel araçlarla başlatılmış, ancak başarılı olunamamıştır. Her Kemaliye'linin özlemi olan projenin yapımına devlet ve vatandaş işbirliği ile 1993 yılında yeniden başlanmıştır. Proje ile Kemaliye ilçesinin Fırat vadisini izleyerek en kısa yoldan Ankara ve İstanbul'a ulaşımının sağlanması amaçlanmış ve yol 220 km. kısalmıştır. Ayrıca 7 köyün ilçe merkezi ile ulaşımı sağlanmıştır. Taşyolu projesi tamamlanarak Karanlık Kanyon ile Divriği-Kemaliye ve Harput güzergahı turizme açılmıştır. Kemaliye'nin dünyaca ünlü Eğin halıcılığının yeniden geliştirilmesi amacıyla Hacı Ali Akın Meslek Yüksek Okulunda halıcılık bölümü açılmıştır. Kemaliye Köylere Hizmet ***ürme Birliği, Hacı Ali Akın Meslek Yüksek Okulu ve İlçe Halk Eğitim Merkezinin işbirliği ile halıcılığın geliştirilmesi ve turizmin hizmetine sunulması amaçlanmıştır. Kemaliye evleri dünya kültür mirası listesine alınmıştır. ÇEKÜL Vakfının ilçede bölgeye hizmet vermek üzere bürosu açılmıştır. Kemaliye evlerinin özgün mimarisi korunarak turizmin hizmetine açılması çalışmaları devlet-vatandaş işbirliği ile devam etmektedir. Kemaliye'ye 40 km. uzaklıkta olan Ocak köyü konuk evleri, hamamları, camileri, kütüphane ve okul gibi sosyal tesislerinin yanı sıra helikopter pisti, düzenli yapılaşması ve bakımlı asfalt yolları ile görülmeye değer bir Anadolu köyüdür. Ocak köyünde bulunan Hızır Abdal Türbesi Selçuklu ve Osmanlı mimari özelliklerini yansıtmakta, kim tarafından hangi tarihte yapıldığı bilinmemektedir. Yaklaşık 700 yıl önce Hıdır Abdal'ın burada kurduğu tekkesinden Türk gücünün çevreye yayılmasında etkili hizmetleri olmuştur. Kemaliye ilçesinin diğer tarihi yerleri; Endiçi Kalesi, Roma Mezarlığı, Pigan Kalıntıları, Hasgel Kalıntıları, Arsanias Kalıntıları, Topkapı Kalesi, Orta Cami, Kadıgölü ve Ala Mağarası'dır. İlçenin arazisi tarıma elverişli değildir. Küçükbaş hayvancılıkta kıl keçisi beslenmekte ve arıcılık yapılmaktadır. İlçenin kalkınması turizm sektöründeki gelişmelerle mümkün olacaktır. İlçenin hangi dönemde kurulduğu bilinmemektedir. Kemaliye yöresi, MS 4. yüzyıldan itibaren Bizans İmparatorluğu'nun topraklan içinde kalmış, 7. yüzyılda Müslüman Araplar'ın akınlarına uğramıştır. Türkler'in Anadolu'ya gelişleri ile Anadolu Selçukluları'nın, İlhanlı Devleti'nin ve Akkoyunluların egemenliği altına girdi. Çelebi Mehmed döneminde Osmanlı Devleti'ne bağlandı. Uzun süre Diyarbekir Eyaleti'nin Arapkir Livası'na bağlı bir kaza merkezi olarak yönetildi. 19. yüzyılda Mamuret ül-Aziz (Elaziz) Vilayeti'nin Harput Merkez Sancağı'na bağlı bir ilçedir. 1926'da Malatya'ya bağlı bir ilçe iken, 1938 yılında Erzincan iline bağlanmıştır. Geçmişte Eğin olarak bilinen ilçenin adı, Mustafa Kemal'in adından esinlenerek Kemaliye'ye çevrilmiştir. İlçe merkezi ve bağlı diğer yerleşimleri geleneksel yöre mimarisini ve dokusunu büyük ölçüde korumaktadır. Yakın çevresindeki doğal güzellikleri ve zengin folkloruyla büyük bir turizm potansiyeline sahiptir. Halıcılığı ile ünlü olan ilçede, her yıl halı festivali düzenlenmektedir. |
TARİHİ YERLER
Endiçi Kalesi Aşutka köyü arazisindedir. İlk çağdan günümüze ulaşan yerleşim alanıdır. Roma Mezarlığı İlçenin güneyinde, Fırat nehrinin içindeki taşlar üzerindedir Pigan Kalıntıları İlçenin kuzeybatısındadır. Roma, Bizans, Selçuklu dönemlerine ait kalıntılar vardır. Hasgel Kalıntıları İlçenin doğu kesiminde, Roma döneminden günümüze ulaşan kalıntılardır. Arsanias Kalıntıları Kale, toplantı salonu ve kilise önemli yapılardır. Çoğu yıkık durumdadır. Kalıntılar Roma dönemine kadar uzanmaktadır. Topkapı Kalesi Dutluca köyü yakınındadır. Son cemaat yeri sonradan eklenmiştir. Minaresi Selçuklu özelliği gösterir. Mescit bölümü orijinal özelliğini korumuştur. Orta Camii Kadıgölü'nün kıyısında bulunan Orta Camii'nin, 17. ve 18. yüzyıla ait olduğu sanılmaktadır. Dört ana ayak üzerine oturan kubbe, caminin tüm tabanına hakimdir. Ayrıca ilçede; 1596 yılında Melik Ahmet Paşa tarafından yaptırılan Kışlacık Köyü Camii, 1305 tarihinde yaptırılan ve halen kullanılan Salihli Köyü Camii, 1641 yılında ilçe merkezinde yapılmış Taşdibi Camii, 1858 tarihinde Padişah Abdülmecid tarafından yaptırılan Yeşilyamaç Köyü Camii ve Başpınar Köyü Camii vardır. Kadıgölü Çeşitli efsanelere konu olan bir su kaynağıdır. Ala Mağarası İlçenin kuzeydoğusunda bulunan Ala Mağarasının içinde dehliz ve kanallar bulunmaktadır. Girişinde sızıntı olarak akan suyun, ala ve sedef hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir. Ocak Köyü (Hıdır Sultan Abdal Ocağı) Çok eski yüzyıllarda, "Şeyhler" olarak bilinen köyün, günümüzdeki adı Ocak'tır. Ancak, köyün kurucusunun maneviyat dünyasına candan bağlı olanlar, bu isim yerine çoğunlukla Hıdır Abdal Sultan Ocağı ismini kullanırlar. Köy, ilçe merkezi Kemaliye'ye 40 km uzaklıktadır. Konuk evleri, hamamları, camileri, kütüphanesi ve okulu gibi sosyal tesislerinin yanısıra müzesi, helikopter pisti, çeşmeleri, düzenli ve bakımlı yollan ile örnek ve görülmeye değer bir Anadolu köyüdür. Hıdır AbdalTürbesi Türbe, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin özelliklerinde yapılmıştır. Yapıya tümüyle taş işçiliği hakimdir. Yapılış tarihi ve kim tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Varlığı dönemin padişah fermanlarıyla tescil edilen, daha sonra 1925 yılında yürürlüğe konan bir yasa uyarınca kapatılan ve 24 yıl sonra yeniden açılan Hıdır Abdal Sultan Türbesi tarihe ışık tutan anıt bir eser olarak halkımızın ziyaretine açıktır. Anadolu insanının "ermiş", "veli", "evliya" olarak nitelendirdiği kişilerden biri olan Hıdır Abdal, Hacı Bektaş Veli tarafından "Düşkünocağı" göreviyle onurlandırılmış ve onun manevi dünyasından feyz almıştır. Yaklaşık 700 yıl önce burada kurduğu tekkesinden, Türk gücünün çevreye yayılmasında etkili hizmetleri olmuştur. |
Erzincan Otlukbeli Ilçesi
OTLUKBELİ İLÇESİ İl merkezine 142 km. uzaklıkta, 254 km2 yüzölçümü olan ilçenin 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre nüfusu 4.651'dir. Nüfusun 3479'u İlçe merkezinde 1172'si köylerde yaşamaktadır.İlçeye 10 köy ve 2 mezra bağlıdır. İlçe Fatih Sultan Mehmet ile Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan arasında 1473'te yapılan Otlukbeli savaşından ismini almaktadır. Çayırlı ilçesine bağlı belde iken 9 Mayıs 1990 tarihinde ilçe olmuştur. İlçede tarımın yanında hayvancılık önem taşımakta, zengin manganez rezervleri bulunmaktadır. Nüfusun %80'i hayvancılıkla uğraşmaktadır. Otlukbeli gölü oluşumu ve özellikleri itibariyle doğal anıt olarak nitelendirilmektedir. İlçede geniş meraların olması nedeniyle küçükbaş hayvancılığın yaygınlaştırılması ve ırkının ıslah edilmesi ile arıcılığın geliştirilmesi ve desteklenmesi gerekmektedir. Daha önceleri Karakulak olarak bilinen, 1473'te Fatih Sultan Mehmed ile Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan arasındaki Otlukbeli Savaşı burada olmuştur. Otlukbeli, 1800'lü yıllarda bucak haline getirilerek, idari yönden Tercan ilçesine bağlı iken, 1954 yılında Çayırlı ilçesine bağlanmıştır. 7 Haziran 1971 yılında Belediye teşkilatı kurulan Karakulak beldesinin ismi 10 Nisan 1973 günü Otlukbeli olarak değiştirilmiştir. Otlukbeli beldesi 9 Mayıs 1990 tarihinde ilçe olmuştur. Ekonomik bakımdan her türlü tarım ürünlerinin yetiştirildiği ve hayvancılığın büyük önem taşıdığı ilçede, ayrıca zengin manganez madeni rezervleri bulunmakta ve halen özel sektör tarafından işletilmektedir. Nüfusunun %80'i hayvancılık ile uğraşmaktadır. İlçe merkezinin 6 km kuzeybatısında bulunan göl, traverten seddi (Maden sularının oluşturduğu traverten seddi) gölü olup, oluşumu günümüzde de devam etmektedir. Yüzölçümü 6500 m2 olan gölün derinliği 15-18 m civarındadır. Otlukbeli gölünün en önemli özelliği, çanağının ve oluşumunun göl türleri içerisinde günümüze kadar bilinenlerin içerisinde dünyada tek tip oluşudur. Göl, bu özelliğinden dolayı, doğal anıt olarak nitelendirilmektedir... |
REFAHİYE İLÇESİ İl merkezine 71 km. uzaklıkta, 1744 km2 yüzölçümü olan ilçenin 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre nüfusu 15.987'dir. Nüfusun 6034'ü İlçe merkezinde 9954'ü köylerde yaşamaktadır.İlçeye 121 köy ve 73 mezra bağlıdır. Eski adı Gercanis olan ilçenin tarihine ilişkin ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır. Erzincan Mutasarrıfı Şefik Paşa tarafından bolluk anlamına gelen Refahiye adı verilmiştir. İlçenin 10 km. batısında Soğuk göze ve Karaçam mevkileri arasında 2000 m. rakımlı Dumanlı Yaylaları; soğuk su kaynakları, göleti, piknik alanları ve kayak imkanları ile yaz ve kış turizmi açısından gelişmeye elverişli bir ortam oluşturmaktadır. Her yıl Ağustos ayında bal festivali düzenlenmekte olup, yılda yaklaşık 350 ton bal üretimi gerçekleştirilmektedir. Önemli tarım ürünleri çavdar, bakliyat, ceviz, kavun ve karpuzdur. İlçenin en önemli potansiyeli orman alanları olup, toplam ormanlık alan 59.712 ha'dır. Toplam il ormanlık alanlarının %57'sini oluşturmaktadır. Ormanlık alanlar içerisinde sarıçam üretim ormanı 38.938 ha., muhafaza ormanı ise 20.780 ha. dır. Orman sahalarında kuşburnu, kekik gibi ekonomik değeri olan otsu bitkiler ile orman içi su ürünleri alabalık tesisleri bulunmaktadır. İlçede 5 milyon adet/yıl kapasiteli Vali Metin İlyas Aksoy Orman Fidanlığı bulunmakta olup, ihtiyaca göre yıllık 1 milyon adet fidan üretimi gerçekleştirilmektedir. İlçede 4448 ha. alanda yapılan ağaçlandırma çalışmaları başarılı olmuş, 88 ha. alanda yapılan ağaçlandırma ise başarısız olmuştur. Yıllık ağaçlandırma potansiyeli 450 ha.dır. İlçedeki ormanlık alanlarla kaplı Dumanlı Dağlarında ve Kutlu Tepe Dağlarında günü birlik piknik, yürüyüş, kampçılık, yayla turizmi ve kış sporları yapma imkanları bulunmaktadır. Erzincan il merkezi ile Refahiye ilçesi arasında E-80 karayolu üzerinde 45 km.de Sakaltutan mevkiinde Yıldırım Akbulut Kayak Tesisleri bulunmaktadır. Kayak tesislerinde her türlü kış sporları yapma, otelinde konaklama imkanları mevcuttur. İlçe de orman sektörüne bağlı yayla turizmi, alabalık üretimi, ekonomik değeri olan otsu bitkilerin üretimi, avcılık, balıkçılık yapılmaktadır. Eski adı Gercanis olan Refahiye'nin tarihine ilişkin ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır. Erzincan yöresi ile aynı yönetimler altında yaşadığı sanılmaktadır. İlçeye, Erzincan Mutasarrıfı Şefik Paşa tarafından, bolluk anlamına gelen Refahiye adı verilmiştir. İlçe, batısındaki çam ormanları ve merkezden 10 km mesafede Soğukgöze ve Karaçam mevkileri arasında yer alan, yüksekliği 2000 m olan Dumanlı yaylaları, soğuk su kaynakları, gölekti, piknik alanları ve kayak imkanları ile yaz ve kış turizmi açısından önem taşımaktadır. Her yıl Ağustos ayında bal festivali düzenlenmektedir. Ekonomisi toprak ve tarım ürünlerine dayanmaktadır. Çavdar, bakliyat, ceviz, kavun ve karpuz bolca yetiştirilir. TARİHİ YERLER Kutlutepe Kalıntıları Cengerli köyü çevresinde bulunmaktadır. Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntılar vardır. Çevrede bulunan önemli yerleşim alanıdır. Tarihte Kemah-Başguvar Dariza üçgeninde, Malatya'ya uzanan yolun kilit noktası özelliğini taşımaktaydı. Kadıköy Kilisesi Kadıköy kilisesi, günümüze kadar sağlam olarak gelmiştir. Kesme taştan yapılan kilisenin, giriş kapısı bezemeleriyle dikkat çeker. Kapıdaki atkı taşı üzerinde kabartma olarak işlenmiş haç motifi bulunmaktadır. Kilisenin içinde, duvar resimlerinin izleri mevcuttur. Apsisin önünde, ağaçtan yapılmış ince bir işçiliğe sahip bezemeli pano vardır. Kutsal Kaya-Roma Antreposu Kökeni Hititlere kadar uzanmaktadır. Kutsal kayanın kuzey kesiminde bulunan Roma Antreposu üç yuvarlak binadan oluşmaktadır. Merkez Camii İlçe merkezinde bulunan Merkez Camii, batılı dönem bezeme özelliklerini göstermekte, avlusunda ise Bahaettin Paşa şehitliği bulunmaktadır. Köroğlu Mağarası İlçenin Altköy mevkiinde bulunan mağaraya taş merdivenlerle çıkılmaktadır. Mağaranın içerisinde kesilmiş taşlardan oturma bankları vardır. Mağaranın içinde bulunan izlerin, Köroğlu'nun kır atının izleri olduğu söylenmektedir. |
Bal Kaya
Yatan arslan görünümünü andıran kayadaki oluklara, anlar yaz aylarında yuva yapmaktadır. Bu yuvalarda oluşan ballar, oyuklardan aşağıya aktığından, kayaya Bal Kaya adı verilmiştir. Gölet Kalkancı köyüne 2 km mesafede bulunan Kalkancı göleti ve Akarsu köyü göleti sulama amaçlı kullanılmakta ve piknik yeri özelliği de taşımaktadır. Dumanlı Yaylaları İlçenin batısında, Soğukgöze ve Karaçam mevkiileri arasında yer almaktadır. Denizden yüksekliği 2000 m olan dumanlı yaylaları genelde çam ormanları olmak üzere çayır ve bitkilerle kaplıdır. Doğal güzelliği, temiz havası, bol soğuksu kaynakları, av hayvanları ve kamp imkanları ile yaz ve kış turizme açıktır. Refahiye Ormanları Refahiye ilçesinin çevresinde yer alan çamlık alanlardır. Soğuk sulan ve serin havası ile en güzel mesire yerlerindendir. |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:37 . |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.
Dizayn ve Kurulum : Makinist