![]() |
Adana tanıtım videosu ve tarihi
Adana tanıtım videosu ve tarihi
|
Adana
Adana ili Akdeniz Bölgesi'nde, 35-38 kuzey enlemleri ile 34-46 doğu boylamları arasında ve yer alan bir ildir. İl merkezi Akdeniz'e yaklaşık 50 km uzaklıktadır. Seyhan ve Yüreğir ilçeleri ilin merkezini oluşturur. Kuzeyinde Kayseri, doğusunda Osmaniye, Kahramanmaraş ve Gaziantep, batısında Niğde ve İçel, güneydoğusunda Hatay illeri yeralmaktadır. Güneyi 160 kilometreyi bulan Akdeniz kıyılarıyla sınırlanan ilin yüzölçümü, 14.030 km²'dir. Şehir merkezinin denizden yüksekliği 23 metredir. İlin 13 ilçesi, 46 belediyesi, 550 köyü bulunmaktadır. Adana'nın toprakları, içinden geçen Seyhan Nehri sayesinde çok verimlidir. NATO'nun İncirlik Hava Üssü Adana il merkezinin yaklaşık 12 km doğusundadır |
Tarihçe
İlkçağda Adana, Anadolu'yu baştan başa geçerek Gülek boğazı'ndan Tarsus'a inen yol üzerinde bir konak yeriydi. Hitit tabletlerinden Hititler döneminde kent ve çevresinde Kizzuvatna Krallığı'nın egemen olduğu anlaşılmaktadır. Yöre, M.Ö. 16. yy'da Hitit Federasyonu'na, Hitit Devleti yıkıldıktan sonra Çukurova'da kurulan Kue Krallığı'na bağlandı. M.Ö. 9. yy sonlarına doğru Asur, M.Ö. 6. yy'da Persler, M.Ö. 333'te Büyük İskender'in egemenliğine girdi. İskender'in ölümünde (MÖ. 323) sonra da Selefkiler'e bağlandı. M.Ö. 66'da Romalı konsül Pompeius tarafından ele geçirildi. Roma İmparatorluğu ve Bizans dönemlerinde, elverişli konumu nedeniyle önemli bir ticaret merkezi durumuna gelen 704'de Halife Abdülmelik tarafından Emevi topraklarına katıldı. Abbasi halifesi Harun Reşit eski ilkçağ kalesini (Adana kalesi) yeniden yaptırdı. IX. yy'da Adana Çukurova'nın önemli bir kültür ve ticaret merkezi durumundaydı. Aynı yy'da Yazman adlı bir Türk komutan bölgeyi yarı bağımsız yönetti. Bölge daha sonra Mısır'daki Tolunoğulları'nın eline geçti. Bizanslılar, Abbasiler'in zayıf düşmesinden yararlanarak 10. yüzyılın başlarında kenti yeniden topraklarına kattılar. Alparslan'ın Malazgirt Zaferi'ni (1071) izleyen yıllarda Adana, Selçuklular'ın egemenliğine girdi (1083-1097). Bu dönemde Çukurova'ya Doğu'dan gelen birçok Türk boyu yerleşti. 1097 Haçlı seferiyle Adana'da Selçuklu egemenliği sona erdi. 14. yy'in ilk yarısında Memluklar'ın eline geçen Çukurova'ya çok sayıda Türkmen oymağı yerleştirildi. 1352'de yöreye Memluklullara bağlı Türkmen Beylerinden Yüregiroğlu Ramazan Bey egemen oldu. Ramazanoğulları adını alan Beyliğin merkezi Adana'ydı. Ramazanoğulları'nın yönetiminde kent genişledi, camiler, hanlar, kamu binalarıyla süslendi. Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi (1517) sırasında Osmanlı topraklarına katılan Adana'yı 1608'e kadar yine Ramazanoğulları yönetti. 1672'de Adana uğrayan Evliya Çelebi kente ilişkin ayrıntılı bilgi verir. Adana, 19. yy'ın ortalarına doğru Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanan Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa tarafından ele geçiridi ve Mısır Ordusu'nun karargahı olarak kullanıldı. Londra Antlaşmasıyla (1840) Osmanlılar'a geri verildi.1867'deki yönetsel düzenlemede vilayet oldu. 1886'da Mersin-Adana demiryolunun açılması, pamuk tarımının ve kentin ekonomisinin canlanmasına, nüfusun artmasına neden oldu. Ermeniler'in 1909'daki ayaklanma girişimleri bastırıldı. Birinci Dünya Savaşı sırasında (1914-1918) Toros ve Gavurdağı tünelleri ve Bağdat demiryoluyla kent İstanbul ve Suriye'ye bağlandı. Kurtuluş savaşında Türk-Fransız Cephesinde bulunan ve 20 Ekim 1921'de imzalanan Ankara İtilafnamesi hükümleri uyarınca 5 Ocak 1922'de Fransız işgal kuvvetleri kentten çekildi. Bu tarih, halen Adana'nin kurtuluş günü olarak kutlanmaktadır. |
Nüfus
Adana, DİE 2000 yılı sayımına göre 2.3 (2.300.000 ) milyondur. Adana şehir merkezi 1.830.710 nüfusu ile 2000 yılından beri Türkiye'nin 4'üncü büyük şehridir. Nüfus yoğunluğu, Türkiye ortalamasının iki katına yakındır (95 kişi/km²). Nüfusun yaklaşık %66'sı kentsel; %34'ü de kırsal kesimde yaşamaktadır. Adana ili, nüfus artış hızı bakımından Türkiye'de 3. sırayı alır (yılda yaklaşık %0.36). Çalışan nüfusun genel nüfusa oranı %40'ın üstündedir. Bunun yaklaşık %65'i tarım, %15'i işleme endüstrisi kollarında çalışır. İklim Adana ilinde en yüksek sıcaklık 45°C, en düşük sıcaklık ise -8.4°C dolaylarındadır. İlde en çok yağış ise bahar aylarında görülür. Ortalama nisbi nemin % 90 'ın üzerine çıktığı da görülebilir. Aladağ, Feke, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli ilçeleri dağlık ve yüksek yayla karakterindeki geçit bölgeleri olup ova kesiminden farklı iklim değerlerine sahiptir. Bu bakımdan il genelinde tarımsal faaliyetler uzun zaman periyodunda tamamlanmaktadır. İlde iklim dağlık ve ovalık alanlarda farklılık göstermekle birlikte tipik akdeniz iklimi karakterindedir.Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçer. Yükseklerde yağışlar genellikle kar şeklinde düşmektedir |
ADANA
01 ADANA ( Kod : 322 ) Vali İLHAN ATIŞ Valilik 458 83 27 İl Emn. Md. 435 84 77 İl Jn. Kom. 323 32 67 Bld. Bşk. 458 21 37 İlçe Sayısı 13 Belediye Sayısı 53 Köy Sayısı 543 Yüzölçümü 14.030 Nüfusu 1.849.478 |
Ekonomi
İlin önemli geliri tarım, otomotiv, tekstil, kimya, hayvancılık'dan elde edilmektedir. İl merkezinde bir tren istasyonu, şehir yakınlarında ise bir sivil havalimanı(Şakirpaşa Havaalanı) ve Ceyhan ilçesinde 2, Yumurtalık ilçesinde 1 tane olmak üzere 3 adet liman bulunmaktadır. |
Tarım
Adana'nın yüzölçümü 1.403.000 hektar olup; bu arazinin, 539.000 hektarı işlenen tarım arazisi, 48.970 hektarı çayır ve mera, 547.730 hektarı orman-çalılık ve fundalık, 235.300 hektarı dağlık-taşlık, 19.000 hektar alan ise su yüzeyleridir. Sulanan Tarım Arazisi 217.562 Hektardır. Büyükbaş Hayvan Sayısı 142.560 Adet, Küçükbaş Hayvan Sayısı 454.398 Adet, Süt Üretimi 134.456 Ton'dur. Cumhuriyetle birlikte tarıma büyük bir önem vermiştir, köylüden alınan ağır vergileri ortadan kaldırmış, böylece tarımı teşvik edilmiştir. 1950'li yıllardan itibaren traktör sayısının artması, 1956 yılında Seyhan Barajı'nın açılması, tarımsal mücadelenin başlaması ile birlikte tarımsal arazi artış gözlenmiştir. 1970'li yıllarda sulama kanallarının açılması ile birlikte sulanabilir arazide artış olmuştur. 1980'li yıllarda II. Ürün uygulamasına geçilmiş ve 1,5 milyon dekar alan değerlendirilmiş, soya, mısır, yer fıstığı ekim alanlarında büyük bir artış olmuştur. Özellikle son üç yılda yapılan çalışmalarda ova bölgesinde, sebzecilik, meyvecilik ve özellikle seracılık konusunda önemli gelişmeler sağlanmıştır. Sera üretiminde alçak ve yüksek örtü üretimi yapılan alanlar hızla artış göstermiştir. Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü 1931 yılından beri hizmet vermektedir. Adana, Türkiye'nin mısır ihtiyacının hemen tamamını karşılamaktadır. __________________ |
1950'li yıllarda hızlı kentleşmeye bağlı olarak inşaat malzemesi üreten fabrikalar da faaliyete başlamıştır. 1956 yılında Osmaniye, Gaziantep, İçel, Konya yollarının birinci sınıf yol durumuna gelmesi Adana'nın transit merkez olmasını sağlamış ve ilin önemi artmıştır.
İl genelinde faaliyet gösteren ve Adana Sanayi Odası'na kayıtlı, 10 ve daha üstünde işçi çalıştıran işyeri sayısı 732'dir. Bu rakam düşük olarak görülebilir. Ancak faaliyet gösteren sanayi işletmelerinin birçoğu büyük ölçekli olup çok sayıda işçi istihdam edilmektedir. Bu gün ülke genelinde faaliyet gösteren 500 büyük sanayi kuruluşunun 18 adedi Adana'da bulunmaktadır |
Turizm
Tarih ve kültür turizmi Arkeolojik sit bölgeleri, tarihi kalıntılar ile kültürel ve etnoğrafik değerler; Adana ilinin en önemli turizm kaynaklarındandır. İlde kültür amaçlı gezilerin önemli bir kısmı Karatepe'ye yapılmaktadır. Plan döneminde de bu ilgi ve isteğin süreceği sanılmaktadır. Karatepe konumu itibariyle, arkeolojik değerlerinin yanısıra doğal güzellikleri de içermektedir. Sit Bölgesi Aslantaş baraj gölü, çam ormanları ile kaplı bu alan; 7.715 hektar büyüklüğündeki Karatepe-Aslantaş Milli Parkını oluşturmaktadır. Baraj gölünün yarattığı peyzaj, anılan orman varlığı nedeni ile Ege-Akdeniz kıyılarında görülen manzaralarla eşdeğerdir. Bu özellikleri ile Karatepe, doğa ve kültür değerleri karışımını sergileyen bir açık hava müzesidir |
Ekoloji turizmi
160 km uzunluğundaki kıyı şeridinin 45 km'si kumul, sulak, sazlık ve benzeri gibi doğal alanlardır. Bu alanların en önemlisi Seyhan nehrinin meydana getirdiği Tuzla ve Akyatan gölleriyle, Ceyhan nehrinin oluşturduğu Akyayan gölü ve Yumurtalık dalyanıdır. Her iki alanda önemli çevre bilimsel(ekolojik) zenginliğe sahiptir. Doğal ortamlarında az bulunan çeşitli kuşlar ile deniz ve kara canlıları yaşamaktadır. Rafting Tahtalı dağlarından doğan Tufanbeyli, Saimbeyli ve Feke ilçelerinde geçen aşağıda Seyhan nehrine karışarak denize dökülen Göksu ırmağı kıvrımlı güzergahı ve uygun debisi ile rafting sporuna çok uygundur. Termal turizm İlde termal turizmi fazla önem taşımasa da yöre halkınca termal turizm alanlarından faydalanılmaktadır. Bunlar Aladağ yakınlarındaki Acısu İçmesi, Ceyhan yakınlarındaki Tahtalıköy, Kokarpınar İçmeleri, kent merkezindeki Kurttepe, Alihocalıdır |
Av turizmi
İl sınırları içinde Toros dağlarında dağ keçisi, geyik, yaban domuzu, keklik, bıldırcın, üvelik, tavşan, yaban ördeği, yaban kazı ve benzerinin avı mevsimine göre yapılmaktadır. İlde deniz avcılığı da gelişmiştir. Yumurtalık'ta Çamlık ve Yerkuma, Karataş'ta Akyatan, Tuzla ve Burma boğazı dalyanlarında kefal, levrek, çupra, lagos, dil balığı, kara kulak, mercan ve karides avı ile baraj göllerinde sudak, sazan, yayın (gelebicin), yılanbalığı avı yapılmaktadır. Ayrıca incir kuşu, arapbülbülü ve sutavuğu avı da yapılabilmektedir |
Göl ve su sporları turizmi
Seyhan, Çatalan, baraj gölleri su sporlarının gelişmesi için oldukça uygundur. Adana ve çevresindeki önemli bazı yapılar Arkeoloji Müzesi Adana Bedesteni Hasan Ağa Camisi Magarsus Kilisesi Taşköprü Ulu Camii (Adana) Eski Camii Yağ Camii Sabancı Merkez Camii Yılankale Anavarza Kalesi Dumlu Kalesi Kurtkulağı Kervansarayı Haydar Ağa Camisi Sirkeli Höyüğü Misis Köprüsü |
İLÇELER:
Adana ilinin ilçeleri; Seyhan, Yüreğir, Aladağ, Ceyhan, Feke, İmamoğlu, Karaisalı, Karataş, Kozan, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli ve Yumurtalık' tır. Aladağ: Adana'ya 105 km. uzaklıkta olan bu ilçede antik devirden kalma bir ören yeri ile harap Ortaçağ kalesi, Akören beldesindeki Kırık Kilise harabeleri çok önemlidir. 40 km mesafedeki Acısu içmesi, Meydan yaylasında Bığbığı mağarası bulunmaktadır. Ceyhan: Adana il merkezine 47 km uzaklıktadır. Adana-Ceyhan karayolu üzerinde 700 m. uzunluğunda dört cepheli masif kaya üzerinde etkileyici görünümlü Yılan Kale, Ulucami, Mecidiye Cami ve Durhasan Dede Türbesi ilçenin önemli turistik değerleridir. Yılankale'nin güneybatısında, Sirkeli Höyüğü vardır.Höyüğün Ceyhan nehrine bakan kuzey kayalıklarında Hitit Krallarından Muvattali'nin sakallı ve uzun elbiseli rölyefi görülür. Anadolu'nun en eski Hitit kabartmasıdır. Kurtkulağı Beldesi'nde bulunan Kurtkulağı Kervansarayı 1693 yılında yapılmış olup eski Halep kervan yolu üzerindedir. Kervansaray 'da yörenin etnografik eserleri sergilenmektedir. |
Feke: İl merkezine bağlı Tepe Mahallerinde 1945 yılında Bizans tapınağının zemin mozaikleri ortaya çıkarılmıştır. Feke kalesinin 12. yy.da Bizanslılar veya Selçuklular tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Rafting için ülkemizin en elverişli ırmaklarından olan Göksu, bu ilçede bulunmaktadır. Ayrıca çok sayıda yaylalar vardır.
İmamoğlu: İl merkezine 45 km. uzaklıktaki ilçenin önemli turistik değeri İmamoğlu Yeraltı Şehridir. Karaisalı: İl merkezine 47 km. mesafede bulunan ilçenin 8 km. kuzey batısında Milvan Kale, 17 km. batısında 1912 yılında Almanlar tarafından yapılan Alman Köprüsü, 12 km. güneyinde Altınova köyü yakınlarında tarihi İpek Yolu güzergahında Kesiri Han önemli tarihi eserleridir. Yerköprü mesire yeri ve Kızıldağ Yaylası görülmeye değerdir. Karataş: İl merkezine 47 km. mesafedeki ilçe coğrafi konumu ile İlk Çağda büyük önem taşımış bir şehirdir. Magarsus adıyla anılan bu kent bugünkü yerleşim yerinin 5 km. batısında yer almaktaydı. Karataş'ta Osmanlılardan kalma iki han vardır. Ramsar sözleşmesinde yer alan Akyatan Gölü ve Kuş Cenneti bu ilçededir. Kozan: İl merkezine 72 km. mesafededir. Kozan Kalesi, Asurlular tarafından yapılmıştır. Önemli eserlerinden biri olan Hoşkadem Cami 1448 yılında Mısır Kölemen Sultanı Abdullah Hoşkadem tarafından yaptırılmıştır. Kozan'ın 22 km. güney doğusunda Dilekkaya köyünün 2 km. uzağında bir ada gibi yükselen tepenin üzerinde Anavarza şehri M.Ö. 9. yüzyılda Asurlular tarafından kurulmuştur. Kaya mezarları, kilise, sarnıç gibi eserler bugüne ulaşan kalıntılardır. Ayrıca 18 çeşit deniz hayvanını gösteren Anavarza mozaikleri bulunmaktadır. Kozan ilçesine 10 km. uzaklıktaki Dağılcak, mesire yeri ve yaylaları ile ünlüdür. |
Pozantı: İl merkezine 116 km. mesafededir. Coğrafi konumu nedeniyle tarihte önemli olaylara sahne olmuştur. Eski ve yeni Anakşa kaleleri, Torosların en önemli geçidi olan Gülek Boğazı'nın girişindedir. Gülek boğazı ile Tekir yaylası arasındaki Kızıltabya ve Aktabya kaleleri ilçenin önemli turistik mekanlarındandır.
Saimbeyli: Adana il merkezine 156 km. mesafededir. Eski adı Haçin'dir. Burada Orta Çağda yapılmış kale ve kiliseler bulunmaktadır |
Seyhan: İlçenin bulunduğu yöre, pek çok uygarlıklara sahne olmuştur. İlçenin başlıca eserleri Büyük Saat Kulesi, Taş Köprü, Yağ Cami ve Medresesi, Hasanağa Cami, Kemeraltı Cami, Ulu Cami Külliyesi, Yeni Cami, Çarşı Hamamı, Bebekli Kilise (Kilisenin tepesinde tunçtan yapılmış Meryem Ana heykelinin bebeğe benzemesi nedeniyle bu ad verilmiştir.) dir. Ayrıca Eski Adana Mahalleleri ve evleri görülmeye değerdir.
Tufanbeyli: İl merkezine 200 km. mesafededir. İlçenin 20 km. kuzeydoğusunda Hititlerin dini merkezi konumunda olan "Şar" kenti Hieropolis ve Çomana adları ile tanınır. Romalılardan kalma açık hava tiyatrosu, Bizans kilise kalıntısı, ana tanrıça tapınağının kapısı olduğu sanılan Alakapı antik şehrin sağlam kalmış yapılarıdır. Şar harabelerinin güneyinde Doğanbeyli köyü yakınında höyükler, batıda Hanyeri yakınında Hitit anıtı önemli eserlerdir |
Yumurtalık: İl merkezine 81 km mesafededir. İlçenin en önemli eserleri Ayas ve Atlas kalesi, Süleymaniye Kulesi ve Marko Polo İskelesidir. Akdeniz'de kıyısı bulunan ilçenin balıkçı barınağı bulunmaktadır.
Yüreğir: Yüreğir'in en önemli eseri Ceyhan nehri kıyısında bugün Yakapınarı'nın bulunduğu yerde kurulan Misis Antik Kenti, Roma ve Memluk Döneminde önemini korumuştur. Ceyhan nehri üzerinde 4. yüzyılda Bizans imparatoru Flauius Constantinus tarafından yaptırılan Misis Köprüsü'nün yakınındaki mozaikler, Roma bazilikası, su kemeri, stadyum, hamam, kervansaray ve mescit görülebilir. |
NASIL GİDİLİR
Karayolu: D-400 Karayolu ve uluslararası TEM otoyolu ile Adana'ya ulaşılır. Ankara' dan Aksaray , Pozantı üzerinden 472 km, İzmir'den Afyon Konya Ereğli üzerinden 873 km. İstanbul'dan Bolu, Ankara, Aksaray Pozantı 909 km sonra Adana'ya ulaşılabilir. Şehir merkezine uzaklığı 5 km. olan otogardan, Türkiye'nin her yerine otobüs seferleri bulunmaktadır. Otogar Tel: (+90-322) 428 20 47 Demiryolu: Adana demiryolu ile İç Anadolu , Antep ve Mersin'e bağlıdır. Adana Garının şehir merkezine uzaklığı 1 km.' dir. İstasyon Tel: (+90-322) 453 31 72 Havayolu: Havayolu Şakirpaşa HAva Limanı'ndan sağlanmaktadır. 2750 x 45m² ebadında her türkü gövdeli uçağın iniş ve kalkışına uygun bir piste sahiptir. Şakirpaşa Hava Limanı uluslararası trafiğe açıktır. Tarifli ve düzenli seferlerle direk olarak Almanya, K.K.T.C. ve Arabistan'a İstanbul üzerinden de tüm dünya ülkelerine dış hat seferleri yapılmaktadır. Yaz aylarında trafik yoğunluğuna paralel olarak charter seferleri bulunmaktadır. Denizyolu: Adana il sınırları içerisinde uluslararası petrol ve yük taşımacılığına açık Botas Limanı ve Toros Gübre Fabrikaları Limanı bulunmaktadır |
GEZİLECEK YERLER
MÜZELER VE ÖRENYERLERİ Adana Müzesi Adres: Seyhan Cad. Adana Tel: (322) 454 38 55 Faks: (322) 454 38 56 Adana Etnografya Müzesi Adana Arkeoloji Müzesi Adana Atatürk Müzesi Misis Mozaik Müzesi Anavarza (Dilekkaya Köyü) Ören Yeri: Adana�nın Ceyhan ilçesi, Kozan-Kadirli yolunun yaklaşık 20. km�sinde Dilekkaya köyü yakınındadır. Çukurova�nın ortasında birdenbire yükselen büyük bir kaya kütlesinin önünde kurulmuştur. Roma İmparatorluğu döneminde �Anazarbus� olarak anılmıştır. Kentin Roma imparatorluk devri öncesi tarihi hakkında hemen hemen hiçbir bilgi yoktur. Roma imparatorlarından Septimius Severus�un, Pescennius Niger ile yaptığı iktidar savaşı sırasında, Severus�un tarafını tutan kent, Severus�un 194 yılında galip gelerek imparatorluğun tek hâkimi olmasından sonra ödüllendirilerek tarihinin en parlak dönemini yaşamaya başlamıştır. M.S.204-205 yılında Kilikia, İsauria ve Likaonia eyaletlerinin metropolisi olmuştur. Anavarza, 408 yılında antik Kilikia eyaletinin baş kenti olmuştur. Şehrin Kalesi, Roma ve İslami dönemlere ilişkin izler taşımaktadır. Ören yerinde ayakta kalan kalıntılardan surlar, zafer takkı, kale, sütunlar ve mozaikli iki havuz görülmeye değer niteliktedir. Günümüzde açık hava müzesi olarak faaliyet göstermektedir. Şar (Şar Köy) Ören Yeri: Toros Dağları üzerinde Adana�ya 210 km. uzaklıktaki Tufanbeyli ilçesinin 20 km. kuzeydoğusundaki Şar Köyü�nde yer almaktadır. Şar, Hitit döneminde �Komana� adıyla bilinen önemli bir merkezdir. Ayrıca Roma devrinden kalma açık hava tiyatrosu, Bizans devrinden kalma kilise ve mermer bloklardan inşa edilmiş 6 m. boyundaki "Ala Kapı" görülmeye değer eserlerdendir. |
Misis (Yakapınar) Ören Yeri: Misis antik kenti, Ceyhan Nehri kenarında, tarihi İpek Yolu üzerinde kurulmuş, Adana�dan sonra gelen ikinci bir geçit durumundadır. Misis'in tarihi, antik kentin üzerinde bulunduğu ve Neolitik Çağ�a tarihlenen höyük ile başlar. Misis�i Truva kahramanlarından Mopsos�un kurmuş olduğu söylenmektedir. Hitit, Assur, Makedonya ve Seleukosların eline geçmiş, Roma ve Bizans devirlerinde de önemli bir merkez olmuştur. M.S. 8. yüzyıldan itibaren Abbasiler döneminde yeniden imar edilmiştir. 1517 yılından sonra Osmanlı Devleti�nin hâkimiyetine girmiş olan Misis�te bugün ayakta kalmış olan eserler M.S. 4. yüzyıla ait bir bazilikanın mozaik taban döşemeleri, dokuz gözlü bir taş köprü, akropoldeki surlar, sukemerleri ve hamam kalıntıları ile Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalan Havraniye Kervansarayı ve tek kubbeli mescittir.
Magarsos Ören Yeri: Adana�nın sahil ilçesi Karataş�ta Dört Direkli mevkiindedir. Antik Kilikia�nın önemli kentlerinden olan Mallos�un dini merkezi olan Magarsos, tapınaklarıyla tanınmış, özellikle Büyük İskender�in dua ettiği Athena Tapınağı ile ün kazanmıştır. Deniz boyunca uzanan şehir surları, tiyatro, stadium, kilise ve hamam kalıntıları ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. |
Ayas (Aigaiai - Yumurtalık) Ören Yeri: Kurulduğu tarih tam olarak bilinmeyen Ayas (Aigaiai) antik kenti Helenistik devirde Bergama�daki gibi dünyanın üç asklepieion tapınağından biri ile ünlü idi. Roma imparatorluk döneminde gelişmesini devam ettiren Ayas, Ortaçağ�da doğunun Akdeniz�e açılan en önemli liman kentlerinden biri olmuştur.
Özellikle Ceneviz ve Venedikli tüccarlar Aigaiai Limanı�nda koloniler kurmuşlardır. Ünlü seyyah Marco Polo Çin seyahati için 1268 yılında bu limandan karaya çıkmış, seyahatini tamamladıktan sonra yine bu limandan gemiye binip Venedik�e dönmüştür. Ayrıca Ayas ve Atlas kaleleri, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırılan üç katlı gözetleme kulesi, Osmanlı ve Roma hamamları kentin tarihi zenginliğini artırmaktadır |
Akören Ören Yeri: Toroslar üzerindeki Aladağ ilçesinin bir beldesi olan Akören yeni tespit edilmiş bir ören yeridir. Yapılan araştırmalara göre iki mahalleden oluşan ören yerinde ayakta kalmış dört adet kilise, yapı kalıntıları ve caddeler saptanmıştır. Kazılardan elde edilen yazıtların incelenmesinden burasının Roma devrinden beri yayla olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Ceyhan-Sirkeli Muvattali Kabartması ve Ören Yeri: Eski Misis-Ceyhan karayolu üzerinde yer alan Sirkeli köyünde Ceyhan Nehri kenarında bir kaya kütlesinin üzerinde bulunmaktadır |
Yakında Sirkeli Höyüğü bulunur. Hitit İmparatoru Muvattali, Mısır Firavunu Ramses ile yaptığı ünlü Kadeş Savaşı�na giderken buraya uğramış ve bu olaydan sonra Hititler tarafından bu yerin kutsallığına inanılmıştır. Muvattali kabartması Anadolu�daki en eski Hitit kabartması olması ile de ayrı bir öneme sahiptir.
Tepebağ Evleri: Eski Adana evleri, aynı adlı Tepebağ Höyüğü'nün üzerinde ve eteklerindedir. Tarihi sur içindeki Adana şehrinin yüzlerce yıllık kültürü burada saklıdır. Tepebağ Evleri'nin çoğu 18. yüzyılda yapılmıştır. |
KALELER
Yılan Kale: Misis ile Ceyhan arasında, ovaya hâkim bir tepe üzerindedir. İç Anadolu�dan gelip Gülek Boğazı yoluyla Adana, Misis, Payas ve Antakya�dan geçen tarihi istila ve kervan yolunun üzerinde bulunan kale, dağ kaleleri zincirinin ilk halkasıdır. Halk arasında �Şahmeran Kalesi� olarak da bilinen kalede Şeyh Meran adlı bir kişinin yılan yetiştirip terbiye ettiği söylentisi yaygındır. Dumlu Kalesi: Ceyhan�ın 17 km. kuzeybatısında Sağkaya bucağının Dumlu (Tumlu) köyünün batısında ve 75 m. kadar yükseklikteki sert kalkerli bir tepe üzerindedir. 12. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Çevresi 800 metredir. Sekiz burçludur. Ovaya bakan doğu köşesinde gözetleme kulesi bulunmaktadır. Tek kapısı doğuya bakmaktadır. Kale içerisinde yapı kalıntıları ve sarnıçlar yer almaktadır. Tepe etrafında kaya mezarları görülmektedir. Kozan Kalesi ve Manastırı: Assurlular tarafından yaptırılmıştır. Kozan Kalesi (Sis) tarihi yol üzerinde stratejik yönden önemli bir konumdadır. 9. yüzyılda Abbasilerin, 11. yüzyılda Selçukluların ve daha sonra Haçlıların eline geçmiştir. Her üç yılda bir yapılan vaftiz yağı çıkarma törenleri nedeniyle, Hıristiyan dünyasının önemli merkezlerinden olmuştur. |
KONAKLAR
Ramazanoğlu Konağı: Ramazanoğlu Halil Bey tarafından 1489 yılında yaptırılmıştır. Üç katlıdır ve kesme taştandır. Adana�nın en eski ev örneklerindendir. Harem bölümü ayakta olup, selamlık kısmı yıkılmıştır. Daha sonraki yıllarda tüccarların tuz pazarı kurması nedeniyle �Tuz Hanı� adı verilmiştir. CAMİLER Cami ve Kiliseler Akça (Ağca) Mescit: Adana�nın en eski Türk yapısı olan Akça Mescit, 1489 yılında Türkmen Beyi Ağca tarafından yaptırılmıştır. Kapısı ve mihrabı göz alıcı üç sıra taş mermerle kaplıdır. Bebekli Kilise: 1880-90 yılları arasında yapılan kilisenin esas ismi Saint Paul�dür. Kilisenin tepesinde Meryem Ana�nın 2.5 metrelik tunç heykeli bulunmaktadır. Heykelin bebeğe benzemesi nedeniyle halk arasında Bebekli Kilise olarak bilinir. Büyük Saat Kulesi: Tarihi Ulu Cami Külliyesi içinde, 1882 yılında Vali Abidin Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kesme taştan dikdörtgen kesitli 32 m. yükseklikte bir kuledir. Resmi dairelerin zamanlarını ve ezan vakitlerini göstermek için yapılmıştır. HAMAMLAR Çarşı Hamamı: Ramazanoğlu Piri Bey tarafından 1529 yılında yaptırılmıştır. Soğukluk, sıcaklık bölümü ve halvet odalarıyla klasik Osmanlı hamam mimarisinin tipik örneklerindendir. Giriş kapısındaki taş işçiliği ilginçtir. |
KERVANSARAYLAR, BEDESTENLER
Kurtkulağı Kervansarayı: Kurtkulağı Kervansarayı, Ceyhan�ın 12 km. güneydoğusunda Kurtkulağı beldesindedir. 17. yüzyıl sonunda Hüseyin Paşa tarafından eski Halep kervan yolu üzerinde yaptırılmıştır. Büyük kesme taşlarla yapılmıştır. 23.60x45.75 m. boyutlarındadır. 1.80x2.15 m�lik kalın ayaklar ve kemerlerle örtülü odalar sivri kemerli ikişer pencere ile aydınlanmaktadır. Kervansarayın hemen yanında, aynı döneme ait ilginç bir mimarisi olan tarihi cami bulunmaktadır. Bedesten: Eski Belediye Caddesi üzerindedir. Ramazanoğlu Halil Bey ve oğlu Piri Mehmet Paşa tarafından 16. yüzyılda yaptırılmıştır. �Kapalı Çarşı� olarak da bilinmektedir. Adana�nın en canlı ticaret merkezi olmuştur. Halen bu önemi sürmektedir. KAPLICALAR Termal Bahçe ilçesindeki Haruniye Termal Turizm Merkezi, Aladağ yakınlarındaki Acısu içmesi, Ceyhan'daki Tahtalıköy, Kokarpınar içmesi ve Kurttepe içmesi çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan şifalı sulardır. PLAJLAR İlin Akdeniz kıyısındaki Karataş ve Yumurtalık ilçeleri kıyı turizmi açısından önemlidir. YAYLALAR Tekir, Bürücek, Aladağlar, Horzum Fındıklı, Hamidiye, Asar, Asmacık, Armutoluk, Belemedik, Meydan, Çamlıyayla ve Kızıldağ yaylaları eşsiz güzelliğiyle yayla turizmi için önemlidir. KÖPRÜLER Taşköprü: Adana Müzesi�ndeki kitabede mimar Auxentios tarafından 4. yüzyılda yapıldığı yazılıdır. 319 m. uzunluğunda ve 13 m. yüksekliğinde olan köprü, yanlardan ortaya doğru büyüyen 21 yuvarlak kemerden ibarettir. Bunlardan ancak 14�ü sağlamdır. Ortadaki büyük kemerde iki aslan kabartması vardır. |
KORUNAN ALANLAR
Yumurtalık Tabiatı Koruma Alanı Konumu Doğu Akdeniz Bölgesinde, Adana ili, Karataş ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Saha; 16430 Ha. büyüklüğündedir. Ulaşım Karataş-adana yolu ile Yumurtalık-Adana yoluyla ulaşılmaktadır. Tabiatı Koruma Alanı Karataş ilçe merkezine 35. km,Yumurtalık ilçe merkezine 30 km. mesafededir. Özellikleri Seyhan-Ceyhan deltası, göl lagünleri, kıyı kumulları, barındırdığı bitki ve hayvan türleri, tarihi ve kültürel değerleri ile kompleks bir yapı oluşturmaktadır. Sulak alan kompleksi, kuş göç yolu üzerinde bulunmakta olup, kışın kuş populasyonları çok yüksek değerlere ulaşmaktadır. Kuşların göçlerinin emniyetleri bir şekilde tamamlanması bakımından son derece önemli bir mevkiinde bulunmanın yanı sıra, soğuk kış şartlarında Orta Anadolu'daki göllerin donması su kuşlarına çok önemli bir kışlak görevi yapmaktadır. Akyatan ve Ağyatan gölleri barındırdığı kuş türleri açısından Türkiye'deki "A sınıfı" niteliğindeki 19 sulak alandan 2'sini oluşturmaktadır. Ayrıca nesli tehli***e düşmüş 2 tür deniz kaplumbağasının (Caretta caretta) ve özellikle (Cheloria Mydas) Akdeniz'de varlığını sürdürebilmesi açısından da bu alanlar önemlidir. Ayrıca Yumurtalık Lagünü ülkemizde Halep Çamının(Pinus Halepensis)'in nadir yayılış alanıdır. Saha; Türkiye'nin Akdeniz kıyılarında yer alan 17 deniz kaplumbağası yuvalama alanlarından birisidir. Özellikle Akdeniz'de yok olma tehlikesi içinde bulunan Chelonia Mydas türü kaplumbağa için son sığınma alanlarıdır. |
SPORTİF FAALİYETLER
Adana ili baraj gölünde sörf yapılmaktadır. Yaylalarda trekking ve atlı doğa sporu güzergahları mevcuttur. Bisiklet sürüşü için çok elverişli güzergahlar vardır. Seyhan ve Ceyhan nehirleri baraj gölleri olta balıkçılığı için uygun mekanlardır. Av potansiyeli yüksek olan ilde Torosların yamaçlarında yaban keçisi, ala geyik ve karaca av hayvanı üretme sahaları kurulmuştur. Akarsularda bol miktarda alabalık yaşamaktadır. Rafting için çok elverişli ırmaklarından biri olan Göksu, Adana il merkezine 121 km. mesafede olan Feke ilçesindedir. KUŞ GÖZLEM ALANI Aladağlar: Kuş Alanı, Tuzla Gölü Kuş Alanı, Akyatan Gölü Kuş Alanı, Ağyatan Gölü Kuş Alanı, Yumurtalık Lagünleri Kuş Alanı Adana İli sınırlarında bulunmaktadır |
|
Adana, Türkiye'nin güneyindeki Çukurova Bölgesi'nde Seyhan Nehri'nin kolay geçit veren yerinde kurulmuş ve Bölgenin merkezi olmuştur. Akdeniz kıyısından kuzeye doğru, Toroslar'ın güney yamaçlarına kadar uzanan Adana'nın doğusunda Gaziantep ve Kahramanmaraş, kuzeyinde Kayseri, batısında Niğde ve İçel, güneydoğusunda da hatay illeri yer almaktadır.
Bölgenin hemen hemen yarısı Toroslar'ın ve Antitorosların uzantıları ile kaplıdır. Niğde ile olan sınırını Orta Torosların bir parçası olan Ala Dağlar oluşturur. Bu dağlar Seyhan Irmağı'nın kollarından Zamantı, Körkün, Pozantı ile yer yer kesilir. Türkiye'nin en önemli akarsularından Seyhan ve Ceyhan ırmaklarınca da sulanır. Adana ovaları Toroslardan kaynaklanan bu ırmakların taşıdığı alüvyonlardan oluşmuştur. Eski çağlardan beri askeri ve ticari yollar üzerinde bulunuşundan ötürü tarihin çeşitli dönemlerinde istilâlara maruz kalmıştır. MÖ.XV.yüzyılda kentin bulunduğu Kilikya bölgesi Hititlerin egemenliği altına girerek Hitit Federasyonu'ndan Kızwatna Krallığına bağımlı olmuştur. Kızwatna Krallığının bir şehri olan Adana'nın ismi Boğazköy'de ele geçen tabletlerde "Uru Adania" olarak geçmiştir. Bununla beraber çevrede Hitit dönemine ve Kral Asitavandas zamanına ait pek fazla bir bilgi bulunmamaktadır. Kilikya Bölgesinin Akdeniz'e açılan koyları, zengin gümüş madenleri, ormanları ve bereketli toprakları Asurluların dikkatini buraya çekmiştir. Asurlular bir süre bölgeyi egemenlikleri altına almışlarsa da sonunda Kilikyalılar onlara karşı ayaklanmışlardır. MÖ.VI.yüzyılın ortalarında Kilikya Bölgesi ile birlikte Adana Perslerin eline geçmiş ancak, MÖ.333 yılında Büyük İskender'in Pers İmparatoru Darius'u Adana'nın doğusundaki Dörtyol-Payas Ovası'nda yenmesinden sonra Makedonyalıların egemenliğine geçmiştir. Büyük İskender İmparatorluğu'nun parçalanmasından sonra bölge Seleukosların payına düşmüştür. |
Akdeniz ******larının, Roma deniz ticaretine ağır darbeler vurmasından ötürü, Roma buraya güçlü bir ordu göndermiştir. Romalılar ilk savaşta başarılı olamamışlar, Pompeus'un emrine bütün eyalet kuvvetleri verilmiş ve bunlara 500 savaş gemisi de katılmıştır. Romalılar ******ların kalelerini ele geçirmiş ve böylece Kilikya bölgesi Roma İmparatorluğu'nun topraklarına katılmıştır. İmparator Hadrianus MS.120-135 yıllarında Adana'ya önem vermiş ve burasını önemli bir ticaret merkezi haline getirmiştir. MS.395'de Roma'nın ikiye ayrılmasından sonra Adana, Doğu Roma'nın yönetimine girmiş, İmparator Iustinianus (527-565) zamanında şehir imar edilmiş, köprüler, kemerler ve su yolları, hamamlar yapılmıştır.
MS.VII.yüzyılın ortalarında Arap akınlarının Anadolu'ya yönelmesinden sonra, Emevi halifesi Abdülmelik (685-705) şehri ele geçirmiş ve İslâm kültürünün kökleşmesinde etkili olmuştur. MS.XII.yüzyılda şehir Haçlılar tarafından istilâ edilmiş, zaman zaman Bizans ile Kilikya'daki Ermeni Prensliği arasında el değiştirmiştir. MS.XIII.yüzyılda Memlûklular Ermeni Prensliğini ortadan kaldırmış, Horasan'dan gelen oğuzların Yüreğir boyundan Ramazanoğulları Adana'ya yerleşmiştir. Ramazanoğulları Beyliği Osmanlı İmparatorluğu ile Mısır'ın Kölemen sultanları arasında sıkışıp kalmıştır |
Adana bölgesi Yavuz Sultan selim'in Mısır seferi sırasında (1517) Osmanlı topraklarına katılmışsa da, Ramazanoğlu Mahmut Bey'in Yavuz Sultan selim ile Mısır Seferine katılması ve Adana şehrinin anahtarını Ona vermesinden ötürü eyaletin yönetimi bir süre daha Ramazanoğulları'nın elinde kalmıştır. Ramazanoğulları babadan oğula geçen valilik sistemi ile Adana ve Çukurova bölgesini Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı kalarak idare etmiştir. XIX.yüzyılın ilk yarısında Osmanlı İmparatorluğuna karşı isyan eden Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa Adana'yı ele geçirmiş, Kütahya Antlaşması (1833) ile Mısır'a bağlanmış, ardından yapılan Londra Antlaşması (1840) ile tekrar Osmanlı topraklarına katılmıştır.
1886’da Mersin-Adana demiryolunun açılması, pamuk tarımının ve kentin ekonomisinin canlanmasına, nüfusun artmasına neden oldu. Adana'da Ermeniler’in 1909’daki ayaklanma girişimleri bastırılmıştır. |
I. Dünya Savaşı sırasında (1914-1918) Toros ve Gavurdağı tünelleri ve Bağdat demiryoluyla kent İstanbul ile Suriye arasında bağlantı sağlanmıştır. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra 24 aralık 1918’de Fransız birlikleri, işbirlikçi Ermeni çeteleriyle Adana’yı işgal etmişler, Türk milis kuvvetlerinin şiddete direnmesi, işgalcilerin önemli kayba uğramalarına neden olmuştur. 20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara Itilafnamesi hükümleri uyarınca 5 Ocak 1922’de Fransız işgal kuvvetleri kentten çekilmiş ve Türkiye Cumhuriye'tinin bir İli olmuştur. 5 Ocak tarihi Adana’nin kurtuluş günü olarak kutlanmaktadir.
Adana’da günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Tufanbeyli Şar Harabeleri, İlk ve ortaçağda önemli bir yerleşim merkezi olan Yüreğir ve yöresinde eski eser olarak köprü ve höyük, yer mozaikleri ve su kemerleri, hamam ve kervansaray kalıntıları, Seyhan Tepebağ Höyüğü, Sirkeli Höyüğü, Mazılık Ören yeri ve Kalesi, Akören Kalesi, Postyağbasan Kalesi, Yılan Kale (Şahmeran Kale), Dumlu Kalesi, Feke Kalesi (XII.yüzyıl), Milvan Kalesi, Kozan Kalesi, Ayaş Kalesi, Bucak Kalesi, Anavarza Kale (MÖ.IX.yüzyıl), ve Romalılara ait su kemeri, tiyatro, saray, mabet, hamam kalıntıları, Anaşka Kalesi, Saimbeyli Kalesi, Yanık Kilise, Magarsus Antik Kilisesi, Pelesek Manastır Kalıntısı, St.Paul Katolik Kilisesi (Bebekli Kilise) (1880-1890), Saat Kulesi (1881), Süleyman Kulesi, Taş Köprü, Yakapınar Köprüsü, Kızıl Tabya, Ak tabya, Ceyhan Ulu Cami (1868), Muradiye Camisi, Seyhan Ulu Cami (1541), Yağ Cami (1501), Kemeraltı camisi (1599), Akça Mescit (Ağca Mescit) (1489), Hoşkadem Camisi(1448), Hasanağa Camisi (Hasan Kethüda Camisi) (1558), Bedesten (XVI.yüzyıl), Kurtkulağı Kervansarayı (1711), Durhasan Türbesi (1717-1720), Menzil Han (1782), Tarihi Han kalıntısı (1608), Çarşı Hamamı (1529), Irmak Hamamı, Gön Han Kalıntısı, Koyunevi Mozaikleri, Yer altı Şehri, Bahri paşa Çeşmesi (1890, 1993’te yeniden yapılmıştır) bulunmaktadır. Ayrıca Ramazanoğlu Konağı başta olmak üzere Türk sivil mimari örneklerinden evler vardır. |
Adana Gezgin Gözüyle
AKÇA ( AĞCA ) MESCİT Ulu Cami mahallesindedir.1409 yılında Türkmen beylerinden Ağca bey tarafından yaptırılmış olup, Adana’nın en eski Türk Yapıtıdır.Bir çok kez tamir görmüştür. Mihrabı süslüdür.Selçuklu Taş işçiliğinin Başarılı bir örneğidir. ALEMDAR MESCİDİ: Başocak Mahallesi'ndedir. 17482de Alemdar Hacı Mustafa Hasan Ağa tarafından yaptırılmıştır. ALİ DEDE MESCİDİ: Ali Dede Mahallesi'nde 82 sokaktadır.1704 de Urfa Valisi Mehmet Paşa tarafından Ali Dede adına yaptırılmıştır.1952 yılında yapılan onarımında batı duvarları yıkılmış yanına bir kemer ve bir yapı yapılarak büyütülmüştür. Kare Click this bar to view the full image.biçiminde küçük bir kubbesi vardır. CUMA FAKIH MESCİDİ: Ulu Cami Mahallesi'ndeki Kale Kapısı semtindedir. 1541’de Cuma Fakıh yaptırtmıştır. 1891'de Mehmet Zabit ve Mehmet Arif kardeşlerce onarılmıştır. Küçük ve basit bir yapıdır. Duvarlarında yuvarlak kemerli ikişer pencere vardır. HASAN AĞA CAMİİ: Ali Ağa Mahallesi'ndedir. Klasik Osmanlı dönemi mimarisinin Adana'daki tek örneği sayılır. Camiyi 1558 yılında Ramazanoğlu Halil Bey'in kölesi Abdullahoğlu Hasan Kethüda ile azatlı kölesi Atike yaptırmıştır. Hasan Kethüda Camii adı ile tanınır. Planını Mimar Sinan'ın yaptığı söylenmektedir. Tek serefeli minaresi 1730 yılında yapılmıştır. 1813 yılında büyük bir onarım görmüştür. Kesme taştan yapılan cami, 10.70x10.70 M. Boyutundadır. Cami'nin Osmanlı Mimarisi biçimindeki yüksek kasnaklı büyük kubbesi, dört duvarın üzerine oturmaktadır. Giriş kapısının kuzey duvarı bitişiğinde Lale Devri üslubunu andıran oymalı süslemeler vardır. Müezzin mahfili ve mihrabı ağaçtandır. Siyah ve beyaz mermerlerle süslüdür. Mimberi de aynı cins mermerlerle yapılmıştır. Tek şerefeli minaresi kesme taştan sade ve klasik üsluptadır. Caminin güney duvarında 1671 yılında Adana'dan gelen Evliya Çelebi'nin imzasını taşıyan bir yazıt vardır. Ulu Cami'nin yapımını yöneten Hasan Kethüda, buradan artırdığı malzeme ile, daha güzel olan bu camiyi yaptırmıştır. Söylentiye göre, buna kızan Ramazanoğlu Piri Mehmed Paşa da onun başını kestirmiştir. HASIR PAZARI MESCİDİ: Yağ Camisi yakınındaki Hasırpazarı Sokağındadır. 17. yüzyıldan kalma bir Osmanlı yapıtıdır. Çeşitli tarihlerde onarım görmüş sade bir yapıdır. Küçük bir kubbesi vardır. KEMERALTI (Tarsuskapı) CAMİİ: Tarsuskapı'dadır (Küçüksaat Semti). Kapının kemerinden dolayı, bu camiye sonradan bu ad verilmiştir. Semt de bu caminin adını taşır. Ramazanoğlu döneminde (1548) Savcıoğlu Hacı Mustafa tarafından Savcıoğlu Camii adı ile yaptırılmıştır. Çeşitli dönemlerde onarım görmüştür. 1943 yılında, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onartılmıştır. Kesme taştan yapılmış küçük bir camidir. Kare biçimindedir. Kuzey ve doğusundaki son cemaat yerleri, ikişer küçük kubbe ile örtülüdür. Sade yapılı ve tek şerefeli minaresi caminin kuzeydoğu köşesindedir. Büyük kubbesi kiremitle kaplıdır. Bugün izleri bile kalmayan medresesinden bir yazıt, Adana Bölge Müzesi'nde bulunmaktadır. |
KÜÇÜK MESCİD: Ziya Paşa Parkı'ndaki Ulu Cami'nin doğusundaki geniş alandadır. Akça Mescid'den sonra ikinci bir İslam yapıtıdır. 1942 yılında Ramazanoğlu Halil Bey yaptırmıştır. Ulu Cami yapılıncaya dek, bu mescidde namaz kılındığı söylenir. Yapılış tarihi, giriş kapısındaki yazıtta belirtilmiştir.
MEMİŞ PAŞA CAMİSİ: Sofubahçe Mahallesi'deki Valilik Binası yakınındadır. 1825 yılında Adana Valisi Memiş Paşa, eski Havutoğlu Mescidi'nin yerine yaptırmıştır. MESTANZADE CAMİSİ: Mestanzade Mallesi'ndedir. 1682 yılında Ramazoğlu soyundan Mestanzade Hacı Mahmut Ağa yaptırmıştır. Kesme taştandır. 1948'de Helvacı Musaoğlu İsmail (Çankaya) minaresini yenilemiştir. Kare biçimlidir. Duvarlarında sivri kemerli ikişer pencere bulunmaktadır. Camiyi kurşun kaplı iki pencere örtmektedir. Pazar Caddesi'ndeki Mestanzade Hamamı, caminin vakfıdır. ŞEYH ZÜLFA MESCİDİ: Hürriyet Mahallesi, Depo Caddesi'ndedir. 1844'de Şeyh Zülfa (Zilo) yaptırmıştır. Kesme taştandır. Kare biçiminde olpu, kirpi saçaklı küçük bir kubbesi vardır. Mihrabı sadedir. Şeyh Zülfa'nın mezarı mescidin bahçesindedir. ULU CAMİİ: Adana'nın bu en büyük yapısı Ziya Paşa Parkı yanındadır. Selçuklu, Memlük ve Osmanlı üsluplarının karma ürünüdür. 1513 yılında Ramazanoğlu Halil Bey başlatmış, ancak 28 yıl sonra (1541'de) oğlu Piri Mehmed Paşa tamamlamıştır. Cami, Osmanlı dönemindede onarımlar görmüştür. Caminin duvarları, siyah ve beyaz mermer blorklarıyla süslüdür. Alanı, ön bahçesiyle birlikte, 32.50x34.50 m boyundadır. Cami temelinin, Ramazanoğlu Halil Bey”ce 1513 yılında atıldığı, her iki giriş kapısındaki Arapça yazılardan anlaşılmaktadır. Selçuklu üslubundaki batı kapısında iki yılan kabartmalı bir kubbe ile bir de yazıt bulunmaktadır. Kuzey duvarı üzerine oturtulmuş bir müezzin mahfili vardır. Kıble duvarı ve kara mermerle çevrili mihrabın üstü yarım ay biçimindedir. 16 ve 17. yüzyıl İznik çinileriyle kaplıdır. Beyaz mermer mimberdeki yazıtta Piri Mehmed Paşa'nın adı geçer. Caminin doğusunda 31.00x32.70 m boyutunda medrese Medrese (1540), güneydoğusunda Ramazanoğlu Türbesi (1541), Vakıf Sarayı (harem dairesi) ve Tuz Hanı (selamlık dairesi) , güneyinde Ziya Paşa Parkı ile, Ziya Paşa'nın mezarı vardır. YAĞ (Eski) CAMİİ: Eski Belediye Caddesi'nde, Büyük Çarşı Semti'ndedir. Medrese kapısındaki yazıta göre, 1501 yılında Ramazanoğlu Halil Bey'in buyruğu ile, Ermeni Saint Jacgues Kilisesi'nden camiye çevrilmiştir. 1525 yılında minaresi 1558 'de Piri Paşa tarafından medresesi yaptırılmıştır. Camiye önceleri , Eski Cami denirdi. Sonra Yağ Camisi adını aldı. Selçuklu Ulu Camileri tipindedir. Son Cemaat yeri, diktörtgen biçiminde, dört sıra sütunla beş nef'e (sahn'a) ayrılmaktadır. Avlu Kapısı, bu sade caminin yanında bir anıt gibi büyük ve görkemlidir. Medsesesi dershane, mutfak, yatakhane ve çeşitli odalardan oluşur. YENİ CAMİ: Özerler Caddesi'ndedir. Avlu kapısının üzerinde iki yazıt vardır. Bu yazıtlara göre, camiyi 1724 yılında Abdürrezzak Ankati, minariye de 1729 yılında Aptullah Bin Ali Paşa yaptırmıştır. Memlük mimarisi etkileri görülür. Cami, Antaki adıyla da tanınır. Tümüyle dikdörtgen biçimindedir. Güney duvarı taş işçiliğinin başarılı bir örneğidir. İki paye ve iki sütunun taşıdığı on kubbesi vardır. Son yıllarda önüne, geniş bir son cemaat bölümü eklenmiştir. YEŞİL MESCİD: Tepebağ Mahallesi'ndedir. 1751 yılında Gencizade Hacı Mahmut yaptırmıştır. Kubbesini örten yeşil kiremitleri nedeniyle bu adla anılmaktadır. Sarı renkte kesme küfeke taşından yapılmıştır. Kare biçiminde ve tek kubbelidir. Adana yöresindeki klasik mescid tiplerinden biridir. 1941 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü”nce onarılmıştır. Yay kemerli giriş kapısı üzerindeki yazıtta adı geçen medreseden bugün iz kalmamıştır. ULU CAMİİ MEDRESESİ: Ulu camii mahalsindeki Ulu cami külliysindedir. 1540'ta Ramazanoğlu Piri Mehmet paşa tarafından yaptırılmıştır. Avlu çevresınde medrese odaları ve iki büyük derslik vardır. YAĞ CAMİİ MEDRESESİ: Büyük çarşıdaki Yağ camisinin avlusundadır 1558'de Ramazanoğlu Piri Mehmet paşa tarafından yaptırılmıştır. Saçakları o dönemin ahşap işçiliğinin güzel bir örneğidir. ADANA ŞEHİTLİĞİ: Kurtuluş savaşında toplu halde şehit düşen 100 mücahit ile milis şehitleri burada gömülüdür. Yeşil oba mahalsindedir. 1955'de yaptırılmıştır. RAMAZANOĞLU TÜRBESİ: Ulus caddesinde Ulu camii bitişiğindedir. 1541'de Piri Mehmet Paşa Ulu cami ile birlikte Ramazanoğlu beyleri için yaptırmıştır. 16 ve 17. y.y. çinileri ile kaplıdır. Türbenin duvarındaki bitki motifleri oyma taş işciliğinin özgün bir örneğidir. |
ŞEHİT DURAN MEZARI: Adananın ilk hürriyet şehidi Duran’ın Fransızlara karşı savaşırken can verdiği sed boyundadır Mücahitler derneği tarafından halkın yardımı ile yapılmıştır.
ZİYA PAŞA MEZARI: Ziya Paşa Parkı'ndadır. Adana’da valilik yapan Şair Ziya Paşa'nın (1825-1880) mezarıdır. Mezarı 1881' de vali Abidin paşa yaptırmıştır Mezarın yanında Ramazanoğlu ailesinin altı köşeli ve kubbeli türbesi vardır. BEDESTEN (ARASTA): Eski Belediye Caddesi'ndedir. 16. yüzyıl başında yapılmıştır. Ramazanoğlu dönemi yapısıdır. Küçük kapısı üzerindeki bir yazıta göre bedesteni Ramazanoğlu Halil bey ile oğlu Piri Mehmet paşa yaptırmıştır. 1850'de Adana valisi Kel Hasan tarafından onartılmıştır. Kapalı çarşı veya Büyük Çarşı adları ilede anılır. GÖN HAN: 1530'da Ramazanoğlu Piri Mehmet Paşa yaptırmıştır. 360 dükkanlı ve bedestenlidir.Bu han tümü ile yıkılmış geriye kapısı kalmıştır. Yerine bugünkü vakıflar çarşısı yapılmıştır. Eski kapı 1960'da restore edilmiştir.Kesme taştan yapılmış olan bu kapı büyük sivri kemerlidir.Kemerin iki üst köşesine birer mührü Süleyman motifi işlenmiştir. TUZ HAN: Ulu Camii mahallesindedir.Sülüsle yazılmış yazıtından Ramazanoğlu beyi Halil Bey’in yaptırdığı anlaşilmaktadır.Eskiden burada tuz satıldığından Tuz hanı adı ile anılmaktadır.Çeşitli onarımlar gören hanın bir bölümü yıkıktır.Batı köşesinde sivri kubbeli bir mescidi vardır. ÇARŞI HAMAMI: Eski Belediye Caddesi'nde Saat Kulesi'nin karşısındadır. Adana hamamlarının en eskisi ve en büyüğüdür. 1529'da Ramazanoğlu Halil Bey'in oğlu Piri Mehmet Paşa yaptırmıştır. Son olarak Nuri Has tarafından tümü ile restore ettirilmiştir.Suyu büyük dolaplarla ve su olukları ile Seyhan Irmağı'ndan sağlanmıştır. IRMAK (YALI) HAMAMI: Adana Hükümet Konağı yakınındadır. Ramazanoğlu Halil Bey tarafından eski bir Roma hamamının temelleri üzerine 1494'de yaptırılmıştır. Suyunu kıyısında olduğu Seyhan Irmağı'ndan alması nedeni ile Irmak Hamamı , Yalı Hamamı gibi adlarla anılmaktadır. MESTAN HAMAMI: Pazarlar Caddesi'ndedir. 1682'de Ramazanoğulları'ndan Mestanzade Hacı Mahmud Ağa Mestanzade Camisi'nin bir vakfı olarak yaptırmıştır. Çevresinde su sarnıçları vardır. YENİ HAMAM: Sarı Yakup mahallesinde 86 sokaktadır. 1720'de Musahalıoğlu Mustafa yaptırmıştır. VAKIF SARAYI: Ulu cami ile Tuz Hanı yanındadır. Adana’nın en eski evi olarak bilinir. Ramazanoğlu Beyliği döneminden kalma bir Harem dairesidir. Giriş kapısındaki yazıttan Ramazanoğlu Halil Bey'in 1495'te yaptırdığı anlaşılmaktadır. Yavuz Sultan Selim’in ve IV. Murad’ın burada üçer gece kaldıkları bilinir. Bir çok kez onarılmış ilk biçimini yitirmiştir. ATATÜRK ANITI: Atatürk Parkı'ndadır. 1935'de heykeltıraş Ali Hadi Bara tarafından yapılmıştır. Atatürk’ü yüksek taban üzerinde ünüforması ve elinde kılıcı ile canlandırmaktadır. Çevresinde Kurtuluş Savaşı Adanası'nı anlatan heykelcikler yer almıştır. Bunlardan birisi Adana’nın kurtuluşunda nişanlısı şehit düşen bir kızın er olarak savaşa katılışını yansıtır. Bir başkası ,Türk Ordusu'nun kente girişinde bir kızı bayrağı öperken göstermektedir. SAAT KULESİ: Hükümet Meydanı'ndadır 1881'de Adana Belediyesi'nce yaptırılmıştır. Yapımı Ziya Paşa tarafından başlatımış, ölümü üzerine Vali Ağabeydin Paşa ve Belediye Başkanı Hacı Yunus Ağa'nın yardımı ile bitirilmiştir. Kulenin yapımında Adana’da sürgün bulunan astronomi bilgini Hacı Bekir Sırrı’nın etkisi olmuştur. 1920'de saat kısmı yıkılmış 1925 de Almanya’dan alınan saatlerle bu günkü durumuna getirilmiştir. MİSİS KÖPRÜSÜ: Yakapınar (misis) ilçesinde Ceyhan ırmağı üzerinde bir Roma köprüsüdür. IV. yüzyılda büyük Constantinus’un ortanca oğlu Roma İmparator’u II.Flavius Julıus Constantinus yaptırmıştır. Adana’daki Taş köprü ileyaşıttır.VI. yüzyıl ortalarında Bizans İmparatoru Justinianus tarafından onartılmıştır. 9 gözlü bir Taş köprüdür. Eski Adana Halep karayolu buradan geçmektedir. Lokman Hekimin ölümsüzlük ilacını bu köprüde düşürdüğü söylenir. |
TAŞ KÖPRÜ: Adana Kalesi'nin doğusunda Seyhan ırmağı üzerindedir.Seyhan Köprüsü ya da Eski Köprü denir.Yüzyıllar boyunca Avrupa ile Asya arsında kervanlarla ordulara önemli bir geçit yeri olmuştur. 117-118 yılları arasında Roma İmparatoru Hadrianus yaptırmıştır. Adana bölge müzesindeki bir yazıttan köprüyü IV. yüzyılda mimar Auaentios’un yaptığını öğreniyoruz. Köprü VI. y.y. ortalarında büyük bir onarım görmüştür. Son onarım 1949'da yapılmıştır. Köprü 319 m. Uzunluğunda ve 13 m. yüksekliğindedir. Yanlardan ortaya doğru büyüyen 21 yuvarlak kemerden 14’ü sağlamdır. Ortadaki büyük kemerde iki aslan kabartması vardır.
ADANA ATATÜRK MÜZESİ Müze binası, Seyhan Caddesi üzerinde 19.yy. da yapılmış geleneksel Adana evlerindendir. İki katlı, çıkmalı, kırma çatılı, kâgir bir yapıdır. Bu özellikleri nedeniyle yapı Bakanlıkça "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edilmiş ve koruma altına alınmıştır. 15 Mart 1923'te Atatürk eşi ile birlikte Adana'ya geldiğinde, Ramazanoğulları'ndan Suphi Paşa'ya ait olan bu binada ağırlanmışlardır. Bina Atatürk Bilim ve Kültür Müzesi Koruma ve Yaşatma Derneği'nce zamanın Kolordu Komutanı Bedrettin Demirel'in önderliği ve halkın yardımıyla kamulaştırılıp restorasyonu yapılmış ve 1981 yılında Müze Müdürlüğü'ne bağlı bir müze olarak hizmete açılmıştır. Atatürk'ün Adana'ya gelişi her yılın 15 Martında resmî törenle bu binada kutlanmaktadır. Alt Kat: Çalışma Odası: Kurtuluş Savaşı sırasında ve sonraki yıllarda çıkan yerel gazetelerden Yeni Adana, Türk Sözü, Çukurova, Dirlik gazetelerinin yer aldığı bölümdür. Kütüphane: Osmanlıca ve Türkçe (Latin harfleriyle) yazılı 2000'e yakın kitap vardır. Kitapların çoğu bağış yoluyla sağlamıştır. Üst Kat: Sofa: Emekli subay Nevzat Duruak tarafından yapılmış olan Atatürk'ün mumdan heykeli yer almaktadır. Yatak Odası: Pirinç karyola, sim işlemeli yatak, masa örtüsü, ayrıca Maraş işi iki koltuk ve elbise dolabı bulunmaktadır. Çalışma Odası: Maraş işi koltuk, masa, sandalye, telefon, dolap ve Atatürk' ün portresi bulunmaktadır. Basın Odası: Vitrin içerisinde Yeni Adana Gazetesi'nin ciltlenmiş Pozantı nüshaları ve çalışanlarının çerçeveli resimleri bulunmaktadır. Mücahitler Odası: Gani Girici'nin ve bazı mücahitlerin portreleri, Gani Girici' ye ait madalya ve Atatürk'ün ölüm anına, 9:05'e ayarlanarak durdurulmuş bir saat bulunmaktadır. Oturma Odası: Cevizden sandalye, nargile, madeni mangal, kilim ve halılar bulunmaktadır. Hatay Odası: Atatürk Adana'ya geldiğinde, Ayşe Fıtnat hanımın başkanlığında bir grup Fransız işgalindeki Hatay'dan gelerek Atatürk' ün huzuruna çıkmış ve ona siyah gül hediye etmiştir. Buna karşılık, Atatürk de "Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde kalamaz." demiştir. Bu olayı anlatmak için mankenler konmuştur. Ayrıca ceviz oymalı sehpa, Türk bayrağı ve Hatay'dan gelen heyetin çeşitli boylarda fotoğrafları bulunmaktadır. Silah Odası: Cins ve ebatları değişik tüfekler, tabancalar, paşa apoleti, Atatürk' ün doğduğu evin maketi, Anıtkabir'e Osmaniye'den giden taşın numunesi ve vitrin içerisinde çeşitli yıllara ait madeni paralar bulunmaktadır. Yaver Odası: Atatürk'ün yaverinin kaldığı oda içerisinde pirinç karyola, sim ve gümüş işlemeli yatak örtüsü, ceviz kaplamalı elbise dolabı, madeni ibrik ve leğen bulunmaktadır. Kuva-yi Milliye Odası: Atatürk, İsmet İnönü ve Kuva-yi Milliye döneminde emeği geçen ve Kuva-yi Milliye hareketini başlatanların büstleri bulunmaktadır. Atatürk Müzesi pazartesi günleri hariç diğer günler ziyarete açıktır. Türk öğrenci ve askerleri müzeyi ücretsiz olarak ziyaret etmektedirler. Kayalıbağ Mah. Seyhan Cad. No: 59 Tel : (0322) 359 78 66 Faks : (0322) 454 38 56 |
ADANA ARKEOLOJİ MÜZESİ
Adana'nın ve bütün Çukurova'nın tarihi eserlerinin sergilendiği Müze, Cumhuriyetin ilanından hemen sonra 1924 yılında kurulmuştur. Bu nedenle Türkiye'nin en eski on müzesinden birisidir. İlk olarak çevredeki sütun, sütun başlıkları ve lahitlerin Polis Dairesinde toplanmasıyla kurulan Müze, Adana'lı Alyanakzade Halil Kamil Bey'in müdür olarak atanması ve başarılı çalışmaları sonunda, 1928'de Taşköprü'nün başındaki şimdi yıkılmış olan Cafer Paşa Camii'nin Medresesi'nde ziyarete açılmıştır. 1950 yılında, Kuruköprü'de şimdiki Etnografya Müzesi'ne taşınmıştır. Özellikle Tarsus/Gözlükule (1934), İçel/Yumuktepe (1936), Ceyhan/Sirkeli (1938) ve Yüreğir/Misis (1958) höyüğü kazılarında bulunan, Çukurova'nın ilk çağlarına ait seçkin eserler müzede toplanmıştır |
ADANA ETNOGRAFYA MÜZESİ
İl merkezinde, Kuruköprü mevkiindeki 1845 yılında yapılmış ve terkedilmiş kilise binası 1924 yılından sonra müze olarak düzenlenmiştir. 1972 yılında eserlerin yeni müze binasına taşınmasının ardından kilise restore edilmiş, 1983 yılında ise Etnografya Müzesi'ne dönüştürülmüştür. Taş Eserler Bahçede kûfi, sülüs ve nesih hatla yazılmış kitabe ve mezar taşları teşhir edilmektedir. Güney ve kuzey kısımda sade, sikke başlıklı, mecidiye tipi, kavuklu, fes ve barok başlıklı, 17. yy.'dan kalma Osmanlı kadın ve erkek mezar taşları yer almaktadır. Bunlar arasında yörenin ileri gelenlerinden Adana Valisi Süleyman Paşazade Ahmet Paşa, Karaisalı Kaymakamı Hasan Fevzi Bey, Adana Askeri Alaybeyi Miratizade İbrahim Bey, Adana Defterdarı Sofyalı Mustafa Bey, Orman Başmüfettişi Akif Efendi'ninkiler de vardır. Batı kısmında Türk-İslâm eserlerine ait kitabeler sergilenmektedir. Bunlar arasında Misis hanı, Adana Vilayet konağı, Bahripaşa çeşmesi, Taşköprü ve Misis köprüsü tamir kitabeleriyle Osmanlı devlet arması da bulunmaktadır. Istar Bölümü El dokuma tezgâhları, ıstar, mekik, kirkit, yay, ılkıdır, kirmen, çıkrık ve duvarda kilim örnekleri yer almaktadır. Yörük Çadırı Kurulmuş halde kara kıl çadır, içinde çeyiz çuvalları, yerde keçeler, kilimler, duvar yastıkları, fener, keklik kafesi, hızman, tüfek ve barutluk. Çadırın önünde deri çarık ayakkabı, ağaç su kabı, dibek, yayık, haviye ve kaşıklık. Çadırın sol tarafında deri yayık başında Türkmen kızı, el değirmeni, duvarda eli belinde koç boynuzu motifli kilim yer almaktadır. Şark Odası Ortada bir mangal ve giyinmiş kuşanmış Türkmen kızı mankeni bulunmaktadır. Duvarda ise geyik derisi ve yazılı bakır tepsi vardır. |
Panolar
Toroslarda yaşayan aşiretlerin el dokuma, cicim, zili, sumak, ilikli, düz dokuma kilim örnekleri, halı, heybe, seccade, yastık örnekleri teşhir edilmektedir. Ayrıca keçe seccade ve çeyiz çuvalı vardır. ADANA BÖLGE MÜZESİ: 1924'de Alyanak Zade Halil Kamil Bey tarafından Taşköprü yöresindeki Cafer Paşa Camisinin medresesinde açılmıştır. Birkaç yıl sonra Kuruköprü semtindeki yaklaşık 200 yıllık Rum kilisesine taşınan müze ek bir bina ile genişletilmiştir. Müzenin 1937ler'deki müdürü Ali Rıza Yalkın ,Çukurova’nın etnoğrafyasını kapsayan kapsayan yeni bir bölüm açmıştır. Bu bölüme Toroslardaki Yörük oymaklarının kullandığı eşyalar,çalgıları vb. konmuştur. 1960'da yeni bir cadde açılırken bu açık hava müzesi kaldırılmıştır. Adana bölge müzesinde Neolitik, Kalkolatik, Bronz,Proto-HititYunan ,Rma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalma yapıtlar çoğunluktadır. Ayrıca az sayıda Asur,Fenike ve Ermeni yapıtları da vardır.Yapıtların çoğu kazılarda meydana çıkartılmıştır. Halkın bulup getirdikleri ile birlikte sayıları 18.000'ni bulmaktadır. Müzenin değişik konularda 2.280 cilt kitapla, 449 ciltlik Şer’i Mahkeme sicilleri Koleksiyonu kapsayan bir kitap’lığı’da vardır. Adana Bölge Müzesi 1970 de bu günkü büyük binaya taşınmıştır. MİSİS MOZAYIK MÜZESİ: 1959 'da Misis höyüğünün batı yönündeki sırtta açılmıştır. Adana Bölge Müzesi'ne bağlıdır. Buradaki mozaikler, Prof. Bossert ve Dr.Ludwing Budde tarafından bulunmuştur. Bu mozaikler IV y.y. Geç Roma dönemi ürünü bir bazalikanın tabanını kaplamaktaydı. Stilize bitki motifleri ile doğal görünüşleri ile işlenmiş insan ve hayvan figürleri, bulunan mozaikler Nuh’un Gemisini canlandırmaktadır. KARATEPE AÇIK HAVA MÜZESİ: Kadirliye 23 km. uzaklıktaki müzede İ.Ö. 8.yüzyılda Hükümdar Asistavandas’ın kendi adını vererek kurdurttuğu kale ve kent kalıntıları sergilenmektedir. Yapıtlar bulundukları yerde bırakılmış üzerleri saçakla örtülmüştür. |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:08 . |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.
Dizayn ve Kurulum : Makinist