![]() |
İSTANBUL ili özellikleri
34 İSTANBUL ( Kod : 212 - 216 )
Vali Muammer GÜLER Valilik 0 212 455 55 00 İl Emn. Md. 0 212 636 10 10 İl Jn. Kom. 0 212 285 21 04 Bld. Bşk. 0 212 526 11 32 İlçe Sayısı 32 Belediye Sayısı 74 Köy Sayısı 173 Yüzölçümü 5.712 Nüfusu 10.018.735 alıntı |
GENEL BİLGİLER
"Orada Tanrı ve insan doğa ve sanat hep birlikte yeryüzünde öylesine mükemmel bir yer yarattılar ki görülmeğe değer." Bir koluyla Asya'ya diğeriyle Avrupa'ya uzanarak iki kıtayı da kucaklayan kenti Lamartine böyle tanımlıyor. Başkentler başkenti olarak bilinen önce Roma ardından Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu ve kıtalara hükmederek büyük barış coğrafyaları yaratmış Osmanlı İmparatorluğuna başkentlik yapan İstanbul geçmişin ihtişamını gururla korurken modern bir geleceğe doğru ilerlemektedir. İstanbul'daki çeşitlilik ziyaretçileri gerçekten büyülemektedir. Müzeleri kiliseleri sarayları camileri pazar yerleri ve doğal güzellikleri bitmez tükenmez nüanslar sunmaktadır. Boğazın kıyısında şöyle bir arkanıza yaslandığınızda grupta kızaran renklerin karşı sahildeki evlerin pencerelerine yansımasını seyrederek yüzyıllar öncesinde insanların bu olağanüstü yeri neden seçtiklerini birden anlar ve İstanbul'un "dünyanın merkezindeki" şehir olduğunu hissedersiniz. Şehrin en güzel anıtları Haliç-Marmara Denizi-Surlar arasında kalan yarımadada yer alır. Kentin tepelerinden yükselen 500'ü aşkın caminin sulieti baş döndürücü bir atmosfer yaratır. İnsan kendini geçmiş zamanla bugün arasında bir rüyada gibi hisseder! Altı minaresiyle İstanbul'un sembolü haline gelen dekorasyonunda kullanılan mavi çiniler nedeni ile "Mavi Cami" diye anılan Sultanahmet Camii'ni mutlaka görmelisiniz. Karşısında İmparator Justinien zamanında kilise olarak inşa edilmiş olan ünlü Ayasofya Müzesi yer alır; mimari hünerler örneği olan bu yapı Hz. İsa'yı Hz. Meryem'i ve imparatorları tasvir eden nefis mozaik panolarla bezenmiştir. Bir başka tepeden bu iki muhteşem abideyi seyreden Süleymaniye Cami ise Osmanlı mimarlık sanatının zirvesidir. Kanuni Sultan Süleyman'ın isteği üzerine Mimar Sinan tarafından inşa edilmiştir. Marmara'ya ve Boğaz'a hakim bir tepe üzerinde 400 yıl boyunca Osmanlı sultanlarına konutluk ve siyasi merkezlik etmiş olan Topkapı Sarayı yer alır. Topkapı'da Çin Porselenleri koleksiyonunu altın işlemeli ve değerli taşlarla süslü tahtları sultan kostümlerini masallardakileri andıran mücevherleri nadir elyazması kitapları yüzyıllarca merak uyandırmış olan harem salonlarını görebilirsiniz. Ayasofya ile Sultanahmet Cami arasında araba yarışlarının yapıldığı Bizans Devrinin ünlü Hipodromu ve bu Hipodromun orta yerinde bu dönemden kalma üç dikilitaş bulunur. Yerebatan Sarayı Bizans döneminde yapılmış en önemli su sarnıçlarından biridir. En güzel Bizans devri eserlerinden biri sayılan Kariye Müzesi mozaik ve fresklerle süslü orijinal dekorunu muhafaza etmektedir. İstanbul'da görmeden edemeyeceğiniz bir başka mekan da Eyüp Camiidir. Burası Eyüp Sultan'ı ziyaret edip manevi haz arayanlara güvercin sesleriyle her an cıvıl cıvıl bir ortam sunar. İstanbul tarihsel yapıların yeniyle buluştuğu yenilendiği bir şehirdir aynı zamanda. Kapalıçarşı labirentvari yapısıyla geçmişin hülyalı günlerinin izlerini taşımakta ısrar ederken bir yandan da modern dünyanın yepyeni ürünlerini serer önünüze; büyüleyici mücevherler bakır eşyalar halılar çeşit çeşit deri ve süet giyim... Cazibesine kapılınca en ufak bir yorgunluk duymadan saatlerce dolaşabilirsiniz bu çarşıda. Boğaz'da bir vapur gezisi unutulmaz anılarınız arasına girecektir. Boğaz'ın iki yakasında sıralanan her birinden ayrı bir sevda masalının sulara yansıdığı asude ve emsalsiz yalılar 20. yüzyılda yapılan lüks villalar Dolmabahçe Göksu ve Beylerbeyi Sarayları Rumeli ve Anadolu Hisarları balıkçı köylerinden kalma izler lokantalar çay bahçeleri parklar gece kulüpleri sizi büyüleyebilir. Aynı günde Karadeniz'in vahşi sahillerinde denize girip ardından Marmara'nın sakin kıyılarında bir çay bahçesinde bir fincan kahvenizi yudumlarken belki de tarihe geçecek anılarınızı kaleme alabilirsiniz. Eşsiz tarihi ve kültürel geçmişi ve sayısız cazibesine ilave olarak modern oteller istisnai lokantalar gece kulüpleri kabareler tarihi çarşılar ve dükkanlar İstanbul'u konferans ve kongreler için dört dörtlük bir mekan yapmaktadır. alıntı |
İlçeler
Adalar Bakırköy Beşiktaş Beykoz Beyoğlu Eminönü Eyüb Fatih Gazi Osman Paşa Kadıköy Kâğıthane Kartal Küçükçekmece Pendik Sarıyer Şişli Ümraniye Üsküdar Zeytinburnu Büyükçekmece Çatalca Silivri Şile Avcılar Bağcılar Bahçelievler Bayrampaşa Esenler Güngören Maltepe Sultanbeyli Tuzla. Önemli Semtler alıntı |
Boğaz: Avrupa ve Asya'yı ayıran Boğaz'da Karadeniz'e doğru geleneksel ve unutulmaz bir deniz gezisi yapmadan İstanbul ziyareti tamamlanmış sayılamaz. Büyük bir ihtişam ve saf bir güzellik yansıtan kıyıları geçmiş ve günümüzün karmasıdır. Yalıların yanında modern oteller taştan hisarların yanı başında rustik saraylar ve küçük balıkçı köylerinin hatırasını taşıyan semtlerde şık yapılar... Boğaz'ı görmenin en iyi yolu kıyılarında zig zag çizen yolcu vapurlarından birine binmektir. Eminönü'nden başlayan gezi sanki bir bayramda akraba ziyaret ediyormuş gibi sırayla Boğazın Asya ve Avrupa kıyılarına uğranarak devam eder. Gezi aşağı yukarı 6 saat sürmektedir. Eğer gezi özel bir biçimde gerçekleştirilmek istenirse bu konuda gece veya gündüz kısa düzenlemeler yapan ihtisaslaşmış acentalara başvurulabilinir.
Haliç: Uzun ve dar boynuz biçimindeki Haliç İstanbul'un Avrupa tarafını bölmektedir. Dünyanın en tabii limanlarından biri olduğundan Bizans ve Osmanlı donanmaları ve ticari gemicilikle ilgilenenler burada toplanmışlardır. Gurup vakti suyun altın rengini aldığı bu yerin kıyıları bugün hoş parklarla ve yürüme alanlarıyla çevrilidir. Haliç'in ortasına doğru gidildiğinde yer alan Fener ve Balat semtlerinde Bizans ve Osmanlı döneminden kalma ahşap evler kiliseler ve sinagoglarla dolu sokaklar bulunmaktadır. Ortodoks Patriği de burada oturmaktadır. Biraz yukarıdaki Eyüp Osmanlı mimarisinde oymacılığın yansıdığı bir yerdir. Tepelerin yamaçlarını yer yer koyu selvilerin bulunduğu mezarlıklar kaplamaktadır. Dualarının kabul göreceğine inananlar buradaki Eyüp Türbesini ziyaret ederler. Bu tarafa bakan tepedeki Pierre Loti Kahvesi manzaranın ***fine varmak için mükemmel bir mekandır. Beyoğlu Ve Taksim: Beyoğlu yapıldığı devrin özelliklerini koruyan 100 yıl evvelki Avrupa tesirli mimari mirasıyla görülmeye değer bir semttir. Avrupa'nın ikinci eski metrosu Tünel halen en kısa metro unvanını korumaktadır. Metro ile kulesi bir sembol haline gelen Galata bölgesine geçmek mümkündür. Tünelin üst ucu Istiklal Caddesinin başlangıcıdır. Eski tramvayların tekrar servise konulduğu yalnız yayalara açık cadde Cumhuriyet devrinde konsolosluklara tahsis edilen eski elçilik binaları ile çevrilidir. Tünelin üst kısmında İstiklal Caddesinin başlangıcındaki Divan Edebiyati Müzesi (Mevlevi Tekkesi - 18. yy. eseri) güzel bir yapıdır. Caddenin iki yanında birbirinden meşhur mekanlar vardır. Bir yanda Galatasaray Lisesi karşı sırada rengarek otantik restoranları ve Balık Pazarını içine alan Çiçek Pasajı... Sonra cadde boyunca sinemalar tiyatro kafe lokanta ve eğlence yerleri... Taksim meydanına ulaşan cadde eski parlak hareketli daima kalabalık gün ve gecelerine yeniden kavuşmuştur. Türk'ün Kurtuluş Savaşını Atatürk ve arkadaşlarını sembolize eden göz okşayan abide Taksim meydanını süslemektedir. Yeni metronun ana terminali meydanın altında Atatürk Kültür Merkezi de kuzeyde yer almaktadir. Beş yıldızlı Hyatt ve Intercontinental Otelleri Taksim Parkındadır Istanbul Hilton Oteli de buradadır. Sınıfında Türkiye'de yapılan ilk otel olan Hilton (1955) halen en meşhur ve en iyi olma özelliğini korumaktadır. Radyo Evi türünün en zenginlerinden olan Istanbul Askeri Müzesi Lütfü Kırdar Kongre Sarayı Açık Hava Tiyatrosu da bu civardadır. Sultanahmet: Tarihi yarımadanın batı ucunda yer alan semtte farklı İmparatorlukların önemli dini idari ve sivil yapıları yer almaktadır. Tarihi Sultanahmet meydanının etrafı Ayasofya Haseki Hürrem Hamamı Sultanahmet Camii Hippodrome Dikilitaşla gibi tarihi eserlerle çevrilidir. Ortaköy: Boğazın en güzel yerine tahtlanan zamanında padişahların sayfiye yeri olan Ortaköy Osmanlı Dönemi'nden beri ilgi çeken bir yerleşim merkezidir. Bugün Çırağan Sarayı Kabataş Erkek Lisesi Feriye Princess Oteli ve cami kilise ve sinagog üçgeninde yer alan Ortaköy çarşısı ve içindeki seyyar "entel pazarı" hediyelik eşya dükkanları kafeleri barları ve restoranlarıyla İstanbulun önemli eğlence ve alışveriş merkezlerinden birisidir. alıntı |
Sarıyer: Tarabya'dan sonraki virajdan Boğaziçi'nin Karadeniz'e kavuşması ilk defa görünür. Buradan Sarıyer semti içlerine kadar elçiliklere ve şahıslara ait eski yazlıklar ve balık lokantaları sıralıdır. Büyükdere'den ayrılan dar bir yol orman içlerini aşarak bentleri geçerek Karadeniz sahillerine meşhur Kilyos plajlarına ulaşır.
Sarıyer ve sonraki Rumeli Kavaği vapur seferleri ile Boğazı gezenlerin Avrupa yakasındaki son iskeleleridir. Balık lokantaları ile şöhretli her iki komşu semt ve karşı kıyıda bulunan Anadolu Kavağı tatil günleri çok kalabalık olur. Boğaziçi bu yerleşimleri geçtikten sonra sadece yeşil koruluklarla örtülü yamaçlara sahiptir. Her iki kıyıda son yerleşimler Karadeniz'e komşu Anadolu ve Rumeli Fenerleri ile balıkçı köyleridir. Üsküdar: Üsküdar Kız Kulesi ile bütünleşen bir semttir. Karşıya Avrupa'ya geçişin iskelesidir. Meydandaki 16. yüzyıl camileri ortadaki abidevi çeşme sahildeki minyatür Şemsi Paşa Cami ve Medresesi Türk sanatının güzel örnekleridir. Tarihi Karacaahmet Mezarlığı ve daha ilerideki büyük ve küçük Çamlıca tepeleri Üsküdarın sırtlarında bulunur. Tepeler çamlıklarla örtülü olup Adaların ve Boğazın kuş bakışı manzaralarına hakimdir. Kadıköy: Marmara sahillerindeki güzel Kadıköy'de tarihi yapı bulunmaz. Istanbul'un son yüzyılda hızla gelişen semtlerinden biridir. Antik Kahlkedon yerleşim biriminde sonraları bir çok manastır inşaa edilmişti. M.S. 5. yüzyıl Hıristiyanlık dünyası önemli konsül toplantıları burada yapılmıştı. Eski bahçeli malikanelerin çok azı zamanımıza gelebilmiştir. Yat Kulüpleri marinalar geniş caddeler Kadıköy sahilleri boyu uzanır. Fenerbahçe güzel bir gezinti yeridir. Meşhur Bağdat Caddesi de alışveriş imkanları ile ünlüdür. 1908 yılında tamamlanan Prusya mimari üslubundaki Haydarpaşa Tren İstasyonu Üsküdar çıkışındadır. İstasyon Bağdat demiryolunun ilk (veya son) duraği idi. Yandaki yamaçta Kırım Savaşında hayatlarını kaybeden Ingiliz ve Fransız askerlerinin mezarları ve abideleri büyük askeri hastanenin yanında bulunmaktadır.<br><br>Ticari liman tesisleri arkasındaki tepelere yerleşmiş iki büyük bina vardır. Saat kuleli olan eski Haydarpaşa Lisesi şimdi üniversitedir. Diğeri büyük ve 4 kuleli olan Selimiye Kışlasıdır (19. yy). Kırım Savaşı sırasında buradaki yaralılara hemşirelik yapan Florence Nightingale anısına kaldığı oda o günlerdeki gibi korunmaktadır. Şile: Üsküdar'dan 50 km. mesafedeki şirin ve güzel turistik kasaba Karadeniz sahillerindedir. Kısmen tamamlanmış otoyolu ve sonrası ormanları aşan viraj yol ile geniş ve meşhur Şile plajlarına ulaşılır. Balıkçı barınaği Ceneviz kale kalıntısı ve şöhretli feneri görülmeye değer yerlerdir. Batıda plajlar kasabanın doğusunda da bir sıra küçük kumsal koy uzanır. Yaz aylan hareketli ve kalabalık geçer bol sayıda pansiyon ve oteller mevcuttur. Adalar: Prens Adaları adı ile de bilinen Istanbul Adaları Marmara Denizinde şehre bir saat kadar yakınlıkta 8 adadır. Haliç girişi ve Kabataş Iskelelerinden kalkan vapur veya deniz otobüsleri dört adaya muntazam seferler yaparlar. Bizans devrinde manastırların kurulduğu Adalar saray mensuplarına yazlık veya sürgün yeri olmuş; Heybeliada'da Bizans'ın son yapısı Meryem Ana'ya ithaf edilmiş küçük kilise Deniz Lisesi üst binası avlusunda bulunur. 19. yüzyıl başlarında servise giren buharlı vapurlar ile Adalar'a ulaşım kolaylaşmış okullar ve oteller de inşa edilince nüfus artışı başlamıştır. Büyükçe olan yan yana sıralı dört ada yazlık evler villalar çamlık korularla kaplı olup plaj ve piknik yöreleri ile ünlüdürler. Mayıs ayından eylül sonuna kadar kalabalıklaşan Adalar diğer zamanlarda tenhadır. Yerleşim bölgelerinin iskelelere yakın çevrelerde şehre bakan yönde geliştiği tepeleri çamlıklarla örtülü ada yollarının tek vasıtası faytonlardır. Mevsim boyu bilhassa tatil günlerinde koylar ve plajlar özel yat ve motorların yelkenli teknelerin çekici duraklarıdır. Her adada bulunan Yelken ve Su Sporlan kulüplerinin ilki ve meşhuru Burgaz Adasındadır. Hikaye yazarı Salt Faik Abasiyanık adada yaşamış yaşadığı ev müzeye çevrilmiş ve uğrağı gün batımı ile şöhretli Kalpazan Kaya mahalli meşhur bir kahve olmuştur. Heybeli yönünde şeklinden dolayı adlandırılmış Kaşık Adası yer alır. Heybeli Ada'nın ikiz tepeleri arasında Deniz Lisesi üst binası bulunurken öndeki diğer tepe üzerinde çamlık içerisinde Rum Ruhban Okulu ilk görülen büyük yapılardır. Ada iskelesi yanında Deniz Lisesi sahil boyu uzanır. Lokanta ve çayhaneler diğer yöndedir. Yerleşim alanlarının arka cephesinde çok güzel bir koy ile Kaşık Adası'na bakan tarafta halk plajı ve Deniz Kulübü tesisleri ile arkasında meşhur Değirmen Burnu piknik alanı bulunur. Tepeleri çevreleyen yollarda çamlar içerisinde güzel ve manzaralı yürüyüş güzergahlan adayı dolanır. Ada okullar ve sanatoryum tesislerinden dolayı kış aylannda da nispeten hareketlidir. Takım Adaların en büyüğü ve meşhuru Büyük Ada'dır. Fayton turu ile etrafı iki saate yakın bir sürede dolaşabilirsiniz. Ancak bir saatte dolaşılan yarım tur daha enteresandır. Halk plajlarından Heybeli Ada yönündeki Yörük Plajı şahane bir koyda bulunmaktadir. Dil Burnu mesire alanı tercih edilen güzel bir yerdir. Iskele civarı kalabalık yerleşim bölgesinin aksine adanın güney tarafı ıssızdır. Buralardaki koylar teknelerin ziyaret yerleridir. Adanın üst sırtlarında harap halde bulunan 19. yüzyıl yapısı eski oteli belki dünyadaki en büyük ahşap yapı ihya edileceği zamanın özlemi ile ayakta durmaya çabalamaktadır. Büyük Ada iskele civarı lokantaları çayhaneleri ve dükkanları ile renkli ve hareketlidir. Yaz aylarında servis veren dört oteli vardır. Güzel evler bakımlı bahçeler eşsiz manzaralar adaları gezenlerde unutulmaz anlar bırakır. Sonraki Sedef Adası sakinlerinin dışında gelenlere plajı ile açıktır. Çevresi İstanbul'un dışından 25. km.de Karadeniz'in Avrupa kıyısında Kilyos'un geniş kumsalları yaz aylarında İstanbulluları çekmektedir. Karadeniz'den içeride Avrupa kıyısındaki Belgrad Ormanı İstanbul'un çevresindeki en geniş ormandır. İstanbullular hafta sonlarında gölgeliklerinde mangallı aile piknikleri yapmak amacıyla arabalarıyla buraya giderler. Yöredeki 7 adet eski su deposu ve bazı doğal kaynaklar farklı bir atmosfer oluşturur. Osmanlı su kemerlerinden 16.'ncı yüzyılda Mimar Sinan tarafından yapılan Moğlova Su Kemeri en muhteşemidir. Golf Kulübü'nün üzerinden geçen yine Sinan'ın eseri 800 m. uzunluğundaki Sultan Süleyman Su Kemeri Türkiye'deki su kemerlerinin en uzunlarından biridir. İstanbul'dan 25 km. uzaklıktaki Polonezköy 19'uncu yüzyılda Polonyalı göçmenler tarafından Asya kıyısında kurulmuştur. Köy atmosferi içinde yürüyüşler atlı gezintiler yapmak buraya ilk gelenlerin yakınlarınca sunulan geleneksel Polonya yemeklerinden tatmak için Polonezköy İstanbulluların uğrak yeridir. Üsküdar'a 70 km. uzaklıkta Karadeniz kıyısındaki Şile'nin kumsalları restoranları ve otelleri burayı İstanbul'un en hoş tatil mekanlarından biri haline getirmektedir. Turistik açıdan popüler olan yöre tanınmış Şile bezinin üretildiği yerdir. Bayramoğlu - Darıca Kuş Cenneti ve Botanik Parkı İstanbul'un 38 km uzağında eşsiz bir dinlenme yeridir. Yaya yürüyüş yolları restoranları ile bu devasa park dünyanın farklı bölgelerinden gelen kuş çeşitleri ve bitkilerle doludur. Marmara Denizi'ndeki günlük seyirlerinden sonra yatçıların marinasına yanaşabildiği şirin Eskihisar balıkçı kasabası İstanbul'un güneydoğusundadır. Türkiye'nin 19'uncu yüzyıl büyük ressamı Osman Hamdi Bey'in kasabadaki evi müzeye dönüştürülmüştür. Eskihisar ve Gebze arasında yer alan Anibal'ın mezarı bir Bizans kalesi çevresindeki sitlerdendir. İstanbul'dan 65 km. mesafedeki popüler tatil yeri Silivri'de birçok İstanbullunun yazlık evi bulunmaktadır. Burası harika restoranları spor ve sağlık merkezleri ile büyük bir tatil yeridir. Konferans merkezi de iş - tatil karışımı faaliyetleri ve "kültür turizmi" için şehrin hızlı temposundan kaçan iş adamlarını çekmektedir. Tarifeli deniz otobüsü servisi İstanbul'u Silivri'ye bağlamaktadır. Dokuz ada ile bezeli Marmara Denizi'ndeki adalar Bizanslı prenslerin sürgün yeriydi. Bugün artık varlıklı İstanbulluların yaz aylarında serin meltemlerine ve 19'uncu yüzyıl şık evlerine kaçtıkları mekanlardır. Adaların en büyüğü Büyükada'dır. Çam ağaçları arasında harika bir fayton gezisi yapabilir veya adanın çevresindeki sayısız küçük koylardan birinde denize girebilirsiniz! Diğer popüler adalar Kınalı Sedef Burgaz ve Heybeliada'dır. Muntazam araba vapuru seferleri adaları her iki Avrupa ve Asya kıyılarına bağlamaktadır. Yazın Kabataş'tan hızlı deniz otobüsü servisi vardır. alıntı |
NASIL GİDİLİR?
Karayolu: Şehir içi ulaşım:Minibüs ve otobüslerin yanısıra merkezi Aksarayda olan tranway Taksim ile Levent arasındaki metro Beyoğlundaki elektrikli tranway sıkça kullanılan şehir içi ulaşım araçlarıdır. Şehirlerarası ulaşım:İstanbuldan yurdun her tarafına karayolu bağlantısı vardır. Yurtiçi ulaşımının hareket noktası Anadolu yakasında Harem Avrupa yakasında Esenler de bulunan uluslararası otogarıdır. Uluslararası ulaşım:İstanbuldan yurdışına Yunanistan Üsküp Makedonya Almanya Fransa Avusturya İsviçre Suudi Arabistan Suriye Rusya (Moskova) Romanya Bulgaristan Ürdün (Amman) seferleri yapılmaktadır. Otogar Tel : (+90-212) 658 05 05 - 658 10 10 - 658 00 36 (9 Hat) - 333 37 63 - 310 63 63 Demiryolu: İstanbul'dan Ankara İzmir ile Doğu Anadolu şehirlerine demiryolu bağlantısı vardır. İstanbul'dan yurtdışına Sirkeci- Viyana Münih Budapeşte Selanik (Eskişehir Konya Gaziantep)- Halep (Tatavan Van)- Tahran S Moskova Büktreşe tren seferleri bulunmaktadır. İstasyon Tel : (+90-212) 348 80 20 - 336 19 16 - 337 87 24 Haydarpaşa Gar: Tel: (+90-216) 348 80 20/336 19 16 Rezervasyon Tel: (+90-216) 337 87 24 Danışma Tel: (+90-216) 336 04 75 Sirkeci Gar Tel: (+90-216) 520 65 75 Danışma Tel: (+90-216) 527 00 50 Denizyolu: İstanbulda hem şehir içi hem de yurt içi ulaşım sağlanmaktadır. Ayrıca marinaların Avrupa limanlarına bağlantısı vardır. Şehir içi Denizyolu Ulaşımı:Kadıköy- H.Paşa- Karaköy Eminönü- Üsküdar Eminönü-Kadıköy Köprü-Yeniköy Beykoz-Kavaklar Sirkecii- Bostancı Köprü-Adalar Köprü-Yalova Kabataş-Çınarcık Bostancı-Çınarcık arasında vapur işlemektedir. Şehirlerarası Ulaşım: Karadeniz (İstanbul Zonguldak Sinop Samsun Giresun Trabzon Rize) İzmir Marmara hattı (Marmara adası Bandırma Mudanya) Avşa Adalarına turlar bulunmaktadır. Liman Tel : (+90-212) 245 53 66 - 249 71 78 - 249 18 96 Adres: TDİ Denizyolları Acentası Rıhtım Cad. Kadıköy/İstanbul Merkez Ofis: Tel: (+90-212) 245 53 66-249 71 78-249 18 96 Rezervasyon:Tel: (+90-212) 249 92 22-293 74 54 Danışma:Tel: (+90-212) 244 25 02-244 02 07 Havayolu: İstanbul Uluslararası Atatürk Havalimanı şehir merkezine 20 km mesafededir. Ayrıca İstanbulda uçak ve helikopter kiralama olanağı vardır. Hava Limanı Tel : (+90-212) 663 64 00 - 663 63 00 - 663 63 71 - 663 63 72 - 663 63 73 - 663 63 74 - 663 63 75 Atatürk Havalimanı DHM İşletmesi: (+90-212) 663 64 00 THY Genel Müdürlüğü : (+90-212) 663 63 00 71 5 Hat THY Rezervasyon: (+90-212) 663 63 63 İç Hatlar: (+90-212) 663 63 00 Dış Hatlar: (+90-212) 663 63 00 (THY) Kargo Rezervasyon: (+90-212) 663 63 00 alıntı |
İSTANBUL UN GEZİLECEK YERLERİMüzeler
Arkeoloji Müzesi Adres: Osman Hamdi Bey Yokuşu Gülhane - İstanbul Tel: (212) 520 77 40 Faks: (212) 527 43 00 Askeri Müze Seferlerde Osmanlı orduları tarafından kullanılan büyük saha çadırları Askeri Müze'de sergilenmektedir. Osmanlı silah ve askeri teçhizatları da sergide yer almaktadır. Osmanlı askeri bandosu Mehter Takımı öğleden sonraları saat 15.00-16.00 arasında Osmanlı askeri müziği ile gösteri yapmaktadır. Ziyarete açık günler : Pazartesi hariç her gün açıktır Atatürk Müzesi Şişli'de Atatürk'ün oturduğu ev daha sonra onun anısına müzeye dönüştürülmüştür. Kişisel eşyaları sergilenmektedir. Ziyarete açık günler : Pazartesi ve Salı hariç her gün açıktır Aya İrini Kilisesi (St. İrene) İstanbul'da yapılan ilk kilisedir. Konstantin'in emri üzerine 4'üncü yüzyılda yapılmış sonradan Jüstinyen zamanında restore edilmiştir. Yapı Hıristiyanlık öncesi dönemi tapınağının üzerine inşa edilmiştir. Ayasofya Müzesi Adres: Sultanahmet Meydanı - İstanbul Tel: (212) 528 45 00 Fax: (212) 512 54 74 Mimarisi ihtişamı büyüklüğü ve işlevselliği yönünden ilk ve son ünik uygulama olarak görülen Ayasofya; Osmanlı camilerine fikir bazında da olsa esin kaynağı olmuş doğu-batı sentezinin bir ürünüdür. Bu eser dünya mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış en önemli anıtları arasında yer almaktadır. Bu nedenle Ayasofya tarihi geçmişinin yanı sıra mimarisi mozaikleri ve Türk çağı yapıları ile yüzyıllar boyunca tüm insanlığın ilgisini çekmiştir. Ayasofya 916 yıl kilise 481 yıl cami olmuş 1935'ten bu yana müze olarak tarihi işlevini sürdürmektedir. Bizans tarihçileri tarafından İmparator I. Konstantinos (324-337) zamanında yapıldığı ileri sürülen ilk Ayasofya bir ayaklanma sonunda yanmış bu yapıdan günümüze hiç bir kalıntı gelmemiştir. İmparator II. Theodosius Ayasofya'yı ikinci defa yaptırmış ve 415'te ibadete açmıştır. Yine bazilika planlı bu yapı 532'de Nika ihtilali sırasında yanmıştır. 1936 yılında yapılan kazılarda bununla ilgili bazı kalıntılar ortaya çıkmıştır. Bunlar mabede girişi gösteren basamaklar sütunlar başlıklar çeşitli mimari parçalardır. İmparator Iustinianus (527-565) ilk iki Ayasofya'dan daha büyük bir kilise yaptırmak istemiş çağın ünlü mimarlarından Miletos'lu İsidoros ve Tralles'i Anthemios'a günümüze ulaşan Ayasofya'yı yaptırmıştır. Anadolu'nun antik şehir kalıntılarından sütunlar başlıklar mermerler ve renkli taşlar Ayasofya'da kullanılmak üzere İstanbul'a getirilmiştir. Ayasofya'nın yapımına 23 Aralık 532'de başlanmış 27 Aralık 537'de tamamlanmıştır. Mimari yönden incelendiğinde büyük bir orta mekân iki yan mekân (nef) absis iç ve dış nartekslerden meydana gelmiştir. İç mekân 100 x 70 m. ölçüsünde olup üzeri dört büyük ayağın taşıdığı 55 m. yüksekliğinde 30.31 m. çapında kubbe ile örtülmüştür. Ayasofya'nın mimarisinin yanı sıra mozaikleri de büyük önem taşımaktadır. En eski mozaikler iç narteks ve yan neflerde altın yaldızlı geometrik ve bitkisel motifli olan mozaiklerdir. Figürlü mozaikler IX.-XII. yüzyıllarda yapılmıştır. Bunlar İmparator kapısı üzerinde absiste çıkış kapısı üzerinde ve üst kat galeride görülmektedir. Ayasofya İstanbul'un fethi ile birlikte başlayan Türk döneminde çeşitli onarımlar görmüştür. Mihrap çevresi Türk çini sanatı ve Türk yazı sanatının en güzel örneklerini içerir. Bunlardan kubbedeki ünlü Türk Hattatı Kazasker Mustafa İzzet Efendi'nin Kuran'dan alınma bir suresi ile 7.50 m. çapındaki yuvarlak levhalar en ilgi çekici olanıdır. Bu levhalarda Allah Muhammed Ömer Osman Ali Hasan Ebu Bekir Hüseyin'in isimleri yazılıdır. Mihrabın yan duvarlarında ise Osmanlı padişahlarının yazıp buraya hediye ettiği levhalar vardır. Sultan II. Selim Sultan III. Mehmet Sultan III. Murat ve şehzadelerin türbeleri Sultan I. Mahmut'un şadırvanı sıbyan mektebi imareti kütüphanesi Sultan Abdülmecid'in hünkar mahfeli muvakkithanesi Ayasofya'daki Türk çağı örnekleri olup türbeler iç donanımı çinileri ve mimarisiyle klasik Osmanlı türbe geleneğinin en güzel örneklerini oluşturmaktadır. Müze pazartesi dışında hergün 09.30-16.30 saatleri arasında gezilebilir. ÇİNİLİ KÖŞK: 15 inci yüzyılda Fatih Sultan Mehmet zamanında bir köşk veya pavyon şeklinde yaptırılmıştır. İznik parçaları dahil 16'nci yüzyıl Selçuk ve Osmanlı çömlek ve çini sanatının en iyi örneklerini barındıran Türk Seramikleri Müzesi yer almaktadır. Ayasofya Müzesi I.Mahmud Kütüphanesi Büyük Saray Mozaikleri Müzesi Adres: Sultanahmet Arastası - İstanbul Tel: (212) 511 97 00 Mozaik Müzesi Bizans imparatorlarının Büyük Sarayı'ndan kalmadır. 5. ve 6'ncı yüzyıl nadide mozaik döşemeler burada korunmaktadır. Denizcilik Müzesi Beşiktaş'tadır. Osmanlı denizcilik tarihine ait bir çok ilginç eserler yanında sultanların Boğazı geçerken kullandıkları "saltanat kayıkları" da sergilenmektedir. Ziyarete açık günler : Cumartesi ve Pazar hariç her gün açıktır Divan Edebiyatı Müzesi (Galata Mevlevihanesi) Adres: Galipdede Cad. 15 Beyoğlu - İstanbul Tel: (212) 245 41 41 alıntı |
Fethiye Müzesi (Pammakaristos)
Güzel Sanatlar Müzesi Beşiktaş'taki Güzel Sanatlar Müzesi'nde 19. uncu yüzyılın sonundan günümüze uzanan döneme ait Türk resim ve heykel örnekleri yer almaktadır. Ziyarete açık günler : Pazartesi ve perşembe hariç her gün açıktır Havacılık Müzesi Yeşilköy'dedir. Türk havacılığının gelişmesi teması üzerine kurulmuştur. Ziyarete açık günler : Salı hariç her gün açıktır İmrahor Anıtı (İlyas Bey Camii) St. Studios Manastırı Hagios Ionnes Prodromos Bazilikası Kariye Müzesi Adres: Edirnekapı - İstanbul Tel: (212) 523 30 09 11. yüzyıl eseridir ve "Hz. İsa" Kilisesi adıyla da anılır. İstanbul'da Ayasofya'dan sonra en önemli Bizans yapısıdır. İstanbul Edirnekapı yakınlarında yer alan mozaik ve freksleriyle ünlü bu kilise Bizans İmparatoru Alexius Komnenos'un kayınvalidesi Maria Dukaina tarafından yaptırılarak Hz. İsa'ya ithaf edilmiş daha sonra büyütülmüştür. Hz. İsa ve Hz. Meryem'in yaşantılarını sahneleyen mozaik ve fresklerinin çoğu 1305-1320 yıllarında yapılmıştır. II. Bayazıt döneminde camiye çevrilen kilise Cumhuriyet döneminde 1929'da restore edilmiş mozaikleri meydana çıkarıldıktan sonra müze olarak ziyarete açılmıştır. Bu arada müze ziyareti sonrasında Kilise'yi çevreleyen ahşap evlerde şehrin koşuşturan ortamından uzakta rahat bir atmosfer içinde çay ve kahve sunulmaktadır. Orhan Kemal Müzesi Müze Tel : (+90-212) 292 92 45 - 292 12 13 Fax: (+90-212) 243 67 82 Yakın edebiyatımıza ışık tutan Orhan Kemal için Orhan Kemal Kültür Sanat Koordinatörlüğü katkıları ile İstanbul'da Akarsu caddesi No:32 Cihangir 80060 adresindeki ev müze haline getirildi. Müzede Orhan Kemal'in fotoğrafları ilk baskı kitapları yabancı dilde yayınlanan kitapları çalışma odası kullandığı eşyalar ve giysileri sergilenmektedir. Ziyarete açık günler : Her gün 10.00-17.00 saatleri arasında açıktır. Giriş ücretsizdir. Rumelihisarı Müzesi - Anadoluhisarı Müzesi - Yedikulehisarı Müzesi Rumelihisarı Müzesi Adres: Yahya Kemal Cad. No:42 Hisarönü - İstanbul Tel: (212) 263 53 05 Anadoluhisarı Müzesi Adres: Beykoz - İstanbul Tel: (212) 263 53 05 Rahmi Koç Endüstri Müzesi Hasköy'ün banliyösünde Haliç kıyısında daha önceleri Lengerhane adıyla anılan Osmanlı dönemi demir ve çelik işçiliğinin mekanı Rahmi Koç Endüstri Müzesi endüstrideki gelişmeleri sergilemektedir. Ziyarete açık günler : Pazartesi hariç her gün açıktır Sadberk Hanım Müzesi Boğazdan yukarıya doğru Büyükdere'nin kenar mahallesindeki 19 uncu yüzyıl iki ahşap villayı Sadberk Hanım Müzesi koleksiyonları doldurmaktadır. Önceden Türk süsleme sanatı örneklerinin sergilendiği bu özel müze yeni arkeolojik koleksiyonun eklenmesi ile daha da büyümüştür. Ziyarete açık günler : Çarşamba hariç her gün açıktır. Şehir Müzesi Yıldız Sarayı'nın bahçesindeki Şehir Müzesi'nde ise Osmanlı fethinden bu yana İstanbul'un tarihi ile ilgili belgeleri korumaktadır. Ziyarete açık günler : Perşembe hariç her gün açıktır. Yine Yıldız Sarayı bahçesinde çok zengin dekor ve sahnesi zarif kostümleri ile Tiyatro ve Tarihi Sahne Kostümleri Müzesi yer almaktadır. Tekel Müzesi Topkapı Sarayı Müzesi Adres: Sarayiçi Sultanahmet - İstanbul Tel: (212) 522 44 22 Fax: (212) 522 44 22 Türk Halıları Müzesi İbrahim Paşa Sarayı'nın bulunduğu sokağın karşısındadır. Türkiye'nin her yöresinden toplanan çok güzel antika halı ve kilimler sergilenmektedir. Ziyarete açık günler : Pazartesi hariç her gün açıktır Türk - İslâm Eserleri Müzesi Adres: İbrahim Paşa Sarayı Sultanahmet - İstanbul Tel: (212) 518 18 05 Faks: (212) 518 18 07 Müzede Türk ve İslam sanatı eserleri sergilenmektedir. Bina 1524'de Muhteşem Süleyman'ın Baş Veziri İbrahim Paşa tarafından ikametgahı olarak yaptırılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminin en büyük özel konutudur. Bugün zarif seramik koleksiyonlarının minyatürlerin hat sanatı örneklerinin tekstillerin en eski halıların yanında ağaç oyma eserlerin sergilendiği bir mekandır. Türbeler Müzesi Adres: Atmeydanı Sultanahmet - İstanbul Tel: (212) 517 05 44 Yıldız Sarayı Müzesi Adres: Beşiktaş - İstanbul Tel: (212) 258 30 80 Faks: (212) 258 30 85 Yerebatan Sarnıcı Bizans Sarnıcı olarak da anılan sarnıç Ayasofya'nın yakınındadır. Büyük salonun ince tuğla kemerleri 136 adet korint stili sutünla desteklenmektedir. Ziyarete açık günler : Salı hariç her gün açıktır Örenyerleri Polonezköy Kuleler Kız Kulesi: İstanbulun sembolü olan Kız Kulesi Boğaz girişindeki kayalık üzerine kurulmuş küçük şirin bir kuledir. Tarih içinde gözetleme kulesi deniz feneri olarak kullanılan kule günümüzde turizme tahsis edilmiştir. Batı kaynakları burayı sevgilisi Hera'ya kavuşmak için yüzerken boğulan Leander'in kulesi olarak tanıtır. Bir diğer hikayeye göre de burası kızının yılan tarafindan sokulacağını rüyalarında gören İmparatorun emniyette olması için genç kızı yerleştirdiği kule idi. Meyve sepeti içinde gelen yılan trajediye sebep olur. Galata Kulesi: Bizanslıların Cenevizliler aleyhine hareketlerine karşılık Cenevizliler tarafından yapılmıştır. Bölgeyi her türlü saldırıdan korumak için de bu kuleyi yaptırmışlardı. Kulede büyük sahanlığa kadar duvar içinde dönerek çıkan bir taş merdiven vardır. Son yıllarda 1967'de restore edilmiş içine asansör konmuş diğer katlarına da lokanta yapılmıştır. Beyazıt Kulesi: Bugünkü İstanbul Üniversitesi merkez binasının bulunduğu yerdeki yapı (eski saray) II. Mahmut devrinde Milli Savunma Bakanlığı (Seraskerlik) olarak kullanılmıştır. Seraskerliğin avlusundaki ahşap kule yangın gözcüleri için uzun süre varlığını sürdürmüştür. II. Mahmut daha güzelini yaptırtmak için bu kuleyi yıktırmıştır ve kitabesine göre onun emri ile 1828 yılında Serasker Hüseyin Paşa tarafından o devrin mimari özelliklerini yansıtan kagir bir kule yapılmıştır. 50 m yüksekliğindeki bu abide belirgin kütlesiyle kente karekteristik bir çizgi kazandırmaktadır. Ahşap bir merdivenle çıkılan yukarıdaki sahanlık şehrin büyük bir kısmını kuşbakışı seyretme olanağı sağlar. Hisarlar Üçgeni andıran eski İstanbul yarımadasının etrafı 5. yüzyılda Roma döneminde yapılan 22 km.yi bulan surlarla çevrilidir. Byzantion şehir sitesi kurulmasından itibaren batı yönüne doğru genişleyerek 4 defa yeni surlarla çevrilmiştir. Marmara Denizi ve Haliç kıyıları da tek sıra fakat güçlü surlarla çevrili idi. Şehrin akropolisini çevreleyen surlardan 3. yüzyılda yapılmış İmparator Septimus Severius ve 320'de Büyük Konstantin'in yaptırdığı 3. sur tamamen yıkılmıştır. Kara surları deniz kıyısından başlayarak tepeleri ve vadileri geçerek Haliç surlarına iner. Yedikule: Bu surlardaki en görkemli kapı Marmara Denizi'ne yakın olan "Altın Kapı" idi. Bu Imparator merasim kapısı iki mermer kule arasında zafer takı gibi yerleştirilmişti. Zaferden dönen ordular Imparator ve erkanı şehre bu kapıdan girerdi. Burayı çevreleyen Türk devri eseri 5 kule ilavesi ile 7 kule bir iç kale haline sokulmuştu. Zaman içerisinde hazine depo ve elçi hapishanesi olarak kullanılmış iken günümüzde enteresan girişi ve "Altın Kapı" kuleleri ile şehrin bir diğer müzesidir. Yaz aylannda çeşitli etkinlikler ve konserler yapılmaktadır. Anadolu Hisarı: Karadeniz'in tek çıkışı Boğaziçi'nin Asya kısmında yer alan hisar 1390'lı yıllarında Sultan Bayazıt tarafından yaptırılmıştır. Karşı kıyıdakı Rumelihisarı ile birlikte Boğaziçi transit geçişinin tam kontrol altında tutulması sağlayan bu küçük kale burçlarına yaslanan eski ahşap evler ve civarı ile pitoresk bir manzara oluşturur. Rumeli Hisarı: İstanbul Boğazı'nın Rumeli yakasındadır. Bizans'a kuzeyden yardım gelmesini önlemek amacıyla Fatih Sultan Mehmet tarafından 1452 yılında yaptırılmıştır. Üç büyük kule yapımını üstlenen Çandarlı Kara Halil Saruca ve Zaganos Paşaların adlarıyla anılır. alıntı |
Saraylar Köşkler ve Kasırlar
Aynalıkavak Kasrı Aynalı Kavak Yazlık Köşkü 18 inci yüzyılda yapılmış ve daha sonra çeşitli sultanlar tarafından restore ettirilmiştir. 1718'de takılan bir kısmı Venediklilerden hediye aynaları nedeniyle bu ismi aldığı sanılmaktadır. Haliç üzerindeki saray geleneksel Türk mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Beylerbeyi Sarayı Boğaziçi Köprüsü Asya kulesinin dikili olduğu Beylerbeyi Bizanstan beri saraylara tahsis edilmiş güzel bir semttir. Beylerbeyi Sarayı 1861-1865 yıllarında eski ahşap bir sahil sarayının yerinde Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılmıştır. Cephe ve iç dekorasyonda Doğu ve Türk motifleri Batı süs öğeleri ile birlikte kullanılmıştır. Dolmabahçe Sarayının havasını taşıyan üç katlı yapı harem ve selamlık bölümlerini oluşturan 26 oda ve altı salondan ibarettir. Bu küçük sarayın içi her biri küçük çapta bir servet olan Bohemya avizeleri Yıldız imalatı çiniler ve seramik vazolarla süslenmiştir.Yaldızlı mobilyaları ile nefis halıları buraya ayrı bir güzellik vermektedir. Otantik mobilyalar halılar perdeler ve diğer eşyalar olduğu gibi korunmuşlardır. Denize bakan cephe süsleri bakımlı bahçe ve orta bölümdeki havuzlu salon ile spiral merdivenler dikkat çeken yerlerdir. Arka yamaçta bir büyük havuz teraslar ve türünün güzel örneği at ahırları yer almıştır. 1970'li yıllara kadar kullanılan eski yol bir tünel saray bahçesinin altından geçerdi. Sahilde iki küçük seyir köşkü bulunan sarayda devlet misafirleri de ağırlanırdı. Çırağan Sarayı Haliç ve Boğaziçinin en güzel yerleri sultanlar ve önemli kişilere saray ve köşkleri için tahsis edilmişti. Zaman içinde bunların bir çoğu yok olmuştur. Büyük bir saray olan Çırağan 1910 yılında yanmıştır. Önceki bir ahşap sarayın yerinde 1871 yIında Sultan Abdülaziz tarafından Saray Mimar Serkis Balyan'a yaptırılmıştı. Dört yılda dört milyon altına mal olan yapının ara bölme ve tavanı ahşap duvarlarda mermer kaplıydı. Taş işçiliğinin üstün örnekleri sütunları zengin döşenmiş mekanlar tamamlardı. Odalar nadide halılarla mobilyalar altın yaldızlar ve sedef kalem işleri ile süslüydü. Boğaziçi'nin diğer sarayları gibi Çırağan da birçok önemli toplantıya mekan olmuştu. Renkli mermerle süslenmiş cepheleri abidevi kapıları vardı ve arka sırtlardaki Yıldız Sarayına bir köprü ile bağlanmıştı. Cadde tarafı yüksek duvarlar ile çevriliydi. Yıllar boyu harabe halinde duran kalıntı büyük tamirler sonunda yeniden ihya olmuş yanına ilave edilen eklentiler ile 5 yıldızlı güzel bir otele dönüştürülmüştür. Dolmabahçe Sarayı 19 uncu yüzyılda Sultan I. Abdülmecit tarafından yaptırılan Dolmabahçe Sarayı'nın cephesi Boğaz'ın Avrupa kıyısında 600 m boyunca uzanmaktadır. Dolmabahçe Sarayı Avrupa sanatı üsluplarının bir karışımı olarak 1843-1856 yılları arasında inşa edilmiştir. Sultan Abdülmecit'in mimarı Karabet Balyanın eseridir. Osmanlı Sultanlarının her devirde birçok sarayı bulunurdu. Ancak esas saray Topkapı Dolmabahçe Saraylarının tamamlanmasından sonra terk edilmiştir. Dolmabahçe Sarayı üç katlı simetrik planlıdır. 285 odası ve 43 salonu vardır. Denizden 600 metrelik bir rıhtımı kara tarafında ise birisi çok süslü iki abidevi kapısı vardır. Bakımlı ve güzel bir bahçenin çevrelediği bu sahil sarayının ortasında diğer bölümlerden daha yüksek olan tören ve balo salonu yer alır. Büyük 56 sütunlu kabul salonu 750 ışıkla aydınlanan 4.5 tonluk muazzam kristal avizesi ile ziyaretçileri hayrete düşürür. Sarayın giriş tarafı Sultanın kabul ve görüşmeleri tören salonunun diğer tarafındaki kanat ise harem bölümü olarak kullanılmıştır. Iç dekorasyonu mobilyaları ipek halı ve perdeleri ve diğer tüm eşyası eksiksiz olarak orijinaldeki gibi günümüze gelmiştir. Dolmabahçe Sarayı mevcut hiç bir sarayda bulunmayan bir zenginlik ve ihtişama sahiptir. Duvar ve tavanlar devrin Avrupalı sanatkarlarının resimleri ve tonlarca ağırlığında altın süslemeleri ile dekore edilmiştir. Önemli oda ve salonlarda her şey aynı renk tona sahiptir. Bütün zeminler birbirinden farklı çok süslü ahşap parke ile kaplıdır. Meşhur Hereke ipek ve yün halılar Türk sanatının en güzel eserleri birçok yerde serilidir. Avrupa ve Uzak doğunun ender dekoratif el işi eserleri sarayın her yerini süsler. Pırıl pırıl kristal avize şamdan ve şömineler sarayın pek çok odasında güzelliklerini sergiler. Dünyadaki saraylar içerisinde en büyük balo salonu buradakidir. 36 m. yüksekliğindeki kubbesinden ağırlığı 4.5 ton olan devasa kristal avize asılı durur. Önemli siyasi toplantılarda tebrik ve balolarda kullanılan bu salon önceleri alttaki fırına benzer bir düzen ile ısıtılırdı. Saraya kalorifer ve elektrik sistemi daha sonraları eklenmiştir. Altı hamamdan Selamlık bölümündeki eşi olmayan güzel oymalı alabaster mermerleri ile dekorludur. Büyük salonun üst galerileri orkestra ve diplomatlar için ayrılmıştır. Uzun koridorlar geçilerek varılan harem bölümünde sultan yatak odaları ve sultanın annesinin bölümü ile diğer kadın ve hizmetkarlar bölümleri bulunmaktadır. Sarayın kuzey eklenti bölümü şehzadelere tahsis edilmiştir. Girişi Beşiktaş semtinde olan yapı Resim ve Heykel Müzesi olarak hizmet vermektedir. Cumhuriyet döneminde Atatürk'ün Istanbul ziyaretlerinde ikametgah olarak kullanıldığı sarayda en önemli olay 1938'de Atatürk'ün ölümüdür. Filizli Köşk Florya Atatürk Deniz Köşkü Atatürk'ün Florya Deniz Köşkü Türkiye cumhurbaşkanlarının yazlığı şeklinde kullanılmıştır. Marmara Denizi'ne T biçiminde uzantısı ile bu köşk 1935'de inşa edilmiştir. Erken 20 inci yüzyıl mobilyalarından en iyi örneklerin görülebildiği bir sergendir. Atatürk burada kalan ilk cumhurbaşkanıdır. Hereke İpekli Dokuma ve Halı Fabrikası Ihlamur Kasırları 19 uncu yüzyıl yaptırılan Ihlamur Köşkü ismini bahçesinde yetişen ıhlamur ağaçlarından almıştır. Şimdilerde İstanbul'un ortasında yer alan bu köşk eskiden şehrin dışındaydı. alıntı |
Küçüksu Kasrı
Yazlık olarak kullanılan saray 19 uncu yüzyılın ortasında I. Abdülmecit tarafından yaptırılmıştır. Maslak Kasırları Sultan Abdülaziz tarafından av evi olarak tasarlanan Maslak Köşkü 19 uncu yüzyıl Osmanlı süsleme sanatının kayda değer en güzel örneklerini taşımaktadır. Merasim Köşkü Resmi törenler için kullanılmaktayken Maiyet Köşkü sultanın maiyetini bazı hallerde de saraydan gezinti için ayrıldıklarında haremini barındırmıştır. (Pazartesi ve Perşembe hariç her gün açıktır.) Tekfur Sarayı Topkapı Sarayı 15-19 uncu yüzyıllar arasında Osmanlı İmparatorluğu'nun merkezinde bulunan Topkapı Sarayı labirentleriyle Boğaz Haliç ve Marmara Denizi'nin sularının karıştığı noktada bir kara parçası üzerinde yer almaktadır. Yeni sarayın (Topkapı Sarayının) yapımına 1466'dan sonra başlanmış ve Fatih ölmeden birkaç sene önce 1478'de tamamlanmıştır. Bu saray diğer Avrupa Sarayları gibi tek bir binada olmayıp çeşitli köşk ve dairelerden oluşmuştur. İlk olarak yapılan Çinili Köşk Sırça Saray'dır ve 1472'de bitmiştir. Orta Asya mimarisi karakterinde ve iki katlı köşk 1875'te Arkeoloji 1908 senesinde de Türk İslam Eserleri Müzesi olmuştur. 1953'te ise Fatih Eserleri Müzesi olarak açılmıştır. Çinili Köşkü Kubbealtı Arzodası Hasoda Hazine Kiler ve Seferliler gibi koğuşlar mutfakların bir kısmı hastalar odası hamam şimdi kütüphane olan Ağalar Cami ahır ve diğer binaların yapımı izlemiş ve son olarak da yapı 1478'de Saray surlarının ve Bab-ı Humayun denen Sultanahmet yönündeki asıl kapının inşaatı ile tamamlanmıştır. Fatih devrinde ortalama 750 kişi olan saray halkı gittikçe artmış ve XIX. yüzyılda normal günlerde 5000 bayram günleri gibi fevkalade zamanlarda ise 10.000'i bulmuştur. Bu sebeple bu saraya zamanla yeni yeni ilaveler yapılmıştır. Topkapı Sarayı Harem kısmı III. Sultan Murat devrinde 1574 - 1595 yıllarında yapılmış ve ondan sonra Bayazıt'daki harem halkı buraya nakledilmiştir. XIX. yüzyıl başlarında harem halkı 474 kişi idi. Harem'e girerken Kızlar Ağası Dairesi ve onun üst katında da küçük şehzadelerle Sultanlar için Şehzadeler Mektebi vardı. Sarayda zamanla Enderun Mektebi Hekimbaşı Odası Enderun Eczanesi iç avlulardaki köşklerle Sarayburnu sahillerinde yazlık köşkler yapılmış mutfaklar ahırlar genişletilmiş yeni yeni cami ve küyüphaneler ilave edilmiştir. Yıldız Porselen Fabrikası Yıldız Sarayı Boğaziçine hakim tepeler ve vadileri kaplayan geniş alan üzerine serpiştirilmiş yüksek duvarların çevrelediği avlular içerisinde köşkler bahçeler kompleksidir. İstanbul'un bu ikinci büyük sarayı günümüzde değişik hizmetlere ayrılmış bölünmüş durumu ile gelmiştir. Yıldız Sarayı III.Selim'in annesi Mihrişah Sultan tarafından ilk yaptırılan bir köşkler bütünüdür. II.Mahmut Yıldız adını verdiği ikinci bir köşk yaptırmış bu isim daha sonra Abdülmecit Abdülaziz ve Abdülhamit'in hükümdarlığında yaptırılan bütün gruba geçmiştir. Sultan Abdüaziz zamanında köşkler çoğalmaya başlamış Malta Çit Çadır Şale Köşkleri yapılmış koru usta bahçevanların elinde bakir görünüşüne dokunulmadan düzenlenmiştir. Sultan Abdülhamit burada 32 yıl yaşamış 33 yıllık saltanatında şehir içinde şehir gibi olan bu korunaklı sarayı resmi daire ve haremi olarak kullanmıştır. Yönetim Kısımları'na ilaveten Yıldız Sarayı'nda birçok bölüm ve bir de cami bulunmaktadır. 19 uncu yüzyılın sonunda II. Abdülhamit zamanında tamamlanmıştır. Yapıların en büyük ve zarifi Şale sultanların nasıl bir lüks içinde yaşayıp eğlendiklerini göstermektedir. Dünyanın her yöresinden getirilen çiçekler ağaçlar ve bodur bitkilerle bezeli büyük saray parkından Boğaz'ın panoramik görüntüsü çok güzeldir. Restorasyon çalışmaları nedeniyle sadece Şale ve park halka açıktır. Camiler Kiliseler ve Sinagoglar İsanbul'un ünlü camileri arasında Sultanahmet Cami Süleymaniye Cami Rüstem Paşa Cami Fatih Cami Eyüp Cami Yeni Cami Sokullu Mehmet Paşa Cami ve Mihrimah Sultan Cami sayılabilir. Kente pek çok kilise ve manastır faal durumdadır. Bir kısmı ise cami haline dönüştürülmüştür. Studios Manastin Kilisesi Sergios-Bakhos Kilisesi Hagia Eirene Kilisesi Pantakrator Manastir Kilisesi Vefa Kilisesi (Hagios Theoderos) Nyrelaion Manastır Kilisesi Eglise D'hagia Thekla Manastırı Eski İmaret Cami (Pantepoptes Manastin Kilisesi) Kalenderhane Cami (Akataleotos Manastırı) Fenari İsa Cami (Lios Manastır Kilisesi) ve Fethiye Cami (Pammakaristos Manastr Kilisesi) ünlüleridir. alıntı |
Bedestenler
Kapalı Çarşı: Dev ölçülü bir labirent gibi 60 kadar sokağı üç binden fazla dükkanı ile dünyanın en eski ve büyük kapalı çarşısı olan "Kapalı Çarşı" İstanbul şehrinin merkezinde yer alır. Adeta bir şehri andıran bütünü ile örtülü bu site zaman içerisinde gelişip büyümüştür. 15. yüzyıldan kalma duvarlı bir seri kubbe ile örtülü eski iki yapının etrafı sonraki yüzyıllarda gelişen sokakların üzerleri örtülerek ekler yapılarak bir alışveriş merkezi haline getirilmiştir. Geçmişte burası her sokağında belirli mesleklerin yer aldığı ve bunların da el işi imalatın sıkı denetim altında bulundurulduğu ticari ahlak ve törelere çok saygı gösterilen bir çarşıydı. Çarşının ana caddesi sayılan sokakta çoğunlukla mücevher dükkanları buraya açılan yan bir sokakta altıncılar bulunur. İstanbul'u ziyarete gelen turist grupları için alışveriş olanakları çarşının ana girişindeki modern ve büyük alışveriş merkezleri tarafından sağlanmaktadır. Mısır Çarşısı: İstanbul'un ikinci kapalı çarşısıdır. IV. Mehmet'in annesi Hatice Turhan Sultan tarafından Yeni Cami'ye vakıf olarak yaptırılmıştır. Çarşıda 6 kapı vardır. Bunlardan 3'ü revak olup yapıyı daha da güzelleştirmektedir. Bakırcılar Çarşısı: İstanbul’un özellikle yabancıların dikkatini çeken bir çarşısı da Beyazıttaki Bakırcılar Çarşısıdır. Şimdiki İstanbul Üniversitesi Merkez Binası bahçesinin doğu ve kuzey duvarları altında bir sıra dükkan halindedir. Burada çeşitli bakır işi levha bakırdan döğme olarak elle yapılmakta ve kazan tencere kuşhane sahan tava tas leğen ibrik güğüm bakraç kova maşrapa sini mangal şamdan bakırdan "gülabdab" olarak satılmaktadır. Kapalı Çarşı: (Kuleli Cami Altındaki Kapalı Çarşı) Üstü kapalı çarşıların bir örneği de 19 yüzyılda yapılan son senelerde restore edilen Laleli Camii altı dükkanlarıdır. Su Kemerleri Mualla Kemeri: Mimar Sinan tarafından yapılan su kemerlerinden biridir. Alibey deresi vadisindedir. Orta kesimde 4 büyük kemer vardır. Uzun Kemer: Mimar Sinanın yaptığı kemerlerden biridir. Kemerburgazın 1500 m kadar kuzeybatısıdadır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında yaptırılmıştır. Güzelce Kemer: Cebeci Köy Kemeri olarak da bilinen eser Kanuni Sultan Süleyman devrinde Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. Kemerburgazın güneyindeki Cebeci Köyün 1500 m. kadar doğusundadır. Bahçeköy Kemeri: Sultan Mahmut Kemeri olarak bilinen kemer Bahçeköyden Büyükdere'ye doğru 1 km mesafededir. I. Mahmut zamanında 1731'de tamamlanmıştır. Çeşmeler Sultanahmet Çeşmesi (III. Ahmet Çeşmesi): Topkapı sarayının Bab-i Hümayun kapısı önündedir. Binanın dört cephesindeki taş ve bronz işçiliği yazılar kadar tahta saçaklann süsleri birer sanat şaheseridir. Çeşme klasik dönemin mütevazi çizgilerinden sıyrılmış hatların zerafeti zenginlik ve güzelliği ile emsalleri arasında sivrilmiştir. Üsküdar III. Ahmet Çeşmesi: Üsküdar'da iskele meydanında yer alır. 1728'de yapılmıştır. Ahşap çatılı ve dört yüzlü bir meydan çeşmesi olup mimarlık hattatlık taş işçiliği ve şiir sanatının bir şaheseridir. Alman Çeşmesi: Sultanahmet meydanında parkın içindedir. Alman İmparatoru II. Wilhelm'in İstanbul'u ikinci ziyaretinin anısı için bütün kısımları ile Almanya'da yapılmış İstanbul'a getirilerek hazırlanan kemerlerin üzerlerine konmuştur. 20'inci yüzyılın ilk günü olan 1 Ocak 1901'de açılış töreni yapılan bu çeşmenin üç kubbesi altın mozaik kaplıdır. Tophane Çeşmesi: Tophane Meydanındadır. 1732'de I. Mahmut tarafından Hassa Baş Mimarı Mehmet Ağa'ya yaptırılmıştır. Beykoz Ishak Ağa Çeşmesi: İstanbul'da Beykoz ilçesindedir. Türkiye çapında en güzel çeşme anıtlarımızdan birisidir. Ayazma Çeşmesi: Üsküdar'da Ayazma Camii avlusundadır. 18. yüzyılda III. Mustafa tarafından yaptırılan Çeşme devrin mimari özelliklerini taşır. Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi: 1732'de Sultan I. Mahmut tarafından annesi Saliha Sultan adına yaptırılmıştır. Göksu Çeşmesi: Sultan III. Mustafa'nın eşi ve III. Selim'in annesi Mihrişah Sultan tarafından yaptırılmıştır. Esma Sultan Çeşmesi: 1799 da III. Ahmet'in kızı Esma Sultan tarafından yaptırılmıştır. Meydan çeşmelerinin bir örneğidir. Osmanlı Dönemi İstanbul Çeşmeleri alıntı |
Anıtlar ve Meydanlar
Hipodrom: Günümüze çok az kalıntıları ulaşan Roma devri önemli yapıları ve abideleri Hipodrom çevresinde inşa edilmiştir. "Büyük Saray" diye bilinen İmparatorluk Sarayı Hipodromun yanında başlar aşağılara deniz kenarına kadar uzanırdı. Bu saraydan günümüze bir büyük salonun yer mozaik panosu gelebilmiştir. Semt Bizans ve Türk devirlerinde de merkezi önemini devam ettirmiştir. İstanbul'un en önemli abideleri Ayasofya Sultan Ahmet Cami Türk ve İslam Eserleri Müzesi Yere Batan Sarnıcı burada Hipodromun çevresindedir. Günümüzde Hipodromdan günümüze Theodosius Dikili Taş Konstantin Sütunu (Orme Odelisk) Yılanlı Sütun (Burmalı Sütun) ları kalmıştır. Theodosius Dikili Taş: Aslı eski Mısır eseridir. MÖ 1547 yıllarında Firavun III. Tutmosis (Toothmesis) adına Heliopolis'de dikilmiştir. Pembe granitten ve yekparedir. Üzerinde Hiyeroglif yazısı ile II. Tutmosis'in zaferleri yazılmıştır. 390 yıllarında Bizans İmparatoru Iç Theodosius tarafından İstanbul'a getirilerek Hipodroma dikilmiştir. Kaidedeki kabarmalar üzerinde I. Theodosius oğulları karısı Arkedios Honorios ile İmparator II. Valantinianos görülür. Ayrıca Hipodrom sahneleri ve anıtın dikilişini gösteren tasvirlerde vardır. Gotlar Sütunu: Topkapı Sarayı dış bahçesinde Gülhane Parkı Sarayburnu girişinde bulunan ve Roma Devri'nden günümüze hiç değişikliğe uğramadan gelen çok eski bir abidedir. 3. veya 4. yüzyılda dikilmiş olan bu sütun yüksek kaide üzerinde 15 m. boyunda monolit mermerden ibarettir. Sütun başı korint üslubunda kartal arması ile süslüdür. Gotlar'a karşı kazanılan zaferden bahseden kitabe satırlarından dolayı abide "Gotlar Sütunu" adıyla da anılır. Çemberlitaş (Konstantin Sütunu): MS 330'da Başkentin Roma'dan İstanbula nakli sebebi ile kentin ikinci tepesindeki büyük oval bir meydan ortasında Konstantinin şerefine dikilmiş olan ve Çemberlitaş sütunu olarak da bilinen bu abide orijinalinden daha kısa olarak günümüze gelebilmiştir. Yılanlı Sütun (Burmalı Sütun): Bu sütun Delphi'deki Apollon tağınağından 4.yüzyılda istanbula getirilmiştir. İstanbuldaki en eski anıtlardan birisidir. Orijinalinin M.Ö. 409' da yapıldığı bilinmektedir. Birleşmiş olan çeşitli Yunan sitelerinin Perslere galip gelmesi üzerine Pers ordusunun silahlarının eritilip dökülmesinden meydana getirilmiştir. Beyazıt Meydanı: İmparator Teodosius devrinde MS. 393 yılında şehrin en büyük meydanı olarak inşa edilmiştir. Ortasındaki dev boyutlu zafer takının üzerinde yer alan bronz boğa başlarında dolayı buraya "Form Tauri" meydanı ismi verilmiştir. Üzerinde İmparatorun da heykeli yükselen zafer takından günümüze bir kaç mermer blok ve sütun kalmıştır. Kuzeyde Fatih'in yaptırdığı ilk sarayın yerinde İstanbul Üniversitesi bulunmaktadır. Üniversite girişi abidevi kapı ve bahçedeki yangın kulesi 19. yy yapılarıdır. Meydanı süsleyen ve adını veren 15. yüzyıl Beyazıt Camii kalabalık ve hareketli Kapalı Çarşının komşusu olup buraya ait külliyeden günümüze medrese hamam ve dükkanlar kalmıştır. alıntı |
Korunan Alanlar
Göknarlık Tabiatı Koruma Alanı Polonezköy Tabiat Parkı Türkmenbaşı Tabiat Parkı Subaşı Havuzlar Çınarı Tabiat Anıtı Mesire Yerleri Adalar Yıldız Parkı Emirgan Korusu Gülhane Parkı Boğaziçi Boğaz Belgrad Ormanı Atatürk Ormanı Atatürk Ormanı Çamlıca Taşdelen Beykoz Çayırı Karakulak Polonezköy Küçük ve Büyükçekmece Gölü Kumburgaz Kilyos Piyerloti Kahvesi Şile gidilecek mesire yerleridir. Plajlar Büyükada Beykoz Poyrazköy Kilyos ve Sarıyerde plajlar mevcuttur. Sportif Etkinlikler Kamp-Karavan: Silivri Büyükçekmece Küçük Çekmece Florya Ataköy Bakırköy Kilyos Şilede kamping yerleri bulmak mümkündür. Av Turizmi: Bakırköy Çatalca Beykoz ve Şile'de av turizm yapılması mümkündür. Bakırköy : Küçüçekmece gölü civarında ender olarak ördek ve yaban kazı Alibeyköy baraj gölü çevresinde ördek ve kaz Kemerburgaz civarındaki Belgrad ormanlarının ava açık olan bölgelerinde yaban domuzu tilki ender olarak çakal ve kurt sık ormanlarda çulluk sülün ve yaban güvercini avı yapılmaktadır. Çatalca: İstanbul'un en çok ava müsait ilçesidir. Kuzey batıda Yalıköy bölgesi karaca ve sülün üretim sahası olarak belirlenmiştir. Bunun haricinde Binkılıç ve civarında yaban domuzu çulluk ve yaban güvercini tavşan ve tilki avı yapılmaktadır. Istranca Dağlarının yüksek tepelerinde ve sık ormanlıklarda ender de olsa kurta rastlanır. Çulluk avı göç zamanlarında dinlenme periodlarında yapılabilir. Orman içine sıkışmış ve düzlükte bulunan açıklık alanlarda bıldırcın ve çil keklik avı yapılabilir (güney kısımlar). Ayrıca ülkemizde ender olarak rastlanan sürülerinden ayrılmış ve giderek orman içinde vahşileşmiş mandalar köy muhtarlığının izni ile avlanabilir. Duru su ve terkoz gölleri ördek ve yaban kazı avı için çok uygun bölgelerdir. Ayrıca çevrede bulunan küçük akarsu ve göllerde yukarıda değinilen ördek kaz ve su kuşları avı yapılmaktadır. Güney bölgeleri ilçe sınırlan dahilinde bıldırcın üveyik çil keklik tavşan ve tilki avlanması uygundur. Kuzey bölgelerinde ormanlık alanlarda yaban domuzu ve çulluk avı yapılır. Sinekli yöresi sülün koruma sahası olarak belirlenmiştir. Beykoz: İlçe sınırlarının kuzeydoğu tarafinda çulluk tavşan ve tilki avı ile ender olarak Dağ kekliği bulunur. Ömerli baraj gölü civarında kaz ve ördek avı yapılır. Sık ormanlık alanlarda yaban domuzu avı da yapılmaktadır. Şile: Asya bölümünde şehrin en iyi av yapılabilen bölümüdür. Karadeniz kıyısındaki ormanlar yaban domuzu ve çulluk avı için uygun bölgelerdir. Göç zamanlarında çevre dere ve küçük göllerde (Rez ve Riva) yaban kazı ve yaban ördeği avı yapılmaktadır. Yatçılık: İstanbul'da yatçılar için popüler bir başlangıç noktasıdır. Yatcılar Kuzey Denizi'nden başlayarak Avrupa içinden kanallar yoluyla Ren ve Tuna Nehirlerini kullanarak Karadeniz'e İstanbul Boğazı ve marinalarına açılabilirler. İki kıta arasında uzanan köprülerin altındaki İstanbul Boğazı ve Adalar'ın güzel koylarında yatçıların tercih ettiği bir güzergahtır. Bölgenin iki büyük marinası bulunmaktadır. Golf İstanbul'da Turizm Bakanlığından işletme belgesi bulunan iki golf tesisi bulunmaktadır. Kuş Gözlem Alanı Büyük Çekmece Gölü ve Şile Adaları Kuş Alanları İstanbul'da bulunmaktadır. alıntı |
Sanat Kültür ve Eğlence
İstanbul uluslararası bir sanat ve kültür merkezidir. Uluslararası Sanat ve Kültür Festivali dünyanın her tarafından gelen sanatçıların iştirakiyle her yıl Haziran ve Temmuz aylarında burada gerçekleşmektedir. Gösterilerin çoğu Atatürk Kültür Merkezi'nde yapılmaktadır. Klasik müzikten hoşlananlar bu tür müziği Cemal Reşit Rey Salonu'nda dinleyebilirler. Operalar operetler baleler filmler konserler sergi ve konferanslar şehrin kültürel paletinde yer alırlar. İstanbul'un ışık gösterisi programı da çok zengindir. Türk şarkılarından meşhur göbek dansına uzanan örneklerle gece kulüpleri akşam yemeği sırasında hoş eğlence mekanlarıdır. Modern diskolar kabareler ve caz kulüpleri Taksim - Harbiye semtindedirler. Sultanahmet'teki restorasyon görmüş Bizans ve Osmanlı yapılarında yer alan lokantalar dışarıda bir akşam geçirilecek hoş yerlerdir. Kumkapı birçok tavernası barları ve balık restoranlarıyla çekici diğer bir semttir. Yıllardan beri insanlar bir iki lokma atıştırmak ve özel deniz mahsullerinden tatmak için Beyoğlu'ndaki Çiçek Pasajı'nda buluşmaktadırlar. Çiçek Pasajı'nın yanındaki dar Nevizade Sokağı rakı içmek ve Türk yemeklerinden tatmak için İstanbul'daki en iyi yerdir. Boğaz'da Ortaköy gece kulüpleri caz kulüpleri mükemmel deniz mahsulü sunan restoranları ve barlarıyla İstanbul gece hayatının en iyi yeridir. Eminönü'ndeki geleneksel Osmanlı kıyafetleri içindeki yine geleneksel Osmanlı kayıklarındaki balıkçıları görüp sandallarından meşhur kızartılmış balıklarından tatma fırsatı kaçırılmamalıdır. Tiyatro Salonları Sinema Salonları Konser Salonları ve Gösteri Merkezleri Kültür Merkezleri Fuar ve Kongre Merkezleri Alışveriş Merkezleri Sanat Evi ve Galerileri AFA Sanat Galerisi Beyoğlu Tel:0 212 249 22 18 Akademililer Sanat Merkezi Beyoğlu Tel:0 212 245 02 29 Akbank Bahariye Sanat Galerisi Kadıköy Tel:0 216 336 84 55 Akbank Bebek Sanat Galerisi Bebek Tel:0 212 263 48 35 Akbank Beylerbeyi Sanat Beylerbeyi Tel:0 212 321 11 02 Aksanat Beyoğlu Tel:0 212 252 35 00 Alkent Actual Art Etiler Tel:0 212 257 46 84 Anka Art Sanat Galerisi Şaşkınbakkal Tel:0 212 385 76 35 Faks:0 212 422 21 96 Antik Palace Maçka Tel:0 212 236 24 60 Antik Sanat Galerisi Kadıköy Tel:0 216 330 13 54 Faks:0 216 348 74 33 Apel Sanat Galerisi Beyoğlu Tel:0 212 292 72 36 Faks:0 212 263 62 33 Ares Sanat Evi Fenerbahçe Tel: 0 216 345 11 62 Ariyel Sanat Galerisi Şişli Tel:0 212 296 99 79 Faks:0 212 240 17 11 Art Hall Sanat Galerisi Kozyatağı Tel:0 216 456 04 58 Artemis Sanat Merkezi Şişli Tel:0 212 232 09 20 Artı Mezat Teşvikiye Tel:0 212 261 62 55 Faks:0 212 261 62 81 Artisan Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0 212 247 71 19 Artium Sanat Galerisi Teşvikiye Tel:0 212 291 01 31 Faks:0 212 231 87 50 Artium Sungur Sanat Evi Teşvikiye Tel:0 212 227 75 93 Faks:0 212 227 75 93 Artmosfer Sanat Galerisi Yeniköy Tel:0 212 223 13 14 Faks:0 212 223 18 15 Askeri Müze Hasan Rıza Salonu Harbiye Tel:0 212 233 27 20 Asmalımescit Sanat Galerisi Tünel Tel:0 212 249 69 79 Atatürk Kitaplığı Beyoğlu Tel:0 212 249 09 45 Atölye Örümcek Teşvikiye Tel:0 212 241 35 58 Avusturya Başkonsolosluğu Kültür Ofisi Yeniköy Tel:0 212 223 78 43 Faks:0 212 223 34 69 Axa Oyak Sanat Galerisi Karaköy Tel:0 212 292 58 00 Faks:0 212 249 91 24 Bahariye Sanat Galerisi Kadıköy Tel:0 216 414 55 06 Faks:0 216 349 04 85 Bakraç Sanat Galerisi Kozyatağı Tel:0 216 362 18 26 Faks:0 216 410 91 97 Baraka Galatasaray Tel:0 212 292 29 79 Faks:0 212 292 30 11 Barış Manço Kültür Merkezi Kadıköy Tel: 0 216 418 69 58 Bebek PG Art Galerisi Bebek Tel:0 212 2633390 Beksav Sanat Galerisi Kadıköy Tel:0 216 349 91 55 Faks:0 216 349 91 55 Benadam Sanat Galerisi Kadıköy Tel:0 216 346 97 14 Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi Beyoğlu Tel:0 212 252 77 55 Faks:0 212 258 77 52 Beytem Sanat Galerisi Şişli Tel: 0 212 231 23 00 Bilgi Atölye 111 Taksim Tel: 0 212 292 86 97 Bilim Sanat Galerisi&Yurt ve Dünya Sanat Galerisi Moda Tel:0 216 349 26 10 Faks:0 212 414 02 06 Bir Kültür Sanat Merkezi Nişantaşı Tel:0 212 291 28 71 Faks:0 212 291 28 75 Bizim Atölye Tünel Tel:0 212 292 21 61 Bizimtepe Kuruçeşme Tel:0 212 257 88 34 Faks:0 212 257 32 70 BM Çağdaş Sanat Merkezi Nişantaşı Tel:0 212 231 10 23 Borusan Sanat Galerisi Beyoğlu Tel:0 212 292 06 55 Faks:0 212 252 45 91 Cafe Algida Caddebostan Tel:0 216 385 20 61 Cervantes Tarlabaşı Tel:0 212 292 65 36 Faks: 0 212 292 65 37 Çamlıca Sanat Merkezi Acıbadem Tel:216 339 68 08 Faks: 326 01 31 Fırat Kültür Merkezi Çemberlitaş Tel:0212 517 46 97/98 HİT Kültür Merkezi Beyoğlu Tel:0 212 293 66 71 İş Sanat Kültür Merkezi Levent Tel:0 212 316 15 76 Kadıköy Gençlik Merkezi Kalamış Tel:0 216 349 77 68 Kadıköy Kültür ve Sanat Merkezi Caddebostan Tel:216 360 90 95 Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi İstanbul Tel:216 353 37 78 Kartaltepe Kültür Merkezi Bakırköy Tel:0 212 543 73 28 Leman Kültür Merkezi Beyoğlu Tel:0 212 249 91 13 Ortaköy Kültür Merkezi Sanat Galerisi Ortaköy Tel:212 236 58 02 Profilo Kültür Merkezi Mecidiyeköy Tel:0 212 216 40 70 Schneidertempel Sanat Merkezi Galata Tel:0 212 249 0150 Yapı Kredi Kültür Merkezi İstanbul Tel:0 212 293 08 25 Zeytinburnu Atatürk Kültür Merkezi Zeytinburnu Tel:212 558 89 83 CBM Art Kadıköy Tel:0 216 455 36 17 Faks:0216 455 36 17 Cemal Reşit Rey Konser Salonu Fuayeleri Harbiye Tel::0 212 248 53 92 Cep Sanat Galerisi Tünel Tel:0 212 245 19 96 Faks:0 212 245 20 57 Cey Güzel Sanatlar Zekeriyaköy Tel:0 212 202 64 00 Faks:0 212 202 61 00 Contemporray Art Marketing Teşvikiye Tel:0 212 234 39 01 Faks: 0 212248 36 92 Cumalı Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0 212 248 31 65 Çatı Sanat Evi Nişantaşı Tel:0 212 247 74 17 Çekirdek Sanat Beyoğlu Tel:0 212 252 31 61 Darphane-i Amire Sultanahmet Tel:0 212 513 50 82 Faks:0 212 513 54 00 Dega Sanat Galerisi Suadiye Tel:0 216 463 42 87 dem-art Sanat Galerisi Arnavutköy Tel:0 212 287 78 67 Deniz Müzesi Sanat Galerisi Beşiktaş Tel:0 212 327 43 45 Destek Reasurans Maçka Tel:0 212 231 28 32 Enka Sanat Galerisi Balmumcu Tel:0 212 274 09 67 Eren Sanat Galerisi Beyoğlu Tel:0 212 244 16 69 Erguvan Sanat Merkezi Kadıköy Tel:216 338 16 38 Estet Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0 212 225 46 77 Faks:0 212 247 26 42 Etibank Sanat Galerisi Tepebaşı Tel:0212 252 14 05 Evin Sanat Galerisi Bebek Tel:0 212 265 81 58 Faks:0 212 257 76 75 Exclusive Sanat Galerisi Suadiye Tel:0 216 363 75 94 Eylül Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0 212 231 68 46 Fatih Kıral Sanat Galerisi Bostancı Tel:0 216 361 03 07 Faks: 0 216 361 03 08 Fotoğrafevi Galatasaray Tel:0 212 251 05 66 Faks: 0 212 292 31 30 Galatea Sanat Galerisi Tünel Tel:0212 292 54 30 Faks: 0 212 292 54 33 Galeri 3K Nişantaşı Tel:0 212 233 42 77 Faks: 0 212 219 12 61 Galeri Apel Galatasaray Tel:0 212 292 72 36 Galeri Artist Yeşilçimen Tel:0 212 227 68 52 Faks:0 212 258 09 32 Galeri Artist Çukurcuma Çukurcuma Tel:0 212 251 91 63 Galeri B Teşvikiye Tel:0 212 227 03 63 Galeri Baraz Kurtuluş Tel:0 212 240 47 83 Faks:0 212 225 47 02 Galeri Baraz 2 Pangaltı Tel:0 212 240 47 83 Faks: 0 212 231 62 58 Galeri Binyıl Etiler Tel:0 212 280 94 41 Faks: 0 212 325 03 97 Galeri Bozatlı Arnavutköy Tel:0 212 265 45 56 Galeri Çamaş Göztepe Tel:0 212 385 00 15 Galeri Çerçeve Tünel Tel:0 212 251 26 51 Galeri D Kadıköy Tel:0 212 347 42 40 Galeri Dirimart Nişantaşı Tel:0 212 291 34 34 Galeri G Nişantaşı Tel:0 212 241 45 69 Faks: 0 212 241 28 43 Galeri İki Maymun Caddebostan Tel:0 212 350 26 24 Galeri MD Elmadağ Tel:0 212 232 59 59 Galeri Nefise Kadıköy Tel:0 212 337 06 31 Galeri Nev Maçka Tel:0 212 231 67 63 Galeri Oda Teşvikiye Tel:0 212 259 22 08 Galeri Pago Kadıköy Tel:0 212 345 48 06 Galeri Remzi Taksim Tel:0 212 244 78 21 Galeri S.Z. Teşvikiye Tel:0 212 230 17 45 Galeri Seher Moda Tel:0216 346 81 38 Faks: 0 216 346 82 34 Galeri Vinci Teşvikiye Tel:0 212 248 39 86 Galerist İstanbul Tel:0 212 233 62 68 Galleria Palladium Salonu Ataköy Tel:0212 559 95 60 Faks: 0 212 560 05 38 Garanti Sanat Galerisi Beyoğlu Tel:0 212 293 63 71 Gf Sanatevi Kadıköy Tel:0216 418 62 83 Faks: 0216 346 14 08 Girgin Piano ve Sanat Galerisi Beşiktaş Tel:0212 227 86 40 Goethe Institut Galatasaray Tel:0212 249 20 09 Faks:0212 252 52 14 Gülmine Sanat Merkezi Bakırköy Tel:0212 571 60 16 Faks: 0212571 63 62 Güntay Sanat Evi Caddebostan Tel:212 386 88 98 Hakan Sanat Galerisi Beyoğlu Tel:212 243 07 72 Harmony Sanat Galerisi Kuzguncuk Tel:0216 310 39 57 Haymatlos İstanbul Tel:0 212 292 43 63 Heykel Atölye / Galeri Ortaköy Tel:0212 258 81 41 Hobi Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0212 225 23 37 Horhor Sanat Galerisi Fatih Tel:0212 524 35 92 İlhami Atalay Sanat Galerisi Sultanahmet Tel:0212 520 10 83 İmaj Sanat Odası Gayrettepe Tel:0212 272 82 10 İMKB Sanat Galerisi İstinye Tel:0212 298 25 11 İstanbul Kültür Merkezi Lale Sanat Galerisi Beyoğlu Tel:0212 249 73 02 İstanbul Kül.Üniv. Halil Akıngüç Sergi Salonu Şirinevler Tel:0212 639 30 24 İstanbul Ticaret Odası Sanat Galerisi İstanbul Tel:0 212 455 60 00 İstasyon Sanat Evi Erenköy Tel:0216 385 41 31 İş Bankası Erenköy Sanat Galerisi Erenköy Tel:0216 356 01 68 İş Bankası Parmakkapı Beyoğlu Tel:0212 244 20 21 Kadife Chalet Bahariye Tel:0216 347 85 96 Kare Sanat Galerisi Teşvikiye Tel:0212 240 44 48 Faks:0212 247 48 78 Karsu Tekstil Sanat Galerisi Esentepe Tel:0212 288 33 89 Faks: 0212 267 24 44 Karşı Sanat Çalışmaları Beyoğlu Tel:0 212 245 15 08 Faks: 0 212 245 37 00 Kasa Galeri Karaköy Tel:0212 292 49 39 Kaş Galeri Şişli Tel:0212 247 11 85 Faks:0212 230 25 79 Kazım Taşkent Sanat Galerisi Galatasaray Tel:0212 245 20 41 Kızıltoprak Sanat Galerisi Kadıköy Tel:0216 418 38 06 Kibele Galerisi 4. Levent Tel:0212 316 15 80 Kile Sanat Galerisi Bebek Tel:0212 265 74 96 Lebriz Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0212 240 22 82 Leylek Cafe & Sanat Evi Beyoğlu Tel:0212 244 25 29 Maltepe Sanat Galerisi Maltepe Tel:0216 441 91 98 Faks: 0216 441 95 40 Meb Sanat Galerisi Göztepe Tel:0216 385 47 78 Merhaba Sanat Galerisi Yeşilköy Tel:0212 574 28 21 Metin Sanat Galerisi Bebek Tel:0212 263 13 84 Milli Reasürans Sanat Galerisi Teşvikiye Tel:0212 230 19 76 Mim Sanat Merkezi Kadıköy Tel:0216 449 20 45 Mine Sanat Galerisi Bahariye Tel:0216 345 64 40 Faks:0216 346 78 10 Minyatür Sanat Galerisi Caddebostan Tel:0216 369 70 00 Modern Sanat Evi Kadıköy Tel:0216 349 94 81 Mudo Maçka Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0212 240 80 23 Mutlu Sanat Odası Erenköy Tel:0216 355 35 87 Muzaffer Akyol Atölyesi Tünel Tel:0212 245 03 25 Nadya Sanat Galerisi Teşvikiye Tel:0212 231 90 87 Nelli Sanat Evi Teşvikiye Tel: 0212 227 73 75 Neriman Oyman Atölye & Ev Asmalımescit Tel:0212 243 01 73 Nevzemin 14 Sanat Galerisi Kadıköy Tel:0216 330 88 02 Nil Sungur Sanat Galerisi Teşvikiye Tel:0212 230 17 45 Nilgün Şensoy Sanat Galerisi Maçka Tel:0212 236 76 98 Nokta Sanat Galerisi Teşvikiye Tel:0212 261 45 09 Nüans Sanat Merkezi Nişantaşı Tel:0212 234 40 4 Odakule Sanat Galerisi Beyoğlu Tel:0212 249 87 19 Opera Sanat Galerisi Taksim Tel:0212 249 92 02 Oruç Çakmaklı Sanat Atölyesi Beyoğlu Tel:0212 292 59 91 Osmanbey Art Şişli Tel:0212 240 58 30 Osmanlı Bankası Güncel Sanat Merkezi İstanbul Tel:0 212 233 22 38 Otantik House Cihangir Tel:0212 252 79 04 Özden Sanat Galerisi Maçka Tel:0212 260 44 28 Özlem Sanat Galerisi Tünel Tel:212) 293 19 99 Pabetland Sanat Galerisi Maslak Tel:0212 293 19 99 PAM Sanat Galerisi Mecidiyeköy Tel:0212 216 44 00 Pamukbank Fotoğraf Galerisi Teşvikiye Tel:0212 236 67 90 Passion Sanat Galerisi Ulus Tel:0212 268 12 69 Pera Sanat Evi Beyoğlu Tel:0212 252 38 57 PG Art Bebek Tel:0212 263 33 90 Pırıltı Sanat Galerisi Fenerbahçe Fenerbahçe Tel:0216 330 72 39 Faks:0216 330 54 85 Pırıltı Sanat Galerisi Maçka Maçka Tel:0212 227 35 56 Pi Artworks Ortaköy Tel:0212 236 68 53 Platform Garanti Guncel Sanat Merkezi Beyoğlu Tel:0212 293 23 61 Proje4L İstanbul Güncel Sanat Müzesi Levent Tel:0212 281 51 50 Faks:0 212 283 17 99 Ramko Sanat Galerisi Teşvikiye Tel:0212 236 18 82 Ressamlar Derneği Sanat Galerisi Levent Tel:0212 279 27 10 Romans Sanat Galerisi Osmanbey Tel: 0212 233 07 95 Rönesans Sanat Galerisi Teşvikiye Tel:0212 232 96 64 Samancıoğlu Sanat Galerisi Maçka Tel:0212 258 74 46 Sandoz Sanat Galerisi Beşiktaş Tel:0212 259 72 00 Seven Sanat Galerisi Moda Tel:0212 345 56 16 Sevimce Sanat Galerisi Kadıköy Tel:0212 338 53 28 Slideshow Galeri Kadıköy Tel:0212 369 28 07 Stüdyo Peinture Teşvikiye Tel:0212 232 23 19 Şark Sigorta Sanat Galerisi Altunizade Tel:0212 310 12 50 Şeker Sigorta Sanat Galerisi Fındıklı Tel:0212 251 40 35 Taksim Sanat Galerisi Taksim Tel:0212 245 20 68 Tanak Sanat Galerisi Etiler Tel:0212 265 19 35 Tekel Sanat Galerisi Eminönü Tel:0212 533 19 00 Tem Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0212 247 08 99 Teşvikiye Sanat Galerisi Teşvikiye Tel:0212 241 04 58 The Marmara Istanbul Opera Sanat Galerisi Beyoğlu Tel:0 212 251 46 96 Tolga Eti Sanat Galerisi Selamiçeşme Tel:0212 368 26 79 Tophane-i Amire Fındıklı Tel:0212 252 16 00 Toprak Seramik Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0212 231 49 00 Toprakbank Sanat Galerisi Beşiktaş Tel:0212 326 35 80 Faks:0212 326 86 40 Turgay Sanat Galerisi Bebek Tel:0212 263 32 38 Türk Ticaret Bankası Gn.Md.Sanat Galerisi Gayrettepe Tel:0212 288 59 00 Türk ve İslam Eserleri Müzesi Sultanahmet Tel:0 212 518 18 05 Uran Sanat Galerisi Üsküdar Tel:0216 343 10 00 Urart Sanat Galerisi Nişantaşı Tel:0212 241 21 83 Ürün Sanat Galerisi Tünel Tel:0212 251 68 25 Ürün Sanat Galerisi Caddebostan Tel:0216 360 99 64 Vakıfbank Beyoğlu Sanat Galerisi Beyoğlu Tel:0212 292 50 13 Faks:0212 292 50 14 Vakko Sanat Galerisi Beyoğlu Tel:0212 251 40 92 Yantra Sanat Galerisi Beyoğlu Tel:0212 251 28 40 Yerebatan Sarnıcı Sanat Galerisi Sultanahmet Tel:0212 513 60 61 Zebra Sanat Galerisi Teşvikiye Tel:0212 247 68 42 Zerrin Türen Sanat Galerisi Bostancı Tel:0212 410 34 90 Ziraat Bankası Tünel Sanat Galerisi Tünel Tel:0212 251 42 40 alıntı |
İSTANBUL ili COĞRAFYAsı
İstanbul Avrupa ile Asya kıtaları arasında köprü görevi gören bunların birbirine en çok yaklaştığı iki uç üzerinde kurulmuş bir şehirdir. Bu uçlar Avrupa kıtasında Çatalca Asya kıtasında ise Kocaeli; güneyden Marmara ve Bursa güneybatıdan Tekirdağ ve kuzeybatıdan Kırklareli ile çevrilidir. Şehrin adını aldığı ve Haliç ile Marmara arasında kalan yarımada üzerinde bulunan asıl İstanbul 253 km² bütünü ise 5712 km² 'dir. Marmara denizindeki Adalar da İstanbul iline dahildir. İstanbul çevresinin bitki örtüsü Akdeniz iklimi bitkilerini andırır. Bölgede en çok görülen bitki türü makidir. Bu bitkiler uzun ve kurak bir yaz mevsimine kendini uydurmuştur. Fakat iklimin özelliği dolayısı ile tepeler çıplak değildir. Yer yer görülen ormanlık alanların en önemlisi kentin 20 km. kuzeyindeki Belgrad Ormanı'dır. İstanbul ilinde büyük akarsu yoktur. En büyük akarsu aynı zamanda Kocaeli Yarımadası'nın da en büyük suyu olan Riva çayıdır. 71 km. olan Riva Çayı kaynaklarını Kocaeli ilinden alır ve güneydoğu kuzeybatı yönünde akarak Riva köyü yakınlarında Karadeniz'e dökülür. Boğaza dökülen suların en önemlileri Küçüksu ve Göksu dereleridir. Bunlardan başka Haliç 'e dökülen Kağıthane ve Alibey Dereleri Küçükçekmece Gölüne dökülen Sazlıdere Büyükçekmece Gölüne dökülen Karasu Deresi Terkos Gölüne dökülen Trança Deresi İstanbul İlinin belli başlı akarsularıdır. İlde küçük fakat önemli üç göl vardır. Bunların üçü de Avrupa yakasındadır. Denizden ayrılmış olan Terkos Gölünün suyu tatlıdır. Kentin suyu buradan sağlanır. Marmara Denizi kıyısında bulunan Küçükçekmece (11 km²) ve Büyükçekmece (16 km²) Göllerinin suları denizle temasları olduğu için tuzludur. Yaz ayları genellikle sıcak geçen kış aylan bölgeyi etkisi altına alan sistemlere bağlı olarak fazla soğuk geçmeyen İstanbul Akdeniz ikliminin özelliklerini taşıyor görünse de Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı'nın etkisiyle farklı özellikler taşır. Kış aylarında Karadeniz'den gelen soğuk-kuru hava kütlesi ile Balkanlardan gelen soğuk-yağışlı hava kütlesinin özellikle Akdeniz'den gelen ılık ve yağışlı güneyli hava kütlelerinin etkisi altındadır. Bütün ilde Karadeniz'in soğukça yağışlı (poyrazlı) havasıyla Akdeniz'in ılık (lodoslu) havası birbirini izler. İlde yaz-kış gece-gündüz arasında büyük ısı farkları görülmez. alıntı |
İSTANBUL un TARİHÇESİ
İstanbul Osmanlı'nın 3. Başkenti... Türkiye'nin Şaheserlerinden Biri Olarak İstanbul Her ne kadar tarihi şehirde daha erken buluntulara rastlanmamış ise de; kentin Haliç bölgesinde ve Asya kısmında yapılan kazılarda ele geçen buluntular bölgedeki ilk yerleşimin MÖ 3 Bin yıllarına dayandığını göstermektedir. Byzantion olarak anılan kentin Akropolü bugünkü Topkapı Sarayının bulunduğu alanda yer almaktaydı. Haliç günümüzde de kullanılmakta olan sakin bir limana sahiptir. Buradan başlayan kuvvetli bir sur şehri çevreleyerek Marmara Denizi'ne ulaşırdı. Byzantion bir liman ve ticaret şehri olarak Roma Imparatorluğu döneminde de yaşamını sürdürürken M.S. 191 yılında başlayan ve iki yılı aşan bir kuşatmadan sonra Roma Imparatoru Septimus Severius tarafından fethedilerek yerle bir edilmiştir. Aynı Imparator tarafından sonradan baştan inşa edilen şehir genişletilmiş ve yeniden donatılmıştır. M.S. 4. yüzyılda Roma İmpatorluğu çok genişlemiş İstanbul stratejik konumundan dolayı İmparator Büyük Konstantin tarafından Romanın yerine yeni başkent olarak seçilmiştir. Kent 6 yılı aşkın bir sürede yeniden düzenlenmiş surlar genişletilmiş bir çok tapınak resmi binalar saraylar hamamlar ve hipodrom inşa edilmiştir. 330 yılında yapılan büyük merasimlerle kentin Roma Imparatorluğunun başkenti olduğu resmen açıklanmıştır. Yakın çağın başladığı dönemde Ikinci Roma ve Yeni Roma adları ile anılan kent daha sonra "Byzantion" ve geç devirlerde Konstantinopolis olarak adlandırılmıştır. Halk arasında ise kentin adı tarih boyunca "Polis" olarak anıla gelmiştir. Büyük Konstantin'den sonraki imparatorların şehri güzelleştirme çabalarının devam ettiği görülür. Kentteki ilk kiliseler de Konstantin'den sonra inşa edilmiştir. Batı Roma Imparatorluğunun 5. yüzyılda çökmesi nedeniyle İstanbul uzun seneler Doğu Roma İmparatorluğunun (Bizans) başkenti olmuştur. Bizans döneminde yeniden inşa edilen kent surlarla tekrar genişletilmiştir. Günümüzdeki 6492 m. uzunluğundaki ihtişamlı şehir surları İmparator Il. Theodosius tarafından yaptırılmıştır. 6. yüzyılda nüfusu yarım milyonu aşan kentte İmparator Justinyen idaresinde bir altın çağ daha yaşanmıştır. Günümüze gelen meşhur Ayasofya bu İmparatorun eseridir. Bizans İmparatorluğu ve başkent İstanbul'un sonraki tarihi saray ve kilise entrikaları İran ve Arap saldırıları ve sık değişen imparator sülalelerinin kanlı kavgaları ile doludur. 726-842 yılları arasında kara bir devir olan Latin egemenliği 4. Haçlı seferinin 1204 yılında şehri istilası ile başlamış tüm kilise ve manastırlar ile abidelere kadar şehir yıllar boyu talan edilmiştir. 1261'de idaresi tekrar Bizanslıların eline geçen kent eski zenginliğine tekrar kavuşamamıştir. Kent 53 günlük bir kuşatma sonrası 1453'te Türklerin eline geçmiştir. Fatih Sultan Mehmet'in savaş tarihinde ilk defa kullanılan iri boyutlardaki topları Istanbul surlarının aşılmasının bir sebebidir. Osmanlı Imparatorluğunun başkenti buraya taşınmış ülkenin çeşitli yerlerinden getirilen göçmenlerle şehir nüfusu arttırılmış boş ve harap olan şehrin imar çalışmalarına başlanmıştır. Şehrin eski halkına din hürriyeti ve sosyal haklar tanıyarak yaşamlarını sürdürmeleri sağlanmıştır. Fatihin tanıdığı haklardan dolayı Hıristiyan Ortodoks Kilisesinin başı olan Patrikhane günümüze kadar yerinde kalmıştır. Fetihten yüzyıl sonra da Türk Sanatı şehre damgasını vurmuş kubbeler ve minareler şehir siluetine hakim olmuştur.16. yüzyıldan itibaren de Osmanlı Sultanlarının Halife olmalarından ötürü Istanbul tüm Islam dünyasının da merkezi olmuştur. Sultanların idaresinde şehir tamamen imar edilmiş büyüleyici bir atmosfere bürünmüştür. Bu devirdeki İstanbul tarihinin renkli sayfalarında geniş bölgeleri tahrip eden sık sık çıkan yangınlar vardır. Eski akropolde kurulu Sultan Sarayı Boğaziçi'nin ve Haliç'in eşsiz manzarasına hakimdir. 19. yüzyıldan itibaren Batı dünyası ile sıklaşan temaslar sonrası camiler ve saraylar Avrupa mimarisi tarzında Boğaziçi kıyılarına inşa edilmeye başlanmıştır. Kısa sürede inşa edilen bir çok saray çöküş devrinin de sembolleridir. İstanbul bir diğer dünya imparatorluğunun sona ermesine I. Dünya Savaşının bitişine şahit olmuştur. İmparatorluk bölünmüş iç ve diş düşmanlar kendi payları için mücadele ederken Türk ordusunun asil bir komutanı da Türk ulusu için mücadeleye girişmiştir. Mustafa Kemal ismindeki bu milli kahraman 4 yılı aşan Kurtuluş Savaşından sonra Türkiye Cumhuriyetini 1923 yılında kurmuştur. Başkentin Ankara'ya taşınması Istanbul'un önemini değiştirmemiştir. Bu eşsiz şehir büyüleyici görünümü ile yaşamını devam ettirmektedir. alıntı |
NE YENİR?
İstanbul mutfağı Dünyanın önde gelen mutfaklarındandır. İmparatorluk başkenti olan kente ülkenin her yanından gelen malzemeler ustalar tarzlar ve lezzetler Osmanlı Türk mutfağının ortaya çıkmasına neden olmuştur. İmparatorluk mutfağının devamı olan ve yeni tatlara açık olan Osmanlı mutfağı her gün zenginleşmektedir. İstanbul mutfağında kuzu koyun veya dana etine ilave edilen çeşitli sebzeler esas yemeklerdir. Pilav börek çeşitleri bulgur kuru fasulye zengin zeytinyağlı sebzeler yan öğünler olarak servis yapılır. Köfte ve şiş kebabı döner kebap veya acılı yoğurtlu patlıcanlı diğer kebap çeşitlerinin makbulleri özel kebapçılarda bulunur. Hamur tartları baklava kadayıf ve benzerlerinin hakiki lezzetlisi bu işi bazen birkaç nesildir devam ettiren küçük dükkanlardan temin edilir. İstanbul'da da çeşitli milletlerin lokantaları mevcuttur. Fast-food hızlı atıştırma servisi veren çok sayıda mekan mevcuttur. Ancak lezzetli yöresel yemekler tipik lokantalarda tadılır. Rakı ve ayran en meşhur iki Türk milli içkisidir. Her ikisi de süt rengindedir: Alkollü olanı rakı; su katınca beyazlaşan sert bir içkidir. Diğeri ise sulandırılmış yoğurttan imal edilen serinletici; ayrandır. Rakı aperatif olarak kuru yemiş veya kavun ve beyaz peynir ile yemek süresinde çeşitli meze çeşitleri ile alınabilir başka içkiler ile birlikte içilmez. Şarabın ve biranın ana yurdu Anadolu topraklarıdır. Meşhur Türk Kahvesi küçük fincanlarda sade veya şekerli misafirlere her firsatta ikram edilir. "Bir fincan kahvenin 40 yil hatırı vardır" sözü kahvenin Türkler tarafından bilinen kıvamı ile kullanılmaya başlandığı 16. yüzyıldan beri söylenmektedir. İstanbul'dan Yemek Tarifleri Bakla fava Malzemeler : 250 gr. iç bakla 1 adet küçük boy havuç 2 diş sarımsak 1 adet küçük soğan 1 kahve fincanı zeytinyağı 1/2 demet dereotu 1 adet limon Hazırlanışı: baklalar iyice yıkanır ve tencereye alınır. Doğranmış havuç sarımsak ve soğan ilave edilir. Karışımı 2 parmak geçecek kadar su ilave edilir ve kaynatılır. Kaynamaya başladıktan sonra üzerinde biriken köpükler bir kevgir yardımı ile alınır. Zeytinyağı ilave edilerek kaynatmaya devam edilir. Çırpma teli ile püre haline gelene kadar sık sık karıştırılır. doğranmış dereotu eklenir. Suyunu çektikten sonra püre haline gelen karışım yayvan bir tepsiye dökülür ve soğumaya bırakılır. Kare veya baklava dilimi şeklinde kesilir üzerine limon suyu ve zeytinyağı dökülerek servis edilir. Lakerda Malzemeler: 1 kg. torik veya palamut Tuz Hazırlanışı: Balıklar temizlenir ve buzlu suda 24 saat bekletilir. Sudan çıkarılan balıklar iyice temizlendikten sonra tekrar buzlu ve tuzlu suda bekletilir. Her gün yeniden temizlenir ve bu işlem 4 gün boyunca tekrarlanır. En sonunda balıklar sudan çıkarılır ve iyice kurulanır. Cam veya teneke kaplara üzerine bol tuz dökülerek yerleştirilir. Yeneceği zaman ince dilimler halinde kesilerek servis edilir. Beyinli Beykoz kebabı Malzemeler: 500 gr. parça et 4 adet kuzu beyni 2 yemek kaşığı margarin 2 adet soğan 1 adet havuç 1 adet patates tuz karabiber Hazırlanışı: Beyinler sirkeli suda haşlanır ve kuşbaşı şeklinde doğranır. Soğan yemeklik doğranır. Yağda etle birlikte kavrulur. Üzerine 2 su bardağı su ekleyip 30 dakika kadar pişirilir. Bu arada üzerinde biriken köpükler alınır. Havuç ve patatesler doğranır. Kaynamakta olan etin üzerine tuz ve karabiber ile birlikte ilave edilir. Sebzeler yumuşadıktan sonra doğranmış beyinler etlerin üzerine serpiştirilir ve birkaç dakika daha pişirilir. Sıcak olarak servis edilir. alıntı |
NE ALINIR?
İstanbul'a sadece alışveriş amacıyla da gidilebilir. Bu işe başlamak için en iyi yer şehrin eski kısmındaki Kapalı Çarşı'dır. Labirent tarzı sokaklarda ve geçitlerde 4000'i aşkın dükkan bulunmaktadır. Kuyumcular Sokağı Halıcılar Sokağı Takkeciler Sokağı gibi isimler burada önceleri kendilerine özgü bölümlerde faaliyet gösteren farklı ticaret kollarını akla getirmektedir. Burası hala şehrin ticaret merkezi her zevk ve keseye uygun bir şeyin bulunduğu orijinal bir alışveriş yeridir. Türk el sanatları dünyaca bilinen halılar el boyaması parlak renkli seramikler bakır ve pirinçten aynalar lületaşından pipolar çok hoş birer hatıra parça ve hediyeliklerdir. İyi aydınlatılmış vitrinlerdeki altından mücevherler geçenin gözünü kamaştırır. En iyi kalitedeki deri ve süet eşyaların fiyatları oldukça makuldür. Çarşının ortasındaki Eski Bedesten'de nadir antika parçalar bulunur. Onlarca yıldan kalma kıymetli bir parça bulabilmeyi ummak burada gezip dolaşmaya değer doğrusu. Eminönü'ndeki Yeni Cami'nin yanıbaşındaki Mısır Çarşısı veya Baharat Pazarı kişiyi mistik doğunun hayal alemine götürür. Tarçın kimyon safran nane kekik ve sayılabilecek diğer birçok ot ve baharatın baştan çıkarıcı kokusu havaya yayılır. Şehrin eski bölgesindeki Sultanahmet de ayrı bir alışveriş ziyaretgahı haline gelmiştir. 18'inci yüzyıl Mehmet Efendi Medresesi'ndeki İstanbul Sanatları Çarşısı ve yakınındaki Sinan tarafından yapılan 16'ıncı yüzyıl Caferağa Medresesi'nde zanaatkarları çalışırken görmek ve yaptıklarından satın almak mümkündür. Sultanahmet Camii Arasta'sının kemeraltı iyi bir seyir ve uygun bir alışveriş imkanı yaratır. Taksim - Nişantaşı - Şişli semtlerindeki seçkin dükkanlar pazar yerlerindeki kargaşanın tam tersini yansıtır. İstiklal Cumhuriyet ve Rumeli Caddelerinde Türkiye'nin yüksek kaliteli tekstillerinden üretilen şık modelleri satan dükkanlar zevkle ve rahatça gezilir. Nefis mücevherler zarif modelli çanta ve ayakkabılar da bulunmaktadır. Ataköy'deki Ataköy Galeria'sı ve Etiler'deki Akmerkez İstanbul'daki en şık mağazaların şubelerini barındırmaktadır. Asya tarafındaki Bahariye ve Bağdat Caddelerinde ve Capitol Çarşı Merkezinde benzer mallar sunulmaktadır. İstanbul'un bit pazarlarında hem yeni hem de eski şaşırtıcı parçalar bulunabilir. Beyazıt'daki Sahaflar Çarşısı ve Çınaraltı'nda gezerken her gün yeni bir şeyle karşılaşılır. Pazar günleri Sahaflar ve Kapalı Çarşı arasındaki işporta pazarında mallar el arabalarında ya da yaygılar üzerinde satışa sunulmaktadır. Horhor Çarşısı her yaş ve kalitede mobilya satan dükkanlarla doludur. Topkapı semtinde Cihangir - Çukurcuma Sokağı ve Üsküdar - Büyük Hamam Sokağı ile Kadıköy - Çarşı Durağı civarında yer alan ve Eminönü ve Tahtakale arasındaki bit pazarları her gün açıktır. Bir Pazar günü Boğaz'ın yukarısına doğru arabayla gidildiğinde Büyükdere ve Sarıyer arasındaki bir diğer canlı pazar yeri de durup gezilmelidir. YAPMADAN DÖNME İstanbul'un dini mimari şaheserlerinden Süleymaniye Camiini ve Sultanahmet Camiini görmeden Ayasofya ve Kariye Müzesi ni ziyaret etmeden Topkapı Sarayı Dolmabahçe Sarayı ve Rumeli Hisarını gezmeden Boğaz'da ve adalarda vapur gezisi yapmadan Galata Kulesinden ve Pierre Loti'de İstanbul manzarası seyretmeden Sanat ve kültür etkinliklerini izlemeden Eğlence hayatını merak edip görmeden Ortaköy pazarına uğramadan Büyükadada fayton turu yapmadan Boğazda Kumkapıda çiçek pasajında balık kanlıcada yoğurt Beyoğlunda profiterol yemeden Kapalıçarşı'da halı mücevherat deri giyim eşyaları Mısır Çarşısında lokum baklava pastırma şekerleme almadan Beyoğlunda ve tüm mega alışveriş merkezlerinde alışveriş yapmadan ...Dönmeyin. alıntı |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:55 . |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.
Dizayn ve Kurulum : Makinist