![]() |
Temel, hastanede kontrollerini yaptırdıktan sonra dışarı çıkmış...
Kendini merakla bekleyen Dusun sormuş; “-Sonuçlar nasıl çıktı?...” Temel “Susss” işareti yaparak Dursun’un kulağına hastalığını fısıldayarak söylemiş... Dursun, “Anladım ama niye kulağıma söylüyorsun” diye sormuş... “-Amma kalın kafalısın” demiş Temel; “-Gizli şeker diyorum da... Giz-li-şe-ker...” |
Bu güzel paylaşımların için teşekkürler arkadaşım.
|
Hostes, ilk kez uçağa binen Temel ve Dursun’a tavsiyelerde bulunuyor;
“-Sakız kulaklarınızdaki uğuldamayı önler...” Yolculuk bittikten sonra Temel, Dursun’u uyarmış; “-Dursun uçak indi, kulaklarımızdan sakızları çıkaralım artık...” |
Temel hastalanmış ve doktora gitmiş... Tahliller, filmler derken hastalık çıkmış... Perhiz yapması gerekiyormuş... Üzgün üzgün eve gelince Fadime sormuş;
“-Anlat bakalım Temel, doktor ne dedi?...” -Ne diyecek, hiçbir şeyin tadı kalmadı. Bana perhizlisin, günde iki köfte ancak yiyebilirsin dedi. Ben iki köfte ile doyar mıyım?... “-Temel dediğin şeye bak... Ben sana köfteleri büyük büyük yaparım...” |
Temel termos alan Fadime’ye sormuş;
-Ne işe yarıyor?... “-Bunun içine soğuk bir şey koyarsan soğuk, sıcak bir şey koyarsan sıcak tutar Temel...” -Şu anda içinde ne var?... “-Bir demlik çay ile, iki tane kutu kola...” |
Temel’le Dursun tam sigaranın zararlarından konuşurken, yanlarından bir cenaze geçiyormuş... Sormuşlar:
-Niye öldü?... “-Ya bu herif çok sigara içerdi... Sabahtan akşama kadar elinden sigara eksik olmazdı...” Aralarında “Vay be, işe bak” filan derlerken 5 dakika sonra yanlarından bir cenaze daha geçiyormuş... Yine sormuşlar: -Niye öldü, çok mu sigara içiyordu?... “-Yok ağzına sigara sürmedi rahmetli...” Temel, Dursun’a dönmüş; “-Ula içenle içmeyen arasında 5 dakika fark var... Yak bi tane daha Dursun...” |
Temel, İstanbul’da yeni kiraladığı evi emlakçıyla son kez gezerken;
Emlakçı Temel’e “Evinizin bir tek kötü tarafı var, o da tren yolunun yanında olması” demiş ve eklemiş; “-Ama o da sorun değil... İnsan birkaç hafta sonra alışıyor...” Temel cevap vermiş; “-Sorun değil... O birkaç haftada da gidip annemlerde kalırım...” |
Matematik hocası Dursun Bey, öğretmenler odasında yazılı kağıtlarına not veriyormuş...
Yanındaki Türkçe hocası Temel Bey’e sormuş; “-Temel hoca... Yedi’nin D’si, D ile mi yazılır, T ile mi?...” Temel Hoca düşünmüş, düşünmüş, düşünmüş; “-Ula ver ona sekiz...” |
Temel, hararetli hararetli Fadime’ye dert yanıyormuş;
-Ben sana dedim hastayım diye, bak her şeyi çift görüyorum... “-Telaşlanma... İkiz kardeş onlar...” |
Temel, iki elinde iki tabancayla banka şubesine girmiş...
“Bu bir soygundur” dedikten sonra torbayı veznedara fırlatmış ve “Doldur şunu” demiş... Dediklerini bir bir yapmışlar tabii... İşi bitince silahı güvenlik görevlisine doğrultmuş, “Sen benimle geliyorsun” demiş... Herkes “Profesyonel bir soyguncu” diye düşünürken, Temel açıklama yapmış; “-Bu kadar parayı, bu kötü zamanda tek başına taşıyamam... Gel benimle...” |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:18 . |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.
Dizayn ve Kurulum : Makinist