![]() |
Ilkokul ögretmeni sinifta Cennet'e gitmek isteyenlerin ellerini kaldirmalarini ister. Yalniz Temel'cik elini kaldirmayinca merak eder ve sorar,
- Sen gitmek istemiyor musun? - Ister idum ama anacigim okuldan sonra hemen eve gel dedü... |
Temel’i iki kulagi da yanik vaziyette hastaneye getirmisler.
Doktor bu duruma sasirip sormus: - Nasil oldu bu? - Ütü yaparken telefon çaldi. - Peki diger kulagin nasil yandi? - O da ambulans çagururken! |
Temel Dursun'a arabasinin öyküsünü anlatiyordu: "Bir gün otostop yapiyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasina aldi. Bir süre gittikten sonra kadin arabayi kuytu bir köseye çekti. Mini etegini iyice yukari çekip, dudaklarini islatti ve "Benden ne istersen alabilirsin" dedi, ben de arabasini aldim. Dursun; "Iyi etmissin Temel, zaten mini etek sana hiç yakismazdi…"
|
Temel bırgun bara gıdıp bıraz demlenmek ıstemıs. Barmene: "ba ba ba baana, bi bi biiir biiiira ve ve veerirrmııı sı sı sııınız" dıye kekelemıs." barmen de ona: "ta ta taaa bı bııı be be beeeey eee fe fen dııı" deyip bırayı sunmus. Bıraz sonra bara baska bır musterı gırmıs ve barmene: "bana votka kola verır mısınız?" demıs. Barmen de ona:"tabı efendım buyrun!" dıye duzgun bır turkce ıle karsılık vermıs. Temel barmenın az once kendısıyle dalga gectıgını anlamıs ve cok kızarak ona: "u u u laaaan, s s seen b b b bee niiim beniiimle d d daaal gaaa mı ge ge gecıyorsuuun?" demıs. Barmen: "h h h haaa yııır, o o ooo nuuun onuunla d d daaalga g g geecıyoruuum." demıs.
|
Temel yılan
Temel ve ıdrıs fıkra ıcabı yılan olmuslar. Temel:"ula ıdrus, hakkını helal et daa!" Idrıs:"nıye ula?" Temel:"dılumu ısırdum da". |
Öğretmeni Temel'e sordu. Bebek banyosunda suyun sıcaklığını nasıl ölçersin. Temel : önce bebeği suya koyarım .bebek kırmızı renk aldıysa su sıcak eğer mor renk aldıysa su soğuk beyaz bir renk alırsa bebğin bir daha banyo yaplasına gerek yoktur.
|
Temel seçimlerde belediye başkanlığı için aday olmuş...
Mitingler gösteriler her şey güzel gidiyor... Seçimler yaklaşıyor ve mitingin birinde Temel konuşma yapıyor... Bir ara yanında bulunanlardan biri kulağına; “Aman başkan ne yapıyorsunuz” demiş; “-Konuşurken imla kurallarına dikkat edin, noktalara virgüllere önem verin ki; hem akıcı bir konuşma olsun, hem de siz biraz soluk alırsınız...” Bunun üzerine Temel konuşmayı sürdürmüş; “-Sevgili hemşerilerim; virgül... Sizleri saygı ve sevgi ile selamlarım; nokta... Beni başkan seçerseniz; noktalı virgül...” |
Adamın biri psikiyatrist Temel’e gelmiş;
“Hep dışarıda olup içeriye bakmaktan yoruldum” demiş... “Anlıyorum” demiş Temel; “-Kendini toplumdan soyutlama sendromu... Benliğinizi tedavi etmemiz gerek... Şuradan başlayalım, ne iş yapıyorsun?...” -Cam siliciyim... |
Temel tıp fakültesini bitirip, beyin cerrahisi ihtisasına başlamış. İlk yurtdışı konresinde, heyecanla farklı ülkelerden bir araya gelen doktorların arasına karışmış. Bir köşede, kalabalık bir grubun aralarında tartışmakta olduğunu görüp konuşmalarına kulak kabartmış.
Aksanından İngiliz olduğu anlaşılan doktor şöyle diyormuş: Beyin cerrahisi bizde öyle ilerledi ki, beyin nakline başladık. Biz bir adamın beynini alırız, başkasına naklederiz ve onu altı haftada iş arayacak hale getiririz. Bunu duyan bir Alman cerrah, küstahça atılmış: Bu hiç birşey değil; biz bir adamın beynini çıkarıp, başkasına naklederiz ve onu dört haftada orduya katılıp, savaşacak hale getiririz. O ana kadar sessiz, sakin tartışmayı dinleyen Temel, yüksek sesle söylenmiş: Beyin nakli mi, ne kadar gereksiz! Bir anda bütün gözler kendisine dönerken eklemiş: Biz Kasımpaşa'dan bir beyinsizi aldik ve Başbakan yaptık. Şimdi ülkenin yarısı iş arıyor, yarısı da savaşa hazırlanıyor... |
Temel bir arabanın peşinden koşuyormuş...
Polis garip bir durum olduğunu anlayıp durdurmuş... -Sen deli misin be adam, niye arabanın peşinden koşuyorsun?... “-Memur Bey, şu kaçan arabanın ruhsatı yok...” -Sen nerden biliyorsun?... “-Kaçırılan araba benim...” |
[COLOR="rgb(139, 0, 0)"] Temel’le Dursun tam sigaranın zararlarından konuşurken, yanlarından bir cenaze geçiyormuş... Sormuşlar:
-Niye öldü?... “-Ya bu herif çok sigara içerdi... Sabahtan akşama kadar elinden sigara eksik olmazdı...” Aralarında “Vay be, işe bak” filan derlerken 5 dakika sonra yanlarından bir cenaze daha geçiyormuş... Yine sormuşlar: -Niye öldü, çok mu sigara içiyordu?... “-Yok ağzına sigara sürmedi rahmetli...” Temel, Dursun’a dönmüş; “-Ula içenle içmeyen arasında 5 dakika fark var... Yak bi tane daha Dursun...”[/COLOR] |
[COLOR="rgb(139, 0, 0)"] Temel uzak doguya gider. 250$ verip bakinca insanlari çiplak gösteren
gözlüklerden alir. Takar bakar çiplak, çikarir bakar giyinik. Çok hosuna gider. Ikide bir takip, çikarir. Eve gözünde gözlük gider, bakar Fadime ve sütçü çiplak. Gözlügüçikarir bakar çiplak. Takar bakar yine çiplak. Müthis cani sikilir ve Fadimeye der ki : - Ula Fadime 250$ verdim gözlük aldim ama hemen bozuldu!..[/COLOR] |
[COLOR="rgb(139, 0, 0)"] YURUYEN MERDİVEN
Temel birgün yürüyen merdivene binmis. Tam o sirada elektrikler kesilmis ve Temel 2 saat boyunca yürüyen merdivende mahsur kalmis.[/COLOR] |
SENET
Temel yolda yürürken bir senet bulmus.Bakmiş senedin son günü.Ne yapacağım diye kara kara dü-şünmeye başlamış.Sonra gitmiş borç toplayıp senedi yatırmış, rahat bir nefes almış.Aynı şekilde bir gün yürürken yine yerde bir senet görmus, almış bakmış.Yine senedin son günü.Ama bu ödenecek gi-bi değil, çok fazla miktarda.Temel hemen sahte pasaport çıkartıp yurt dışına kaçmış. |
HANGİSİ AÇIK?
Temel işhanında çay ocağı işletmektedir. Üst kattaki işyerlerinden biri seslenir: -Temel efendi, dört çay yap. Biri açık olsun. Çaycı Temel cevap verir: -Abi, hangisi açık olsun?! |
Beyefendi, Temel’e nasihat ediyormuş;
“-Bak oğlum, kapıyı vurmadan içeri girmen hiç doğru değil... Pekala uygunsuz bir halde olabilirdim...” “Merak etmeyin efendim” demiş Temel; “-Uygunsuz durumda olmayasınız diye önce anahtar deliğinden bakıyorum...” |
Temel, kahveden çıkınca kapının önünde bir saatlik bir gecikme için park cezası yazan trafik polisiyle burun buruna gelmiş...
“Yazma şu cezayı memur bey” demiş... Polis onu hiç umursamadan cezayı yazmaya devam edince onun bir “İşgüzar” olduğunu söylemiş... Polis Temel’e şöyle bir bakıp, “Aşınmış lastikler” için ikinci bir ceza makbuzunu yazmaya başlamış... Temel, ne kadar ceza yazarsa yazsın, ona vız geleceğini söyleyince polis ilk iki ceza makbuzunu arabanın sileceği altına sıkıştırıp üçüncü makbuza başlamış... Bu sürtüşme 20 dakika kadar sürmüş, polis ceza üzerine ceza yazmış... Temel hiç oralı olmamış... Yürümüş, karşı kaldırımda park ettiği arabasına binip, sürmüş gitmiş... |
Patron önündeki gazeteden sesli bir şekilde haberi okuyormuş;
“-Gömülen yaşlı kadının sağ olduğu anlaşıldı ve mezarından çıkarılarak hastaneye kaldırıldı...” Daha sonra işçisi Temel’e dönerek, “Bu habere inanır mısın” diye sormuş... “Evet” demiş Temel... “Güzel” diye başını sallamış patron; “-Bu işimizi çok kolaylaştıracak... Geçen hafta ‘Anneannem öldü’ diye izin almıştın ya...” -Evet?... “-Kendileri bu sabah seni ziyarete geldi...” |
Temel ve Dursun avda...
Dursun nişan alıp tetiğe basıyor, kuşu vuruyor... Temel ; “-Tüh, kurşuna yazık oldu...” -Niye?... “-Kuşun düşüşü bile onu öldürebilirdi, kurşuna ne gerek vardı...” *** Temel’e sormuşlar; -Tarihi binaları mı, yoksa modern binaları mı seversin?... “-Tarihi binaları...” -Neden?... “-Bana bir tane modern bina gösterebilir misiniz, tarihi binalardan daha uzun ayakta kalmış olsun...” *** Zengin Temel ‘le Dursun ava çıkacak... En iyi markadan, gıcır gıcır avcı elbiseleri ve tüfek almışlar... Topu topu bir tavşan vurabilmişler... Dursun; -Görüyor musun Temel, bir tavşan iki milyara maloldu... “-İyi ki iki tane vurmadık...” |
Temel koşarak kahveye gelmiş... Telaşla bağırmış:
“-Dursun öldü...” Kahvedekiler bu haber üzerine birer yorum yapmaya başlar: -Dursun sapasağlam adamdı, nasıl öldü ki?... “-Uşağım hiçbir laz acından ölmez... Söylemedi, biz yardım ederdik...” -Belki utanmıştır istemeğe... “-Gördün mü uşağım... Dursun acından değil, inadından öldü da...” |
Fadime ve Temel’in çocuğu olmuş...
Bütün akrabalar doğumevine doluşmuş... Çiçekler, tebrikler gelmiş... Dedeler, nineler, halalar, teyzeler, amcalar, dayılar bebekten ayrılmak bilmiyormuş... Hepsi birden karar vermiş: “-Ah yavrum... Tıpkı babası...” Fadime mırıldanmış: “-Zararı yok... Sağlığı yerinde olsun da...” |
Temel, Cemal’e dert yanıyormuş;
“-İşim kötü gidiyor, her hafta yüz milyon kaybediyorum...” - İşini niye bırakmıyorsun? “-Bırakırsam nasıl geçinirim?...” *** Polis çok hızlı gittiği için zor durdurduğu Temel’e sormuş: -Azami hızın elli kilometre olduğunu görmedin mi?... “-Sen saatte yüz****enle giderken azami hızın elli olduğunu okuyabilir misin?...” *** Hakim Temel’e sormuş: -Boşanmak için müracaat etmişsin mahkememize, peki geçerli bir nedeni var mı?... “-Elbette var hakim bey, evliyim dedim ya...” |
Doktor Temel, hastasıyla konuşuyor:
“-Size bir iyi, bir kötü haberim var...” -Önce kötü haberi söyleyin... “-3 aylık ömrünüz kaldı...” -Peki iyi haber nedir?... “-Ben yarın evleniyorum...” *** Doktor Temel, telefondaki hastasına: “-Tahliller belli oldu... Sana bir kötü, bir daha kötü haberim var...” -Nedir kötü haber?... “-Maalesef 1 günlük ömrünüz kaldı...” -Peki daha kötü haber nedir?... “-Size 24 saattir ulaşmaya çalışıyorum, anca buldum...” *** Doktor Temel hastasını muayene etmiş, hasta sormuş; “-Ne oldu doktor bey?... Ne kadar ömrüm kaldı?...” Temel cevaplamış: “10...” Hasta merakla, “Ne 10’u doktor bey, gün mü, ay mı sene mi?... Temel: “9... 8... 7... 6...” |
Düğünden sonra kayınpederi Temel’e nasihat ediyormuş:
“-Biliyorum şimdiye kadar bir sürü *****lıklar yaptın... Umarım artık akıllanmışsındır...” Temel başını sallamış; “-Söz veriyorum babacığım... Bu son *****lığımdır...” |
Temel onuncu çocuğunun doğumunda doktora söz vermiş;
“-Bir daha çocuğum olursa kendimi asacağım...” Bir yıl sonra bir çocuğu daha olunca, doktor sözünü hatırlatmış -Eee, ne oldu Temel?... “-Sözümü tutuyordum... İpi boynuma geçirdum, birden sözümü tuttuğumu sana kim söyleyecek diye içime bir şüphe düştü doktor...” |
İki yılan
Iki karadenizli yilan, karadeniz ormanlarinda geziyorlarmis. Biri digerine sormus : - Ula piz zehirlu yilanmiyik da? - Haçan nerden çikti pu simdu? - Az önce dilimu isirdimda... Mahkemede hakim, Temel'e sormus: - Kiminle evlisin? - Bizum kariylan! Hakim sinirlenmis: - E, herhalde, sen hiç erkekle evlenen duydun mu? - Duydum tabi, nasil duymadum!.. - Kimmis? - Bizum kari |
Çay
Temel göz doktoruna gider ve rahatsızlığını anlatmaya başlar : -"Doktor bey, haçan pen ne zaman çay içsem, sağ gözüm ağriyur daa!" Doktor, biraz da merakla Temel'in sağ gözünü çeşitli aletlerle inceler, bulguları biraz da masasında inceledikten sonra, tedaviyi anlatır : -"Temel Bey, ciddi bir sorununuz yok, çay içerken, karıştırdıktan sonra çay kaşığını bardaktan çıkarmanız yeterli olacaktır..." |
Temel ile Thomas
Temel ile Thomas yolda giderlerken bir ağaç görmüşler. Thomas: -Biz buna İngilizce'de "tree" deriz, demiş. Temel de yanıt olarak: -Biz ona pişey demeyuz. Yanundan geçer gideruz |
54
Karadenizlinin biri fotoğraf çektirmek istemiş. Ama vesikalıklarda gerçek güzelliğinin fark edilemediğini bildiğinden, fotoğrafçıya gitmiş ve demiş ki: - Fotoğrafimu çekeceksun daa, yalniz vesikaluk olmayacak! - Tabi efenim, 6 çarpı 9'a ne dersiniz peki? - 54 derim de, punin konimuzla ne alakasi var idur? |
Deli
Temel nefes nefese yoldan geçen polisi durdurmuş: "Az önce gördüm, bir deli, akıl hastanesinin parmaklıklarından atlayarak firar etti." Durumun tehlikeli olabileceğini düşünen polis, "Hemen bana onun eşkalini ver" demiş. Temel, "Kafası keldi, saçları dağınıktı" deyince, polisin kafası atmış tabii: "Hem kafası kel, hem saçları dağınık nasıl oluyor öyle?" "Aşkolsun memur bey" demiş Temel, "Adam deli dedik ya!" |
Kapıyı vur
Temel bir köskte çalismaya baslamis. Birgun köskün hanimi Temel'i ikaz etmis : -Bir daha kapiyi vurmadan içeri girme... Soyunuyor olabilirim! Temel: -Merak etmeyun, soyunuk olmayasinuz diye önce delikten pakayrum.... |
Kestirme
Karadenizli atlet öğünüyordu: -Ben 100 metreyi tam 8 saniyede kosayurum. -Ciddi misin, dedi arkadaşı. Bu bir dünya rekorudur. Nasil yapiyorsun bunu? Bizimki hafifçe kasılarak cevap verir: -Çestirmeden cideyurum daa |
Trafik kazası
Temel yeni ehliyet almış yolda gidiyormuş. Dümdüz yolda giderken yolun ortasındaki bir direğe çarpmış, araçta sıkışıp kalmış... Herkes başına toplanmış, trafik polisi de gelmiş : - Beyefendi, nasılsınız, iyi misiniz? - İyiyim, iyiyim... - O zaman isminizi söyleyin de durumu karınıza haber verelim... - Gerek yok, karım benim ismimi bilir |
Temel'in Sırrı
Taka kaptanı Temel Reis yıllardır her sabah kasasını açar ve çıkardığı bir kağıt parçasına dalgın dalgın bakarmış. Sonra onu dikkatle kasaya koyar ve kimseye emanet etmediği anahtarıyla dikkatle kilitlermiş. Tayfa merak içindeymiş, define haritası falan zannediyorlarmış. Bir gün Temel Reis ölmüş. Anahtarı koynundan alıp sararmış kağıdı çıkarmışlar. Şöyle yazıyormuş: 'Sancak sağ, iskele sol.' |
Kırılan pot düzeltilir
Temel uzun zamandir görmedigi arkadasi Cemal'le Istanbul'da karsilasinca : - Usak nasilsun pakayum? - Iyiyum... - Çocuklarin nasildur? - Onlar da iyidur. - Peki karin nasildur? Temel böyle sorunca Cemal'in birden yüzü degisir... Temel arkadasinin karisinin geçen yil öldügünü hatirlayip hemen söyle der: - Yani hala ayni mezarda mi yatiyii? |
İnek
Temel köyleri gezip inek satın alır yine köylerde veya şehirde satar geçimini temin edermiş... Yine böyle bir köyden satın aldığı ineği Dursun’a satmış... Bir süre sonra Dursun ineğin hasta olduğunu farkedince Temel’e gitmiş ; “Temel bana sattığın inek hasta, gözleri görmüyor” demiş... Temel sinirlenmiş, “Ula Dursun, ot yiyor mu, yiyor; su içiyor mu, içiyor; süt veriyor mu, veriyor.. Ne yapacaksın görüp görmediğini, gazete mi okutacaksın ineğe?...” |
ZAMPARA TEMEL
Temel cok guzel bir kadini gozune kestirmis. Kadinin pesinde ve bir taraftanda nasil ayartirim diye dusunuyor. Klasik tavlama usullerinden biri geliyor aklina ve birden kadina donup : - Hadi bize cidelum saga pul kolleksiyonumu costereyim. Kadin sasirir fakat bozuntuya vermez: - Peki ya begenmezsem - O zaman ciyinur cidersun daa... |
İki kere iki
Temel in oglu yüzünde üzgün bir ifade ile okuldan gelmis. Temel durumu görünce sormus : - Ne oldu ? - Matematik dersinden zayif aldim. - Niye ? - Ögretmen 2 kere 2 kaç eder dedi, bende 6 dedim. - E oglum, 2 kere 2 dört eder,hadi bilemedin 5 eder. 6 nerden çikti? |
EĞLENECEĞİZ
"Sevgilim ," dedi Temel... " Bu gece çok eğleneceğiz. Çünkü 3 sinema bileti aldım." "İyi ama neden 3 bilet?" "Biri annene , biri babana , bir de erkek kardeşine..." |
AKILLANDIM
Düğünden sonra kayınpederi Temel'e: "Biliyorum şimdiye kadar bir sürü *****lıklar yaptın, umarım artık akıllanmışsındır." "Söz veriyorum babacığım, bu son *****lığımdır." |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:22 . |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.
Dizayn ve Kurulum : Makinist