![]() |
|
Bartin Hakkinda Kisa Bilgi YÜZÖLÇÜMÜ: 2.143 km²
NÜFUS İL GENELİ: 184.178 (2000) MERKEZ : 35.992 (2000) İL TRAFİK NO : 74 İLÇELER: Bartın (merkez), Amasra, Kurucaşile, Ulus. İLGİ ÇEKİCİ YERLER: Kızılkum, Mogada, Güzelcehisar, İnkumu, Bozköy, Çakraz, Delikli Şile, Göçgün, Çambu, Tekkeönü plajları; Uluyayla, Ardıç, Kalkanlı, Zoni yaylaları; Orduyeri, Gökyar, Dip, Gölderesi, Ulukaya, İğneciler,Aksu Çayı Çağlayanları; Gürcüoluk ve Sipahiler Mağaraları; Bartın-Kastamonu Küre Dağları Milli Parkı; Amasra Müzesi, Amasra Kalesi, Tekkeönü Kalesi, Güzelcehisar Kalesi, Şarköy ve Fırınlı Kaleleri;Halilbey (Yukarı Cami), İbrahimpaşa (Orta Cami), Şadırvan (Aşağı Cami),Fatih Camileri; İçkale Mescidi, Yılık Kilise, Aya Nikolas Kilisesi, Ebu Derda Türbesi, Taşhan, Dervişoğlu Hanı,Bedesten, Bartın Şehir Hamamı, Somaklıoğlu Hamamı, Osmanlı Hamamı, Kemerköprü, Asma Köprü, Orduyeri (Kışla) Köprüsü,Kemerdere Köprüsü,Amasra Kuşkayası Yol Anıtı, Antik Tiyatro, Akropol, Necropol, Amasra Toprakaltı Galerileri, Horhor (Dere Tüneli), Rıhtımlar ve Dalgakıranlar, Büyüktepe Mağarası, Çeştepe Höyüğü, Kurucaşile Hisarkale Mahzeni, Şadırvan |
Bartın Köprüleri
Orduyeri Köprüsü (Merkez) Bartın Çayı üzerindeki Orduyeri Köprüsü 1891 yılında İsmail Kamil Bey tarafından yaptırılmıştır. Köprünün boyu 98 m., genişliği ise 7.3 m.dir. Köprünün ayakları arasından yol geçmektedir. Birinci ve ikinci ayaklar Bartın Çayı’nın batısında, üçüncü ve dördüncü ayaklar su içerisinde, beşinci ayak ise diğer taraftadır |
Bartın Taşhan
Taşhan (Merkez) Bartın’daki Taşhan’ı Hacı Ali Ağa 1832-1835 yıllarında yaptırmıştır. Bugün Bartın’ın merkezindeki Hükümet caddesi üzerinde bulunan bu han küçük ölçüde olup, XIX.yüzyıl mimarisinin özelliklerini taşımaktadır. İki katlı olan hanın alt katında dükkanlar bulunmaktadır. Basit bir giriş kapısından sonra çevresinde revaklar ve bunların arkasında dokuzardan on sekiz odası bulunmaktadır. Üst örtüsü tonoz kaplıdır |
Bartın Hamamları
Amasra Hamamı (Amasra) Amasra’nın Klasik dönem Türk-Osmanlı mimari üslubundaki küçük bir hamamı bulunmaktadır. Bu hamamın ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Ancak Evliya Çelebi’nin bu hamamdan söz etmiş oluşu hamamın XVI.yüzyıl sonlarında yapıldığına işaret etmektedir. Küçük ölçüde, soğuklu, sıcaklık ve külhanı olan bu hamamın sıcaklık kısmının üzeri pandantifli bir kubbe ile örtülmüştür. Bu yapının ahşap olan soyunmalık bölümünden hiçbir iz günümüze gelememiştir. Bu yapı aynı zamanda Amasra’daki Osmanlı hamam mimarisini yansıtan tek eserdir. |
Bartın Kiliseleri
Aya Nikolas Kilisesi (Merkez) Bartın’da yaşayan Rum Cemaati tarafından 1901 yılında yaptırılmıştır. Küçük ölçüde bir kilise olup, narteks, naos ve dışarıya taşkın apsidden meydana gelmiştir. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Bartın’daki Rum Cemaatinin buradan ayrılması üzerine kilise, 1936 yılında elektrik santrali olarak kullanılmış, 1994 yılında da retore edilerek Kültür Evi olarak hizmete açılmıştır. Büyükada’daki Kilise Kalıntısı (Amasra) Amasra limanındaki Büyükada’da 1936 yılında define arayıcıları tarafından bir kilisenin kalıntıları bulunmuştur. Büyük olasılıkla VIII.yüzyıl başlarında İmparator II.Iustinianus döneminde patrik olan Kyros bağlantısı olduğu Prof.Dr.Semavi Eyice tarafından ileri sürülmüştür. |
Bartın Amasra Kalesi
Amasra, Küçük yarımadanın üzerinde Bizanslılar döneminde yapılmış olan bu kale daha sonra, XIV.-XV.yüzyıllarda Cenevizliler ve Osmanlılar zamanında çeşitli ilavelerle genişletilmiş ve orijinalliğinden uzaklaşmıştır. Günümüze kalıntıları gelen bu kale, 500-600 m. uzunluğunda dikdörtgen planlıdır. Kalenin duvarlarına kısa aralıklarla kuleler yapılmış ve böylece daha sağlamlaştırılmıştır. Kara tarafındaki surların önüne hendekler yapılmıştır. Kale üzerindeki araştırmalarda eski dönemlere ait taşların, mimari parçaların, kitabelerin ve heykel kaidelerinin kullanıldığı görülmüştür. Bunların arasında Roma dönemine ait büyük bir kitabe parçası kalenin yapımı sırasında Bizanslıların önceki döneme ait eserleri tahrip ettiğini göstermektedir. Kale duvarlarında bulunan mermer bir kitabe, Amasralı bir kişinin dul eşi Marcellus kızı Marciana tarafından verilen para karşılığında İmparator Antoninus Pius (138-161) anısına yapılan heykele aittir. Bu kalenin bulunduğu alan bugünkü Amasra’nın kurulduğu ilk yerleşimdir. Halk arasında Pöstepe olarak isimlendirilen kalenin bulunduğu bu tepe, daha sonra Boztepe’ye dönüşmüştür. Buradaki ikinci bir kale ile bu kale arasındaki bağlantı tek kemerli bir köprü ile sağlanmıştır. Kalenin bulunduğu bu bölge Ortaçağ’ın Bizans özelliklerini yansıtmaktadır. Günümüze kadar gelen kalenin kulelerinde küçük hücreler bulunmaktadır. Ayrıca bunun içerisinden yükselen İçkale yüksek duvarları ile dikkati çekmektedir. Kale dışarıya Küçükliman ve Büyükliman kapıları ile açılmaktadır. Bunun dışında Zindan Kapısı, Karanlık Yer Kapısı ismi ile tanınan küçük kapıları da bulunmaktadır. Kale duvarlarında Osmanlı dönemi öncesinde Ceneviz egemenliğini gösteren armalar bulunmaktadır. Bu armalar arasında önemli Ceneviz ailelerinden Adorno, Pogio, Malaspina, Fregoso, Luxardo, De Ghizofi, D’auria, Bocanegra, De Zoallio’nun armaları bulunmaktadır. Bunlar arasında Cenova’yı bir süre ele geçiren Milano dükası Visconti’nin yılanlı arması dikkati çekmektedir. Bu armalar arasında Bizans Palaiologos ailesine ait bir arma da görülmektedir. |
Bartın Cami ve Mescitleri
Orta Camisi (İbrahim Paşa Camisi) (Merkez) Bartın Çarşısının ortasında yer alan Caminin yapım tarihi bilinmemektedir. Üç kez yanmış, 1901’de yeniden yapılmıştır. Kubbeli son cemaat yerinden yine kubbeli ana mekana girilmektedir. Mimari açıdan herhangi bir özelliği bulunmayan cami, 20 pencere ile aydınlatılmıştır. Caminin kuzeydoğusunda yer alan minaresi kesme taştan yapılmıştır. Halil Bey Camisi (Yukarı Cami) (Merkez) 1872’de Halil Bey tarafından yaptırılan bu cami, dörtgen planlı, çatı örtülü ana mekan ile son cemaat yerinden oluşmaktadır. Ana mekan çeşitli yazılarla bezenmiştir. 1885 yılında yapılan kesme taş minare herhangi bir mimari özellik taşımamaktadır. Kilise Camisi (Amasra) Amasra Kalesinin içerisinde yer alan ve Bizans dönemine ait bir kilise olan bu yapı, Amasra’nın fethinden sonra camiye dönüştürülmüştür. Dikdörtgen planlı yapının girişinde bir narteksi bulunmakta olup, buradan üç kapı vasıtası ile naos kısmına (ibadet mekanı) geçilmektedir. Apsid kısmı dışarıya çıkıntılı yarım daire şeklindedir. Bizans tuğla işçiliği yönünden önemli olan yapının duvarları Osmanlı döneminde sıvanmıştır. Bu badanaların dökülmesi ile bazı yerlerinde eski Bizans duvar resimleri ortaya çıkmıştır. Bunların en önemlileri eski kilisenin mihrap (apsid) kısmının yarım kubbesinde Hz.İsa’nın göğe çıkış sahnesi’nin (Ascension) tasvir edilmiş olduğu, alt kenarda sıralanan ve yukarıya bakan Havarilerden anlaşılmaktadır. Cami günümüzde boş ve kullanılmamaktadır. Fatih Cami (Amasra) Amasra Kalesi içerisinde IX.yüzyılda yapılmış olan Bizans kilisesi Amasra’nın Fatih Sultan Mehmet tarafından fethinden sonra camiye dönüştürülmüştür. IX.yüzyıl Bizans mimarisinin duvar işçiliği ve küçük ölçüdeki kilise planının uygulandığı bu yapının narteksi, naosu bulunmaktadır. Bu bölümler 19x11 m. ölçüsünde, dikdörtgen planlı olup, camiye dönüştürüldükten sonra son cemaat yeri ile ibadet mekanına çevrilmiştir. Caminin Bizans tuğla işçiliği dışında herhangi bir bezemesi bulunmamaktadır. Yapının üst örtüsü tonozludur. 1887 yılında onarım geçirmiştir. Son dönemlerde bir çok onarım geçirdiğinden orijinalliğinden uzaklaşmıştır. İskele Camisi (Amasra) Amasra’nın XIX.yüzyılda kale dışına doğru taşması ve genişlemesi sonucunda yeni mahalleler meydana gelmiştir. Buradaki iki liman arasında Hacı Ali Bey (1785-1860) Eyiceler ve Hacı Nuri Mescitlerini yaptırmıştır. Bunlardan Büyük İskele Camisi XIX.yüzyıl barok üslubunda yapılmıştır. Küçük ölçüdeki bu caminin üzeri merkezi bir kubbe ile örtülüdür. XIX.yüzyılda yapılmış diğer küçük mescitler, XX.yüzyılın ortalarında yıkılarak ortadan kalkmışlardır |
Bartın Kuşkayası Anıtı
Roma döneminde, Bartın-Amasra arasındaki Askersuyu denilen geçidin üzerinde İmparator Cladius döneminde MS.I.yüzyılda Gaius Lilius Aguilla tarafından kayadan yontma bir anıt olarak yapılmıştır. Kemerli niş içerisindeki bu anıt 1.80 m. boyundadır. Anıtın bulunduğu yer geçidin en dar yeri olup, aynı zamanda burası Karadeniz’e yöneliktir. Bu anıtın üzerindeki kitabeden başka imparator heykeli ve ordu kartalı (legion) bulunmaktadır. Bunlardan imparatorun başı ile ordu kartalı kaybolmuş, günümüze yalnızca heykelin gövdesi ile kitabesi gelebilmiştir. Buna benzer bir anıtın kalıntıları Amasra’ya hakim olan Sayvan Kaya’da görülmektedir |
Bartın Sivil Mimari Örnekleri
Bartın Türk sivil mimarisi örneklerinin ortadan kalkmadan günümüze ulaştıran ender yerleşim alanlarından birisidir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca koruma altına alınan 260 civarında Bartın evi bulunmaktadır. Bu evlerin büyük bir kısmı son derece iyi korunmuş olup, içerisinde yaşanmaktadır. Bartın evleri genellikle bahçe içerisinde yapılmıştır. Evler yöresel ismi ile daraba denilen ağaç parçalarından yapılmış çitlerle çevrilidir. Bahçeler içerisinde bazıları kitabeli, taştan ve günümüzde de kullanılan kuyular bulunmaktadır. Bahçeye girişten eve ulaşılan kayrak taşları ile yapılmış yollar vardır. Bartın evleri, yakınlarındaki Safranbolu evleri ile benzerlik göstermemektedir. Buradaki evler ahşap olup, ayrı ayrı yapılmış ve kullanımlarından ötürü de değişikliğe uğramıştır. Bu evlerin bazıları Doğu Karadeniz evleri ile de benzerlik göstermektedir. Evlerin çoğu iki veya üç katlı olup, taş temeller üzerine kerpiç ve moloz taştan yapılmıştır. Zemin katlarda günlük yaşamda kullanılan mutfak, kiler gibi bölümler yer almaktadır. İkinci ve üçüncü katlar ev halkının yaşadığı bölümler olup, ortadaki bir sofaya odalar açılmaktadır. Ayrıca odalar içerisindeki dolaplar ve bazılarında da tavan süslemeleri dikkat çekmektedir. Bartın evlerinin bazılarında iki yönlü merdivenlerle birinci kata çıkılmaktadır. Buradaki geniş alanda yerleştirilen dikmelerle üst kattaki boydan boya cepheyi kaplayan balkon desteklenmektedir. Evlerin üst örtüsü, geniş saçaklıklı düz veya kırma çatılıdır. |
Bartın Doğal Güzellikleri
Gürcüoluk Mağarası (Amasra) Bartın’a 32 km. uzaklıkta, Amasra Karakaçak Köyü’nün Kuyupınar Mahallesi’nde bulunan Gürcüoluk Mağarası ilin başlıca doğal güzelliklerinden birisidir. Karakaçak Köyü’nden 3 km. uzaklıktaki bu mağara 15 ayrı odadan oluşmaktadır. Ancak bir kişinin geçebileceği dehlizlerle odalar birbirlerine bağlantılıdır. Mağaranın büyük bir girişi bulunmakta olup, 169 m. uzunluğundadır. İçerisinde sarkıtlar, dikitler ve damla taşlar bulunmaktadır. Aksuçayı Şelalesi Bartın Ulus-Kumluca Bucağı Kızıllar Köyü’nün Umar tepesinde bulunan Aksuçayı 35 m.lik bir yükseklikten aşağıya akmaktadır. Bartın’ın önemli doğal güzelliklerinden olan Aksuçayı Şelalesi aynı zamanda folklorik yönden de önemlidir. Nitekim Umar Tepesi’ndeki kayalarda bulunan izlerin Hz.Ali’nin atına ait olduğuna inanılmaktadır. Dereköy Madensuyu Bartın madensuları ve şifalı su kaynakları bakımından oldukça yoksuldur. Yalnızca dereköy Madensuyu’nun safrakesesi ve bağırsak hastalıklarını tedavi ettiğine inanılmaktadır |
Bartın-Amasra Müzesi
Amasra Müzesi Belediye binasındaki küçük bir salonda 1955 yılında açılmış, 1969 yılında eski bir ilkokul binasına taşınmıştır. Amasra Müzesi XIX.yüzyılın sonunda Bahriye Mektebi olarak yapılan tek katlı bugünkü bina, restore edilmesinden sonra 1982 yılında ziyarete açılmıştır. Müze, arkeolojik eserler ve etnoğrafik eserler olmak üzere iki ayrı bölümden oluşmaktadır. Arkeolojik eserler bölümünde yörede bulunan Helenistik, Roma, Bizans, Ceneviz dönemlerine ait keramik, maden eserler ve heykelleri ile kitabeler sergilenmektedir. Yöredeki mezarlarda ele geçen pişmiş toprak ve cam koku, gözyaşı şişeleri, altın ve bronz süs eşyaları, ayrıca denizden çıkarılan çeşitli tipte amphoralar testiler sergilenmektedir. Yine aynı çağlara ait bronzdan heykelcikler, bilezikler, olta iğneleri, haçlar, silahlar, kandiller ve kaplar bulunmaktadır. Ayrıca bu bölümde Helenistik, Roma, Bizans, Ceneviz dönemlerine ait altın, gümüş ve bronz sikkeler sergilenmektedir. Müzenin etnoğrafik eserler bölümünde Geç Osmanlı dönemine ait çeşitli yazı takımları, şamdanlar, mühürler, kantarlar ve seramikler bulunmaktadır. Bunların yanı sıra Amasra’nın yöresel giysileri, gümüş süs eşyaları, yatak ve yastık örtüleri sergilenmektedir.Yazma eser olarak Kuranlar, düz yaygılar olarak halı ve kilimler, Osmanlı döneminde kullanılan kap ve kacaklar ile duvar saatleri de etnoğrafik bölüm eserleri arasındadır. Ayrıca müzenin koridorunda sergilenen,1852 tarihli Saray Matbaasında basılmış Akdeniz haritası üzerinde durulacak belge niteliğinde bir eserdir. Müze bahçesinde Helenistik, Roma, Bizans, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerine ait çeşitli taş eserler bulunmaktadır |
Bartın İlimizin Nesi Meşhur
bartının çilek Ve Tel Kırması Meşurdur |
Bartin"ın Tarihi
PARTHENİA"dan Bartın'a dönüşen adın kaynağı "PARTHENİOS"dur. Bartın ırmağının antik çağdaki adı olan Parthenios; Yunan mitolojisinde, OKENAUS'un çocuklarından birisi ve "Sular Tanrısı"dır. "Sular ilahı veya Muhteşem akan su" anlamlarına gelir. Bir başka anlamı da "Genç Bakire veya Genç Kızlar için koro türküleri"... "Genç Bakire" ise, tanrıça Athena'nın bir sıfatı...Antik çağda Parthenios adı verilen Bartın ırmağının kenarında kurulan Bartın kentinin PARTHENIA adıyla anıldığı ve zamanla Bartın'a dönüştüğü yazılı kaynaklardan anlaşılmaktadır.Bartın’ın ilk sahiplerinin,M.Ö.14.yy.da Gaskalar ve M.Ö.13.yy’da Hititler olduğu kabul edilmekte,daha sonra Bolu Havalisine yerleşen Bitinyalılar ile Kastamonu Havalisinde hüküm süren Paflagonyalıların,sınırlarını Parthenios’a kadar Genişlettikleri böylece Bartın Topraklarının bu iki egemenliğin sınırları içinde yeraldığı bilinmektedir.M.Ö.12.yy.sonlarında Bithynie Bölgesindeki Bartın Friglerin, Paplagonie Bölgesindeki Amasra Fenikelilerin eline geçmiş, Fenikeliler; Amasra (Sesamos), Ereğli (Heraklia), Sinop(Sinope) ve Tekkeönü’nde (Kromna) ilk Sayda Kolonilerini oluşturmuşlardır.M.Ö. 9.yy.da Akdeniz’deki güç dengelerinin bozulmasıyla Fenikeliler ve ortakları Karyalılar Amasra ve Kromna’yı terkettiler. Bartın ve çevresi,M.Ö.7.yy.sonlarında Kimmerlerin,M.Ö.6.yy.da Lidyalıların,M.Ö.547 yılında da Perslerin hakimiyetine girdi. 216 yıllık Pers döneminde Karadeniz Kolonileri Perslon dostluğu sayesinde uzun süre bu statülerini korudular.M.Ö. 334 yılında,Makedonya Kralı İskender,Perslerin hakimiyetine son vererek bölgenin sahibi oldu.Bartın ve Ulus'’n yönetimini General Eumenes'’,Amasra ve Tekkeönü’nün yönetimini de Fridya Satrabına bıraktı.Ancak, Amasra yönetimi M.Ö.302-286 yılları arasında el değiştirerek Kraliçe Amastris tarafından yönetilmeye başlandı.M.Ö. 12. yy’dan beri Sesamos adıyla anılan kent 16 yıllık Kraliçe Amastris Döneminden sonra kraliçenin adını aldı.Bu dönemde; Kromna (Tekkeönü), Tios (Filyos-Hisarönü) ve Kyteros (Gideros) sitelerinden oluşan Symoikismos Siteler Birliğine Başkent oldu.M.Ö.286 yılında Kraliçe Amastris,oğulları tarafından bindiği gemi batırılmak suretiyle öldürülünce kent yeniden Eumenes’ce yönetilmeye başlandı.Amasra ve Bartın çevresi yöredeki savaşlar sonrasında M.Ö.279 yılında Pontus Krallığının egemenliğine girdi. ORTAÇAĞDA BARTIN VE AMASRA Bartın ve çevresi M.Ö. 390 yıllarında Hazar hükümdarı Sahip Han komutasındaki Peçenek ve Kumanların, M.S. 798 yıllarında Abdülmelik komutasındaki Müslüman Arapların, 800 yıllarında Selçukluların ve 865 yıllarında da Rusların yoğun akınlarına hedef oldu. Türklerin yöreye ilgisi 1084 yıllarında başladı.Kutalmışoğlu Süleyman Bey’in Komutanlarından Emir Karatigin 1084 yılında Sinop, Çankırı,Kastamonu ve Zonguldak’ı alarak yörede Bartın, Ulus, Eflani, Safranbolu ve Devrek’i de kapsayan bir Türk Emirliği kurdu.Ancak, 1086 yılında Süleyman Bey’in ölümü ve 1096 yılında başlayan 1.Haçlı Seferleri, Kuzeybatı Anadolu’ya yerleşen Türkler açısından ciddi sıkıntılar yarattı.Haçlı müttefiklerle Bizans arasında yapılan anlaşma sonrasında başta Amasra, Sinop ve Ereğli olmak üzere İstanbul’dan Samsun’a kadar tüm Karadeniz sahili yeniden Bizans’ın hakimiyetine girdi.Bartın ve çevresi ise Bizans’tan sonra 11.YY sonlarında Anadolu Selçuklularının eline geçti.200 yıllık Selçuklu döneminden sonra 1326’da Kastamonu yöresine hakim olan Candaroğulları Beyliği ve 1392’den itibaren de Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yer aldı. OSMANLI DÖNEMİNDE BARTIN 1402 yılında yapılan Ankara savaşı sonunda bir ara İsfendiyaroğlu Beyliği’nin eline geçen kent 1461 yılında tekrar Osmanlı Devleti egemenliğine girmiştir.1460 yılına gelindiğinde, Bartın ve Çevresi; Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde, Amasra ise Ceneviz Kolonisi idi.Anadolu’da Türk birliğini sağlamak Cenevizlilerin elinde bulunan Karadeniz ticaretini ve denizyolunu ülkesine kazandırmak amacıyla Kuzey Anadolu Seferine hazırlanan Fatih Sultan Mehmet Han, ilk hedef olarak Amasra, Kastamonu ve Sinop’ seçti.1460 yılında, Fatih Sultan Mehmet Üsküdar’dan avlanmak bahanesiyle yola çıkarken,Mehmet Paşa Komutasındaki Osmanlı Donanması da denizden hareket etti.Fatih Bolu’ya geldiğinde Kastamonu ve Sinop yörelerine hakim olan ve Candaroğulları Beyliği’nin devamı sayılan İsfendiyaroğulları’nın Beyi İsmail Bey, padişaha kıymetli eşyalar göndererek bağlılığını bildirdi.Yoluna devam eden Fatih Ekim ayında Bartın’a gelip ordugahını bugünkü Orduyeri’ne kurdu.Donanmayla haberleşme sağlayan haberciler, Donanmanın Amasra açıklarında göründüğünü bildirdiklerinde , Amasra üzerine yürüyen Fatih, Ceneviz Senyoru’ndan kan dökülmemeden Amasra’yı teslim aldı.Bartın,Osmanlı döneminin 1460-1692 yılları arasında Anadolu Beylerbeyliği’ne bağlı Bolu Sancağı sınırları içinde yer aldı.Bolu Sancağının kaldırılmasıyla 1692-1811 yılları arasında Voyvodalıkla yönetilen Bartın, 1811 yılında da Kastamonu Vilayetine bağlı olarak yeniden kurulan Bolu Sancağına bağlandı.Bu dönemde ticari potansiyeliyle bölgenin Pazar yeri olan ve Oniki Divan adını alan Bartın, 1867 yılında ilçe oldu. 1867 yılında da Belediye Teşkilatı kuruldu. CUMHURİYET DÖNEMİNDE BARTIN 1920 yılında Zonguldak Mutasarrıflığına bağlanan Bartın’ın 1924 yılında Zonguldak’ın il olmasıyla birlikte bu ilin ilçesi haline gelmiştir.07 Eylül 1991 tarihinde de 28.08.1991 tarih ve 3760 sayılı yasayla il statüsüne kavuşmuştur.Bartın iline bağlı ilçelerden Osmanlı döneminde ilçe iken Cumhuriyetle birlikte bucak statüsüne düşürülen Amasra; 1987 yılında yeniden, Ulus;1944 yılında, Kurucaşile; 1957 yılında ilçe olmuştur.Bartın’ın halen Merkez, Amasra, Ulus ve Kurucaşile olmak üzere 4 ilçesi, Arıt Kozcağız, Kumluca ve Abdipaşa beldeleriyle birlikte 266 köyü vardır. |
BARTIN İLE İLGİLİ LİNKLER
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:37 . |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.
Dizayn ve Kurulum : Makinist