![]() |
Fadime ve Temel’in çocuğu olmuş...
Bütün akrabalar doğumevine doluşmuş... Çiçekler, tebrikler gelmiş... Dedeler, nineler, halalar, teyzeler, amcalar, dayılar bebekten ayrılmak bilmiyormuş... Hepsi birden karar vermiş: “-Ah yavrum... Tıpkı babası...” Fadime mırıldanmış: “-Zararı yok... Sağlığı yerinde olsun da...” |
Temel, Cemal’e dert yanıyormuş;
“-İşim kötü gidiyor, her hafta yüz milyon kaybediyorum...” - İşini niye bırakmıyorsun? “-Bırakırsam nasıl geçinirim?...” *** Polis çok hızlı gittiği için zor durdurduğu Temel’e sormuş: -Azami hızın elli kilometre olduğunu görmedin mi?... “-Sen saatte yüz****enle giderken azami hızın elli olduğunu okuyabilir misin?...” *** Hakim Temel’e sormuş: -Boşanmak için müracaat etmişsin mahkememize, peki geçerli bir nedeni var mı?... “-Elbette var hakim bey, evliyim dedim ya...” |
Doktor Temel, hastasıyla konuşuyor:
“-Size bir iyi, bir kötü haberim var...” -Önce kötü haberi söyleyin... “-3 aylık ömrünüz kaldı...” -Peki iyi haber nedir?... “-Ben yarın evleniyorum...” *** Doktor Temel, telefondaki hastasına: “-Tahliller belli oldu... Sana bir kötü, bir daha kötü haberim var...” -Nedir kötü haber?... “-Maalesef 1 günlük ömrünüz kaldı...” -Peki daha kötü haber nedir?... “-Size 24 saattir ulaşmaya çalışıyorum, anca buldum...” *** Doktor Temel hastasını muayene etmiş, hasta sormuş; “-Ne oldu doktor bey?... Ne kadar ömrüm kaldı?...” Temel cevaplamış: “10...” Hasta merakla, “Ne 10’u doktor bey, gün mü, ay mı sene mi?... Temel: “9... 8... 7... 6...” |
Düğünden sonra kayınpederi Temel’e nasihat ediyormuş:
“-Biliyorum şimdiye kadar bir sürü *****lıklar yaptın... Umarım artık akıllanmışsındır...” Temel başını sallamış; “-Söz veriyorum babacığım... Bu son *****lığımdır...” |
Temel onuncu çocuğunun doğumunda doktora söz vermiş;
“-Bir daha çocuğum olursa kendimi asacağım...” Bir yıl sonra bir çocuğu daha olunca, doktor sözünü hatırlatmış -Eee, ne oldu Temel?... “-Sözümü tutuyordum... İpi boynuma geçirdum, birden sözümü tuttuğumu sana kim söyleyecek diye içime bir şüphe düştü doktor...” |
İki yılan
Iki karadenizli yilan, karadeniz ormanlarinda geziyorlarmis. Biri digerine sormus : - Ula piz zehirlu yilanmiyik da? - Haçan nerden çikti pu simdu? - Az önce dilimu isirdimda... Mahkemede hakim, Temel'e sormus: - Kiminle evlisin? - Bizum kariylan! Hakim sinirlenmis: - E, herhalde, sen hiç erkekle evlenen duydun mu? - Duydum tabi, nasil duymadum!.. - Kimmis? - Bizum kari |
Çay
Temel göz doktoruna gider ve rahatsızlığını anlatmaya başlar : -"Doktor bey, haçan pen ne zaman çay içsem, sağ gözüm ağriyur daa!" Doktor, biraz da merakla Temel'in sağ gözünü çeşitli aletlerle inceler, bulguları biraz da masasında inceledikten sonra, tedaviyi anlatır : -"Temel Bey, ciddi bir sorununuz yok, çay içerken, karıştırdıktan sonra çay kaşığını bardaktan çıkarmanız yeterli olacaktır..." |
Temel ile Thomas
Temel ile Thomas yolda giderlerken bir ağaç görmüşler. Thomas: -Biz buna İngilizce'de "tree" deriz, demiş. Temel de yanıt olarak: -Biz ona pişey demeyuz. Yanundan geçer gideruz |
54
Karadenizlinin biri fotoğraf çektirmek istemiş. Ama vesikalıklarda gerçek güzelliğinin fark edilemediğini bildiğinden, fotoğrafçıya gitmiş ve demiş ki: - Fotoğrafimu çekeceksun daa, yalniz vesikaluk olmayacak! - Tabi efenim, 6 çarpı 9'a ne dersiniz peki? - 54 derim de, punin konimuzla ne alakasi var idur? |
Deli
Temel nefes nefese yoldan geçen polisi durdurmuş: "Az önce gördüm, bir deli, akıl hastanesinin parmaklıklarından atlayarak firar etti." Durumun tehlikeli olabileceğini düşünen polis, "Hemen bana onun eşkalini ver" demiş. Temel, "Kafası keldi, saçları dağınıktı" deyince, polisin kafası atmış tabii: "Hem kafası kel, hem saçları dağınık nasıl oluyor öyle?" "Aşkolsun memur bey" demiş Temel, "Adam deli dedik ya!" |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:05 . |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.
Dizayn ve Kurulum : Makinist